Ara Tatil Kalkacak mı? Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Açıkladı
Yaklaşık 18 milyon öğrenci için yarıyıl tatili bugün itibarıyla başladı. Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lisede okuyan milyonlarca öğrenci karnelerini aldı. 2025-2026 eğitim öğretiminin birinci dönemi bugün sona erdi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, birinci dönemin sona ermesine dair TRT Haber’e konuştu. Bakan Tekin, “Ara tatil kaldırılacak mı?” sorusunun yanıtını verdi.Kaynak
Üniversitede Bu Bölümü Tercih Yapanlara Asgari Ücret Kadar Burs Desteği
Üniversite tercih döneminde burs destekleri yine dikkat çekti. Tercih sıralamasına göre değişen ödemeler, öğrenciler için önemli motivasyon sağlıyor. Asgari ücret oranlarına göre belirlenen kademeli model, gündemde geniş yer buldu. Destek tutarları ve koşullar merak ediliyor. Detaylara birlikte bakalım...
“Yapamam” Diyen Çocuklara Açılmış Bir Kapı: Prof. Dr. Cem Balçıkanlı ile Yabancı Dil Öğrenmeyenler Kulübü
Yabancı dil öğrenmek, çoğu çocuk için yalnızca bir ders değil; özgüven, merak ve kaygının iç içe geçtiği uzun bir yolculuk. Bu yolculuk bazen hevesle başlasa da bazen de “Ben yapamam” düşüncesiyle daha en başında sekteye uğruyor. Prof. Dr. Cem Balçıkanlı’nın Yabancı Dil Öğrenmeyenler Kulübü, çocuklara hataların doğal olduğunu, denemenin ise bu yolculuğun vazgeçilmez bir parçası olduğunu hatırlatıyor.Yıllardır dil öğrenenlerle çalışan bir akademisyen, öğretmen eğiticisi ve çocuk edebiyatına gönül vermiş bir isim Prof. Dr. Cem Balçıkanlı. Sahadaki gözlemleri, çocukların dil öğrenirken yaşadığı duyguları yakından tanıması ve eğitimi yalnızca başarı değil, bir süreç olarak ele alması bu kitabın temelini oluşturuyor. Elma Yayınevi etiketiyle yayımlanan Yabancı Dil Öğrenmeyenler Kulübü, çocukların iç dünyasına ayna tutan, öğrenme cesaretini büyütmeyi amaçlayan sıcak bir hikâye.Prof. Dr. Cem Balçıkanlı ile bu kitabın çıkış noktasını, anlattıklarını ve asıl söylemek istediklerini konuştuk.
Bir “Yetişkin Öğrenmesi” Meselesi
Yetişkinlikte öğrenme, sıklıkla beklenti ile etki arasındaki uyumsuzluk üzerinden deneyimlenir. Çeşitli eğitimlere katılım sağlanır, programlar takip edilir, yöntemler denenir; zihinsel iyilik hâli, bedensel dönüşüm ya da mesleki gelişim hedeflenir. Ancak çoğu durumda, bu çabanın gündelik hayatta kalıcı bir karşılığa dönüşmediği fark edilir.Bir noktada insan, “Ben bir şeyleri yanlış mı yapıyorum?” diye sormaya başlar.Bu fark ediş çoğu zaman bireysel bir eksiklik duygusuyla birlikte gelir. Daha istikrarlı olunmadığı, yeterince odaklanılmadığı ya da sürecin yarım bırakıldığı düşünülür. Oysa sorun çoğu zaman çabanın kendisinde değil, öğrenmenin yetişkinlikte nasıl işlediğinin yeterince düşünülmemiş olmasındadır.
Bakan Yusuf Tekin’in Duyurduğu "Haberimiz Olsun" Bugün İlk Kez Yayınlandı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğrencilerin hazırladığı “Haberimiz Olsun” bülteninin Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ve TRT EBA’da yayınlanacağını duyurmuştu. Bakan Tekin, öğrencilerin sunumuyla bugün ilk kez görücüye çıkan “Haberimiz Olsun” haber bülteni için emeği geçen personele teşekkür mesajı yayımladı.
Kar Tatili Haberleri Gelmeye Başladı: İstanbul’da Okullar Tatil Olur mu?
Türkiye, Kuzey Kutbu kaynaklı kar yağışlı sisteminin etkisi altında. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre bugün ülke genelinde 60’tan fazla ilde kar yağışı etkili oluyor. İstanbul’da da öğle saatlerinden sonra başlayan kar yağışıyla birlikte kent kısa sürede beyaza büründü. 2 Ocak Cuma günü bazı illerde eğitim ve öğretime ara verildi. Okulların tatil edildiği iller 48 olarak açıklandı.
Post-Dijital Çağın Pedagojisi: Gelecek Okuryazarlığına Doğru Bir Manifesto
İçinde bulunduğumuz zaman dilimine teknik ve takvimsel olarak baktığımızda, yapraklar 2001’den bu yana 21. yüzyılı işaret ediyor elbette; ancak zihin dünyamız, pedagojik söylemlerimiz ve kurumsal eğitim paradigmalarımız, bu yüzyılın henüz ilk çeyreğinde tanımlanmış olan bir kavramsal çerçevenin –“21. Yüzyıl Becerileri”nin– gölgesinde, adeta bir tarihsel zaman gecikmesiyle yol almaya devam ediyor. Peki, insanlık tarihinin belki de en sancılı, en hızlı ve en radikal dönüşümlerinden birinin ortasında, yüzyılın dörtte birini geride bırakmışken, hâlâ aynı terminolojik sınırlar içinde düşünmek ve konuşmak, bizi geleceğin o belirsiz ve muazzam ufkuna hazırlamaya gerçekten yetiyor mu? Yoksa bu kavram, dijital devrimin ilk şafağındaki o naif heyecanla kaleme alınmış, içeriği değerli olsa da artık bağlamı çoktan aşılmış, bu yüzden de “dünün dili” haline gelmiş, tarihsel bir belge niteliğinde mi?
2025’te Eğitim: Müfredat Değişti, Ölçme Değişmeye Zorlandı, Yapay Zekâ Kapıdan İçeri Girdi
2025’in eğitim fotoğrafı tek kare değil: Bir yanda “yeni müfredat” iddiası, öte yanda sınavların (ve sınav kaygısının) değişmemekteki ısrarı… Araya da yapay zekâ girdi. Yıl boyunca okullar, öğretmenler, veliler ve öğrenciler aynı soruya takıldı: “Bu sistem tam olarak neyi ölçüyor, neyi öğretiyor, neyi hedefliyor?”Bu yazı, 2025’in eğitim ajandasını romantikleştirmeden, somut kırılma noktaları ve sahada karşılığı olan örneklerle toparlayan bir yıl değerlendirmesi.
İtalyan Lisesi’nde Neler Oluyor? Yabancı Öğretmenlere 350 Bin TL Maaş İddiası
İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Özel İtalyan Lisesi’nde çalışan öğretmenler eşitsizlik olduğunu iddia ederek isyan etti. Türkiye gazetesinin özel haberine göre İtalyan asıllı eğitimcilerin 350 bin TL maaş aldığı; Türk öğretmenlerin ise 65 bin liraya maaş aldığı ileri sürüldü. Öğretmenler yaşananları ‘ayrımcılık’ olarak nitelendirdi. Kaynak
Eğitimin Sessiz Gücü: Doktora Unvanlı Öğretmenler ve Yeni Bir Geleceğin Eşiği
Gazetelerde eğitim üzerine ne zaman bir başlık görsek çoğunlukla müfredat değişikliklerini, sınav tartışmalarını ya da okul yönetim sistemlerini konuşuyoruz. Fakat tüm bu gürültünün arasında sessiz ama etkisi çok büyük bir grup çoğu zaman görünmez kalıyor: Doktora derecesine sahip öğretmenler ve doktora eğitimine devam eden eğitimciler.Bugün Türkiye’nin eğitim gündeminde belki de en çok konuşmamız gereken topluluk tam da onlar.Bu nedenle 31 Ocak 2026 tarihinde Ankara’da yapılacak olan “Doktora Unvanlı Öğretmenler Arama Konferansı”, yalnızca bir toplantı değil; uzun süredir sessizce biriken bir potansiyelin görünür kılındığı tarihi bir adım niteliğinde.
Üniversitelerde Tarihi Değişiklik: QR Kod İle Yoklama Alınacak!
Bir zamanlar üniversitelerde sıra sıra dolaştırılan kağıtlarla yoklama alınıyordu. Ancak bu yöntem artık tarih oldu. Şimdi üniversitelerde ‘dijital yoklama’ dönemi başladı. Türkiye gazetesinin özel haberine göre artık QR kodla yoklama alınacak. Her dersin başında oluşturulan QR kod ile başkasının yerine imza atmak neredeyse imkansız olacak.Kaynak