onedio
Casein Protein Nedir, Nasıl Kullanılır?
Casein 'sut proteini' olarak bilinir.Bunun nedeni inek sutunden uretilmesidir.Daha onceki yazilarimda bahsettigim gibi protein tozlarinin bir kac turu var.Bunlardan biriside casein yani sut proteinidir.Casein yavas sindirilmesiyle bilinen bir urundur.Buyuzden sporcular tarafindan geceleri yatmadan once kullanimi tercih edilir.Casein Protein nasıl ve ne zaman kullanılır?Caseinde diger protein tozlari gibidir.Kullanim konusunda bir fark yoktur.Gunluk protein ihtiyacinizi hesapladiktan sonra caseinle bunun bir kismini karsilayabilirsiniz.Bilimsel arastirmalarda caseinin ozellikle yatmadan once kullaniminin cok buyuk faydasi oldugu gorulmaktedir.Casein kana gec karisir.Uykumuzda vucudumuz 7-8 saatlik bir aclik ceker.Yatmadan once kullanilan casein vucudun bu acliktan minimum seviyede kas kaybi ile kurtulmasini saglar.Eger vucudunuzun uzun sureli prateinle beslenmesini istiyorsaniz casein kullanmalisiniz.Bazi calismalara gore whey ve caseinin birlikte kullanilmasi sirasinda vucuda daha fazla yarar sagladiklari belirlenmistir.Gunluk protein ihtiyacinizi karsilarken whey ve caseini ortak kullanilmasi onerilmektedir.Whey Protein ve diğer proteinler ile Casein Protein farkı nedir?Casein ve diger protein tozlari arasindaki en buyuk fark sindirim suresidir.Casein whey protein ve diger protein tozlarina gore daha uzun surede sindirilir.Bu yuzden uzmanlar caseinin yatmadan once ve vucudun uzun sureli protein ihtiyaci olacagi sureclerde kullanilmasini tavsiye ediyorlar.Yaziyi ozetlicek olursam.Casein sporcular icin cok onemli besin kaynagidir.O yuzden cogu protein tozu firmasi urunlerinin icerisine bir miktar casein ekliyor.
Kalp Krizi Geçiren Vatandaşa İlk Müdahale Milletvekilinden
Kalp krizi geçiren 48 yaşındaki Halil Uğurel'e ilk müdahale Ak Parti'li Bayram Özçelik tarafından yapıldı ancak Uğurel, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiBurdur'da, semt pazarında oturduğu sırada kalp krizi geçiren 48 yaşındaki Halil Uğurel'e ilk müdahale Ak Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik tarafından yapıldı. Ancak Özçelik ve gelen sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen Uğurel yaşamını yitirdi. Ulu Camii çevresinde kurulan semt pazarında arkadaşlarıyla oturan Halil Uğurel, öğle saatlerinde aniden rahatsızlanarak oturduğu sandalyeden düştü. Bu sırada cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla çalışma yapan Ak Parti Burdur Milletvekili Bayram ÖzçelikÖzçelik, ilk müdahalesini yaptığı Halil Uğurel'in ağzını açık tutarak nefes almasına yardımcı oldu. Kalp krizi geçirdiği belirlenen Halil Uğurel için 112 Acil Çağrı Merkezi'nden yardım istendi. Olay yerine gelen sağlık görevlilerinin kalp masajı yaptığı Uğurel, ambulansla Burdur Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Uğurel, buradaki çabalara rağmen yaşamını yitirdi. DHA
Kahkaha Atmanın Faydaları Nelerdir?
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, “Kadın herkesin içerisinde kahkaha atmayacak. Bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak, iffetini koruyacak.” sözlerine tepkiler çığ gibi büyürken, akıllara kahkaha atmanın insan sağlığına etkileri nelerdir? Sorusunu da beraberinde getirdi ve araştırmalara göre, kahkaha atmanın insan sağlığı üzerinde bir çok olumlu etkisi bulunuyor. Uzmanlara göre, kahkaha atmanın psikolojik etkilerinin yanı sıra fizyolojik etkileri de söz konusudur. Bilimsel olarak gösterilmiştir ki gülme esnasında vücuttaki birçok kas uyarılmakta, ağrı ve acıya tolerans artmakta olup, otonom sinir sistemine etki yapılarak stres hormonlarının salınımı olumlu yönde değiştirilmektedir. Kahkaha esnasında özellikle karın kasları gerilmekte ve bu gerilme karın bölgesinin düzleşmesinde ciddi bir etki göstermektedir. Kahkaha atmanın formda kalmak yönünde fizyolojik etkisi ile birlikte, psikolojik etkisi de söz konusudur. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki; mutlu insanlar, mutsuz insanlardan daha zayıf ve daha formdadır. Bunun ana nedeni gülme eyleminin yemeğe olan düşkünlüğü azaltmasıdır. Mutsuz ve depresif insanlar yeme eğilimlerini artırmakta, zaman zaman bu eğilim kontrolsüz hale gelebilmektedir. Kahkaha atmanın insan sağlığı üzerinde bilinen en olumlu etkisi, Oxfordlu bilim adamlarının yürüttüğü deneyin sonuçlarına göre kahkaha atmanın acıyı azalttığı kaydedildi. kendinigelistir
Maden Suyunun Zararları Var mıdır?
10 litreye kadar çıktığımızda bir günde içtiğimiz suyu su zehirlenmesi dediğimiz tablo ortaya çıkıyor. Bu tablonun nedeni de o kadar fazla miktarda su alınca bunun atılması gerekiyor vücuttan ve bu atılma sırasında da sodyum kaybediliyor. Sodyum ise yaşamsal bir elementtir. Hiponatremi dediğimiz yani kanda sodyum azlığına bağlı ölüme kadar giden bir tablo gelişebiliyor eğer müdahale edilmezse ama burada hemen şu sorulabilir; 10 litre suyu neden bir insan içsin. Bunun daha çok şizofrenlerde görülen bir tablo olduğu literatürde bildiriliyor. Onların katatoni dediğimiz belli bir şeyi tekrarlama semptomu var, burada da sürekli su içmeyi tekrarlamalarından kaynaklanan bir şey. Bazı mineralli sularda yüksek oranda sodyum ve klorür yani tuz bulunabilir. Son yıllarda son 5 yılda yapılan çalışmalar gösterdi ki bir mineralli su yüksek sodyum bile içerse, onu da rakamsal ifade edelim. Günümüz beslenmesinde 2 ila 4 gram sodyum alınması öneriliyor. Türkiye’de örnek versek en fazla sodyum içeren mineralli su litrede 750 miligram sodyum içeriyor. 1 litre içseniz bile aldığınız sodyum kısıtlı, ikincisi bu çok daha önemli mineralli sularda sodyum klorür yanında sodyum bikarbonat eşlik ediyor. O devreden çıkıyor ve sodyum bikarbonat devreye giriyor. Bunun hipertansiyon da dahil birtakım hiperlipidebi gibi özellikle yemek sonrası oluşan hiperlipidebi gibi tablolar üzerine olumlu etkisi olduğu. Yine dokulardaki insüline karşı olan direnci azalttığı ve dolayısıyla glikoz ve kan şekeri regulasyonunda yararlı etki gösterildi. Bazı riskli beslenme alışkanlıklarımız olsa bile eğer mineralli su içersek bu riskleri azaltıcı etkisi var mineralli suların.benefitdo
Protein Tozu Nasıl Kullanılmalıdır?
Protein tozlari oncelikle besin kaynagidir.Adi ustunde sporcu gida takviyesidir.Bir sporcunun protein tozu kullanim soyledir; Sabah Kalkar Kalkmaz: Bunun nedeni insan vucudu uykudayken buyume hormonlari salgilanir.Ve vucut onarilir ve gelisir.Bunlari yapabilmek icinde vucudumuzdaki besin depolarini kullanir.Bu yuzden sabah kalkildiginda vucut bein ihtiyaci duyar.Sabah kahvaltisi da bu yuzden vazgecilmez ogunumuz olmasi gerekir.Fakat kahvaltida yenen besinlerin kana karismasi uzun surecegi icin kalkar kalkmaz protein tozu tuketilebilir.Protein tozu daha hizli olacagi icin vucudunuzun isteklerini cabuk yanitlamis olacaksiniz. Öğünlerin Arasında: Eger kas kaybi yasamak istemiyorsani vucudunuzu iyi beslemelisiniz.Kesinlikle uzun sure ac birakmamalisiniz.Eger ogunlarinizin arasinda uzun bir zaman varsa kesinlikle protein tozu kullanmalisiniz.Antrenmandan Önce:  Antrenmandan yaklasin 1 saat once protein tozu kullanilmali.Bunun nedeni ise antrenman suresince vucudumuz besin depolarini tuketecektir.Biz ise antrenmanda kas kaybini minimum seviye tutmak icin oncesinde depoyu fullemeliyiz. Antrenmandan Sonra: Antrenmanda harcana eforla birlikte kaslarimiz besin depolarimizi tuketmis olur.Vucut uzun sure bu ihtiyaci gideremesse buyuk bir kas kaybina ugrar.Bu yuzden antrenmandan hemen sonra protein tozu kullanilmalidir.Akşam Yatarken:  Vucudumuz uykuda bir nevi 8-10 saatlik bir oruca girer.Nasil ki biz oruc tutmadan once sahur ile deolari dolduruyorsak yatmadan oncede protein tozu kullanarak depolari doldurmaliyiz.Protein tozunu sut ile kullanmayi tercih etmeliyiz.bunun nedeni ise sutun suya gore daha gec kana karismasi boylece aldigimiz proteinin harcanmasini zamana yaymis oluruz.
Dünya Sağlık Örgütü Ebola Salgınını 'Acil Durum' İlan Etti
Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Batı Afrika’daki ebola salgınını uluslararası kamu sağlığı için “acil durum” ilan etti ve salgına karşı uluslararası eşgüdümlü tedbir alınması gerektiğini açıkladı. Dört ülkede 1.000′e yakın kişinin ölümüne neden olan ebola salgınını “olağanüstü bir durum” olarak nitelendiren WHO, söz konusu ülkelerde virüsün yayılımının “özellikle ciddi” olduğunu belirtti. Ebola salgını nedeniyle düzenlenen iki günlük olağanüstü toplantının ardından yapılan açıklamada, şöyle denildi: “Ebolanın uluslararası yayılmasını durdurmak ve geriletmek için eşgüdümlü bir uluslararası çaba hayati önem taşımaktadır.”  REUTERS
Reklam
Kakao Yağı Selülitlere İyi Geliyor
Bronzlaşmak için kullanılan kakao yağının ayrıca çatlaklara ve selülitlere de iyi geldiği ifade edildi.Kayseri’de şifalı bitkiler satıcısı emekli öğretmen Alaattin Güler, kakao yağının bronzlaşmaya birebir olduğunu belirterek ’12 senedir bu işi yapıyorum. Daha önce öğretmenlik yıllarımda bu işi yaptım. 5 çeşit bitki vardı, onları pazarlıyordum. Vatandaşa tanıtımı yapıp öyle veriyorduk. Kakao yağı bronzlaşmaya yarar. Kakao yağı doğum öncesi ve doğum sonrasında oluşan selülitleri yok eden bir yağdır’ dedi.kaynak: 724saglik.org/sağlık haberleri
Kardiyo Nasıl Yapılmalıdır?
Yag yakmak icin kardiyo yapilmalidir.Genel olarak yapilan hata ise kardioyu sadece definasyon donemine birakmaktir.Oysaki kardio yaparken nabzimiz yukselir ve kan dolasimi hizlanir buda kaslarimiza uyarinin erken gitmesini saglar.Boylece kaslarimizada yararli olur.Kardioyu sadece definasyon donemine birakmaktansa her donemde yapmaliyiz.Sadece idmanin dozajini degistirmeliyiz.Agirlik calisirken tabiki kardio yapabilirsiniz.Eger saglikli yasamak istiyorsaniz,fit bir vucuda sahip olmak istiyorsaniz ve ayni zamanda yag yakma istiyorsaniz idmanlarinizdan kardioyu eksik etmemelisiniz.Musabakalara katilan sporcularda bulk doneminde de kardioya devam etmelidirler.Kas kutlelerini arttirirken yaglanmayi minimum tutmalilarki definasyon doneminde zorluk yasamasinlar.Son olarak kardiyo hayatinizin her doneminde firsat buldukca yapilmasi gereken bir egzersizdir.Idmanin dozajini ve suresinde degisiklikler yapilmalidir.
Reklam
Ayak Çatlaklarından Kurtulmanın Yolları
Ayak çatlaklarının oluşma nedeni hava değişimleri ve yeterli derecede bakım yapılmamasıdır. Bir de yere yakın düz tabanlı ayakkabılar giymek ayak ve topuklarda çatlakların oluşmasını sağlar. Ayak çatlaklarına evde hazırlayacağınız bitkisel karışımlarla krem ve diğer metodlardan daha etkili sonuçlar elde edebilirsiniz.Çilekli Bakım Kürü8 adet çilek, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı badem yağı, 3 tatlı kaşığı deniz tuzu.Çilekleri bir kase içine alarak ezin. İçine zeytinyağı, badem yağı ve deniz tuzunu ilave ederek karıştırın. Karışımdan alarak ayakları ovup masaj yapın. 10 dakika sonra ılık su yardımıyla durulayın. Ayakların yumuşamasını sağlayan bu karışımı haftada bir kez uygulayabilirsiniz.Okaliptüs Yağlı Bakım Kürü1 çorba kaşığı toz şeker, 1 tatlı kaşığı okaliptüs yağı.Toz şekeri bir miktar su ile karıştırdıktan sonra topuklarınızı ovarak masaj yapın. Okaliptüs yağını parmak uçlarınıza alarak tüm ayağa topuklarda dahil olmak üzere masaj yaparak sürün ve çorap giyin sonra 3 saat bekletin. Süre dolduktan sonra ayaklarınızı ılık su ile durulayın. Ayak çatlaklarını tedavi edici etkisi olan okaliptüslü karşımı haftada 1 uygulamayı ihmal etmeyin.kaynak: 724saglik.org/ayak-catlaklarindan-kurtulmanin-yollari
Kuru Saçlara Özel Bitkisel Maskeler
Kuru saçlar her kadının derdi olmuştur. Boyama ve fön gibi kimyasal ve ısıyla yapılan işlemler saça zarar vererek saçın kendini koruyamamasına neden olur. Havuz ve deniz sezonunun da açılmasıyla daha da yıpranan saçlar mat ve sönük bir görüntü oluşturur. Kuru saçlar için yapılacak en iyi işlem ise doğal yağlardan yararlanmak olacaktır. Saç Kuruluğu için Maya Maskesi 1 çay bardağı zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı maya (kuru). Hazırlanışı ve Uygulanışı Mayayı zeytinyağına ilave ettikten sonra saçlarınızı parçalara ayırın. Parçalara ayırdığınız saçlarınızı boya yapıyormuş gibi hazırladığınız karışımı uygulayın. Aşağı yukarı 1 saat kadar bekleyin. Saçınızın tipine uygun şampuanla yıkayın. Saç Kuruluğu için Lavanta Maskesi 1 yemek kaşığı bal, 1 çay bardağı zeytinyağı, 1 çay kaşığı lavanta yağı. Hazırlanışı ve Uygulanışı Bir kase içine malzemelerin hepsini koyarak karıştırın. Saçın tamamına uygulayın ve 2 saat bekleyin. Saçınıza uygun bir şampuanla saçlarınızı yıkayın. Saç Kuruluğu için Çörek Otu Maskesi 1 tatlı kaşığı zeytinyağı 1 çay kaşığı çörekotu yağı 2 tatlı kaşığı argan yağı. Hazırlanışı ve Uygulanışı Tüm doğal yağları bir kasede karıştırın. Karışımı tüm saçınıza uygulayıp bir saat bekleyin. Saç tipinize uyan bir şampuanla saçınızı durulayın. Size verdiğimiz bu saç maskelerinden birini düzenli bir şekilde kullanmanız yeterli olacaktır. haber kaynağı: 724saglik.org/saç bakımı
Burun Ameliyatlarında Merak Edilen Noktalar
Ülkemizde en sık yapılan operasyonların başında gelen burun ameliyatları hakkında merak edilen noktaları Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Bahadır Baykal açıklıyor. Yakı n ç evremde burun estetiğ i ameliyatı olan ç ok kiş i var, merak ediyorum acaba burun estetiğ i kolay bir ameliyat mı dır ? Burun estetiğ i estetik ameliyatlar içerisindeki en karmaşık ve cerrahı zorluyan işlemlerden birisidir. Burun hem yüz hem de kendi içindeki yapılarla uyumlu ve orantılı olmalıdır. Özellikle ülkemiz insanının burun yapısı düşünüldüğünde bunu her vakada sağlayabilmek oldukça zordur.Bu yüzden ameliyat kolay değildir. Elbette bazen mini rinoplasti olarak tanımlayabileceğimiz sınırlı işlemler vardır ki , bu nispeten daha kolaydır. Burun estetiğ i SKG yada ö zel sağ lı k sigortası kapsamında mı dır ? Kozmetik amaçla yapılan rinoplasti sigorta kapsamında değildir. Geçirdiğiniz bir travma ile burnunuz kırıldıysa ameliyatı karşılayabilir. Ayrıca nefes alma sorunu burundaki şekil bozukluğundan kaynaklanıyorsa, yani fonksiyonel rinoplasti gerekiyorsa sözleşmenize göre sigorta şirketi onay verebilir. SGK doktor tarafından uygundur raporu çıkarılırsa ameliyatı karşılayabilir. Burnumuzu bir baş kası nı n burnu gibi yaptı rma ihtimalimiz nedir ? Bakın burun estetiği olmak istediğinizde ilk yapmanız gereken beklentilerinizi gerçekçi yönlendirecek bir cerrahı seçmek olmalıdır. Bu ameliyat sınırları olan bir işlemdir. Unutmayın ki; herkesin yüz yapısı ve ifadesi farklıdır. Brad Pitt’in burnunu alıp bir başkasının yüzüne yerleştirdiğinizde bile ne aynı bakışlara ne de aynı ifadeye sahip olmaz kişi. Herkesin burun cildi, kıkırdak kemik yapısı farklıdır. Ayrıca çene,alın ve yanaklar da burnun görünüşünü etkiler ki bu da kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Kişinin yüzüne yakışan,etnik kökenine ve karakterine uygun bir burun ideal olandır. Herhangi bir KBB yada plastik cerrah ile burun estetiğ i ameliyatı nı aynı baş arı yla gerç ekleş tirebilirmiyiz ? Bugün büyük plaza ya da havaalanı inşaatlarına baktığınızda karmaşık tesisat işini bir yüklenici yaparken elektrik işini bir başka yüklenici üstleniyor. Burun oldukça komplike bir organdır. Burun estetiği de karmaşık ve zor bir ameliyattır. Bir ya da iki milimetre farklılık sonuca büyük etki eder. Bu yüzden burun ameliyatları konusunda özel eğitim almış ve uzmanlaşmış bir doktoru tercih etmek kişinin yararınadır. Ben ameliyat olacak olsam tercihim sadece burun cerrahisine yoğunlaşmış, burnun fonksiyonel ve estetik tüm sorunlarına hakim bir cerrah olurdu ki; tüm dünyada geçerli olan yaklaşım da budur. Ameliyat olmayı istiyorum ancak gelecekte revizyon olma ihtimali beni korkutuyor, bu konuda neler sö yleyeceksiniz ? Bakın burun estetiği olmak istediğinizde ilk yapmanız gereken beklentilerinizi gerçekçi yönlendirecek bir cerrahı seçmek olmalıdır. Bu ameliyat sınırları olan bir işlemdir. Unutmayın ki; herkesin yüz yapısı ve ifadesi farklıdır. Brad Pitt’in burnunu alıp bir başkasının yüzüne yerleştirdiğinizde bile ne aynı bakışlara ne de aynı ifadeye sahip olmaz kişi. Herkesin burun cildi, kıkırdak kemik yapısı farklıdır. Ayrıca çene,alın ve yanaklar da burnun görünüşünü etkiler ki bu da kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Kişinin yüzüne yakışan,etnik kökenine ve karakterine uygun bir burun ideal olandır. Herhangi bir KBB yada plastik cerrah ile burun estetiğ i ameliyatı nı aynı baş arı yla gerç ekleş tirebilirmiyiz ? Bugün büyük plaza ya da havaalanı inşaatlarına baktığınızda karmaşık tesisat işini bir yüklenici yaparken elektrik işini bir başka yüklenici üstleniyor. Burun oldukça komplike bir organdır. Burun estetiği de karmaşık ve zor bir ameliyattır. Bir ya da iki milimetre farklılık sonuca büyük etki eder. Bu yüzden burun ameliyatları konusunda özel eğitim almış ve uzmanlaşmış bir doktoru tercih etmek kişinin yararınadır. Ben ameliyat olacak olsam tercihim sadece burun cerrahisine yoğunlaşmış, burnun fonksiyonel ve estetik tüm sorunlarına hakim bir cerrah olurdu ki; tüm dünyada geçerli olan yaklaşım da budur. Ameliyat olmayı istiyorum ancak gelecekte revizyon olma ihtimali beni korkutuyor, bu konuda neler sö yleyeceksiniz ? Bakın burun estetiği olmak istediğinizde ilk yapmanız gereken beklentilerinizi gerçekçi yönlendirecek bir cerrahı seçmek olmalıdır. Bu ameliyat sınırları olan bir işlemdir. Unutmayın ki; herkesin yüz yapısı ve ifadesi farklıdır. Brad Pitt’in burnunu alıp bir başkasının yüzüne yerleştirdiğinizde bile ne aynı bakışlara ne de aynı ifadeye sahip olmaz kişi. Herkesin burun cildi, kıkırdak kemik yapısı farklıdır. Ayrıca çene,alın ve yanaklar da burnun görünüşünü etkiler ki bu da kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Kişinin yüzüne yakışan,etnik kökenine ve karakterine uygun bir burun ideal olandır. Burun estetiğ i olmak isteyen ama anesteziden korkan ç ok tanı dığı m var,bu ameliyatı lokal anestezi ile olmak mü mkü n mü ? Benim kişisel tercihim tamamen uyutarak yani genel anestezi altında yapılmasından yana.Aksine hastalar için genel anestezi lokal anesteziye göre daha güvenli. Rinoplasti ameliyatı olan hastaların çoğu sağlıklıdır bu nedenle uzun dönemli komplikasyon riskli diğer ameliyatlarla kıyaslandığında son derece nadirdir. Lokal anestezi belki sınırlı ve kısa sürecek işlemlerde tercih edilebilir.
Reklam
Sağlık Deposu ; Kırmızı ve Mor Erik
Diyetisyen Şebnem Kandıralı konu ile ilgili bilgiler verdi. C vitamini, A vitamini, ve riboflavin içerir. 2 orta boy erikte 12.5 mg C vitamini vardır, günlük ihtiyacın yaklaşık %20 sini karşılar. C vitamini yaraların iyileşmesi, enfesksiyonlarla mücadelede ve besinlerdeki demir emiliminin arttırılması için gerekldir. Bir antioksidan olarak C vitamini kalp hastalığı, katarakt ve bazı kanserlerin önlenmesinde rol oynar. Taze erik, erik kurusundan veya erik suyundan daha fazla C vitamini içerir. Günlük A vitamini ihtiyacının da %8’ ini karşılar. A vitamini sağlıklı görme ve üreme fonksiyonları ve kemik gelişimini destekler. Kırmızı/mor erik aynı zamanda lif ( tanesi başına 1 g kadar) ve doğal bir laksatif olan dihidroksifenil izatini içerir. Kabızlık ve sindirim sorunlarını rahatlatıcıdır. Yüksek kan basıncını önlemeye yardımcı bir mineral olan potasyum (1 orta boy taze erik 113 mg potasyum içerir) kaynağıdır. Kalbi korur, inme riskini azaltır. Çoğu koyu renkli meyvede olduğu gibi fenoller olarak adlandırılan fitokimyasallardan zengindir. Bu fitokimyasallar (antosiyaninler) oksidatif hasara karşı hücreleri korurlar, kanser ve kronik hastalık riskini azaltırlar. Göğüs kanser hücrelerini öldürdüğüne dair yapılan çalışmalar vardır. Eriğin 1 porsiyonu 2 adettir, sadece 30 kalori içerir. Düşük glisemik indekse sahip olduğu için kan şekerini dengelemeye yardımcıdır bu bağlamda Tip 2 diyabete yakalanma riskini düşürür. Kemik sağlığını iyileştirir. Menopoz sonrası kadınlar üzerine yapılan bir çalışmada; bir gruba 100 g erik ( yaklaşık 10 adet ), diğer gruba ise 100 g kuru elma bununla birlikte her iki gruba da D vitamini ve kalsiyum suplemanları verilmiş. Erik alan grupta ön kol ve omurgada daha yüksek kemik mineral yoğunluğu gözlenmiştir. Beynin hafıza kapasitesini geliştirir. Antioksidan dolu olması ile Alzheimer gelişimini yavaşlatır. Antosiyanin ve kuersetin içeriği ile beyinde hücre yıkımını önler. Böbrek taşı olanların oksalattan zengin olduğu için erik tüketmemeleri önerilir. erik faydaları mor erik SAĞLIK HABERLERİ
Ebola ile Mücadelede Yeni Umut
Batı Afrika’da çok kısa sürede 729 kişiyi öldüren ve Dünya’da panik yaratan Ebola virüsü, yeni bir salgın başlatmak üzere. ABD’de denenen ZMapp adlı ilaç ise salgını daha ileriye gitmeden bitirebilir. Liberya’da tedavisi olmayan Ebola virüsüne yakalanan Dr. Kent Brantly ve Nancy Writebol, maymunlar üzerinde test edilen ZMapp isimli ilacı kullandı ve iyileşmeye başladılar. Dr. Brantly ve Writebol, Atlanta’daki bir hastanenin karantina bölümünde yatıyor. Gelen son bilgilere göre hâlâ güçsüzler fakat durumları daha iyiye gidiyor. ZMapp, alındıktan 48 saat sonra etkisini göstermeye başlıyor ve 9 gün içerisinde tam etki gösteriyor. Maymunlar ile yapılan denemelerde, Ebola virüsü taşıyan 6 maymundan 4′ü iyileşmeye başlarken, ikisi hayatını kaybetti. Tütün yapraklarından imal edilen ZMapp’in test süreci henüz tam anlamıyla bitmese de, ölmek üzere olduğunu düşünüp yakınlarıyla vedalaşan Dr. Brantly ile Writeboll’u hayata döndürmeyi başardı. İlaç, Afrika ülkelerinde sık sık hortlayan bu virüsün daha fazla can almasını önlemek için kritik önem taşıyan bir adım. ZMapp, küçük bir biyoteknoloji firması olan Mapp Biopharmaceutical tarafından geliştirildi. 2015 yılında son halini alacak ilacın Ebola’yı yeneceği tahmin ediliyor. Stuff
Maden Suyu Zayıflatır mı?
Aslında bütün zayıflamaya yönelik diyet programlarında su her zaman var yani yeterli su alımı öneriliyor. Eğer bu su spesifik bir mineralli suysa mineralli suyun içilmesi durumunda gerçekleşen birtakım olumlu etkiler devreye giriyor. Örneğin yemek öncesi bir mineralli su içtiğimizde midede doygunluk hissi yaratıyor. Mesela bütün diyetlerde salata ve sebze vardır, doygunluk hissi için. Aslında bunu mineralli suyla da elde etmeniz mümkün. Zaten günümüzde önemli olan sağlıklı beslenme tarzı geliştirme ya da bunu büyük çerçeveye alırsak sağlıklı yaşam tarzı ama bunun önemli bir kısmını da günlük beslenme oluşturuyor. Günlük sağlıklı beslenmenin belli kriterleri var; kalori kısıtlaması, besin çeşitliliği, daha çok bitkisel besinlere yönelme, meyve sebze gibi ya da posalı besinlere yönelme, kalorisi düşük ya da farklı göstergeler var, glisemik indeksi düşük beslenme gibi belli kriterler var ama bu kriterlerin vazgeçilmez bir kompanenti de aslında mineralli su içimi olması lazım. Dolayısıyla ister onu zayıflama olarak alın ama daha doğrusu sağlıklı beslenme olarak almak lazım, sağlıklı beslenmede mineralli su günde en az 1 litre yemek öncesinde, yemek sırasında, yemek sonrasında ve öğün aralarında mutlaka tüketilmelidir.
Reklam
Bitkisel Çaylar Kanser mi Yapıyor?
Almanya’da yapılan bir araştırma sonucuna göre bazı bitkisel çayların kanserojen madde içerdiği görülmüş. Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü (BFR) tarafından yapılan araştırmada, 221 bitki çayı çeşidi incelenmiş ve sağlıklı olduğunu düşündüğümüz bitki çaylarında beklenmedik sonuçlar ortaya çıkmış. İncelenen çay çeşitleri arasında papatya, nane, ısırgan otu, melisa ve bebekler için hazırlanan rezene çayı da bulunuyor.H ayvanlar üzerinde yapılan deneylerde büyük miktarda Pyrrolizidine Alkaloid (PA) olarak adlandırılan zehirli maddeye rastlanmış. Doğada yaklaşık 6 binden fazla bitkide bulunan bu maddeyi bitkiler, etraftaki haşerelerden korunmak amaçlı salgılıyor. Uzmanlar, bu maddenin karaciğer rahatsızlığına ve kansere yol açabileceği konusunda uyarıyor. Çocuklar ve hamile kadınlar için uyarı Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü Başkanı Profesör Andreas Hensel, bazı ürünlerde beklenmedik yüksek oranlarda pyrrolizidine alkaloid tespit ettiklerini, ancak bu sonuçların yeniden teyit edilmesi gerektiğini, zira bu sonuçların tesadüfen mi yoksa çayların yeterince temiz olmamasından mı kaynaklandığının kesinlik kazanmadığını söylemiş. Enstitü henüz yüksek oranda pyrrolizidine alkaloid içeren çayların sağlığa zararlı olduğu yönünde bir uyarı yapmadı. Ancak uzun süre yüksek oranda bitki çayı tüketilmesinin özellikle çocuklarda, hamile ve çocuk emziren kadınlarda risk teşkil ettiği belirtiliyor. Yetişkinlere ise günde 5 sallama bitki çayından fazla tüketilmemesi tavsiye ediliyor…. Doğada var olan bitkilerin (bilinen-bilinmeyen) birçok faydası mutlaka vardır. Şimdiki sentetik ilaçlar olmadan önce insanlar binlerce yıl bitkisel ilaçlardan yararlanmış. Fakat son yıllarda, daha önce asla yemeyin denilen, örneğin tereyağı-yumurta vs gibi ürünler şimdi baş tacı ediliyor ve bu durum bende güvensizliğe sebep oluyor. Sanırım bu da, bazı doktorlarla işbirliği yapan üretici şirketlerin kapitalist oyunlarından ileri geliyor. Önce siyah çay içmeyin yeşil çay için denilip insanlar buna yönlendiriliyor, sonra da siyah çayın da şöyle şöyle faydaları var, mutlaka içmelisiniz deniliyor. Kişisel anlamda yazılı ve görsel medyada çıkan bu haberlere itibar etmediğimi söyleyebilirim. Yaşamın tüm alanında olduğu gibi burada da azı karar çoğu zarar prensibine uymak gerektiğini hatırlatmak isterim.
Uzamayan Saçlara Doğal Maskeler
Saçlarınızın uzaması için her şeyi yapıyor fakat saç uzamasını hızlandıramıyorsanız tavsiyelerimize kulak verin.İşte saçlarınızın uzamasını hızlandıracak doğal formüller…Maske 1Malzemeler’ Badem yağı, hint yağı, buğday yapı, sarımsak yağı, yılan yağı, B vitaminiGerekli olan mazlemeleri ezcane ve aktarlardan temin edebilirsiniz. İlk başta maske için cam bir kavanoz edinin. Yağlardan eşit miktarda kavanozun içine ilave edin. Aynı şekilde ampülleri de yağların içerisine ilave edin. Bütün malzemeyi plastik bir kaşıkla karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı tüm saçınıza uygulayın. Bu formülü saçlarınıza haftada 1 kere uygulayabilirsiniz.Maske 2Saçları uzatan bir diğer doğal yöntem ise; taze ısırgan otunu demleyip, banyodan önce tüm saça uygulamak. Isırgan otu suyunu saçınızda 15-20 dakika bekletmeniz kafi. Isırgan otlu bu maske sayesinde saçlarınızdaki farkı kısa zaman içinde hissedeceksiniz.Maske 3Malzemeler’ Susam Yağı, Badem Yağı, Yılan Yağı, Hint YağıCam kavanoza bütün yağlardan eşit miktarda ekleyin. Biraz karıştırdıktan sonra özelikle saç diplerinize masaj yaparak saçlarına bütün yağı yedirin. Saçlarınızı streç film ile sarın, aşağı yukarı 45 dakika bekledikten sonra saçınızı ılık su ile yıkayın.Maske 42 yemek kaşığı kadar zeytinyağını bir cezveye koyup ısıtın. Biraz ısıttıktan sonra zeytinyağını saç diplerinize yedirerek masaj yapın. Bir havluyu hafif nemlendirin ve havluyla saçlarınızı sarın. Bu şekilde yarım saat beklemeniz yeterli. Saçlarınızı ılık su ile yıkayın.
Reklam
'Dunning-Kruger Etkisi'nden Muzdarip Kişileri Tanımanın 10 Yolu
etiket
Öncelikle Dunning-Kruger Etkisi nedir kısaca ona bir göz atalım. 'Dunning–Kruger etkisi' ya da 'Dunning–Kruger sendromu', Cornell Üniversitesinin iki psikologu Justin Kruger ve David Dunning’in tanımladığı bir algılamada yanlılık eğilimidir. Cornell University’de görevli psikologlar Justin Kruger ve David Dunning’in tarihe geçmelerine ve 2000 yılında Nobel almalarına neden olan tanı, “Cahil cesareti” olarak tanımlanıyor. Teorileri özetle, “cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır” diyor. Bizde de bu etkiyi anlatan çok güzel deyim ve atasözleri mevcut. Mesela 'cahil cüretkar olur kendini alim sanır' demiş atalarımız ya da 'boş başak dik durur dolu başak eğik durur' demişler. Özgüven zehirlenmesi tabiri de bu etkiyi izah eden deyişlerden ya da 'kifayetsiz muhteris'. Peki ne gibi sonuçlara ulaşmış bu psikologlar? -Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler. -Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.  -Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.  -Nitelikleri, eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar. Peki hepimizin çevresinde bolca bulunan bu arkadaşları nasıl tanıyabiliriz? İşte size birkaç ipucu
Beyaz Et Hakkında Soru ve Cevaplar
Böyle bir görüş bilimsellikten uzak bir yaklaşım olup tamamen safsatadır. Piliç etinin erken ergenliğe neden olduğuna dair hiçbirbilimsel yayın bulunmamaktadır. Böyle bir durumun olması hiçbir zaman sözkonusu değildir.
Genç Yaşta Yapılan Makyaj Cildi Mahvediyor
Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Teoman Erdem, popüler kültürün etkisi ile küçük yaşta makyaj yapıldığını vurgulayarak, “Derinin gelişimi 17-18 yaşına kadar sürüyor. Özellikle küçük yaştaki kız çocuklarının derileri daha ince olduğu için makyaj emiliyor” dedi.Erdem, yaptığı açıklamada, kadınların yılda ortalama 2 kilogram kozmetik ürün kullandığının tespit edildiğini belirtti.Kozmetik ve makyaj malzemelerinin yaklaşık 800′den fazla zararlı madde içerdiğini kaydeden Erdem, tespit edilen zararlıların 30 bin adet olduğunu belirtti.Erdem, kozmetik ürünlerinin başlıca 3 yan etkisi olduğuna dikkatleri çekerek, “Birincisi, bilhassa yağlı kozmetik ürünler, ‘sivilce’ dediğimiz akne yapıyor. ikinci olarak zararlı maddeler deride kızarıklık yapıyor. üçüncü yan etkisi de kesinleşmiş değil ama kanser yaptığına dair bulgular var” diye açıkladı.Vazelin ve parafin içerikli kozmetik ürünlerinin derideki gözenekleri kapatarak sivilce oluşturduğunu anlatan Erdem, “Ağır ve her gün yapılan makyaj, pudra ve kapatıcı ürünlere bağlı da sivilce oluşabiliyor” diye açıklamada bulundu.kaynak:  724saglik.org/sağlık haberleri
Çevrenizdeki sosyopatları tanıyabilmeniz için 7 ipucu
Sosyopatlık genellikle, aşk, suçluluk, utanç ya da pişmanlık gibi sosyal duyguların eksikliğiyle karakterize edilen psikolojik bir bozukluktur. Sosyopat kişiler, ahlaki sorumlulukların ve vicdan duygusunun eksikliğini çeker.Uplifers olarak, manipülasyon ve ele geçirme konusunda oldukça başarılı olan sosyopatları tanımanıza yardımcı olacak ipuçlarını bir araya getirdik.Sosyopatlar, çevresindekileri etkileme ve manipüle etme konusunda uzmandır. Yaptıkları ve anlattıkları şeylerin inandırıcı kılarlar. İstediklerine ulaşma yolunda karşılarındakini manipüle etmekten çekinmezler ve bu yol açacağı zararları önemsemezler. Sosyopatların kurbanlarına soğuk kanlı şekilde yaklaşabilmeleri, ahlaki değerlerden yoksunlukları sayesinde olur.Devamı: http://www.uplifers.com/cevrenizdeki-sosyopatlari-taniyabilmeniz-icin-7-ipucu/#ixzz39UvMRP5J
Reklam