onedio
Hepimiz Birer Replikayız: Beş Maddede Toplumsal Travma
Ülkenin tarihsel süreçteki durumuna baktığımızda, krizlerle iç içe yaşadığını görürüz. Ancak soyut bir düşmanla yaşadığımız uzun soluklu savaş kuşkusuz Covid-19 süreciydi. Üzerine bir de ekonomik krizin eklenmesi ile birlikte, toplumsal travma sürecimiz içinden çıkılmaz bir hal aldı. Bu travmatik süreçte hepimiz kendimize yabancılaşarak, kendimizi dışarıdan gözlemleyen ve taklit eden kusursuz taklitçilere dönüştük… Biz gerçekten biz miyiz?Yaşadığımız bir olayı, travmatik yapan ana öge güven alanının ortadan kalkmasıdır. Toplumsal olarak travmatize olmamız, yaşadığımız toplumda kendimizi güvende hissetmediğimiz anlamına gelir.
Özge Selçuk Bozkurt Yazio: Çocuklar Anı Biriktirirler
Yetişkin olarak bizlerin durumlara karşı verdiğimiz tepkilerin temelinin çocuklukta ebeveynlerimizin tepkilerinden aynalandığını öğrenen ebeveynler, artık geçmişlerine  ‘bir dur’ dercesine setler çekmeye başladı. Amaç olumsuz duygulara sebep olduklarını düşündükleri davranışlarının bir sonraki nesle aktarmak istememeleri. İşte tüm bunlar kişisel aydınlanma, geçmişi sorgulama ile başladı. Bir olaya, kişiye ya da duruma verdiğimiz tepkiler, anılarımızla, travmalarımızla bağlantılıydı.  Şimdi bu olumsuz duygular için terapiler alınmaya başlandı bile.
Reklam
Dişlerini Türkiye’de Yaptıran İngiliz Kadının Öfke Dolu Paylaşımları
Geçtiğimiz günlerde TikTok'ta Katie Inglis adlı genç bir kadının yaptığı paylaşım, dünya genelinde oldukça dikkat çekti. Türkiye'ye gelerek dişlerini yaptırdığını anlatan kadın, bu deneyimi 'hayatında aldığı en kötü karar' olarak değerlendirdi. Gelin, genç kadının deneyimine dair anlattığı olayın detaylarına hep birlikte bakalım.
Reklam
Karşındakini Dinleme Konusunda Ne Kadar İyisin?
etiket
Etkili bir konuşmacı olmaktan daha zor bir iletişim becerisi varsa o da etkin bir dinleyici olabilmek. Bugün hem iş hayatında hem de sosyal hayatımızda karşımızdaki kişileri ne kadar iyi dinleyebiliyoruz? Bu testimizde senin karşındakini dinleme konusunda ne kadar iyi olduğunu anlayacağız. Hazırsan başlayalım!
Gülüyorum Öyleyse Varım! Gülmenin İnsan Sağlığındaki Etkilerini Biliyor musunuz?
Gülmek, insana psikolojik olarak iyi geldiği kadar beden sağlığı açısından da oldukça faydalıdır. Yüzdeki tebessümün dopamin, oksitosin, endorfin ve serotonin gibi hormonları aktifleştirdiği biliniyor. Gülme eylemi buna ek olarak ağrı kesici bir özelliğe de sahip. Nasıl mı? Gelin hep birlikte gülmenin insan sağlığı açısından etkisini inceleyelim.
Reklam
Aşk Hakkında Filmlerden Öğrendiğimiz ve Kalbimizi Eriten 10 Ders
etiket
İzlediğimiz filmlerden çıkardığımız pek çok ders vardır... Bunlardan en önemlisi ise aşk için olanlardır. Bambaşka tarzda aşk hikayelerine konuk olduğumuz her bir filmden başka bir aşk dersi çıkarmışızdır. İşte filmlerden çıkarttığımız aşk dersleri!
Reklam
Reklam
Depresyon Geçiren Kişilerin Sıklıkla Maruz Kaldığı Ancak Kimseye Anlatamadığı Travmatik Olaylar!
Depresyon geçirmek günümüzde birçok insanın mustarip olduğu bir ruhsal sağlık problemidir. Depresyonu bir şeye üzülmek ya da hassaslaşmak olarak tanımlamak yanlış olur. Depresyon sanılanın aksine bir tür üzüntü yaşamaktan ötedir, kişinin zihnine ve duygularına hakim olamadığı, sebebini kendisinin çözebilecek durumda olmadığı bir karamsarlık ya da mutsuzluk hissi verir. Bu his bazen çok uzun süre devam edebilir ve kişinin depresyon geçirirken yardım alması gereklidir. Ruhsal duygu durum bozuklukları arasında hafife alınmaması gereken bu süreç bazen kişileri sosyal ilişkilerinde anlam veremedikleri durumlara düşürebiliyor. Geçtiğimiz günlerde Twitter’da depresyon geçirmiş bir kişinin gündeme getirdiği olayın ardından birçok kişi depresyon dönemindeki deneyimlerini aktardı. Biz de sizlerle bunları paylaşacağız!
Isınmak Bir İşe Yaramaz!
etiket
Her alanda şehir efsanesi haline gelmiş bilgiler vardır. Kimse nereden geldiğini bilmez ama herkes yapmaya devam eder. Bizim alanımızdaki şehir efsanesi de antrenmandan önce ısınmaktır.
Mehmet Ali Deniz Yazio: Yürümek Bir İşe Yaramaz
etiket
Sağlıklı olmak isteyen kim varsa yürüyor. Bu insanları yürümek için kim gaza getirdiyse hemen çıksın ortaya. Konu bilgiden çıktı şehir efsanesi kıvamına geldi. Bize de bu efsaneyi tarihe gömme işi düştü.Bakıyorum çoğu kilolu, zayıflamak için yürüyor. Size yürüyerek zayıflayabileceğinizi kim söylüyor bilmiyorum. Ama bunun yanlış olduğunu biliyorum.Yürümek bilinen en verimsiz insan hareketidir. Enerji açısından o kadar verimsizdir ki tam bir vakit kaybıdır. Bilimsel çalışmalar insan atalarının enerji yakmamak için iki ayak üstünde yürümeye başladığını gösteriyor. İki ayak üstünde yürüyen ilk canlı olmayı başaran insan, ilk kez çok az enerji ile uzun mesafeleri yürüyebilir hale geldi.
Siz Ne Diyorsunuz? Bu Şekilde Sürdürebilir miyiz?
etiket
Son yıllara damgasını vuran sözcüklerden birisi: sürdürülebilirlik. Beslenme, tarım, tekstil, gıda üretimi, temizlik ve paketleme gibi konuların başına bu kelimeyi eklemeye başladık. Nedenini artık pek çoğumuz iyi biliyor.Dünya avuçlarımızdan kayıp gidiyor ve bizler yaşam alanlarımızın çoğunda sürdürülebilirliği mümkün kılamazsak hem doğaya hem de dünyaya gelmelerine bizlerin karar verdiği nesillere karşı borçlu kalacağız. Belki bazılarınız yazının bu kısmında “Bana ne gelecekten? Ben zaten o zaman yaşamıyor olacağım” diyerek ekranın sağ köşesindeki “X” işaretine bastı bile. Sorun değil, kalan sağlar bizimdir ve biz kalanlarla domino taşı etkisi yaratmaya devam edeceğiz. Bunun için her detayı düşünmek ve mükemmeli yakalamak zorunda değiliz. Önemli olan bir yerden başlamak, ufak değişiklikler ile etkileşimde kalmak ve günün sonunda daha kuvvetli bir hale gelmek. Bence bu noktada herkesin ilk yapması gereken; en iyi bildiği konuda bilgi edinmek ve bu bilgileri en sade şekilde etrafına aktarmak. Bu nedenle sizlere diyetisyen kimliğimden aldığım yetkiye dayanarak, sürdürülebilir beslenme hakkında kısaca bilgi vermekle başlamanın en doğrusu olduğuna karar verdim.
Reklam