onedio
Beyin Sağlığınızı Anlamak İçin 20 Saniyelik Test
Beyin sağlığı dengeyi mi sağlar? Japonya’da gerçekleştirilen araştırmaya göre tek bacaklarının üstünde 20 saniye ya da daha fazla duramayan insanlar felç ve demans gibi hastalıklara, durabilenlere oranla daha yatkın...Bu testle sıkıntı yaşayan insanlar, bu pozu tutturanlara göre bilişsel fonksiyonlarında da düşük puanlar alıyorlar.Bir açıklama: Yaşlı insanlar ve beden kütle indeksi daha yüksek kişiler araştırmacılara göre denge testinde daha kötü sonuçlar almakta. Literatür bize ilerleyen yaş ve obezitenin felç ve demans için risk faktörleri oluşturmakta.Fakat ötesi de olabilir. Geçmişte yapılan araştırmalar, beyinde bulunan küçük kan damarlarının hastalık taşıması, beyinin hareket mekanizmaları (denge gibi) için çok önemli olan ‘beyaz madde”yi etkileyebilir. Bunun suçlusu da çoğu zaman yüksek kan basıncıdır.Yine de dengeyi etkileyen birçok faktör vardır, yani bu test meselelere dair her şeyi belli etmez. UCLA’de nöroloji profesörü olan ve Men’s Health’e danışmanlık da yapan Dr. David Liebeskind şöyle açıklıyor: “Bu basit nörolojik disfonksiyonları tespit edebilir, fakat felç gibi diğer problemler için pek açıklayıcı değildir.”Dr. Liebeskind yılda 2 kez kan basıncının kontrol edilmesi gerektiğini söylüyor çünkü beyin ve sağlık konusunda önemli bağlantılar var. Eğer yüksek tansiyonunuz var ise, kan basıncına daha da dikkat etmeli, doktorunuzla beraber kontrollü olmalısınız.University of Connecticut’da nöroloji profesörü olan Dr. Leslie Wolfson’a göre büyük denge problemleri yaşıyorsanız (özellikle de düşme gibi) mutlaka doktora görünmelisiniz.Menshealth
Makat Çatlağına Botoks Çözümü
Kış aylarında kabızlık, zor ve sert dışkılama nedenleriyle çok sık karşılaşılan ‘Makat Çatlağı’, bilimsel adıyla ‘Anal Fissür’ makatta şiddetli ağrı ve kanamalara neden oluyor, fiziksel ve ruhsal açıdan hastaların yaşam kalitesini ciddi anlamda düşürüyor. Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sezai Leventoğlu, çoğu zaman basurla karıştırılan, halk tarafından utanılacak bir hastalık olarak nitelendirilip kişisel çabalarla iyileştirmeye çalışılan makat çatlağının oluşum nedenlerini, tedavi yöntemlerini ve bölgedeki kaslara müdahale etmeden uygulanan ve de %70-80 oranında başarı sağlanabilen Makat Çatlağında Botoks uygulamasını anlatıyor ve önerilerde bulunuyor.Makat çatlağı, tıbbi adıyla anal fissür makattaki küçük yırtıklar demek. Makat aşırı gerilmeye ve zorlanmaya bağlı olarak esneyip gevşemeyince bölgedeki doku yırtılıyor, kanıyor ve bir kısır döngü halinde ağrı kasılmaya, kasılma daralmaya, dışkının dar alandan zor geçmesi de yırtığa yol açıyor. Makat çatlağı başlangıç döneminde görülen taze parlak renkli kanama nedeni ile sıklıkla hekimler ve de hastalar tarafından hemoroid yani basur ile karıştırılarak yanlış adlandırılıyor. Hastalar ağrıları nedeniyle tuvalete çıkmayı erteliyorlar, daha az yemek yemeye dolayısıyla kilo vermeye başlıyorlar, sosyal yaşantıları zedeleniyor hatta işlerini bile kaybedebiliyorlar, sürekli ızdırap yaşıyorlar. Cam kırığı dışkılar tarzda ağrı, yanma tanımlıyorlar. Utanmaları sebebiyle konuşmak veya doktora gitmek istemeyen hastaların bilmeleri gereken şey anal ağrının er geç tedavi edilmesi gerektiği ve tanı ne kadar erken konulursa tedavinin o kadar başarılı olacağı.Makat çatlağının altında yatan temel nedenler kabızlık ya da sert ve zor dışkılama. Bu nedenlere gebelik, şehir değişikliği, ortam değişikliği (askerlik, evlenme), bağışıklık sisteminin zayıflaması da eklenebiliyor. Hastalar makat çatlağını cam kırığı tarzında dışkılama hissi, dışkı üzerinde ince şerit halinde kan, makatta yanma-acı hissi, özellikle dışkılama sonrası makatta zonklama olarak tanımlıyorlar.Makat çatlağı erken dönemde ise (akut anal fissür) dışkılama sonrası ağrı şikayeti ve kanama oluyor ancak bu şikayetler uzun süreli olmuyor, 2-4 hafta içinde beslenme ve tuvalet alışkanlıklarını disiplinize etmekle kolayca kaybolabiliyor. Şikayetlerin 4 haftadan uzun sürmesi, dışkılama sonrası temizlenmede ele şişlik, meme gelmesi, ağrılı dışkılama, yanma hissinin varlığı ise makat çatlağının kronikleştiğini gösteriyor.Makat çatlağından korunmak için ise;Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek,Mutlaka kahvaltı yapmak,Sabah uyandıktan sonraki ilk iki saat, mümkünse kahvaltıdan yarım saat sonra günde bir kez tam boşaltma tarzında dışkılama yapmak,Dışkılama sonrası makat bölgesine sıcak duş uygulamak gerekiyor.Tedavide Temel Amaç Kas Dokusuna Zarar VermemekAnal fissür, halk arasındaki ismiyle makat çatlağında tedavi stratejileri ameliyat dışı ve ameliyat yöntemleri olarak iki gurupta irdeleniyor. Tedavide anal kaslara geri dönüşümsüz zarar vermeden kas spazmını-kasılmasını ortadan kaldırmak hedefleniyor. Bu amaçla nitratlı kremler makat bölgesine uygulanabiliyor, kremlerin başarı olasılığı %50-60 arasında bulunuyor, iyi yanıt alınırsa tedavi 6-8 haftada tamamlanıyor. Bu kremlerin en büyük handikapı baş ağrısı olarak biliniyor.Botoks ile Öğle Arasında Bile Makat Çatlağından KurtulabilirsinizNitratlı kremlerden fayda görülmemesi durumunda ikinci seçenek Botolinium toksini yani BOTOKS enjeksiyonu. Uygulamanın uygulayıcıya ve ilacın dozuna göre başarı şansı %70-80. Etkinliği altı ay süren bu ilaç ofis koşullarında, anestezi gerektirmeksizin, minik iki adet iğne ile çok kısa sürede uygulanıyor, hastanın işe ya da okula gitmesini engellemiyor. Hastanın ağrı şikayetleri Botoks uygulaması sonrası 2-3 gün içinde geriliyor ve 10 gün içinde ise tamamen kayboluyor. Yöntemin güzel tarafı ise kas koruyucu olması, kalıcı gaz-gaita kaçırma sorunlarına neden olmaması.Son Çare AmeliyatNitratlı kremler ya da Botoks gibi ameliyat dışı seçeneklerden fayda görülmemesi ya da bunlara uygun görülmeyen vakalarda Sfinkterotomi denilen kas kesilmesi durumu kaçınılmaz oluyor. Amaç sağlıklı bireylerde olduğu gibi makat çapının 3 santimetreye getirilmesinin hedeflenmesi. Makat çatlağı olan bireylerde bu çap yarı yarıya azalmakta, gerilemekte, daralmakta. Burada önemli olan kasın ne kadar kesileceği. Kadınlarda ve erkeklerde kasın uzunluğu farklı. Kasın gereğinden az kesilmesi durumunda ameliyat hiçbir işe yaramazken, gereğinden fazla kas kesilmesi durumunda da gaz kaçırma-tutamama, gaita tutamama sorunları ortaya çıkabiliyor. Dr. Leventoğlu, özellikle ameliyatın gerekmesi durumunda kendilerinin dünya literatürüne katkı olarak sağladıkları rafine teknikle yani spazm kontrollü ve de basınç kontrollü olarak kasın kesilmesinin sorunu tamamen ortadan kaldırabildiğini ifade ediyor.
1800'lü Yılarda Doğan ve Hayatta Kalan Son 5 Kişi
Gençlik Pınarı belki bir efsane ve ölümsüzlük belki de tanrılar için ama bu 5 hanımefendi uzun ömürlü olmanın tanımını değiştirdiler. 3 Amerikalı, 1 Japon, 1 İtalyan kadından oluşan bu topluluk 1800'lü yıllardan bu yana yaşayan insanları barındırıyor. Pek çok yıl hatta yüz yıl yaşayan, pek çok tarihi olaya şahitlik eden, dünyanın teknolojik gelişmelerle nasıl değiştiğini gören bu insanlar, kendilerine özgü ve eşi benzeri olmayan bir bakış açısına sahipler.
Dünyadaki Besin Değeri En Yüksek 11 Yiyecek
Gün içerisinde yiyebileceğiniz besinler kısıtlıdır. Alabileceğiniz besin değerlerini maksimuma çıkarmak için, kalori bütçenizi akıllıca harcamanız gerekir. Bunu yapmanın en iyi yolu, besin değeri yüksek yiyecekleri yemek. Sizin için besin değeri yüksek 11 yiyeceği listeledik.
"Biber Gazı Bitkisel Kökenli"
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu biber gazınının bitkisel kökenli olduğunu öne sürdü biber gazı nedeniyle yaşanan ölümleri unuttu.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, biber gazının bitkisel kökenli olarak elde edilen kimyasal bir madde olduğunu, toplumsal olaylara müdahalede biber gazı ve müdahale araçlarını kullanacak personele gerekli eğitimlerin uzman eğiticiler tarafından verildiğini bildirdi.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu biber gazının biksel olduğunu savunurken biber gazı kullanımıyla yaşanan ölümler ise aksini söylüyor.Polisin yakın tarihte en yoğun olarak Gezi direnişinde kullandığı biber gazı nedeniyle Mersin Mehmet İstif polisin ağzına sıktığı biber gazı nedeniyle dil kökü kanserine yakalandı ve hayatını kaybetti.Yalova’da 27 Mayıs 2012’de bir kavgaya müdahale ederken biber gazı kullanarak 31 yaşındaki Çayan Birben’in ölümüne neden olduğu ileri sürülen 4 polis hakkında dava açılmıştı.Kadıköy’de 22 Aralık 2013'te katıldığı İstanbul Kent Mitingi’ne yapılan biber gazı müdahalesinden etkilenerek hastaneye kaldırılan ve 159 gün yoğun bakımda kalan Elif Çermik (64) ağır kalp yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi.CHP Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu’nun soru önergesini yanıtlayan Sağlık Bakanı, Emniyet teşkilatı envanterinde göz yaşartıcı gaz olarak sadece OC (oleoresin capsicum) bulunduğunu belirterek, “Biber gazı OC cinsinden biber tohumlarının yağlı ekstresidir. Biber gazı bitkisel kökenli olarak elde edilen kimyasal bir maddedir. OC, Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı kanserojen kimyasal maddeler listelerinde yer almamaktadır” dedi.BİBER GAZI EĞİTİMLERİSağlık Bakanı toplumsal olaylara müdahalede biber gazı ve diğer müdahale araçlarını kullanacak personele gerekli eğitimlerin uzman eğiticiler tarafından verildiğini, eğitimlerin periyodik olarak tekrarlandığını söyledi.Sağlık Bakanı, İstanbul Üniversitesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji AD’nin biber gazıyla ilgili raporunda konuya ilişkin “Biber gazları ve tozları deri üzerine ve mukozaya uygulandığında kızarıklık ve yanma hissi uyandırırlar. Ayrıca gözde geçici körlüğe ve irritasyona sebep olabilirler ancak bu etkilerin hiçbiri kalıcı değildir. Bu bulgular su ile yıkandığında daha da çabuk silinmektedir” denildiğini belirtti.“SU İLE YIKANMASI GEREKTİĞİ BELİRTİLMEKTE”Sağlık Bakanı, “Oleoresin capsicum”un inorganik bir çözücü olan suda çözünmediğini, ancak alkol, eter ve kloroform gibi organik çözücülerle çözündüğüne işaret ederek, “Oleoresin capsicum ile ilgili malzeme güvenlik bilgi formlarının acil ve ilk yardım tedbirleri kısmının gözle ilgili kısmında su ile yıkanması gerektiği belirtilmektedir” dedi.“GÖĞÜS AĞRISINA NEDEN OLABİLECEĞİ İFADE EDİLMEKTE”Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin biber gazıyla ilgili 5 Aralık 2006 tarihli kararında kargaşa hallerinde göstericilerin kontrol altına alınması ve dağıtılması için kullanılan biber gazının Kimyasal Silahlar Sözleşmesi ekinde belirtilen yasaklı kimyasal maddeler listesinde olmadığı ancak biber gazının kullanımının solunum yolları tahrişi, mide bulantısı, kusma, gözlerde tahriş, kaşınma ve göğüs ağrısına neden olabileceğinin ifade edildiğini söyledi.Gerçek Gündem
Reklam
Gülümseme Konusundaki 10 Gerçek
Evet, yanlış duymadınız! Genellikle kadınlar erkeklerden daha fazla gülümsüyormuş ancak aynı iş yerlerinde çalışan erkeklerin kadın iş arkadaşları kadar gülümsediği ortaya çıkarılmış çünkü kadınlarla aynı statülere sahip olan erkeklerin kadınlardan etkilendiği anlaşılmış. Bu bilgilere ek olarak erkek çocuklarının kız çocuklarına göre daha az gülümsemesine rağmen daha fazla göz kontağı kurdukları ortaya çıkmış.
Reklam
8 Maddede Kilo Verirken Eğlenmek
Çılgınca dans etmek saatte 300 kalori yaktırabilir ve buda yetmezmiş gibi vücudunuzu da şekillendirir . Gandalf gibi bir vücuda sahip olmayı kim istemez ki !
Sadece Gazetelerin Arka Sayfalarında Rastladığımız Sağlıklı Yaşama İlişkin 7 Altın Öneri
Son derece önemli bilgiler veriyor olmasına karşın, gazetelerin en arka sayfasında, memelerini büyütünce şansı açılan hanım kızımızın büyük resimli haberinin altında denk geldiğimiz haberlerdir bunlar. İçerik olarak hayatın sırrını verme ile eşdeğer bilgiye sahip ancak konum olarak 'okumasan da olur' tadındadır. Mesela ömrü uzatmanın yolları, sağlıklı bir cinsel ilişkinin anahtarları hep bu küçücük alanda verilir. Türkiye'de insan hayatına verilen değerin düşük olmasından mıdır yoksa bu haberlerin kaynağı olan bilim insanlarına duyulan güvensizlikten midir bilinmez ama bu haberler bir türlü hak ettiği yere ulaşamaz.
İnsan Vücudu Hakkında Belki de Bazılarına İnanmayacağınız 22 Gerçek
etiket
İnsan vücudu o kadar karmaşık bir sistem ki binlerce yıllık tıbbi bilgiye ve tecrübeye rağmen hala tam anlamıyla çözülebilmiş değil ve araştırmacıları şaşırtmaya devam ediyor. Muhtemelen bazılarını inandırıcı bulmayacağınız, vücudunuzun her bir köşesinden o gerekli/gereksiz ve ilginç bilgiler:
Reklam
Depresyon Bir Tür Alerjik Tepki mi?
Hemen her hafta kamuoyunda ünlü bir isim 'depresyonla savaşımını' dile döküyor ve bu hâlâ yürekli bir adım olarak görülüyor. Zira depresyonla ilgili tüm damgalanmanın kaldırılması gayretlerine rağmen, hala bir aklî ve duygusal zayıflık olarak görülüyor.Peki ya depresyon böyle bir şey değilse? Ya insanın kendisini gayet kötü hissetmesine yol açan bir fiziksel hastalıksa? O durumda depresyon yaşadığını açıklamak, daha kolaylaşacak mı? Ve depresyonun hayali bir durum olduğu inancına nihayet son verilebilecek mi?İngiliz gazetelerinden Guardian 'da yayımlanan bir haberde, sayıları giderek artan bilim insanının depresyon hakkında, ezber bozan tezlerle ortaya çıktığı belirtiliyor.Caroline Williams 'ın bu konudaki son çalışmalara ilişkin haberi şöyle:Los Angeles'teki Kaliforniya Üniversitesi'nde yıllardır depresyon konusunda çalışma yapan klinik psikoloğu George Slavich, depresyonun, akıl kadar vücutla da ilgili bir durum olduğu sonucuna vardı.Slavich, 'Depresyonu artık bir psikiyatrik durum olarak görmüyorum. Psikolojiyle ilişkili bir durum ama, aynı derecede biyolojik ve fiziksel sağlıkla da ilişkili.' diyor.Bu yeni tezin temeli, aslında, söylendiğinde, gayet bariz. Herkes hasta olduğunda kendisini kötü hisseder. İnsanın kendisini çok yorgun hissetmesi, can sıkıntısı çekmesi, divandan doğrulmak bile istememesi, psikologlar arasında, hastalıklı olma davranışı olarak bilinir. Bu durum da aslında, belli bir nedenle, vücuda daha fazla zarar verilmesini ya da enfeksiyonun daha fazla yayılmasını önlemek amacıyla yaşanır.Hastalanınca çoğalan depresyon belirtileriİnsanın bu hali, depresyona çok benziyor. Dolayısıyla eğer depresyon yaşayan insanlar klasik hastalık belirtileri gösteriyorsa ve hasta insanlar da depresyona giren kişiler gibi davranıyorsa, bu iki durum arasında ortak bir neden olabilir mi?Bu sorunun cevabı evet.Bu duruma yol açan en büyük aday da iltihaplanma. Yani bağışıklık sisteminin, yaraları kapatmak ve sistemin diğer kısımlarını harekete geçirmek için, adeta bir hırsız alarmı gibi devreye girmesi.Sitokin denilen protein ailesi vücutta iltihaplanmayı devreye sokuyor ve beyni hastalık moduna geçiriyor.Depresyon dönemlerinde sitokinlerin ve iltihaplanmanın büyük bir artış kaydettiği görülmekte. Çift kutuplu (bipolar) rahatsızlık çekenlerde, hastalığın hafiflediği dönemlerde sitokin ve iltihap düzeyi de düşüyor.Sağlıklı insanlar da, iltihabı artıran bir aşı yapıldığında, geçici bir süre için bunalıma, evhamlı bir döneme girebiliyor.Tifo aşısı yapılan insanların beyin görüntüleri, bu duruma, beyinde ödüllendirme ve cezalandırma işlemlerinin yapıldığı bölgedeki değişimin yol açabildiği sonucunu ortaya çıkardı.Başka ipuçları da var...İltihap - depresyon ilişkisiRomatizmal eklem iltihabı yaşayan insanlar, ortalamanın üzerinde oranda depresyondan muzdarip. Kanserle mücadelede iltihabi tepkiyi pekiştirmek amacıyla hastalara verilen interferon alfa adlı ilaç, yan etki olarak genellikle depresyona yol açıyor.Bu tür veriler arttıkça, vücutta iltihaba neyin yol açtığı konusu daha fazla dikkat çeker oldu.New York'taki Stony Brook Üniversitesi'nde görev yapan Turhan Canlı, enfeksiyonların en büyük neden olduğu kanısında ve hatta, depresyonu, 'bulaşıcı olmayan bir enfeksiyon hastalığı' olarak, yeniden tanımlamamız gerektiği inancında.Diğer uzmanlarsa bu derece ileri gitmiyor.Bunun bir nedeni, iltihaba yalnızca enfeksiyonun yol açmaması. Trans yağ ve şeker bakımından zengin olan beslenme şeklinin iltihaplara yol açtığı; bol meyve, sebze ve yağ oranı yüksek balıklardan oluşan beslenme düzeninin ise iltihapları kontrol altında tuttuğu biliniyor.Bir diğer tehlike de obezite. Özellikle bel çevresinde biriken yağ tabakalarında büyük miktarlarda sitokin depolanıyor.Modern zamanların alerjisiBuna sosyal dışlanmanın veya yalnızlığın getirdiği stresin iltihaba yol açtiği gerçeği eklendiğinde, depresyon, bir tür, modern yaşama yönelik alerji olarak belirmeye başlıyor.İnsanların giderek daha fazla yiyerek ve uyuşukluk edip kendilerini soyutlayarak kronik iltihaplanma döngüsüne kapılmalarıyla, depresyon da tüm dünyada hızla yaygınlaşıyor.Eğer durum böyleyse, depresyonla mücadelede, önleyici adımlar atılması, bir başlangıç noktası olabilir.Klinik psikolog George Slavich, vücuttaki iltihaplanma sürecini devredışı bırakmanın pek de doğru olmayacağını, zira enfeksiyonlarla mücadele için buna gerek olduğunu söylüyor ama 'düzenli iltihaplanmanın kontrol edilebilir düzeye indirilmesini amaçlamak, iyi bir hedef olur' diyor.Sevindirici olan bir gelişme, antidepresanlara, iltihapla mücadele eden ilaçların eklenmesiyle hem hastalık belirtilerinin düzelmesi, hem de tedaviye cevap veren insanların oranının artması oldu. Ama bu verinin doğrulanması için daha başka denemeler yapılması gerekiyor.Omega 3 ve kürküminin yararlarıAyrıca Omega 3 ile zerdeçaldan çıkarılan kürküminin benzer etkileri olabileceği belirtiliyor. Omega 3 ve kürkümini, reçetesiz edinmek mümkün ve denenmesi yararlı olabilir. Ama bunlar bir seçenek olarak değil, sadece yardımcı tedavi unsurları olarak düşünülmeli.Londra'daki Kings College'de görevli psikiyatr Carmine Pariante, 5-10 yıl içinde depresyon yaşayan insanların kanlarındaki iltihaplanma oranının ölçülebileceği ve buna göre tedavi sunulacağı inancında.Depresyonun toplumda hala bir damgalanma nedeni olmasına gelince...Kabahati, akıldan vücuda aktarmak, damgalama eğilimlerine son verir mi?Bunu zaman gösterecek. Depresyon, daha önceleri de fiziksel olgularla ilişkilendirilmişti. Yakınlarda yapılan bir araştırma, beyindeki 'kimyasal dengesizliklerin depresyona yol açtığı' bilgisinin daha geniş kitlelerce bilinir olmasına rağmen, depresyon damgalamasının azalmadığını gösterdi. Üstelik bu eğilim, durumu daha da vahimleştiriyor.Ama bu kez hedefte, beyin ya da akıldan kaynaklanan herhangi bir türdeki zayıflık yok. Herkesin vücudunda bulunan bir temel özelliğin olayların gidişine göre herhangi bir kişiyi vurabilmesi söz konusu.İşte bu bilgi, daha fazla anlayış ve şefkat uyandıramazsa, o zaman hiçbir şey uyandıramaz.BBC Türkçe
Uzayda Hayat Var Mı Sorusunun Cevabı Nanosensörlerde mi?
Uzayda yaşam izleri bulmak için dünya var gücüyle çalışıyor. Curiosity ya da Philae gibi uzay sondalarının kullandığı kimyasal tetkikler ise bulunan materyallerin halen canlı olup olmadığını söyleyemiyorEngadget’ın haberine göre, Fransız bilim insanları bu konuda yardımcı olabilecek bir nanosensör geliştirdi: yaklaşık 500 bakteri toplama kapasitesi olan, lazer hareket sensörlü bir konsol. Bakteriler eğer canlıysa, konsolda çok hafif titreşimler yaratıyor ve lazerler de bu hareketleri yakalıyor. Bakteri ölünce bu sinyal de duruyor. Bu teknoloji kimyasal değil, tamamen mekanik olduğu için, ilaç deneyleri gibi pek çok amaçla da kullanılabileceği öngörülüyor. Örneğin lazer hareket sensörlü bu konsollara kanser hücreleri yerleştirilebilir. Eğer kansere karşı geliştirilen ilaç etkiliyse, hareket sinyalleri yavaşlayabilir ya da durabilir. Normalde uzay sondaları dünyadakine benzer kimyasal maddeleri arıyor ama başka gezegenlerde farklı türde kimyasallar da olabilir. Kim bilir, belki nanosensörler sayesinde Titan’ın hareket halindeki soğuk metan göllerinde günün birinde yaşam izleri bulunabilir. Bilgi Çağı
Reklam
HDP'li Murat Bozlak Yaşamını Yitirdi
HDP Adana Milletvekili, eski HADEP Genel Başkanı Murat Bozlak, kanser tedavisi gördüğü Ankara’daki Güven Hastanesi’nde hayatını kaybetti.HDP tarafından yapılan yazılı açıklama, 'Uzun süredir kanser tedavisi gören Adana Milletvekilimiz, eski HADEP Genel Başkanı Sayın Murat Bozlak, bu akşam saat 19.50’de Ankara’daki Güven Hastanesi’nde ne yazık ki yaşam mücadelesini kaybetmiştir. Milletvekilimize Allah’tan rahmet, ailesi, yakınları ve tüm partililerimize, halkımıza başsağlığı diliyoruz' denildi.DHA
Bilgisayar Oyunlarının Sizi Daha Sağlıklı ve Akıllı Yaptığını Gösteren 11 Bilimsel Gerçek
Bilgisayar oyunları kötü bir üne sahip. Çoğu zaman şiddeti, bağımlılığı tetikleyen, obeziteye davetiye çıkaran boş geçen saatler olarak gösteriliyor.  Bu sadece madalyonun bir tarafı. Bilgisayar oyunları 20 milyar dolarlık bir sektör. Entertainment Software Association'a göre 2012'de Amerikan vatandaşlarının %58'i bilgisayar oyunu oynamıştır. Çoğu bilgisayar oyunu, oyuncularına fiziksel ve eğitsel faydalar sağlayacak şekilde dizayn edilebilir. Sopa sallamak veya hareket eden bir objeyi hedef almak gibi tekrar eden aksiyonlar kullanan oyunlar, beyni ve kasları çalıştırıp, gerçek hayatta daha etkin kullanmamızı sağlayabilir.Bilgisayar oyunlarının beyni çalıştırmadaki etkisi kitap okumanın veya bisiklete binmenin etkisiyle aynıdır — beyin öğrenmeye başladığında, binlerce yeni bağlantı şekillendirir. Sonunda bir ödülün olması da, oyuncuyu kabiliyetlerini devamlı geliştirme noktasında teşvik eder.
Reklam
En Kirli 10 Eşya Açıklandı
Sağlık, hijyen ve temizlik konularında çalışmalar yapan Hijyen Konseyi, sağlık açısından tehlike arz eden 10 kirli eşyayı açıkladı.AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, hijyen, temizlik ve buna bağlı sağlık konularında çalışmalar gerçekleştirmek üzere kurulan, hiçbir yere ve makama bağlı olmayan Hijyen Konseyi, gıda mühendisleri, veteriner hekimler, hukukçular, akademisyenler, sağlıkçılar ile gıda ve tüketici dernekleri üyelerinden oluşuyor.Tüketicileri ve kamuoyunu uyarmayı, bazı noktalara dikkati çekmeyi amaçlayan konsey, 2014 yılında uygulamaya soktuğu 'hijyen avcıları'nın tespitleriyle halkın sıklıkla kullandığı, sağlık açısından tehlike arz eden 10 eşyayı açıkladı.'Tuvaletten bile daha pis' olarak nitelendirilen, 'kirli top 10' şeklinde açıklanan ürünler şöyle:'Türkiye'nin hemen her yerinde bu ürünler kullanılıyor ve hastalık yapıcı mikroorganizma taşıyabiliyor. Bu eşyalarla ilgili yaptırılan araştırmalar da gözönünde bulundurulduğunda vatandaşların dikkatli olmaları gerekiyor. Bunlar, teneke kutu içeceklerin dış yüzeyi, hastane ve kamu binaları tırabzanları, el kurutma makineleri, fast food ve çiğ köftecilerde verilen uzun süre bekletilmiş yeşil sebzeler, otobüs içindeki tutacaklar, havlu, kullanılmayan spor salonlarındaki aletler, kağıt ve madeni paralar, restoran menü kitapçıkları, ortak kullanım alanlarındaki lamba düğmeleri, güzellik salonları ve kuaförlerdeki havlu ve aletler. Bu eşya, makine ya da ürünler, fazla temizlenmediği için birçok hastalığa davetiye çıkarabiliyorlar.'Bu listenin, hijyen kurallarına yeterince dikkat edilmeyen durumlarda geçerli olduğunu belirten konsey yetkilileri, listedekiler hakkında hijyen avcılarının genel olarak hijyen kurallarına yeterince dikkat edilmediğini gözlemlediğini söyledi.Yetkililer, hijyen kurallarına uyulan yerlerde yukarıda saydıklarının geçerli olmadığını kaydetti.AA
"Su İçsem Yarıyor" Diyenlerin Sorduğu 11 Soru ve Bunlara 11 Cevap
Sağlık Bakanlığı, 'çok az yiyorum ama su içsem yarıyor' diyerek fazla kilolarından yakınanlara 2012'de cevap vermişti. Bakanlık görülme sıklığı giderek artan obezite ile mücadele kapsamında şişmanlık konusunda 70 soru ve 70 cevap hazırlamıştı. İşte bunlardan 11 tanesi:
'Erkek İçin de En Güçlü Kariyer Babalık'
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, 'Analık bir kadın için en güçlü kariyer, bir erkek için de en güçlü kariyer babalık. Bakanlık da vekillik de hikaye, iyi bir babaysam en büyük kariyer bu' dedi.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, parti teşkilatıyla buluşmak üzere geldiği kentte, DSİ toplantı salonunda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.'Annelik kariyeri''Annelerin kariyer yapması konusunda sözlerinize özellikle Elif Şafak gibi kişiler karşı çıktı, yanlış anlama mı var acaba?' sorusunu Bakan Müezzinoğlu, 'Cenab-ı Hak milyarlarca beyin vermiş, milyarlarca düşünce tarzı vermiş. Dolayısıyla 'Elif Şafak'la ben aynı düşüneceğim' diye bir şey yok. Farklı düşünebiliriz, zaten zenginlik buradadır. Ama ortak noktaya geleceğiz. Analığın üzerinde güçlü bir kariyer görmüyorum, analık bir kadın için en güçlü kariyer, bir erkek için de en güçlü kariyer babalık. Bakanlık da vekillik de hikaye, iyi bir babaysam en büyük kariyer bu' diye yanıtladı.'Millet kanmaz'Bir başka basın mensubunun, 'Anayasa Mahkemesi'nde paralel endişe taşıyoruz' mu demek istiyorsunuz?' sorusu üzerine Bakan Müezzinoğlu, şöyle konuştu:'Hayır sadece paralel endişe değil, 12 yılda gördüğümüz fotoğraflar ortada. AK Parti kapatma davası buradaydı, 'laikliğe karşı' hükmünü burası verdi. Laiklik adına hangi yanlışı yaptık, kimin hayat felsefesine karıştık, kime zorla 'al şu örtüyü ört' dedik. Ama onlar zorla açılması için her türlü kararı verdiler. Kapatma davasını hangi hakla bir savcı açıyor ve bir oyla kurtuluyor. Nerede egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.' Nerede Atatürk'ten geçinenler, nerede Atatürk'ün gölgesine sığınanlar.Kızıyor bazen Atatürkçü arkadaşlar, o büyük önder diyorki 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyor, muasır medeniyet seviyesini hedef gösteriyor. Onun örtüsü, kılık kıyafeti, bıyığı sakalıyla uğraşarak bu seviyeye gidilmez. Yol konuşmazlar, tünel konuşmazlar, yatırım konuşmazlar… 3. havaalanından vazgeçeceksiniz, 3. köprüden vazgeçeceksiniz, şehir hastanelerini yapmayacaksını. 'Yan gelip yatın' diyorlar. Millete verdiğimiz söz bu değil, hiç kusura bakmasınlar. 22 milyon oy, 11 kişinin değil. 50 milyon vatandaşımızın seçmen hakkı var. Milletimiz cumhurunu seçti. Eskiden kapalı kapılar ardında tespih gibi diziyorlardı genel başkanları, 'biz falana karar verdik' diyorlardı. Aynı bugün CHP'nin Ekmeleddin İhsanoğlu'na karar verdiği gibi. Sonra da 'halkçıyız' diyorlar. Bunda demokrasi, milli irade, parti vicdanı var mı? Herkesi, kendinizi de kandırırsınız ama milleti kandıramazsınız. Biz siyaseti milletle yapmaya devam edeceğiz.'Son anketlerBir gazetecinin son anketleri hatırlatması üzerine de Bakan Müezzinoğlu, AK Parti'nin anketlerde birinci olduğunu söyledi.Anketlere göre CHP'nin AK Parti'nin çok gerisinde ikinci parti olarak göründüğünü ifade eden Müezzinoğlu, anketleri şöyle sıraladı:'48-50 bandı AK Parti, 24-26 CHP, 14-15 bandı MHP ve 7-9 bandında da DTP. Seçim barajı konusunda bizimle ilgili bir sorun yok ama bir tuzak kurmak istiyorlarsa kuracaklar. Ama millet artık kimin tuzak kurduğunu biliyor. 2001'deki seçimlere bir bakın. Cumhurbaşkanımız o dönemde, 'Türkiye'de hiç bir şey eskisi gibi olmayacak' demişti. Birileri milletin kaderiyle oynayamaz.''Kan ürünlerinden ilaç üretilecek'Sağlık Bakanlığının 2015 yılı hedeflerini anlatan Müezzinoğlu, Hükümet ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da destekleriyle Bakanlığının 2015'te vizyon projelerini hayata geçirmeye başlayacağını, bu projelerin ilkinin, kan ürünlerinden ilaç üretmeyi tanımlayan Plazma Fraksinasyon Projesi olduğunu belirtti.Projenin sonuçlandığında Türkiye'nin kan ürünlerinden ilaç üretimi gerçekleştireceğini anlatan Bakan Müezzinoğlu, şöyle konuştu:'Plazma fraksinasyon ihalesine çıkıyoruz. Yani Kızılay'ın topladığı tüm kan ürünlerinde ayrıştırma sistemiyle ilaç üretimini Türkiye'ye kazandıracağız, çünkü bu ilaçlara her yıl 500 milyon lira ödüyoruz. Firmaya diyoruz ki 'bu ilaçları 7 yıl boyunca senden alacağız ama üç yıl sonra bu ilacın üretimi Türkiye'de olmaya başlayacak. 4. yıldan itibaren Türkiye'de ürettiğin ürünleri alcağız' diyeceğiz. Burdan sonra ne kazanacağız, bu ilaçların üretim merkezi Türkiye'ye gelmiş olacak, bu ülkeden çöpe attığımız kan ürünlerinin diğer kısımları 500 milyon lira, ödediğimiz paranın ürüne dönmesini, ülkede kalması sağlanacak. İhalesine başladık.'Milli aşı çalışmalarıTürkiye'nin milli aşısını da üretmek için çalışmaların sürdüğünün vurgulayan Müezzinoğlu, 'Aşının da dün kararını verdik, Türkiye milli aşısını yine aynı sistemle üretecek. Her yıl 300 milyonluk aşı alıyoruz, aynı sistemle 'bana 7 yıl süreyle aşıyı senden alma garantisini veriyorum. Ama üçüncü yıldan itibaren aşıyı ülkemde üreten ve yarın da yeni aşıları icat eden bir kurum olman lazım' şartını getireceğiz' dedi.Kanser tedavisi için önemli adımKanser hastalarının gen haritaları çıkarılarak tedavilerinin bu haritaya göre yapılması projesinin de yürütüleceğinin altını çizen Müezzinoğlu, şunları kaydetti:'Üçüncü projemiz. 'Onkogen' dediğimiz kanser tedavisinde kişiye özgü tedavi... İngiltere başladı, biz bir iki nedenle geç kaldık. Harward'la ortak, onkogen kanserin kişiye özel tedavisi, yani gen haritası çıkarılarak o haritanın çıkan muhatap ilacıyla tedavi sürdürülecek. Şimdi biz kanser hastalarında 3-4 etkin ilaç kullanıyoruz, halbuki orada etkin olan bir ilaç. Hangisinin etkin olduğunu bilemediğimiz için diğerlerini de kullanıyoruz. Gen haritasına göre etkin olan birini kullanacağız. Türkiye önümüzdeki döneminde kanser tipine özgü ilacın üretimini yapacak.'TürkKök ProjesiSağlık Bakanlığı'nın diğer önemli projesinin de TürkKök Projesi olduğunu ifade eden Bakan Müezzinoğlu, şu an kemik iliği bağışlayan 20 bin olan donör sayısını yıl sonuna kadar 100 bine çıkaracaklarını bildirdi. Bakan Müezzinoğlu, 'Biz Türkiye'de sağlığı tüketen güçlü bir ülkeyiz, şimdi tükettiğini üreten ve pazarlayan da bir ülke olmayı istiyoruz' dedi.Edirne'deki asansörlerin 3. kattan sonra çalışmasıMüezzinoğlu, Edirne Valisi Dursun Ali Şahin'in obeziteyle ilgili güzel farkındalıklar yarattığını da ifade ederek, asansörlerin belli kattan sonra çalışma uygulamasının da iyi bir algı yaratacağını düşündüğünü söyledi.Özellikle gençlerin sağlıkları açısından belli katlara asansörle çıkmak yerine merdiveni tercih etmesi gerektiğinin altını çizen Bakan Müezzinoğu, 'Asansörlere bizim kural koymamız çok doğru değil ama böyle bir algıyı yerleştirmemiz doğru. Hastamız var, yaşlımız, engellimiz, obezimiz var. İlk üç kata asansörü bekliyor olmak bir genç için kendisine yaptığı bir kötülük, sağlığına yaptığı bir olumsuzluk, 3 kat merdiven çıkmak veya inmek sağlığımız için doğru olan' diye konuştu.'Kadınlar siyasette daha güçlü olacak'Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 'Başı örtülü, başı açık hiç fark etmez bizim için üretebilen olsun, ülkesine memleketine hizmet edebilme derdi olsun. Her iki şekliyle de bizim için saygın olan kadınlarımız her mevkide her makamda olabilmelidir' dedi.Müezzinoğlu, AK Parti Uzunköprü İlçe Başkanlığı'nda düzenlenen toplantıda, partisinin kadın kolları kongrelerinin başlayacağını söyledi.Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda kadına verdiği önemi ve değeri birilerinin göz boyamayla bugüne kadar taşıdığını belirten Müezzinoğlu, şunları anlattı:'Ama AK Parti bu konuda daha faklı ve samimi bir anlayışa sahip. Kadının saygın ve güçlü bir şekilde siyasette yer almasıyla ilgili güçlü çalışmalar yapıyoruz. Cumhurbaşkanımız ve partimizin kurucusu olan sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın dinamikleriyle oluşturduğu kadın kolları ve yönetimleri, bundan sonraki süreçte parti içinde çok daha güçlü olacaktır. AK Parti'nin kadın dinamikleri bugüne kadar bölücü, ayrıştırıcı ve ideolojik anlayışta olmadı. Başörtülülere yönelik geçmişte bu ülkede ayırcılık yapıldı. Eskiden bu ülkede kadınların bir kısmının temsil hakkı vardı. Başı örtülü, başı açık hiç farketmez bizim için üretebilen olsun, ülkesine memleketine hizmet edebilme derdi olsun. Her iki şekliyle de bizim için saygın olan kadınlarımız her mevkide her makamda olabilmelidir.'Kadınların siyasette daha güçlü olacağını dile getiren Müezzinoğlu, bundan sonraki süreçte kadınların belediye başkanlıkları, belediye meclisi ve TBMM'de daha çok yer alacağını aktardı.Kadınların bir elmanın diğer yarısı olduğunu belirten Müezzinoğlu, 'Siyaseti gelecek kuşaklara saygın ve dinamik taşıyabilmek için de kadınlarımız önemlidir. Kadın kollarımız güçlü bir dinamizmi başaracaktır, bizde onların yanında olacağız' dedi.'Gençler bizim göz bebeğimiz'Türkiye'nin geleceği açısından gençlerin önemli olduğunu ifade eden Müezzinoğlu, şunları kaydetti:'Gençler bizim göz bebeğimiz. Geçmişte, 'Yazık oldu, şehit oldu veya filan katletti' denilerek gençleri heba eden anlayışlar oldu. AK Parti gençleri bu ülkenin ve bu devletin geleceği gibi gördü. Kendimiz fedakarlık yaparız, kendimiz bayrak asarız, kendimiz slogan atarız ama gençleri zihnen fikren ve gönül olarak yarınlara koruyarak geliştirmemiz gereklidir. AK Parti olarak gençliğe bakışımız budur.'Gençlerin bu ülkeye kendilerinden daha çok lazım olduğunu vurgulayan Müezzinoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:'Dolayısıyla bizim bu ülkeye vereceklerimiz beşli, onlu yıllardır ama onlarınki kırklı ellili yıllardır. O nedenle iyi yetişmelidirler. Hem mahallelerine, hem bölgelerine güçlü sahip çıkmaları ve geleceğe kendilerini hazırlamaları için yanlarında olduk olmaya devam edeceğiz. İnşallah gençlik kollarımızın kongreleri de bu süreçte olacak.'Trakya'nın, Edirne'nin milletvekili olduğunu, buradaki vatandaşların oy verip vermemelerinin önemli olmadığını belirten Müezzinoğlu, CHP ve MHP'lilere karşı da sorumluluklarının olduğunu söyledi.Konuşmasının ardından ilçedeki bir otelde gazetecilerle bir araya gelen Bakan Müezzinoğlu, bölgenin kalkınması için ortak akılla hareket ettiklerini dile getirdi.Programlarının ardından esnafı ziyaret ederek yeni yılını kutlayan Müezzinoğlu, trafik kazasında hayatını kaybeden oğlunun organlarını bağışlayan aileye de plaket verdi.Müezzinoğlu, organ bağışının yaygınlaşması için çaba sarf edeceklerini sözlerine ekledi.Salih Baran - Cihan Demirci, AA
2014'ten Akıllarda Kalan Gülümseten, Mutlu Eden 15 Olay
2014 dendiğinde birçok kişinin aklına yaşanan acı olaylar, gergin siyasi atmosfer geliyor olabilir. Ancak 2014'te bizi gülümseten, gururlandıran ve mutlu eden birçok olay da yaşadık. Şimdi arkanıza yaslanın ve yakın süre önce veda ettiğimiz 2014'ün, hatırlandığında mutlu edecek anlarıyla 2015 için umutlanın!
Reklam