onedio
Çocuklar Uyuşturucuyla Katlediliyor
Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü geçtiğimiz günlerde yaptığı uyuşturucu operasyonuyla 14 yaşında bir çocuğu gözaltına almış ve yapılan inceleme sonucu çocuğun çete lideri olduğu tespit edilmiştir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) araştırması, Türkiye'de bonzai kullanımına ilişkin çarpıcı sonuçları ortaya çıkardı. TÜİK araştırmasından derlenen bilgilere göre, Türkiye'de bonzai kullanım yaşının 11'in altına kadar düştüğü ortaya çıktı. Yaş gruplarına göre değerlendirildiğinde bonzai kullanan çocukların 165'inin yaşı 15-17 aralığında, 42'sinin yaşı 12-14 aralığında, 6'sının yaşı ise 11'in altında olduğu belirlendi. Genç yaşta kalp krizlerini tetikleyen bonzai kullanımı sonrası, kalp ritmi bozukluğu, kan basıncının artması ve böbrek yetmezliği gibi semptomlar görülüyor. Kalp atışlarını hızlandırması nedeniyle kullanıcılarına ölüm korkusu yaşatan bonzai nedeniyle, intihar vakaları da yaşanabiliyor.  Bütün bunlar bize, büyük bir afetle karşı karşıya olduğumuzu söylemektedir. Çocukların uyuşturucu çeteleri tarafından ceza almamak için maşa olarak kullanıldığını, bu sayede çetelerin ceza almamak için hukuku dolandığını belirten CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşegül İslam’a verdiği yazılı soru önergesi ile konuyu Meclis gündemine taşıdı. Tanal, Bakan Ayşegül İslam’a; 1- Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün geçtiğimiz günlerde yaptığı uyuşturucu operasyonuyla 14 yaşındaki A.K. gözaltına alınmış mıdır? Yapılan incelemeler sonucu 14 yaşındaki A.K.’nin şebekelerden birinin liderliğini yaptığı tespit edilmiş midir? 2- 14 yaşındaki bir çocuğun uyuşturucu çetesi lideri olması Bakanlığınızın basiretsiz politikaları sayesinde mi gerçekleşmiştir? Bakanlığınızın çocuklarımızın içinde bulunduğu bu tehlikeli gerçekle ilgili herhangi bir önlem veya kurtarma çalışması var mıdır? 3- Uyuşturucu çeteleri,  reşit olmamış çocukları,  hiç ceza almadan veya en az cezayla suçtan kurtulmak adına maşa olarak kullanmakta mıdır? 14 yaşındaki bir çocuğun, çete liderliğine itilmesindeki asıl sebep hukuku ve ceza kanunlarımızı dolanmak değil midir? 4- Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan araştırma sonucu, çok sayıda gencin hayatını yitirmesine sebep olan bonzai kullanımının 11 yaşın altına düştüğü tespiti doğru mudur? 5- Türkiye’de uyuşturucu bulmak son yıllarda daha kolay hale mi gelmiştir? Bu konuyla ilgili bilhassa çocuklar açısından etkin bir denetim neden yapılamamaktadır? 6- Hükümet tekel ürünlerine üst üste zam yapmış, bir çok şeyi yasaklamış fakat bonzai denen maddenin ülkeye sokulmasına göz mü yummuştur? Bu bir politika mıdır? Gençlerimizi ve çocuklarımızı uyuşturucuya yönlendirerek suskun, uyuşmuş bir toplum yaratma amacı mı güdülmektedir? 7- Bakanlığınız uyuşturucuyla mücadele eden sivil toplum kuruluşlarına veya bireylere destek olmakta mıdır? Uyuşturucuyla mücadele kapsamında, Bakanlığınızca gerçekleştirilmiş projeler var mıdır, varsa nelerdir? 8- Bahse konu istatistiklerle Türkiye uyuşturucu batağındadır diyebilir miyiz?  Sorularını yöneltti.
Omurga Cerrahisinde Dünyanın İlk 3D Baskılı Omurgası Kullanıldı
İlk defa Çin’de cerrahlar, genç bir hastaya kanserde kaybetti kemiğinin yerine yapay, 3D-baskılı omur nakli yaptı.Son beş saatlik bir operasyon boyunca, Pekin’de ki Peking Üniversitesi Hastanesinde cerrahlar Minghao adında 12 yaşındaki kanser hastası çocuğun ikinci omurunda bulunan tümörü çıkardı ve 3D-baskı ile oluşturulmuş omur ile değiştirmeyi başardı.Bilim ve teknoloji adına sevindirici olan bu haber, gelecek yıllarda 3D Baskı cihazlarının hayatımızda bir hayli yer alacağını kanıtlar nitelikte.
Diyabet Hastaları Artık İğnesiz Kan Testi Yapabilecek
ABD'deki Princeton Üniversitesi'nden mühendislerin geliştirdiği cihaz sayesinde kandaki glikoz seviyesini ölçmek için iğneyle kan alımına gerek kalmayacak. Kandaki glikoz seviyesi yakında iğnesiz ve acısız ölçülebilecek. Glikoz seviyesini belirlemek için hastaların elini lazere uzatması yeterli olacak. Sonuç hemen alınabilecek. Araştırmayı yürütenlerden Sabbir Liakat, yeni cihazın glikoz seviyesini yüzde 84 doğruluk payıyla, yani mevcut yöntemlerden daha iyi ölçebildiğini vurguladı. Liakat, hazır olan cihazı daha da geliştirmeye, hastaların kendi kendine evlerinde glikoz seviyesini ölçülebilmesini sağlamaya çalıştıklarını belirtti. Araştırmanın sonuçları 'Biomedical Optics Express' dergisinde yayımlandı.teknolojioku
Saç Dökülmelerine İyi Gelen Yiyecekler
Saçlarınız çok güçsüzleşmiş ve sık sık da dökülüyorsa, beslenme düzeninizi kontrol etmenizde fayda var. Saçlarınızın daha güçlü olmasını sağlamak  ve dökülmelerini önlemek için size birtakım yiyecekler önereceğiz.Kuruyemişler: Saçların ihtiyacı olan omega 3 yağ asitleri kuruyemişlerde bol miktarda bulnan bir vitamindir. Çinko ve Omega 3’ün birarada olduğu kuruyemişleri tüketmek, saçları besler ve dökülmelerini durdurur.Zeytinyağı: E vitamini açısından zengin olan zeytinyağı saçların dökülmesini engellerken saç tellerinin güçlenmesine de katkı sağlar. Zeytinyağında bol miktarda bulunan E vitamini, saçları besleyerek koruma altına alır. Saç köklerinin kurumasını da engelleyen bu...devamı için:  724saglik.org/estetik-güzellik
10 Adımda Sağlık Yönetimi
Sağlık yönetimi mesleği hakkında özet bilgi içerir.  Sağlık yönetimine destek olmak için çok geç değil sende twitter da ‪#‎sağlıkyönetimine1000kadro hashtagi ile bize destek olabilirsin. Ayrıca aşağıdaki internet sitesine girip sağlık yönetiminin önünün açılması için imzan ile katkıda bulunabilirsin.  http://www.change.org/tr/kampanyalar/sa%C4%9Flik-bakanli%C4%9Fi-sa%C4%9Flik-y%C3%B6neticilerinin-%C3%B6n%C3%BCn%C3%BC-a%C3%A7in?share
Ölümünün 114. yılında F. W. Nietzsche ve Tarihe Damga Vuran Sözleri
Din, ahlak, modern kültür, felsefe ve bilim üzerine metafor, ironi ve aforizma dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazan Nietzsche 15 Ekim’de, Lützen yakınlarındaki Röcken’de doğdu. Babası Karl Ludwig papaz annesi Fransizka ise papaz ailesinden gelmektedir. Nietzsche henüz beş yaşındayken babasını kaybeder. Bir yıl sonra ise erkek kardeşinin ölümü üzerine, annesi ve kızkardeşiyle birlikte Naumbourg’daki büyük annesinin yanına taşınır. İlk kompozisyonu 10 yaşında kaleme aldı 1851 yılında Weber Enstitüsü’nde, eğitimine başlar. Annesinin ona piyano hediye etmesiyle ilk müzik derslerini alır. 10 yaşında ilk kompozisyon denemelerine başlar. Ortaöğrenimi sürecinde birkaç deneme çok sayıda şiir ve kompozisyon kaleme alır. 1864 yılında Bonn Üniversitesi’nde ilahiyat eğitimine başlar. Ancak bir yıl sonra kararını filoloji eğitimi yönünde değiştirir. Felsefeye ilk adımı Schopenhauer ile attı 1866 yılında Schopenhauer okumalarına başlar bir yandan da Yunan filolojisi üzerine denemeler kaleme alır. Felsefeye olan ilgisinin giderek arttığı bir dönemde Richard Wagner’le tanışır. 1869 yılında henüz 24 yaşında ve doktorasını dahi tamamlamamışken Ritschl’nin kendisini tavsiyesi üzerine Basel Üniversitesi’nde klasik filoloji profesörü seçilir. 1870 yılında Fransa ve Almanya arasındaki savaşa hastabakıcı olarak katılır. Bu esnada yaralanır ve hastalanır. Bale’aya geri döndüğünde tragedyanın doğuşu’ nun ana temalarını yerli yerine oturtmaya çalışır. 1872’de Müziğin Ruhundan Tragedyanın doğuşu adlı eseri yayınlanır. Bu sırada derslerine devam etmektedir. Yunan felsefe ve tragedyası üzerine dersler verir. İlk baş ağrıları başladı 1873 yılında Zamana Aykırı Düşünceler’in birincisi yayınlanır. Aynı yıl Yunanlıların Trajik Çağında Felsefe’yi kaleme alır. Bu dönemde Nietzsche’nin şiddetli migren krizleri baş gösterir. Görme bozukluğu nedeniyle düşüncelerini yazdırmak zorunda kalır. Bu süreçte başağrıları mide ağrıları giderek artar ve iki yada üç haftada bir yatağa düşmesine sebep olur. 1874’de Zamana Aykırı Düşünceler’in ikincisi yayınlanır. 1876’da artan sağlık problemleri nedeniyle bazı derslerinden muaf tutulur. 1876 yılında Zamana Aykırı Düşünceler’in sonuncusu olan ‘Richard Wagner Bayreuth’ta’yı yayınlar. Sonbaharda Paul Ree ile İtalya’ya yolculuk yapar. Sorrente’de bulunan Wagner’lerle son kez burada görüşür. İşte, Friedrich Wilhelm Nietzsche'nin tarihe damga vuran sözlerinden bazıları:
Reklam
Laboratuvarda İlk Kez İşlevsel Bir Organ Üretildi
İngiliz bilim adamları, laboratuvar ortamında ilk kez bütün işlevlerini yerine getiren organ üretti. 'Nature Cell Biology' dergisinde yayımlanan araştırmada, laboratuvarda üretilen ve yeniden programlanan hücreler ilk kez yaşayan bir hayvanda işlevini tamamen yerine getiren bir organ oluşturmak için kullanıldı. İskoçya’daki Edinburgh Üniversitesi Rejeneratif Tıp Merkezi Araştırma Konseyi'nde fareler üzerinde yapılan araştırmalarda söz konusu hücreler kullanılarak bağışıklık sisteminin çok önemli bir parçası olan timus bezi oluşturuldu. Laboratuvar ortamında üretilen hücrelerden elde edilen timus bezinin, işlevlerini yerine getirerek enfeksiyonlara karşı savaşmak için T hücresi ürettiği gözlendi. Araştırmayı yöneten Prof. Dr. Clare Blackburn, 'inanılmayacak kadar heyecan verici' olarak nitelediği araştırmada ' Laboratuvar ortamında hücreleri yeniden programlayarak vücuda nakledildiğinde işlevlerini tam olarak yerine getiren bir organ oluşturan suni bir hücre türü elde ettik. Şimdiye kadarlaboratuvar ortamında elde edilen organlar, büyüklük ve işlevsellik açısından sınırlıydı. Araştırmamız, laboratuvar ortamında klinik olarak kullanılabilir, suni bir timus elde edilmesi açısından çok önemli bir adım' dedi. Laboratuvar ortamında elde edilen organların yeni ilaçların geliştirilmesine de büyük katkı sağlayacağına dikkati çeken Blackburn, organın doğuştan timusu olmayan çocukların tedavisinde kullanılabileceğine işaret etti. Araştırmanın, gelecekte organ nakline alternatif oluşturacak yapan organ üretiminde de çığır açması bekleniyor. Geçen yıl da Avusturya Bilimler Akademisi Moleküler Biyoloji Enstitüsü, laboratuvar ortamında 9 haftalık bir fetüsünkine benzer gelişim gösteren bezelye büyüklüğünde beyin üretmeyi başarmıştı. Muhabir: Gökhan Kurtaran | AA
Dünya’daki En Büyük 10 Parti
Nedir? Kimse bunun nasıl başladığını bilmiyor.Fakat kimse bilmese de bu kirli savaş 1945 yılından beri her yıl tekrar canlandırılıyor. Ağustos ayının son Çarşamba gününde bu küçük kente dünyanın en büyük yemek savaşına katılmak için 30.000 kişi akın ediyor.  Ne zaman? Ağustos’un son Çarşambası Nerede? İspanya’nın Valencia bölgesinde yer alan Bunol adlı küçük kasabada Ne getirmeli? Çıkarıp atabileceğiniz kıyafetler ve gözlük. Gözlük getirmeniz önemli çünkü domates suyu gözleri çok yakıyor.
Reklam
Buzla Selülitlerden Kurtuluyoruz
Selülitlerin giderilebilmesi için uygulanan yöntemlerden biri de buz tedavisidir. Buz tedavisi ile, ciltteki ani ısı değişikliği selülitlerin vücuttan uzaklaşmasına yardım eder. Buz tedavisini kendi imkanlarınızla oldukça kolay bir şekilde uygulayabilirsiniz.Buzla Selülit Tedavisi Nasıl Yapılır?Her duş sonrasında bir parça buz kalıbını selülit olan bölgelerde 5-10 dakika gezdirin. Selülit olan bölgeler kızarmaya başladığı an işleme son verin. Hassas cilde sahipseniz, buz kalıbını bir poşete koyarak uygulayabilirsiniz.Selülite Buz Tedavisi Uygularken;Buzun damar genişletme özelliği bulunduğu için her gün uygulamak sakıncalıdır. Buz tedavisini selülitlerin bulunduğu bölgeye haftada 2 kez uygulamak yeterlidir. Bölgenin temiz ve gözeneklerinin açık olması tedavinin daha doğru uygulanmasını sağlar. Bu sebepten buzun selülitli bölgeye duş ya da banyodan sonra uygulanması daha etkili olacaktır.kaynak: 724saglik.org
Ayak Bakımında Kullanılacak Doğal Yağlar
Vücudumuzun tüm ağırlığını gün boyunca taşıyan ayaklarda topuk çatlakları ve derinin yüzeyinde pullanmalar görülebilir. Ayak maskeleri ile giderilmesi gereken bu ayak sorunlarında kullanabileceğiniz rahatlatıcı özelliğe sahip doğal yağlar mevcuttur.Sandal Ağacı YağıSandal ağacı yağı el ve ayak maskelerinde sıklıkla kullanılan bitkisel yağların başında gelir. Tek başına kullanılan bir yağ değildir. Ayak maskelerinin içinde bal, yoğurt ve avokado ile beraber kullanılarak ayakları pürüzsüz hale getirir.Portakal YağıPortakal yağı ile ayaklarınıza peeling yapabilir, pürüzleri ortadan kaldırabilirsiniz. Ayak maskeleri içine çok az miktarda eklenir. Tek başına kullanılmadığı için su, bal ve diğer bitkisel yağlarla beraber kullanılır.Lavanta YağıYorgun ayaklarınızı dinlendirmek isterseniz lavanta yağından faydalanabilirsiniz. Hazırlayacağınız maskenin içine çok az miltarda damlatmanız yeterli olacaktır. Su ile karıştırılarak ayakları yıkamak da etkili olacaktır.haber kaynağı:  24saglik.org/bakım-güzellik
Sivilce Oluşumunu Önlemek
Sivilce oluşumunun en önemli sebeplerinden biri kendimiziz. Yanlış uygulamalar, ihmalkarlıklar ve hatalı makyaj ürünlerinin kullanımı sivilce oluşumunu tetikleyen sebeplerden. Bu hatalardan ve tabii ki sivilcelerden uzak kalmanız adına, uymamız gereken kurallar; Pudra kullanmayın Her ne kadar pudranın parlamayı önleyici olması ve hafif yapıları ile tercih ediyor olsak da, pudranın gözenekleri tıkayıcı etkisi de biliniyor. Pudra kullanmanız siyah nokta ve sivilce oluşumunu tetikleyebilir. T bölgenizde yağlanma şikayetiniz varsa, yağ emici mendillerden kullanabilirsiniz. “Non-comedogenic” ürünleri kullanın “Non-comedogenic” ibarisi bulunan makyaj ürünlerini kullanmanız doğru olur, çünkü bu ürünler gözenekleri tıkamaz ve yağlanmaya sebep olmaz. Bu yüzden sivilce ve siyah nokta yapma olasılıkları yoktur. Yağlı ve sorunlu bir cildiniz varsa, aldığınız makyaj ürünlerinde bu ibarenin olmasına dikkat edin. Cildinizdeki kızarıklıkları içeriğinde salisik asit bulunan kapatıcılarla kapatmanız çok daha etkili bir yöntemdir. Bu kapatıcılar sivilceleri kapatırken, kızarıklıkların iyileşmesini de sağlar. Uyumadan önce mutlaka makyajınızı temizleyin Makyajla hatta güneş kreminizi temizlemeden yatmak, gözenekleri tıkayarak sivilcelenmeye neden olur. Bu yüzden her gece mutlaka cilt tipinize uygun bir temizleyici ile cildinizi makyajdan arındırın. Kalıcı fondöten kullanmayın Ciltte uzun süre kalan, akmayan fondötenleri temizlemek için en az iki kere yıkamak ve silmek gerekiyor. Bu işlemler ciltte tahrişe ve sivilceye eğilimli ciltlerde sivilce oluşumuna sebep olabiliyor. Kalıcı ürünler yerine hafif yapılı makyaj malzemelerini kullanmayı tercih edin.
Reklam
Daha Uzun Yaşamanızı Sağlayacak 17 Öneri
Bilim insanları, insan ömrünü uzatabilmek için çok sayıda araştırma yürütmektedir.  Google bile 'Calico' adını verdiği bir program ile yaşlanmayı önlemenin yolları üzerinde durmaktadır. Calico'nun faydalarını görmeye başlamamıza daha uzun yıllar var gibi görünmektedir, bu sebeple sizler için bugünden sağlığınızı daha iyi bir hale getirmenizi ve hatta ölümü biraz daha ötelemenizi sağlayacak bazı aktiviteleri derledik.
Okul Müdürü Ölümünden 27 Gün Sonra 'Sehven' Atandı
KARABÜK'te okul müdürlerini belirlemek için yapılan değerlendirmede, 27 Temmuz'da kalp krizinden ölen 75’inci Yıl Anadolu Lisesi Müdürü Murat Adnan Üren’e 100 tam puan verilerek listeye alınması, eğitim camiasında skandal olarak değerlendirildi. Karabük Milli Eğitim Müdürlüğü ise değerlendirmenin sistem tarafından yapıldığını, Üren'in liste sehven yer aldığını açıkladı. Okul yöneticiliğinde 4 yılını dolduranların değerlendirilmesi geçen 15 Ağustos'ta tamamlandı. Karabük İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nce değerlendirme sonucunda 48 yönetici yeniden görev yapmaya layık görülerek, isimleri internet sayfasından yayınlandı. Ancak listede 100 tam puan alarak 1’inci olan 75’inci Yıl Anadolu Lisesi Müdürü Murat Adnan Üren’in 27 gün önce 61 yaşında iken öldüğü anlaşılınca ismi internet sayfasından kaldırıldı. Vefat eden Üren’e 100 tam puan verilerek adının internet sayfasında yer alması sonradan çıkarılması eğitim camiasının tepkisine neden oldu.Türk Eğitim- Sen Karabük Şube Başkanı Ahmet Turgut Kurtoğlu, bugün Murat Adnan Üren’in Öğlebeli Mezarlığı'ndaki kabrini ziyaret ederek, dua okudu. Yenişehir Atatürk Ortaokulu’nda öğretmenlik yapan ve 2 yıl önce kanserden ölen eşi İlknur Üren ile yan yana gömülen Üren’in mezarına su döken Kurtoğlu, Murat Adnan Üren’e yapılan değerlendirme çalışmasına göre önce 100 tam puan verilmesini sonra da isminin internet sitesinden kaldırılmasını skandal olarak nitelendirdi. Ahmet Turgut Kurtoğlu, Üren’in 4 ay önce müdür rotasyonunda merkezden ilçeye, okuldan okula sürgün edildiğini belirterek, şunları söyledi: 'Gerek şahsi açtığı dava gerekse bizim açtığımız davalar sonucunda kendisi 75’inci Yıl Anadolu Lisesi’ne tekrar geri gelmişti. Arkadaşımız o sürgün süreci içersinde kanser olan eşine mahkemelerle, davalarla uğraşırken zaman zaman eşinin tedavisini aksatmak zorunda kaldı. 4 yıldır üzüntüler yaşattılar arkadaşımıza. Bu yeni müdürler değerlendirmesinden sonra yine görevde kalıp kalmayacağı nereye sürgün edileceği, müdürlük unvanının elinden alınıp alınmayacağı endişesi yaşayan o tertemiz, sevgi dolu yüreği fazla dayanmayan arkadaşımız kalp krizinden vefat etti. O günlerde rahmetli arkadaşımıza bunu reva görenlerin bugün küfür eder gibi ona 100 tam puan vermeleri ne demektir? Bunu ben kamuoyunun, eğitim camiasının vicdanlarına, anlayışlarına, insaflarına bırakıyorum. Karabük Milli Eğitim Müdürlüğü'nce çok özel tetikçilerle yapılmış bu değerlendirmeleri topyekun ve derhal iptal edilsin ve yeniden objektif bir değerlendirme yapılsın.' Değerlendirmenin okul müdürlerinin hangi sendikaya üye olduğuna göre yapıldığını ileri süren Kurtoğlu, 'Tetikçilerin ya da onlara emredilenleri sadakatle uygulama anlayışlarına göre yapılıyor' dedi. MİLLİ EĞİTİM: SEHVEN İSMİ YER ALDI Karabük İl Milli Eğitim Müdürlüğü sitesinden bugün yapılan açıklamada, vefat eden 75. Yıl Karabük Anadolu Lisesi Müdürü Murat Adnan Üren'in puanla dışında bırakılması için Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü ile görüşüldüğü kaydedildi. İldeki değerlendiriciler tarafından bunun dikkate alındığı belirtilen açıklamada, 'Bu durum değerlendirme ekran görüntüsünde de görülmektedir. Ancak sonuçlar sistemde yayınlandığında yönetici değerlendirme sistemi tarafından vefat eden Okul Müdürümüz Murat Adnan Üren'e sistem tarafından 100 tam puan verildiği görülmüştür. Okul Müdürlerinin tercih sıralamasında yararlanmaları için sonuçlar müdürlüğümüz web adresinde ilgili personel tarafından yayınlanırken listeden silinmesi sehven unutulmuştur' denildi. Bülent DİKTEPE/KARABÜK, (DHA)
Fit ve Sağlıklı Kalmanın 5 Kuralı
Yeme şeklinizi değiştirip, biraz daha egzersizle çok daha fit bir vücuda sahip olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey bu kuralları gözden çıkarmamak. İşte, fit ve sağlıklı kalmanın 5 püf noktası… Kahvaltıda protein tüketin Protein; tokluk hissi verir, kasları kuvvetlendirir ve vücudunuzu zinde tutar. Kahvaltıda tüketeceğiniz günlük 30 gram protein, açlık krizlerinin önüne geçer ve gün içinde karbonhidratlı ve yağlı atıştırmalıklara yönelmenize daha az neden olur. Ayrıca yüksek protein tüketerek geçirdiğiniz öğünler, %30 oranında daha hızlı çalışmasına neden olur. Sağlıklı atıştırmalıkları yanınızdan ayırmayın Öğünler arasında açlık krizlerini bastırmak için, yanınızda daima sağlıklı atıştırmalıklar bulundurun. Bir avuç badem ya da fındık, haşlanmış yumurta, elma, portakal ve mandalina gibi taze mevsim meyveleri, öğünleri sağlıklı geçirmenize ve uzun süre tok kalmanıza yardımcı olacak. Sebze pişirin Sebzelerin pek çok kişi tarafından favori yiyecek olmadığını çok iyi biliyoruz. Ancak uzmanlar, sebzelerin her öğünde tüketilmesini öneriyor. Sebze yemeklerini tüketmeyi sevmiyorsanuz, yapacağınız omletlere taze otlar ya da sebzeler ekleyebilir, salatalarınızı çeşitlendirebilir, ya da sebzeleri blenderdan geçirip sularını içebilirsiniz. Sebze tüketme alışkanlığı edindiğinizde fast food gibi zararlı yiyeceklerden de uzaklaşmış olacaksınız. Tam tahıllı besinleri öğünlerinize ekleyin Tam tahıllı ürünler, mümkün olduğunca az katkı maddesi içerir ve pek çok yapay maddeden arındırılmış olarak soframıza gelir. Öğünlerinizde tükettiğiniz beyaz ekmeği sofranızdan kaldırın ve yerine tam tahıllı olanları ekleyin. Canınız makarna istediğinde de kepekli olanları tercih edin. Sabah kahvaltılarında ya da öğle atıştırmalıklarında yulaf ezmesi de tüketebilirsiniz. Lif kaynağı olan tam tahıllı ürünler, uzun süre tokluk hissi de yaratacaktır. Sevdiğiniz yiyeceklerden kendinizi mahrum bırakmayın Bol köpüklü kahvenizin yanında çikolata mı yemek istiyorsunuz? Akşam yemeği için hamburger mi sipariş etmek istiyorsunuz? Güzel bir baklavanın hayalini mi kuruyorsunuz? Sevdiğiniz yiyecekleri tamamıyla hayatınızdan çıkarıp, kendinizi mutsuz etmeyin. Canınız çok yemek istiyorsa porsiyonlara dikkat edin ve egzersiz yapmayı ihmal etmeyin. Örneğin; 2 adet baklava yerine sadece bir tane yiyin ya da kahvenize bir parça bitter çikolata eşlik etsin.
Reklam
Dökülmeye Meyilli Saçlara Dolgunlaştırıcı Doğal Maske
Saçlarınızın dökülerek azalmasından şikayetçiyseniz, bu maskeyi uygulamalısınız. Tamamen doğal malzemelerden yapılan bu formül saçlarınızın dökülmesini durduracağı gibi saçlarınıza ekstra bakım da yapacak.Saç Dökülmesine Karşı Maske Tarifi• 1 su bardağı zeytinyağı• 1 tutam dereotu• 1 sap tarçın çubuğu• Biberiye yağı• 1 tatlı kaşığı kuru mayaKuru maya dışındaki tüm malzemeleri bir kaba alın ve benmari usulü 5 dakika kaynatın. Kaynadıktan sonra 15 dakika dinlendirip süzün ve içerisine kuru mayayı ekleyip karıştırın. Karışımı saçınıza sürün ve 2 saat beklettikten sonra saç tipinize uygun bir şampuanla iyice yıkayın.kaynak: 724saglik.org/kadın-bakım
Spor Yapmak Ağrı Eşiğini Yükseltiyor
Avustralyalı bilim adamları, 6 hafta boyunca birtakım katılımcılardan kondisyon bisikletine binmelerini istedi. Katılımcıların derisine bir cihaz aracılığıyla basınç uygulayan bilim adamları daha sonra tansiyon aleti kullanarak kol sıkıldıkça hissedilen acıya dayanıklılık seviyesi ölçtü.altı haftanın sonunda bisiklete binenlerin deriye acı veren cihaz ile tansiyon aletinin uyguladığı ağrıya daha dayanaklı hale geldiği görüldü. Araştırmanın sonuçları, “Medecine & Science in Sports & Exercise” dergisinde yayımlandı.Araştırmanın, eklem, bel ağrısı gibi sebebi kesin olarak bilinmeyen kronik hastalıkları bulunanların katılımıyla da doğrulandığında ilaçsız tedavi yollarının önünü açması bekleniyor.kaynak: 365haber.org/sağlık haberleri
Reklam
Süt İçerek Göbek Yağlarınızdan Kurtulun
Kadın-erkek pekçoğumuzda aynı serzeniş; sahillerde incecik ve fit görünümlü hemcinslerimize gözümüz kaydıkça 'neden ben böyle değilim' iç geçirişleri. Göbek yağlarımızdan kurtulsak ne de mutlu olacağız öyle değil mi? İşte tam da bu noktada yanıbaşınızda bir mucize yattığı ortaya çıktı. Kleopatra'nın güzellik banyosuna konu olan sütten bahsediyoruz. Yapılan çalışmalar, sütün içerisindeki kalsiyum sayesinde, günde iki bardak süt tüketiminin bir yada 2-4 kilo yağ kaybı sağladığını ortaya koyuyor. Acıbadem Ataşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Oya Yüksek, göbek yağlarını eritmede süt mucizesini anlattı. Modahaber
Türkiye'yi Bekleyen Tehlike: İlaç Kıtlığı
Bulunamayan ilaç sayısının dünya genelinde üç katına çıktığı ve küresel ilaç kıtlığı yaşandığı FIP ve Kanada Eczacılar Birliği’nin ev sahipliğinde, ilk kez gerçekleştirilen “Uluslararası İlaç Kıtlığı” zirvesinde gündeme getirildi. Türkiye’nin ülke nüfusunun yaşlanması, kronik hastalıklarla birlikte sağlık kuruluşlarına ve hekime ulaşımın artması, kişi başına ilaç tüketiminin yükselmesi sonucunu doğurmuştur. Sağlık hizmetlerinin kesintiye uğramaması, hasta güvenliğinin tehlikeye atılmaması, sürdürülebilir bir ilaç ve eczacılık hizmeti için ilaç politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini belirten CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, konuyla ilgili Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na verdiği yazılı soru önergesi ile: 1-   Türkiye’de bulunamayan ilaç mevcut mudur? Mevcut ise bu ilaçlar nelerdir? En çok hangi hastalığa ilişkin ilaçlarda böyle bir sorun yaşanmaktadır? 2-   Türkiye’de bulunamayan ilaç sayısında 2005 yılından bugüne bir artış olmuş mudur? Bu artış ne kadardır? 3-   Bu kıtlığın zaman içinde daha kötüye gideceği, sağlık personellerine giderek daha çok zorluk çıkartacağı ve hasta güvenliğini tehlikeye atacağı iddiaları doğru mudur? 4-   Piyasada bulunmayan ilaçlar sorunu Türkiye için ek maliyet ve iş yükü açısından nasıl problemler yaratmaktadır? 5-   Tümdünyadan delegelerin katıldığı, FIP ve Kanada Eczacılar Birliği’nin evsahipliğinde gerçekleşen Uluslararası İlaç Kıtlığı Zirvesi’nin bulunamayan ilaç sayısının dünya genelinde üç katına çıktığı ve küresel ilaç kıtlığı yaşandığı tespitlerini içeren Raporu hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu rapor içeriğinde belirtilen ilaç kıtlığı sorununa ilişkin almış olduğunuz bir önlem var mıdır? Varsa bu önlemler nelerdir? 6-   Türkiye’nin, artan ilaç kıtlığı ile gecikmiş tedavi veya tedaviye hiç erişememe yahut tedavinin daha az etkili bir alternatif tedaviyle değiştirilmesi sorunlarıyla karşı karşıya kalması an meselesi midir? 7-  Bakanlığınızca ilaç kıtlığına ilişkin bilgi sağlamak için kamunun erişebileceği bilgi kanalları oluşturulmuş mudur? 8-   Bakanlığınızca kritik ve hassas ilaçlar listesi oluşturmak adına küresel düzeyde bir süreç geliştirilmesi planlanmakta mıdır? 9-   Türkiye’de ilaç talep ve arzına ilişkin bilgi toplama ve bu bilgileri paylaşma ile ilgili bir faaliyet yürütülmekte midir? 10-   Bakanlığınızca bahse konu ilaç kıtlığına ilişkin stratejik emniyet stoku, acil durum planları, salgın hastalık durumu planlaması ve kapasite fazlalığı hususlarını içeren risk azaltım stratejileri geliştirmek için herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur? Sorularını yöneltti.
Reklam