onedio
Kalori Hesabı Yapmayan Çin Diyeti !
Yin, örneğin, peynirde, sebzelerde ve meyvede bulunur. Yang ise ette ve baharatlarda. Zayıflamak ve sağlıklı kalmak için bu iki enerjinin organizmada eşit oranda bulunması gerekir. Yang enerjisinin ağırlıkta olduğu insanlar besin yoluyla yin enerjisini güçlendirmelidir. Ya da tam tersi.Eğer bir besinden fazla miktarda ya da az miktarda alınırsa organizma bundan etkilenir. Sonuç olarak da kilo alınır ya da verilir, güçten düşülür. İdeal kiloya ve forma kavuşmak için neyi daha sık ve neyi daha az yemek gerektiğini bilmek gerekir. Çin diyetini uygulamanın bir başka nedeni de çok dengeli bir beslenme sunmasıdır. Bu diyette bol miktarda karbonhidrat, hububat ve sebze yenir. Yağ alımı ise en aza indirilir. Yalnız diyeti uygulamadan önce yin mi yoksa yang yapıda mı olduğunuzu saptamanız gerekir. Bunun için de testimizin soruların yanıt vermeniz yeterlidir.Yin misiniz yang mı?Hangi besinlere ağırlık vermeniz gerektiğini bilmek için bu testi uygulayarak yapınızı belirleyin. Aşağıda sıraladığınız özelliklerin çoğu sizde varsa yin tipisiniz demektir. Bu durumda yang besinlere ağırlık vermenizi öneririz.Sakin, içe dönük, sessiz, oldukça pasif birisiniz.Ten renginiz soluk ve sık sık üşürsünüz.İştahınız az.Az sıvı alıyor ve genelde sıcak içecekleri yeğliyorsunuz.Metabolizmanız ağır çalışıyor.Kötü hazım ve kabızlık sorununuz var. Ve genellikle ayaklarda şişmeden yakınıyorsunuz.Genellikle kalçalarda, karında ve baldırlarda yağ birikimi oluyor.Eğer aşağıdaki özellikler size daha çok uyuyorsa yang tipisiniz demektir. Dengeyi sağlamak için yin besinleri yemelisiniz.Dışa dönük, dinamik ve çabuk öfkelenen birisiniz.Soğuğu pek hissetmiyorsunuz.Sık sık ve iştahla yiyorsunuz.Metabolizmanız hızlı ve çok enerji yakıyorsunuz.Karın kramplarından ve mide yanmasından şikayetçisiniz.Daha çok vücudunuzun üst kısmı şişmanlıyor.Yin tipi diyetiPazartesiKahvaltı :Tarçınlı çay, 1 bardak pirinç sütü. 3 etimek.Öğle : Sebzeli pilav. Biraz kırmızı biber veya soya sosu ile tatlandırılmış tavada sebze.İkindi : 1 meyve.Akşam : Buharla pişirilmiş pilav ve safranlı dana eti. Fırında domates. 2-3 haşlanmış erik.SalıKahvaltı : 1 fincan çay. Müslili süt.Öğle : Haşlanmış soya fasulyesi, havuç ve mısırlı salata. 1 haşlanmış elma.İkindi : 1 meyve.Akşam : Buharda pişmiş pilav ve fırında balık. Buharda pişmiş sebze.Kaynak: http://www.sag-lik.net/beslenme-ve-diyet-kalori-hesabi-yapmayan-cin-diyeti-4630.html
Yaşlanma Karşıtı Cilt Bakımının Püf Noktaları
Cildinize zamanın elinin değmesini istemiyorsanız günlük hayatınızda yapacağınız değişiklik ve uygulamalarla yaşınıza göre daha genç bir cilde sahip olabilirsiniz…Yaşlanma karşıtı cilt bakımının püf noktalarını Hisar Intercontinental Hospital Dermatoloji Uzmanı Dr. Funda Ataman’dan öğrendik…Cilt bakımı için yaşlanmayı beklemeyin!Cildiniz de yaşlandığı için cilt bakımına 20’li yaşlarda başlamak gerekir. Genleriniz, günlük alışkanlıklarınız ve güneş cilt bakımına başlama yaşınızı belirler. Düzgün, yumuşak ve sorunsuz bir cilt istiyorsanız bir dermatoloğa başvurarak cildinizin özelliklerini öğrenmeniz ve ona uygun ürünler kullanmanızda fayda var. Yumuşak bir temizleyici kullanın.Kuru bir cildiniz varsa krem; yağlı cilde sahipseniz yağ içermeyen köpüklerle cildinizi temizleyin. Eğer hassas bir cildiniz varsa tahrişi önlemek için mutlaka dermatoloğa danışarak ürün kullanın. Yüzünüzü ılık veya soğuk suyla, çok ovmadan yıkayarak kurulayın. Sıcak su cildin doğal nemini bozabilir. Cildinize özel nemlendirici seçin.Nemlendirici cildinizi korur ve geliştirir. Cildiniz yağlı bile olsa her gün hafif, yağsız nemlendiriciler kullanabilirsiniz. Eğer kuru bir cilde sahipseniz, günde birkaç defa nemlendirici kullanmanız gerekebilir.Güneşten korunun.Kapalı alanda çalışsanız da gündüz saatlerinde her zaman güneşten korunmanız gerekir. Güneş ışınları bulutlar ve pencerelerden geçebilir. Birçok nemlendirici güneşten koruma özelliği de içerir. Ancak kullandığınız nemlendiricinin bu özelliği yoksa en az 30 koruma faktörlü güneş kremi kullanın. Dudaklarınızı da ihmal etmeyin. Günlük bakımınızı ihmal etmeyin. Güne cildinizi temizleyerek başlayın. Nemlendiricinizi ve güneş kreminizi ihmal etmeyin. Gece ise dermatoloğunuzun kullanmanızı önerdiği anti-aging ve nemlendiricinizi kullanın.
20 Günde 8 Kilo; Tarkan Diyeti !
Ünlü popçu Tarkan, 20 günde 8 kilo vererek 78'den 70'e düştü. Peki bunu nasıl başardı? Megastar Tarkan, 20 günde 8 kilo vermeyi başardı. Her gün 2 saat aletli spor yapan Tarkan'ın mucize diyeti.UN, ŞEKER, TATLI YOKUn, şeker, margarin ve tatlıdan uzak durdu, bol su içti. Sonunda, 20 günde 8 kilo vermeyi başaran Tarkan, 78 kilodan 70 kiloya düştü.Kahvaltı :1 kibrit kutusu büyüklüğündeyağsız, tuzu alınmış beyaz peynir.İnce bir dilim kepek ekmeğiŞekersiz çay ve kahve1 tatlı kaşığı pekmez, reçel, bal ya da marmelatÖğle : 3 Adet ızgara köfte ya da 90 gram tavuk eti veya yağsız buğulama balık (Kesinlikle yağda kızartılmayacak.)1 tabak salata1 çay bardağı yoğurt2 adet kepekli ekmekMevsim meyvesiAkşam :Mevsim meyvesiAz etli, çok az yağlı ıspanak, taze fasulye, bamya, karnıbahar, patlıcan, vs. sebzelerden herhangi biriMevsim salatası1 adet kepekli ekmekKaynak http://www.sag-lik.net/beslenme-ve-diyet-20-gunde-8-kilo-tarkan-diyeti-4658.html
Çocuklarda Cinsel Eğitim Nasıl Olmalı?
Cinsellik ; sağlıklı bir insan profilinde önemli bir yer tutar. Cinselliğin temeli çocukta verilen eğitimlerle atılır. Çocuğun kendi bedenini keşfetme süreci ile başlayan cinsellik oyunlarla devam eder. Bir çok anne – baba çocuğun cinselliği çağrıştıran davranışları ile karşılaştığında ne yapacağını bilememekte ve bu davranışları yetişkin cinselliği ile karıştırmaktadır. Oysa ki çocuk cinselliği yetişkin cinselliğinden tamamen farklıdır ve çocuğun gelişiminde normal bir süreç olarak değerlendirilir. Cinsel eğitimde anne babaların öncelikle bilmesi gereken şey; sakin olmak ve bu keşfin doğal bir süreç olduğunu kabul etmektir. Cinsel keşifler iki yaş dönemi ile birlikte artar. Bu dönemde; hareketlenen çocuğun bezlenme ve tuvalet eğitimi sürecinde cinsel organına dokunması ve bu dokunuşlarda hoşa giden farklı duygularını keşfetmesi ile başlar. Oyunlarında başta rastlantısal olarak başlayan bu davranış sonra bilinçli dokunuşlarla sık olarak tekrar edebilir. Bu davranışın engellenmeye çalışılması çocuğun dikkatini daha çok çeker ve merakını arttırır. Özellikle de iki yaş çocuğunun inatlaşma özelliği ile bu davranışın pekişmesi sağlanır. Sürekli yapılacak uyarılar çocuğun kendini suçlu hissetmesine ve hata yaptığı düşüncesine kapılmasına neden olabilir. Bu davranış tekrarının çok fazla olduğu gözlendiğinde; çocukta bazı stressel faktörlerin varlığı düşünülebilir . Bu davranış doğal bir süreç olarak kabul edilse de sıklığı önemlidir. Yalnız kalan, canı sıkılan , oyun arkadaşı bulamayan , sürekli olarak engellenen, beslenme – tuvalet eğitiminde baskı yapılan ve içe dönük yapıdaki çocuklarda bu davranış daha sık gözlemlenir. Bu nedenlerin tespit edilerek anne baba tarafından gerekli önlemlerin alınması gerekir. Uyku dönemlerinde de bu davranışların sıklığının arttığı gözlemlenmektedir. Bu nedenle önerimiz; özellikle de bu dönemde çocuğun uykusu gelmeden yatağına yatırılmaması veya uykuya dalana kadar yanına kalınmasıdır. 3-5 yaş aralığında cinsel bilgiler çocuklar tarafından daha çok öğrenilmek istenir. Soru kime sorulursa o kişi cevap vermelidir. Bir kız çocuğu babaya soru yönelttiğinde “Annene sor.” gibi bir yönlendirme çocukta olumsuz bir izlenim yaratacaktır. “ Ben nasıl doğdum ? Bebekler nasıl dünya gelir ? Okuldaki arkadaşımın neden pipisi yok ? Neden o ayakta tuvaletini yapıyor ?” Bu sorular, kesinlikle cevapsız bırakılmamalıdır. Cevaplar çocuğun anlayabileceği bir dilde ve yaşına uygun olmalıdır. Çocuk cinsel eğitimi kitaplarındaki kadın ve erkek bedenlerini birlikte inceleyebilirsiniz. Cinsel organları bilimsel isimleri ile tanımlayabilirsiniz.Sorulan soruya şaşırdıysanız , nasıl cevap vereceğinizi bilemediyseniz bunu hissetmemesine özen gösterin. Sizin her tepkinizi izlediğini unutmayın. Doğal davranışlarınız ve rahat açıklamalarınızla cinselliğin normal bir süreç olduğunu öğrenecektir. Arkadaşları ile oyunlarında birbirlerinin cinsel organlarını tanımaya çalıştıklarını görebilirsiniz. Oyunlarında karı- kocacılık, sevgili olma, öpüşme vb davranışlar sizi şaşırtmasın. Bu oyunlarına kızarak ve ayıplayarak tepki göstermemelisiniz. Ona arkadaşı ile nasıl oyun oynaması gerektiğini sakince açıklayın. Bazı şeyleri merak etmesinin doğal olduğunu , arkadaşının ve kendisinin cinsel organının kendilerine özel olduğunu, sadece doktorunun ve acıdığında anne – babanın dokunabileceğini anlatabilirsiniz. Kendinizden de örnekler vermeniz onu rahatlatabilir.
Hamilelik İle İlgili En Çok Merak Edilen 8 Soru
Bebek yoldaysa heyecanlı bir dönem başlar. Sadece bedeniniz değil aynı zamanda günlük hayattaki olaylara bakış açınız da değişir. Bununla birlikte hamilelik ve doğum ile ilgili olarak kafanızda birçok soru oluşur. Hamilelikle ilgili en çok merak edilen 8 soru ve yanıtı… 1. Ultrason çocuk için zararlı mı? Uzmanlar ultrasonun çocuklar için yüzde yüz zararsız olduğunu iddia etmiyor. Bundan dolayı bu yöntem bebeği seyretmek için bir gösteriye dönüşmemeli. Aksine sadece gelişimini takip etmek için kullanılmalı. Sorunsuz geçen bir hamilelikte üç kez kapsamlı ultrason muayenesi yapılır. Bunlar 9. – 12. hafta, 19. – 22. hafta ve 29. – 32. hafta arasında yapılabilir. 2. Araba yolculuğunda nelere dikkat edilmeli? Uzun süren yolculuklarda sık sık mola vermeye çalışın. Tuvalet ihtiyacınızı düzenli olarak giderin. Kollarınızı ve bacaklarınızı molalar esnasında hareket ettirin. En iyisi kısa bir yürüyüş yapmak. Yeteri miktarda sıvı almaya gayret edin. Emniyet kemerinin alt bölümü karnınızın alt kısmını sarmalı. Böylece olası bir kaza anında karnınız baskı görmemiş olur. Bebek için endişelenmenize gerek yok. Çünkü plasenta ona gereken korumayı sağlayacaktır. 3. Hangi gıdaları kesmeliyim? Belli başlı birkaç yiyecek özellikle toksoplazmayı arttırdıklarından mutlaka dikkatli tüketilmeli veya tamamıyla mönüden çıkarılmalı. Bunların başında çiğ kırmızı et (çiğköfte), çiğ yumurta ve çiğ süt ürünleri geliyor. Salatayı daima çok iyi yıkayın. Mümkün olduğunca ciğer tüketmeyin. Her gebenin kişisel durumundan kaynaklanan farklılıkları vardır. Bundan dolayı doktorunuza hangi besinleri tüketebileceğiniz ve hangilerinden vazgeçmek zorunda olduğunuzu mutlaka danışın. 4. Hangi rahatsızlıklarla karşılaşabilirim? Hormonlarınızın değişmesi bedeninizde bazı farklılıklara yol açabilir. Bunlardan başında gelenler:: Mide yanması: Gebeliğin son aylarında bebek mideye baskı uygular. Buna bağlı olarak mide asidi yükselir ve ağzınızda veya gezinizdeki acı tat oluşur (Reflü). Böyle bir durumda su ya da süt içebilirsiniz. Kahve ve şekerli gıdalardan kaçının. Kabızlık: En kolay çare bolca doğal gıdalarda saklı. Kepekli besinler veya bağırsaklarınızı çalıştıracak seçenekler tüketin. Bolca sıvı alın ve hareket edin. Müshil ilacı kullanmayın. Sık idrara çıkma: Çevrenizde bulunan tüm umumi tuvaletleri ezberlediğiyseniz duruma şaşırmayın. Dolaşım sisteminizdeki hızlanma böbreklere yansıdığından ihtiyaç giderme sayınız artacak. Bebeğin baskısının da etkisi var. Durum size sıkıcı gelse de herhangi bir zararı yok. Bulantı: Hormonların değişmesine bağlı olarak mide bulantıları geçirebilirsiniz. Özelikle sabahları karşılaşacağınız bu rahatsızlık gün boyu sürmez. Mümkün olduğunca hafif atlatmak için hemen yataktan kalkmayın ve çay için. 5. İki kişilik mi yemeliyim? Hamilelik boyunca 6 ila 20 kilo almak normal sınırlar içinde sayılabilir. Dokuz ay boyunca enerji ihtiyacınız çok yüksek olacak. İlk üç ayda günde 2400 kalori sizin için yeterli olacak. Zaten bir gebenin bu kadar kalori tüketmesine izin var. İkinci üç ayda günde 2600 son üç ayda ise günde 2800 kalori tüketebilirsiniz. Bedeninizin bu dönemde yüksek miktarda vitamin ve minerale ihtiyacı var. Albümin (kırmızı et, balık, süt ürünleri, patates, kepekli ürünler) hücre yapımında faydalı. Bundan dolayı normal ihtiyacın iki katını almak gerekli. Kalsiyum (günde yarım litre süt, süt ürünleri) bebeğin kemik ve diş oluşumu için çok önemli. Demir (kırmızı et, kepekli ekmek, yeşil sebzeler) kan yapımını destekler. Vitaminler (meyve, sebze, kepekli ve sütlü ürünler) dolaşımı harekete geçirir. Tatlı su balığı ve iyotlu tuz iyot eksikliğin giderir. 6. Çatlaklar oluşmak zorunda mı? Bu tamamıyla cildinizin yapısına bağlı. Ama kadınların yüzde 70′inden fazlası gebelikte çatlaklarla karşılaşıyor. Buna şaşmamak gerekiyor çünkü karnın çapı 50 – 60 cm kadar büyüyor ve bu durum cildiniz için ağır bir yük. Liflerin maksimum esnemesi gerekiyor ve cildiniz zayıfsa yırtılabilirler. Her ne kadar çatlakların rengi hamileliğin ardından soluklaşsa da izleri hep kalır. Gebeliğin 18. haftasından itibaren karnınıza buğday özlü yağlarla masaj yapmak size yardımcı olabilir. 7. İlk defa ne zaman hareket edecek? Hamileliğin belki de en heyecanlı anı bebeğinizin ilk tekmesini atması. İlk hamilelikte genelde 20. haftada ilk hareketler hissedilebilir. Deneyimli anneler ve ikiz bekleyenler 18. haftadan itibaren heyecanlanmaya başlayabilirler. 8. Doğumun başladığını nereden anlayabilirim? En önemli belirtileri sancıların başlaması veya suyun gelmesi. Böyle bir durumda derhal hastaneye başvurun. Bazı kadınlarda günler öncesinden akıntı başlar. Bazılarında huzursuzluk veya ishal görülüyor.
Yüksek Tansiyonu Problemi Olanlara Dash Diyeti
Hipertansiyon problemi olan kişilerin uygulaması gereken diyet türlerinden biri olan Dash Diyeti’nin temel amacı, tüketilen besinlerin düşük kalorili miktarda olması ve yoğun olarak lifli gıdalar tüketilmesiyle sağlıklı bir beslenme programı sağlamaktır. Dietary Approaches To Stop Hypertension olan ve baş harflerinden dolayı DASH Diyeti olarak bilinen bu beslenme programı Türkçe olarak da hipertansiyonu durdurmak için gereken beslenme programı olarak çevrilebilir. Diyet, Amerika Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından onaylandığı için tamamen sağlıklıdır ve yüksek tansiyon problemi olan kişilerin tedavisini destekleyici bir özelliğe sahiptir. Dash diyetinde tüketilen besinler kolestrol ve yağ bakımından oldukça düşüktür. Özellikle bu yüzden kırmızı et tüketim miktarı düşürüldüğü gibi kişinin düşük doymuş yağ seviyesine inmesi amaçlanmaktadır. Beslenme programına göre hayvansal yağlar mümkün olduğunca az tutulup bol bol meyve ve sebze tüketilmelidir. Lif bakımından zengin gıdaların yanı sıra tam tahıllı ve karbonhidrat içeren besinleri de içermektedir. Diyet esnasında süt ve süt ürünleri kalsiyum ve protein kaynağı olarak kullanılsada mutlaka yağsız veya az yağlı olarak tüketilmesi önerilir. İçerisinde şeker içeren yiyeceklerin veya içeceklerin günlük tüketim miktarının son derece kısıtlı olduğu Dash diyetinde sodyum miktarına da dikkat etmeniz gerekir. Yaklaşık olarak günlük bir çay kaşığı kadar sodyum tüketmeniz önemlidir. Dash diyetini uygularken dikkat etmeniz gereken birkaç tane temel kural var. Bunlardan ilki, hazırlamış olduğunuz salatalarda istediğiniz kadar limon, sirke kullanabilmenize rağmen en fazla bir tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edip hiçbir şekilde tuz kullanılmaması gerektiğidir. İkinci olarak ekstradan lezzet katması ve daha doyurucu olması açısından salatalara ilave edilen tavuk eti kesinlikle derisi temizlenmiş göğüs eti olmalıdır. Aynı şekilde yemek porsiyonlarında da deri tüketmemeye özen göstermelisiniz. Üçüncü dikkat etmeniz gereken kural sadece bu diyete özel olmasada sağlıklı bir sindirim sistemi ve fazla kilo alınmaması için dikkat edilmesi gereken bir nokta olan yemeklerin doğru bir şekilde tüketilmesidir. Besinleri yerken iyice ağzınızda çiğnemeli ve ufak lokmalar halinde yemelisiniz. Dördüncü kural ise etin dışında pilav ve sebze tüketildiği zaman ana yemekle birlikte değil farklı bir tabakta; ama ana et yemeğiyle birlikte yenmesidir. Son olarak ara öğünleri atlamadan, bu öğünlerde düşük kalorili meyvelerden faydalanabilirsiniz. Kahvaltı Öğünü -1 Bardak taze sıkılmış portakal suyu -1 Bardak yağ içermeyen süt ve 1 çorba kaşığı gevrek -1 Adet Muz İstediğiniz kadar domates, biber ve salatalık -1 Dilim kepekli ekmek -1 Çay kaşığı bal Öğle Öğünü -Yeşil salata (İçerisinde tavuk göğüs eti olabilir.); -1 Bardak yağ içermeyen yoğurt -1 Dilim kepekli ekmek -1 Adet portakal Akşam Öğünü -250 Gram ızgarada yapılmış balık -Bol miktarda haşlanmış brokoli ve domates -1 Adet elma -4 Kaşık esmer pilav -1 Dilim kepekli ekmek Tüm Ara Öğünlerde İstenilen Herhangi Biri Tüketilebilir -1 Tane Meyve -4 Tane Kuru Kayısı -4 Tane Taze Ceviz -8 Tane Taze Fındık
Reklam
Plastik Türlerine Dikkat!
Plastik kaplarda satılan ürünü almadan önce ‘plastik türünün’ sağlığa zararlı olup olmadığını anlamak için ambalajın üzerindeki numaralara dikkat edebilirsiniz. Plastik kapların altında 1’den 7’ye kadar rakamlar var. Gıda maddesi alırken kırmızı ile işaretlenen numaralar oldukça zararlı.. 1’in anlamı, PET veya PETE polietilen demektir. Genelde su, iki litrelik alkolsüz içecekler ve yağların konduğu pet şişelerde kullanılır. Cam gibi şeffaftır, zararsızdır.  2 ise HDPE yüksek yoğunluklu polietileni işaret etmektedir. Deterjan ambalajları ve pet sütlerde bulunur bu da zarar içermez.  3 rakamı PVC polivinil klorid içermektedir. Streç folyo, dış mekanda kullanılan eşyalar, plastik pipo, zemin malzemesi, duş perdeleri, şeffaf ve kabartmalı plastik ambalajlarda kullanılır, zararlıdır.  4 rakamı LDPE az yoğunluklu polietilendir. Kuru temizleme ve çöp torbaları, yemek saklama kaplarında bulunur, zararsızdır.  5 rakamı şişe kapakları, içecek kamışları, biberon, yoğurt kaplarında kullanılır ve zararsızdır.  6’nın anlamı PS polistirendir. Yemiş paketleri, plastik bardak-tabak, markette etin satıldığı köpük tabak, hazır paket fast food ürünlerindendir, zararlıdır.  7’ ise diğer ürünleri işaret etmektedir. Bunlar birden altıya kadar kullanılan plastiklerin dışında kalanlardır. Yemek saklama kapları ve bazı pet şişelerde bulunur, kullanılması oldukça zararlıdır.
Göbek Türünüze Göre Zayıflayın
Lastik göbek Bu tarz göbekler yanlış beslenme ve az egzersiz sebebiyle oluşur, zayıflatmak kolaydır. Genel olarak masa başı iş yapanlarda ve şekerli yiyecekleri bol oranda tüketenlerde görülür. Öneriler Lastik göbeği eritmek için; evvela alkol tüketimini azaltın. Alkolün içindeki şeker göbeğinizin daha da genişlemesine neden olacaktır. Alkolsüz geçen 2 hafta sonunda sağlıklı besinler tüketmeye ve daha çok hareket etmeye özen gösterin. “Az yağlı ve diyet” aburcubur yiyeceklerden uzak durun. Balık, yumurta, organik et ve sebze gibi yiyecekleri tercih edin. Avokado, fındık gibi iyi yağları tüketmekten korkmayın, egzersiz olarak ise yürüyüşe çıkmak veya yoga yapmak faydalı olacaktır. Stres göbeği Stres göbeklerine daha çok mükemmelliyetçi insanlarda rastlanır. Bu tip insanların genelde sindirim problemleri vardır. Bu nedenle göbekleri olduğundan daha büyük görünür. Kişi strese kapıldığında kortizol hormonu salgılar, bu da vücuttaki yağın karnın etrafına yapışmasına neden olur. Stres göbeğine sahip kişiler çok fazla kahve içer ve öğünlerini aburcuburla geçiştirirler. Öneriler Erken yatın. Erken yatmak beyinde iştahı kontrol eden leptin hormonunu etkiler. Bu yüzden daha çok yeriz ve şeker tüketim gereksinimimiz artar. Uyumadan önce meditasyon yapın veya uzun ve sıcak bir duş alın. Bu iyi bir uyku sağlayacaktır. Küçük göbek Küçük göbeklere sahip kişiler genelde çalışan, kariyer sahibi kadınlardır. gün zarfında genelde aynı yiyecekleri tüketir ve rutin bir program uygularlar. Bu kişiler egzersiz bağımlısı insanlar bile olabilir. Fazla egzersiz de karın kaslarının bu şekilde bir çıkıntı oluşturmasına sebebiyet verebilir. Öneriler İyi ve lifli besinler tüketilmelidir. Bu sindirim sisteminizi düzene sokacaktır. Tam tahıllı ürünler ve yeşil yapraklı sebzeler doğal lif kaynaklarıdır. Yanlış çekilen mekik sırttaki kavisi azaltarak göbeğin daha da öne çıkmasına neden olur. Hamile göbeği Hamile göbeklerine sahip olan kadınlar genelde birkaç yıl önce doğum yapmış olanlar arasındadır. Doğumdan sonra düşen rahim ağırlaştığından göbeğin eski haline gelmesi uzun zaman alır. Öneriler Hamilelikten kalan göbekler için; alt karın çalıştırılarak kan akışının bu kısımda hızlanması ve gevşeyen kasların sıklaştırılması sağlanmalıdır. Balık yağı kapsülleri alınarak, yağ depolayan hormonları durdurup yağ yakıcı salınımı yükselterek burada bulunan yağlanma azaltılmalıdır. Şiş göbek Şiş göbek tipi; genellikle sindirim sorunlarına bağlı gaz birikmesi, alerji veya yanlış diyetten kaynaklanan göbeklerdir ve genelde sabah saatlerinde şişkin görünümdedir. Zayıf, kilolu farketmeksizin her tür kadın bu göbek sorunundan şikayet edebilir. Öneriler Kişiden kişiye farklılık gösteren sindirim sorunlarının en yaygın nedeni, tahıl, alkol, mayalılar ve işlenmiş gıdalardan kaynaklanır. Bu gıdaların içeriğindeki şişkinliğin ana sorumlusu olan glüten maddesinden uzak durulmalıdır. Yanlış beslenme veya uzun süreli açlık da şişkinlik yaratır. Doğru nefes alınmalıdır. Her sabah gevşek bir biçimde sırt üstü uzanıp 10 defa derin nefes alınıp verilmelidir. haber kaynağı:724saglik.org/
Reklam
Nasıl Daha Fazla Çikolata Yerim Diye Düşünenlere 10 Alternatif
Çikolata üzerine yapılan araştırmalarda, kakaonun antioksian etkisi nedeniyle bağışıklık sistemini güçlendirdiği ortaya çıkmıştır. Burada bahsedilen bitter çikolatadır; süt ya da diğer katkı maddeleri çikolatanın yapısını tamamen değiştirmektedir. En sağlıklı çikolata olarak gösterilen bitter çikolatada kakao oranı yüksek ve şeker oranı düşüktür. Kalp ve Dolaşım Sistemi İçin Çok Faydalı Çikolata, içerdiği flavonoit maddesi nedeniyle kanın pıhtılaşmasını önler. Dolaşımı olumlu yönde desteklerken, kolesterol ve tansiyonu da dengeler. Doğal bir seratonin (mutluluk hormonu) deposu olan çikolata, tüketildiğinde kişide sakinleştirici bir etki yapar. İçerdiği Polyphenol sayesinde vücudun zararlı etmenlere karşı daha dirençli hale gelmesine yardımcı olur. Polyphenol, en çok saf kakao tozunda bulunur. Bitter çikolatada ise, sütlü çikolatanın iki katından fazla miktarda Polyphenol bulunur. Yüksek Glisemik İndeksli bir besin olan çikolatanın, diyabet hastaları veya aşırı kilolu kişiler tarafından tüketmesi sakıncalıdır. Şeker hastaları, uzman hekim kontrolünde diyet çikolata tüketebilir. Çikolatanın migren ağrılarını tetiklemesinden dolayı, baş bölgesindeki kronik ağrılardan yakınanların sınırlı olarak tüketmesi öneriliyor.
Kalp Hastalıklarından Korunmanın Yolları
Dr. Ali Esat Keskin, kalp sağlığını korumak için tereyağından uzak durulması gerektiğini söyledi. Keskin, kalp hastalıkları arasında en sık rastlanılanın koroner damar hastalığı, kapak hastalıkları, damar hastalıkları (damarlarda balonlaşma, damar tıkanıklıkları, damar sertliği gibi) ve ritim bozuklukları olduğunu belirterek, 'Kalbimizi etkileyen başta gelen hastalıklar damar sertliği ve yüksek tansiyondur. Kalp damar hastalıkları ileri yaşlarda görülüyor olsa da damar sertliği çok erken yaşlarda başladığı için damar sertliğini engellemeye yönelik önlemler çocukluk çağında alınmaya başlanmalıdır' dedi. 'Sağlıklı yiyecekler tüketin' Kalp hastalıklarından korunarak daha uzun ve sağlıklı yaşamanın mümkün olduğunu söyleyen Dr. Keskin, yaşam biçiminde yapılacak değişikliklerin kalp sağlığını koruyacağını belirtti ve önerilerini paylaştı: 'Kalp sağlığınızı korumak için öncelikle sağlıklı yiyecekler tüketin. Kan kolesterolünüzü sağlıklı düzeylerde tutmak için, tereyağı, içyağı gibi yağlardan uzak durup, zeytinyağı gibi bitkisel yağları tercih edin.
Bacaklar İçin 4 Temel Hareket
Bacaklarınızın şekle girmesini sağlayacak bu 4 temel egzersizi yaptıktan sonra, minileri üzerine geçirmeniz için hiçbir engel kalmayacak.Geniş çömelmeBacaklarınızı omuz hizasından geniş olacak şekilde açın. Ayaklarınız saat 10 ve 2 yönlerini göstersin. İkiye kadar sayarak çömelin. 1 saniye çömelme pozisyonunda kalın. Sonra tekrar ikiye kadar sayıp kalkın.Balerin duruşuBacaklarınızı birleştirin ve topuklarınız yapışık kalmak üzere ayaklarınızı biraz aralayın. Dengede durmakta zorlanırsanız bir duvara tutunarak parmak ucunuzda yükselin. İkiye kadar sayarak yarım çömelme pozisyonu alın ve yine ikiye kadar sayarak topuklarınız birleşik bir biçimde kalkın.Topla çömelmeBacaklarınızı omuz genişliğinizde açın. Orta büyüklükte bir lastik top ya da yuvarlanmış havluyu bacak aranıza yerleştirin. Topu bacaklarınızla sıkıp ikiye kadar sayarak çömelin. Bu pozisyonda 1 saniye kalın ve yine ikiye kadar sayarak kalkın.Geniş çömelme ve kol savurmaBacaklarınızı omuz hizasından biraz daha geniş şekilde ayarlayın. Ayaklarınız saatin 2 ve 10 yönünü gösterecek şekilde aralayın. Küçük boy bir dambılı iki elinizle karnınızın hizasında dikey olarak tutun. Kollarınızı kırmadan dambılı omuz hizasına kadar kaldırın. Sonra ikiye kadar sayarak çömelebildiğiniz kadar çömelin. 1 saniye bu pozisyonda kalın ve kalkarken dambılı yavaşça indirin.haber kaynağı: 724saglik.org/fit-yaşam
Reklam
Kendi Kendini İyileştirebilen Kas Geliştirildi
Bilim adamları, laboravutar ortamında kendi kendini iyileştirebilen kas geliştirdi. Büyük heyecan yaratan çalışma, “Proceedings of the National Academy of Sciences” dergisinde yayımlandı. Duke Üniversitesi araştırmacıları, laboratuvar ortamında geliştirdikleri kasılabilir kas dokularını gelişmemiş kök hücre havuzu içinde bekleterek yeni kas dokuları elde etmeyi başardı. Elde edilen kas dokularının kök hücreleri kullanarak kendi kendini iyileştirebildiği belirlendi. Kas dokuları farelere nakledildiğinde rahatça uyum sağladığı belirlendi. Araştırmacılardan Nenad Bursac, “ilk defa genetik mühendislik sonucu kas elde ediyoruz ve bu kas dokusu, hem yeni doğan bir bebek kası kadar doğal hem de kendini iyileştirebiliyor” şeklinde konuştu. Laboratuvar ortamında geliştirilen kasın, kaza ya da hastalık sonucu kasları hasar gören insanların tedavisinde kullanılması amaçlanıyor.haber kaynağı: 365haber.org/sağlık-haberleri
Hamilelikte Hafta Hafta Süreç
Hamilelik uzmanlar tarafından aylık olarak değil haftalar halinde bebeğin kontrolleri ile sağlanmaktadır. Neden haftalık süreçlerde bebek izlenmektedir? Çünkü bebekler hamileliğin ilk haftaları olan ilk 3 aylık dönemde çok hızlı bir gelişim gösterirler. Henüz embriyo halindeki bebek gün geçtikçe kemik ağırlığı yükselmekte kilo alımı başlamakta ve her hafta farklı bir süreçte gelişim ve değişim göstermektedir. Hamilelikte hafta hafta bebeğin kontrolü çok önemlidir. Ancak haftalık periyotlar ilk 3 ay için geçerli olup daha sonraki aylarda 15 er günlük aralıklar ile bebek ultrason ile kontrol edilmektedir. Ancak değerlendirme aşaması her zaman uzmanlar tarafından haftalık periyotlarda incelenir. Haftalık süreçte bebeğin gelişimi hafta hafta izlenirken anneye de bu konuda bilgiler verilmekte ve bebek ultrason ile izlettirilmektedir. ;
Görünmeyen Diş Teli İle Güzelleşmeye Dişlerinizden Başlayın
Baharın gelişi, yazın yaklaşmasıyla birlikte başta kadınlar olmak üzere, herkes için daha güzel görünme dönemi başladı. Zayıflama trendleri, saç modelleri, lazer uygulamalar derken, güzellik merkezlerinin dolup taştığı bugünlerde; kendinizde kalıcı bir güzellik yapmaya ne dersiniz? Görünmeyen diş teli uygulamasının Türkiye’deki öncülerinden Dr. Cem Caniklioğlu, lingual tekniğin her yaş ve meslekten kişi için uygun olduğunu söylüyor. Dişlerindeki çarpıklık, açıklık ya da düzensizlik ile ilgili sıkıntılar yaşayan ancak estetik olarak pek de hoş durmayan diş telleri, bu tür sorunların tek çözümü değil. Son yıllarda giderek yükselen bir alternatif olarak dikkat çeken görünmeyen diş telleriyle, dış görünüşten ödün vermeden, ortodonti tedavisi görmek mümkün. Dışarıdan bakıldığında görülmesi imkânsız olan lingual diş telleri ve braketler dış görünüşüne önem veren herkes için en ideal çözüm olarak dikkat çekiyor. Dişlerin arka yüzeyine takılan özel braket ve teller, laboratuvar ortamında kişiye özel olarak hazırlanıyor. Dr. Cem Caniklioğlu, ortalama 2 haftalık bir alışma döneminin ardından kişinin, bir yandan çapraşık ya da ayrık dişlerinin tedavisini görürken; diğer yandan hiçbir estetik problem yaşamadan hem sosyal yaşamını hem de iş yaşamını sürdürebildiğine dikkat çekiyor. Dışardan asla fark edilmeyen lingual diş telleri, dişlerin ön yüzüne takılan ve dış görünüşüne özen gösterenlerin tercih ettiği şeffaf diş tellerine nazaran da estetik üstünlüğünü koruyor. Lingual Teknik, politikacılardan sanatçılara, sporculardan öğrencilere kadar dış görünüşüne önem veren ya da ortodontik tedavinin yol açtığı olumsuz, istenmeyen görüntüden rahatsızlık duyabilecek herkes için bir devrim niteliği taşıyor. Estetik kaygılarından ötürü ortodontik tedavi görmek istemedikleri için, çapraşık ya da ayrık dişleri ile ilgili tedavi görmeyenler, lingual teknik ile tüm kaygılarından uzak sağlıklı ve estetik bir ağıza kavuşabiliyorlar.
Reklam
Hızlı ve Yağ Yaktıran 7 Spor ile Yaza Hazırlanın
Hollywood’lu yıldızların vücudlarının forma girmesini sağlayan Los Angeles’lı antrenör Ramona Braganza en çok yağ yakan sporların listesini yaptı.Bunlardan herhangi birini yaparak metabolizmanızı gün boyu hızlı çalışmasını sağlayabilirsiniz. .
Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri
Bebeklerin en sıkıntılı dönemlerinden biri diş çıkarma dönemi. Bebek 6 aylıkken başlayan diş çıkarma sıkıntıları nelerdir? Bebeğimizdeki hangi şaretler diş çıkarma belirtisidir? Çocuk Doktoru Prof. Dr. Hilal Mocan bebeklerde diş çıkarma belirtilerini şöyle anlatıyor: “Sağlıklı bebekler 6-7 aylıkken diş çıkarmaya başlarlar ve aylarca devam eden bu süreç bebekler ve anne için zor bir dönemdir. Bebeklerde diş çıkarma, genel olarak genetik düzene uyarak çıkar. Yani anne ve babanın dişleri erken çıkmışsa bebeklerin dişleri de o sürede çıkabilir. Bebekler diş çıkarmadan önce bazı belirtiler baş gösterir. Yaşanan belirtiler değişebilir fakat genel olarak bütün bebeklerde aynı belirtilerle dişler çıkmaya başlar. SALYA AKITMAK Hemen hemen bir çok bebek 2 ve 3 aylıktan başlayarak salya akıtır. Bu durum bebekler için olağandır. Bazı bebeklerde az bazı bebeklerde daha fazla görülebilir. Bebek diş çıkarmaya başladığında daha fazla salya akıtır. AĞRI Bebekler diş çıkarmaya başladığında, diş çıkarırken diş etine basınç uyguladığı için diş etinde bazı iltihaplara neden olabilir.Bu iltihaplara bağlı olarak bebeklerde ağrılar oluşur. Bebeklerde en çok ağrıya sebep veren dişler, ilk önce çıkan azı dişleridir. HUYSUZLUK Ağrının artması ve çıkan dişin yüzeye daha yaklaşmasıyla birlikte huysuzluk görülebilir ve diş tam anlamıyla çıkıncaya kadar bu durum sürekli devam edebilir.Bebekler için zorlu ve sancılı bir dönemdir. YANAK VE ÇENE BÖLGESİNDE KIZARIKLIK Bebekler diş çıkarırken salya akıttıkları için birçoğunda salyaya bağlı olarak, yanak ve çene bölgelerindeki deride kızarıklık ve çatlaklar oluşabilir. ÖKSÜRÜK Diş çıkarken salyanın fazlalığına göre bebeklerin boğaz bölgesinde salyanın birikmesinden ötürü tıkanmalar görülebilir. Bazı bebekler, bu dönemde ilgiyi üzerine çekmek isteyecekleri için öksürüğü devamlı hale getirebilirler. ATEŞ Diş çıkarma döneminde ateş, bazı bebeklerde görüldüğü gibi bazı bebeklerde de görülmeyebilir. Ateş başka hastalıkların da başlangıcı olabileceği için yüksek ateşte bebek mutlaka bir hekime götürülmelidir. ISIRMA Bu durum hemen hemen birçok bebekte görülür. Dişlerin çıkmasına bağlı olarak dişlerde kaşınmalar olur. Bebek de, rahatlamak amacıyla eline geçen her şeyi ısırabilir. İSHAL Bebekler diş çıkarırken daha fazla tükürük ürettikleri için bağırsaklar hızlı çalışabilir. Fakat ateş gibi ishal de diş çıkarmadan kaynaklanan bir durum olmayabilir. Bebeğin eğer bir günden fazla süren ishali varsa mutlaka bir hekime götürülmelidir. İŞTAHSIZLIK Bebekler verilen katı gıdaları bu dönemde reddedebilirler.Bu olağandır. Endişelenecek bir durum yoktur. Bebek sıvı gıdalardan gerekli besini alabilir. Diş çıktıktan sonra iştahı yerine gelecektir. UYKUSUZLUK Diş çıkarken yaşadıkları ağrıya bağlı olarak geceleri uyumada güçlük çekebilirler. Anne bu durum karşısında bebeğini sıvı bir gıdayla besleyebilir, bebek bu durumda sakinleşebilir. KULAK KAŞIMA VE ÇEKİŞTİRME Bebek diş çıkarırken yaşadığı ağrıdan ötürü kulaklarında ağrı hissedebilir ve kaşıyabilir. Fakat bu kulakta iltihap başlangıcının belirtisi de olabileceğinden bebeğin doktora görünmesinde fayda vardır. DİŞ ETİNDE KANAMA Diş çıkarken, diş etine baskı uyguladığı için bazı küçük kanamalar olması normaldir. Bu şekilde oluşan kanamalar, mavi benekler halinde diş etinde görülebilir. Buzlu bir pamuğun diş etine koyulması diş etini rahatlatabilir.”
Reklam
Evde HIV Testi Dönemi Başladı
İngiltere'de evde yapılabilecek HIV testlerinin eczanelerde satışının yasal hale geleceği açıklandı İngiltere'de ölümcül HIV virüsü kaptığından şüphelenen kişilerin testi tek başlarına uygulayabileceğini belirten uzmanlar; bu sayede hastalığın erken teşhis edilme oranının artacağına inandıklarını söyledi. Birce Bora'nın Hürriyet'te yer alan ahberine göre, şu anda İngiltere’de isteyen herkes HIV testi kitini eve götürebiliyor, ancak daha sonra verilen tükürük ya da kan örneğini ilgili bir laboratuvara analiz için postalamak zorunda kalıyor. Doktorlar bu sistemde birçok potansiyel hastanın “doku örneğini postalamaya üşendiği, ya da süreci çok uzun ve stresli bulduğu için” test yaptırmayı ertelediğini düşünüyor. Yetkililer İngiltere’de HIV pozitif olan kişilerin yüzde 25’inin hasta olduğunu bilmediğine inanıyor ve bu “bilinçsizliğin” hastalığın yayılmasında önemli rol sahibi olduğunu düşünüyor.T24
Karın Sıkılaştırıcı Öneriler
Özellikle bel etrafında bulunan yağlar her kadının derdi olmuştur. Evde kendi başınıza uygulayabileceğiniz bu egzersizlerle dümdüz bir karına sahip olmak elinizde. Yere sırt üstü uzanın ve ellerinizi başınızın arkasında birleştirin. Dizinizi çenenize doğru getirmeye çalışın ve bu sırada omuzlarınızı, boynunuzun konumunu değiştirmeden yerden yukarı doğru kaldırın. Sandalyenin üzerine oturun ve sıkıca tutunun. Dizlerinizi sırayla kıvırarak çenenize doğru kaldırmaya çalışın ve hareketi 12-16 kez tekrarlayın. Sırt üstü yere uzanın. Ellerinizi yanlara düz bir şekilde uzatın. Bacaklarınızın ikisini de 90 derece açıyla yukarı doğru kaldırın ve bacak bacak üstüne atar gibi düz olarak bir süre sabit durdurduktan sonra değiştirin. Bunu 12-16 defa tekrarlayın. haber kaynağı: 724saglik.org/güzellik
Çok Koşmak Ömrü Kısaltıyor
Eğer sık sık koşmanın yararlı olduığunu düşünüyorsanız yanılıyor olabilirsiniz. Çünkü Amerika’da yapılan yeni bir araştırmaya göre haftada 2-3 saat koşanların ömürlerinin kısaldığını ortaya çıkardı. Fakat ilginç bir şekilde hiç koşmayanlarla, çok fazla koşanlarda durum aynı. En uzun ömürlü olanlar ise orta derecede egzersiz yapanlar. Uzmanlara göre bunun sebebi ise kardiyovasküler yani kalp hastalıkları değil. Kardiyovasküler Araştırma Ensitüsü’nden uzmanlar, Pensilvanya eyaletinde devamlı koşu yapan 3 bin 800 kişi üzerinde araştırma yaptı. Araştırma için seçilen kişillerin yaş ortalaması ise 46′ydı ve haftada 32 km’den daha fazla koştuklarını söylüyordu. Bunun yanında deneklerin kolesterol seviyeleri, sigara kullanıp kullanmadıkları ve tansiyonları da kaydedildi. Fakat tüm bu etkenler neden daha fazla koşanların ömürlerinin kısaldığını açıklamıyordu. Araştırmayı yürüten ekibin başındaki Dr. Martin Matsumura, insanlara “koşmayın” demediklerini lakin çok fazla koşmanın iyi bir şey olmadığını söylüyor. Dr. Matsumura, “Hala anlamadığımız şey gerçekten ortalama derece koşanların ömrünün neden fazla koşanlardan daha uzun olduğu.” dedi. haber kaynağı: 724saglik.org/sağlık-haberleri
Arı Sokmasında Ne Yapmalıyız ?
Arı sokması sırasında arının zehrine karşı bir alerjik reaksiyon gerçekleşir ve özellikle ağrıya sebep olur, fakat ciddi sorunlara yol açmaz.Bir çok arılar, bombus, katil arılar, Afrika bal arıları ve Eşşek arıları dahil tüm arılar insanları iğneleri ile cezalandırır, bir canlı onların kovanına yaklaştığı zaman özellikle bir arı tehtit ediliyorsa kendi stingers dikenli bal arıları dahil olmak üzere arılar o canlıyı cezalandıracaklardır. Bu cezalandırma sonucunda arının arka kısmında bulunan iğnesi batacaktır. Arıdan iğne ayrılıp vücudumuza batmış olacak bu durumda iğneyi kısa zamanda çıkarmamız gerekir. Çıkardıktan sonra bir süre acıyacak daha sonra acı geçecektir. Arı ise kısa süre sonra işine dönecek ve kendi kendine ölecektir. O kadar sinirlenmiş olmalı ki kendi hayatını size acı vermek için son vermiş olacak. Arı sokmasında özellikle ilk önce arının iğnesini çıkarın.Arı soktuğunda şişecek bölgeye soğuk bir uygulama yapılmalı annelerimiz bıçak veya kaşık koyarlar eğer var ise buz daha iyidir. Arı sokmasının ağrısı biraz acısı olduğu için ağrı kesici içmeniz tavsiyedir. Arı soktuğunda geniş bir kısmın şişmesi ve bulantı, halsizlik ve 10 gün kadar. Eğer arı sokmasının bulunduğu nokta üst solunum yollarına yakın ise tehlikeli olabilir.
Reklam