onedio
Vajina Temizliği Konusunda Bilmeniz Gereken 8 Şey
Gerek gündelik konuşmalarda gerek TV programlarında ve gerekse de reklamlarda vajinanın çok özel bir temizliğe ihtiyacı olduğu algısı yaratılıyor. Sırf günlük ped reklamlarında kullanılan 'pis kokuların önüne geçer' lafı bile vajinanın gün içinde çok kirlenen, pis kokan bir şey olduğu algısını oluşturuyor. Peki gerçekten öyle mi? Vajinanızı yeteri kadar iyi temizliyor musunuz? Gelin birlikte öğrenelim.
'Lütfen İmkanı Olan Bana Yardım Etsin'
Kars'ta tüm vücudunu siyah benler saran ve cilt kanseri olabileceği söylenen 13 yaşındaki Necla Orman, tedavi olup iyileşmek istiyor.Necla Orman 1 yaşındayken anne ve babasınının ayrılması üzerine dayısı tarafından yuvaya verildi. Necla Orman'ın vücudunun çeşitli bölgelerinde olan benler, zamanla tüm vücuduna yayıldı. Anne Nurcan Demirtaş, 2 yıl önce hastalığını öğrenince kızını yanına alarak birlikte yaşamaya başladı. Tüm vücudu siyah benlerle sarılan, sırtında siyah kıllar çıkan Necla Orman defalarca ameliyat olmasına rağmen iyileşemedi. Kars Kafkaf Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesinde en son 26 Kasım 2014'te ameliyat edilen Necla Orman'ın vücudunda benler yeniden çıktı.
Kanser Tedavisinde Yeni Buluş
Fransız bir biyolog, 'ET-D5' adı verilen molekülün, hücre bölünmesini engelleyerek vücuttaki tümörün büyümesini durdurduğunu ortaya çıkardı.Fransız Biyolog Aurelie Juhem, fareler üzerindeki yedi yıl süren araştırmalarda molekülün bazı kanser türlerinin tedavisinde olumlu sonuçlar verdiğini belirledi. Juhem, 'ET-D5' adı verilen molekülün hücre bölünmesini engelleyerek tümörün büyümesini durduğunu saptadıklarını vurguladı.Molekülün, tümörü besleyen kan damarlarını da yok ettiğini belirten Juhem, böylece zayıflayan tümörün öldüğünü söyledi.Farelerin derisinin altına insanlardan alınan küçük bir parça tümörün yerleştirildiğini anlatan Juhem, 2-3 dozluk tedaviden sonra tümörün kütlesinin yüzde 95'ten fazlasının ölü hücrelerden oluştuğunun gözlendiğini belirtti.Biyolog, ekibiyle geliştirdiği özgün yöntemin hap şeklinde olmasının, hem tümör hücrelerini hem de tümörü besleyen damarları hedef alması açısından önem taşıdığına dikkati çekti.Tedavisi zor kanserlerde işe yarayacakJuhem, testler için paranın bulunması halinde gelecek yıl molekülün insanlardaki sonuçlarının değerlendirilebileceğini, bu yöntemle özellikle tedavisi çok zor olan karaciğer, pankreas, böbrek ve beyin kanseri hastalarının molekülü hap şeklinde alabileceğini ifade etti.Ancak Biyolog, toksikoloji testlerinin yapılması için 500 bin euroya ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. Söz konusu miktarın, 'CrowdFunding' (Kitlesel fonlama) adlı sistemle toplanılması hedefleniyor.AA
Dinlerken Aşık Olacağınız 10 Ruhi Su Türküsü
Türk Halk Müziği'nin ve Devlet Operası'nın bayraktarı ve en önemli neferlerinden olan Ruhi Su 1912'de doğdu. Ermeni asıllı bir yetim olan Ruhi Su, çocukluğunu yetimhanede ve yoksul bir ailenin yanında geçirdi. Bir dönem asker olmak istediyse de daha sonra sanata yöneldi. Devlet Operası'nda büyük işlere imza atan Su, aynı zamanda Türk Halk Müziğine'de yönelerek iki müzik türüne de büyük katkılarda bulundu. Sol görüşleri sebebiyle bir dönem hapis yatan Ruhi Su tüm yıldırma ve baskı politikalarına direnerek Türk musiki tarihine büyük bir sanatçı olarak adını en üst mertebeden yazdırdı. Özellikle Sümeyra Çakır'la birlikte gerçekleştirdiği konserler dünya çapında büyük yankı uyandırdı. Ruhi Su 20 Eylül 1985'de hayata gözlerini yumdu. Bu büyük sanatçının aziz hatırasına saygıyla, güzel dinlemeler...
Reklam
Daha Fit ve Güçlü Olabilmek İçin Beş Öneri
1. Hareket, hareket, hareket ve sonra biraz daha hareket. Hareketsiz bir yaşam başta kaslarımız ve genel sağlığımız için çok zararlı. Şu kas meselesine gelince, yaş aldıkça hepimizin bildiği gibi kaslarımız eski gücünü yitirmeye başlıyor, hele bir de hareketsiz bir yaşam sürüyorsak hapı yuttuk demektir. Eğer benim işim gereği aktif olmam neredeyse imkansız diyorsanız, o zaman bizim önerimiz her saat başı ayaklanıp, hareket etmek.2. Ağırlık kaldırma egzersizlerinin önemini artık herhalde hepimiz öğrendik. Bu konuda Dr. Josep Mercola ”Kas oluşumu için proteinlere ihtiyacımız vardır. Fakat yaş aldıkça, vücutlarımız bu proteinlerin az bir kısmını kullanmaya başlıyor. Yaşınız ya da fitness seviyeniz ne olursa olsun ağırlık çalışması yapmanın bir çok faydası vardır” diyor.Prof.Dr. Mehmet Öz ”Ağırlık çalışması yapmak size yağsız kas kitlesi kazandırır. Bu nedenle zaman içinde daha fazla kalori tüketmenizi sağlayarak, kilo vermenize yardımcı olur. Kaslarınızı daha güçlü ve donanımlı hale getirir. Aslında, sırt kaslarınızı güçlendirmek, sırt ağrısından kaçınmanın en iyi yoludur. Kalp, damar ve bağışıklık sisteminizin yaşlanmasını azaltır. Kemik yoğunluğunu korumak ve artırmak, osteoporozun önlenmesi için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir. Kas kütlenizi korumanıza yardımcı olur. Eğer gücü artırıcı egzersizler yapmazsanız, her 10 yılda kas kütlesinin ortalama yüzde 5′ini kaybedersiniz. (35 yaşından sonra her on yılda yaklaşık olarak kadınlar 1 kg, erkekler ise 1,5 kg kaybeder.)Haftada sadece 30 dakika yapılan direnç eğitiminin anti-aging etkisi vardır ve bu sizi yaklaşık 2 yaş daha gençleştirecektir” diyor.3. Fit ve güçlü olmak için düzenli ve sağlıklı bir diyet olmazsa olmaz. Bunun için, öncelikle taze sebze ve meyveleri bolca tüketmek, işlenmiş gıdalardan uzak durmak gerekir. Bu işlenmiş gıdalar tercih edildiğinde, kişinin stres oranınında artış oluyor. Kas artışıyla birlikte, vücut doğal olarak daha fazla kalori yakmaya başlıyor. Elbette, uzun bir yaşam için de fit olmak büyük önem taşıyor.4. Su, su ve su… Tüketilmesi gereken başlıca sıvıların başında su geliyor. Vücut susuz kaldığında, elektrolit kaybına uğruyor. Yani kaslarımızın sinirler tarafından kontrol edildiğini düşünürsek, vücut yeterince su almayınca, kaslar yeterince elektrolit almıyor. Sözün kısası, başta sağlığınız sonra kaslarınız için su mutlaka gerekli.5. Zihninizi aktif tutun. Kaslardan yeterince söz ettik, peki ya ruhsal dengemiz? Bundan kastımız, zihinsel olarak da egzersiz bilincimizi oluşturmak. Beynimizi aktif ve güçlü tutmak için, puzzle, sudoku gibi oyunlar faydalı olabilir. Dolayısıyla, vücut ve beyin aynı oranda aktif olmalıdır. Sheryl Letzgus McGinnis tarafından yazılan makalenin orijinali için tıklayın.
Sigarayı Bırakmak Beyni Gençleştiriyor
Kanadalı bilim adamları, sigaranın bellek, dikkat, algısal idrak, düşünce, dil ve şuur konusunda kilit rol oynayan beynin en dışındaki 'gri madde' diye nitelendirilen merkezi sinir sisteminin ana içeriğinin daha hızlı kaybına yol açtığını, sigaranın bırakılmasından sonra bu olumsuz etkilerin ortadan kalkabildiğini belirtti.Araştırmaya 36'sı tiryaki, 223'ü sigarayı bırakmış 70'li yaşlardaki yaklaşık 500 kişi katıldı.Bilim adamları katılımcıların beyin görüntülerini inceledi.Sigara içenlerde beynin gri maddeyle kaplı kısmının daha hızlı inceldiğini saptayan bilim adamları, eski tiryakilerde ise bu bölgenin kısmen kendini topladığını gördü.Eski tiryakilerin 30 yıl boyunca günde 1 paket sigara içtiğini belirten bilim adamları, bu kişilerin beyninin hiç sigara içmeyenlerinki ile aynı duruma gelmesinin ise 25 yıl aldığına dikkati çekti.Bilim adamları sigarayı bırakmanın incelmeyi azalttığını, hatta uzun sürse de toparlanmasına yardımcı olduğunu vurguladı.Araştırmanın sonuçları 'Molecular Psychiatry' dergisinde yayımlandı.Daha önceki araştırmalar sigaranın bilişsel becerilerin hızla azalmasına yol açtığını göstermişti ancak bunun hızı ve giderilebileceğine ilişkin bilgi bulunmuyordu.Sabah
Reklam
Aspirin'i Kullanmanın 5 Farklı Yolu
Bu videoda her evde bulunan aspirin ilacını kullanmanın ağrı kesimi dışında 5 ayrı kullanımını anlatıyorum. Terden sararan gömleklere,sivilcelere,mantarlanan bitkilere ve bir çok şeye karşı aspirin nasıl kullanılır?Cevaplar videoda :)Sevgili izleyenlerim ve abonelerim,bu video kesinlikle reklam amacıyla yapılmamıştır.Dünyanın en çok kullanılan ilacının farklı kullanım alanlarını sizlerle paylaşmak istedim sadece.Yani kesinlikle bir reklam değildir :)
Kanser Ölümlerinde Akciğer Birinci Sırada
Dünya Sağlık Örgütü'nün 2015 yılı Şubat ayında yayınladığı verilere göre, dünyada 8 milyon 200 bin olan kanser ölümlerinde 1 milyon 590 bin vakayla akciğer kanseri ilk sırayı aldı.DSÖ'nün resmi internet sitesinde yayınlanan verilerden AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 2012 yılında da kanser vakaları en büyük hastalık ve ölüm nedenleri arasında yer aldı.Dünyada 14 milyon yeni kanser vakasına rastlanırken, 8 milyon 200 bin ölümün de kanserden kaynaklandığı belirlendi.Erkekler arasında en sık rastlanan 5 kanser türü akciğer, prostat, kalın bağırsak, mide ve karaciğer türleri olurken, kadınlarda ise en sık olarak sırasıyla meme, kalın bağırsak, akciğer, rahim ağzı ve mide kanserleri görüldü.Üçte birinin nedeni davranış ve beslenmeRapora göre, kanserden ölümlerin üçte 1'ine yüksek beden kitle indeksi, yetersiz sebze ve meyve tüketimi, fiziksel aktivite eksikliği, tütün ve alkol kullanımı gibi davranmış ve beslenme sorunları gösterildi.Tütün kullanımı en büyük risk faktörü olarak belirlenirken, tüm kanser türlerinden ölümlerin yüzde 20'sine, akciğer kanserlerinden ölümlerin ise yüzde 70'ine sebep oldu.Kanser sebebi Hepatit B gibi viral enfeksiyonlar da düşük ve orta gelirli ülkelerdeki kanser ölümlerinin yüzde 20'sine neden olarak gösterildi.Akciğer kanseri ilk sıradaYeni kanser vakalarının yüzde 60'ından fazlası Afrika, Asya, Orta ve Güney Amerika'da görüldü. Bu bölgelerde kanserden ölüm oranı ise lerin yüzde 70.Genel kanser ölümlerinde de 1 milyon 590 bin ölümle akciğer kanseri ilk sırada yer aldı. Akciğer kanserini 745 bin ölüm sayısıyla karaciğer, 723 bin ölüm sayısıyla mide, 694 bin ölüm sayısıyla kalın bağırsak, 521 bin ölüm sayısıyla meme, 400 bin ölüm sayısıyla da yemek borusu kanserleri izledi.Yıllık 14 milyon olan kanser vakalarının 20 yıl içinde 22 milyona yükseleceği tahmin ediliyor.AA
Futbolcular Durdu Herkes Ağladı
Almanya 2. Ligi'nde Union Berlin futbolcuları attıkları golden sonra kanser teşhisi konan takım arkadaşlarına anlamlı bir jestte bulundular.Almanya 2. Lig'in 20. hafta mücadelesinde Union Berlin sahasında Bochumağırladı. Ev sahibi ekibin 2-1 üstünlüğü ile biten karşılaşmada Union Berlin'in gollerini Kobylanski ve Kreilach kaydederken, Bochum'un tek golü Selim Gündüz'den geldi.Alte Forsterei Stadı'nda oynanan karşılaşmaya damga vuran olay ise alınan üç puan değil Berlinli futbolcuların yaptıkları anlamlı hareket oldu.Karşılaşmanın ikinci yarısında Kobylanski ile beraberlik golünü bulan Union Berlin'de futbolcular bir anda tribünlere doğru koşmaya başladı. Karın bölgesinde lenf sisteminde tümör tespit edilen 34 yaşındaki Benjamin Köhler'e doğru koşan futbolcular takım arkadaşlarına destek verdi. Bu hareketi sonrası bütün tribünler futbolcuları ayakta alkışlarken Köhler gözyaşlarına hakim olamadı.Eurosport
Reklam
Verimsiz Çalışmanın Yol Açtığı Kötü Alışkanlıklar ve Çözüm Önerileri
Olmak istediğiniz kadar üretken misiniz? Aslında zamanınızı çok daha fazla şey yaparak geçirebileceğinizi düşünüyor musunuz? Dikkatiniz çok kolay mı dağılıyor? Alışkanlıklarınızdan kurtulmanın çok zor olduğunu mu düşünüyorsunuz? Daha kolay olsun ister miydiniz? Bu gibi sorunlarla günlük hayatımızda hepimiz karşılaşıyoruz. Verimsizliğin yol açtığı kötü alışkanlıkları ve bu konuda neler yapabileceğinizi Uplifers olarak sizler için derledik.
BlackBerry Şimdi de Kanserle Mücadele Ediyor
NantHealth isimli bir şirket kanserle savaşmak için genom tarayıcı sistemi geliştiriliyor. Şirketin iş ortakları arasında BlackBerry de var.NantHealth CEO’su Patrick Soon-Shiong‘un yaptığı açıklamaya göre kanser ile mücadelede önemli bir yola girilmiş olabilinir. CEO’ya göre hem tedavi hem de teşhis için çok mühim bir çalışma yürütülüyor. Soon-Shiong’un çalışması sayesinde doktorlar hastaların durumunu gerçek zamanlı olarak takip edebilecek ve kanser genom tarayıcısı ile her bir detayı izleyebilecek.BlackBerry ile ortak yürütüldüğü söylenen projede hasta herhangi bir doku parçası gönderecek. Süperbilgisayarlar tarafından taranan doku örnekleri anormal gen mutasyonlarını anında tespit ederek hangi ilacın verilmesi gerektiğine dair önemli bir yol gösterici görevi görecek. Bu işlemleri Google Maps servisine benzeten Soon-Shiong, yanlış adres hatalı tedaviya yönelme ve kanserin yayılması anlamına gelecektir diyor.Analiz sürecinde tüm genomun incelenmesi ve proteine kadar tüm detayların görüntülenmesi bu sayede artık mümkün olacak.  Günde 4 bine yakın hastanın taramasını gerçekleştirebildiklerini belirten Patrick Soon-Shiong, toplamda 1.2 milyar dolar harcandığını ve dış yatırımcılardan NantHealth‘in yaklaşık 250 milyon dolar aldığını söylüyor.BlackBerry ile güvenlik için de anlaştıklarının altını çizen CEO, şimdiye kadar bu iş için herhangi bir ekosistemin yaratılmadığını, bunu kendilerinin gerçekleştirmeye başladıklarını ve hastaların hayati verilerini, nabız ve sıcaklıklarını takip etmek icap ettiğinden bahsediyor.Büyük Veri konusunun da kendileri için oldukça önemli olduğunun altını çizen CEO Patrick Soon-Shiong, tek bir hastanın genom bilgilerinin neredeyse 500 GB tuttuğunu, 10 bin ya da milyonlarca hastanın ise zettabyte’larca içerik anlamına geldiğini belirtiyor. Teknolojik yeterlilik açısından ilk önce Amerika, Kanada ve İngiltere’de işe başlayacaklarını söyleyen yönetici, her bir ülkenin kendine has kişisel gizlilik kuralı olduğunu da bildiklerinden bahsediyor.Shiong’un söylediği son şey ise oldukça ümit verici: “Hedefimiz kanseri sıradan, kronik bir hastalık seviyesine çekebilmek”.TechInside
Reklam
Cinsel Hastalıklar Telefonla Tespit Edilecek
HIV gibi cinsel hastalıklar için test ücreti ödemeden, evinizde, basit bir cihaz ve akıllı telefonunuz sayesinde test yapabilecek, sonucu 15 dakikada öğrenebileceksiniz.Tüm dünyanın korkarak baktığı ve halen gerçek anlamda bir tedavisinin bulunamadığı HIV hastalığı ve benzerleri çok yakında özel testlere gerek kalmadan tespit edilebilinecek. Şimdiye kadar hastalığın ilerlemesini engelleyen ilaçlar ile korkutmaya devam eden HIV ya da frengi gibi daha basit örnekler için yüzlerce dolar test parası ödenmeyecek.Columbia Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bir çalışma sayesinde, yakın zamanda akıllı telefon sahipleri bu testleri evlerinde yapabilecekler. Sadece 34 dolarlık bir arayüz ve akıllı telefon vasıtasıyla, on binlerce dolarlık test makinelerine de gerek kalmayacak.Android ya da iPhone telefonlarda çalışan sistem parmağınızdan küçük bir damla kana ihtiyaç duyuyor. Telefona iliştireceğiniz makineye oturtulan ve kanı bünyesinde taşıyan arayüz elektriğe de ihtiyaç duymadan , manuel olarak bir tuşla çalışıyor. Enerji için telefonun ses girişine ufak bir bağlantı yapmak yeterli.Ruanda'da test edilen ve şimdiye kadar oldukça başarılı sonuçlar veren proje sayesinde hastalık tespit süreçleri çok daha kolaylaşacak.ShiftDelete
İç Çamaşırı Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bir tişört bile alırken kumaşına, kalitesine ve modeline bakarız. Ama çoğu zaman iç çamaşırına bu kadar bile özen göstermiyoruz. Oysaki tenimize en yakın giysiler olarak hangi iç çamaşırını giydiğimiz gerçekten önemlidir… Hem sağlık, hem de rahatlık açısından iç çamaşırı / camasirim.com seçimi doğru yapılması çok önemli. Özellikle yaz aylarında terleme ve bu nedenle hem sağlık hem de konfor açısından rahatsızlık hissetme riski çok yüksek. Peki, hangi iç çamaşırını almamız gerektiğini nasıl mı bileceğiz? İşte cevabı…• Sizi sıkan, rahatsız eden bir iç çamaşırı giyinmek oldukça kötü bir durumdur. Ne kadar güzel olursa olsun mutlaka içinde rahat davranabileceğiniz bir iç çamaşırı seçmelisiniz.• Eğer açık renk kıyafetler tercihinizse sürekli koyu renklerde iç çamaşırı almanız bir işe yaramaz çünkü giymeniz mümkün olmaz. Ya da transparan giyinmeyi tercih edenlerdenseniz dantelli bir iç çamaşırı tüm gizliliğinizi ortadan kaldıracaktır.• Kendi vücut ölçünüze uygun olan bir çamaşır seçmelisiniz. Örneğin küçük göğüslere sahipseniz büyük görünsün diye büyük ölçülerde bir sütyen almaya kalkmayın. Bu sizi gün boyu rahatsız eder.• Çoğu kadın g-string giyinmekten kaçar oysa artık her vücuda göre bulmak mümkün ve kullandıkça yararlarını görebilirsiniz.• İç çamaşırında kullanılan malzemeye dikkat etmeniz gerekir. İpeksi string bir külot pantolonların ya da ince eteklerin altında oldukça hoş durabilir.• Kendi ten renginize uygun iç çamaşırı seçmenizde yarar var özellikle de siyah ve beyaz pantolonların altına giyinmek için. Çünkü beyaz bir pantolonun altına yine beyaz bir iç çamaşırı giyinmek oldukça çirkin duracaktır. Bunun yerine ten rengini tercih etmelisiniz.• Çoğu kadın kimsenin görmeyeceğini bilseler dahi sütyen ve külotun takım olmasına dikkat ederler. Çünkü kendilerini böyle daha çekici hissederler. Nasıl bir kumaştan yapıldığına dikkat etmemiz gerek iç çamaşırı satın alırken, öncelikle kumaşına dikkat etmek gerekir. Bunun için tabii ki pamuklu kumaşlar önerilir. Özellikle hassas cilde sahip olan kişilerin buna mutlaka özen göstermeleri gerekir.   Vakıf Gureba Hastanesi’nden Dermatoloji Klinik Şefi Doç. Dr. Nahide Onsun, bazı kadınlarda iç çamaşırının, lastik yerinin deriyle temas ettiği bölgede alerji meydana geldiğini vurguluyor. Hatta bu bölgelerde baskı nedeniyle kaşıntı veya kızarıklık da oluşabiliyor. Bu nedenle kişiler, neye alerjilerinin olduğunu ve hangi iç çamaşırların kendilerine uygun olduğunu önceden belirlemeli.İç çamaşırların vücudu rahat ettirecek nitelikte olmalarına dikkat etmek gerekir. Çamaşırların vücudu sıkması durumunda, o bölgedeki yağ dokusunda bazı kayıplara yol açabilir. Bunun yanında, baskı oluşan deri bölgelerinde temastan dolayı egzama gibi rahatsızlıklar meydana gelebilir. Eğer sütyen lastikleri sizi sıkıyorsa, almayın! Herkesin göğüs yapısı birbirinden farklıdır. Bu nedenle uygun sütyen seçerken, çok sıkı olmamasına ve lastiğin tene temas etmemesine dikkat etmek gerekir. Çünkü eğer lastik açıktaysa, lateks alerjileri meydana gelebilir.   Fanilaya gelince, bunlar her şeyden önce kış aylarında vücudu soğuktan korur. Günümüzde gençler fanila giymekten pek hoşlanmaz. Fanilalar ayrıca dıştan giyilen giysilerin tene temasını engeller. Özellikle pamuk içeren kaliteli çamaşırlar kullanırsanız, bu, vücudunuzu bir zırh gibi kavrar ve dışarıdan giydiğiniz sentetik kıyafetlerin teninize temasını engeller.  Özellikle hastalıklarda slipe dikkat! Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Murat Taşdemir, kadınların özellikle külot seçiminde hassas davranmaları gerektiğini vurguluyor ve sözlerine şöyle devam ediyor; “En sık görülen jinekolojik sorunlardan biri, vajinal enfeksiyonlar. Şiddetli kaşıntı, yanma hissi, sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, cinsel ilişki sırasında ağrı, kötü kokulu akıntı gibi belirtiler, vajinal enfeksiyonlara işaret eder. Böyle sorunlarla karşı karşıya olan kadınların, doktor tedavisinin yanı sıra, çamaşır seçimine de dikkat etmeleri gerekiyor.”   Doç. Dr. Nahide Onsun, vücudu fazla sıkmayan slip kullanılmasını öneriyor ve şu noktalara dikkat çekiyor; “Fazla sürtünmeden dolayı kadınların ter bölgelerinde tahriş egzamaları meydana gelebilir. Kullanılan iç çamaşırlar tamamen pamuk olmasa da, pamuk oranının yüksek olması gerekir. Ancak kişinin hiçbir şikayeti, herhangi bir maddeye reaksiyonu yoksa naylon iç çamaşırı da kullanabilir.” Ancak yaz aylarında özellikle naylon içeren iç çamaşırlardan uzak durmak önem taşıyor. Çünkü terleme nedeniyle oluşan mantar enfeksiyonları yaz aylarında daha sık görülüyor.    Dr. Onsun, özellikle kalçaların arasına giren ve pantolonda izi belli olmasın diye tercih edilen slipleri fazla tercih etmemek gerektiğini belirtiyor. Bu slipler, eğer giyilen pantolon sentetikse veya sentetik karışımından oluşuyorsa ve kişinin sentetiğe karşı duyarlılığı varsa, ciltte yine bazı egzamaların ortaya çıkması kolaylaşıyor. Ancak Dr. Onsun, hiçbir şikayeti olmayan insanlarda buna bağlı rahatsızlık yaşanmayabildiğini de söylüyor ve sözlerine şunları ekliyor; “Bizim iç çamaşırlara bağlı en çok gördüğümüz rahatsızlık, sütyen ve külotların lastikleriyle ilgili ortaya çıkanlar.” Her renkli iç çamaşırı kullanmayın Renkli iç çamaşırı alırken, kumaşı renklendirmek için kullanılan boyalara dikkat etmek gerekiyor. Çünkü bazı boyamalarda, içeriğinde kanserojen madde bulunan boyalar kullanabiliyor. Bu nedenle aldığınız iç çamaşırların doğal boyalarla renklendirilmiş olup olmadığını öğrenin. Günümüzde birçok ünlü firma, iç çamaşırların renklendirilmesinde kullandıkları boyaların kanserojen madde içerip içermediğini belirtiyor. Boya maddesi kadar, iç çamaşırların yıkanması da büyük bir özen gerektiriyor. Deterjanlara karşı alerjisi olan kişiler, az miktarda deterjanla bile rahatsızlık hissedebiliyorlar. Böyle durumlarda kullanacağınız deterjanın özelliğine ve yıkadıktan sonra çamaşırı iyi durulamaya dikkat özen gösterin.NASIL bir ürün kullanırsam vücut şeklimi daha düzgün gösterir?   Çocuksu ve düz hatlılar: Gece elbisenizin içine büstiyer giyerek daha dolgun hatlı bir görünüme kavuşabilirsiniz. Bunun yanında,vücut hatlarınızı daha düzgün gösterecek korse çeşitleri de deneyebilirsiniz. Vücut yapınıza uygun bir korse seçtiğiniz halde, istediğiniz görünüme sahip olabilir, bedeninizi olduğunuzdan daha ince gösterebilirsiniz
Reklam
Göz Çukurunda Bile Diş Vardı
Ağzında 85 diş bulunduğu için sadece çorbayla besleniyordu. Tedavisi 2 yıl sürdü.Yıllarda böyle yaşadı. Ağzı, çenesi, göz çukurları dahil toplam 85 dişi vardı. Yaşamını sadece çorba içerek sürdüren Küskü yıllarca derdine çare aradı. Sonunda Çene Cerrahisi ve İmplantoloji  Uzmanı Prof. Dr. Serhat Yalçın operasyona başladı. 2 yıl içinde tam 6 operasyon geçirdi. Toplamda 58 dişi çekildi. Küskü artık çekilen dişlerini saklıyor. İlk isteği evlenmek. Küskü’nün tedavisini ücretsiz üstlenen Prof. Dr. Yalçın, “Mesut’un yüzünde, çekilen dişlerinden dolayı çöküntüler olmaması için kendi kanından ayrıştırılan kök hücreler, iyileşmeyi sağlayan hücreler ve hormonlar tekrar yüzüne enjekte edildi.  İmplantların konulabilmesi için çene kemiği kalınlaştırıldı. Yaklaşık bir yılın sonunda diş çektirmiş normal bir hasta haline getirilen Küskü’nün toplam 2 yıl süren tedavinin sonunda çenesine implantları yerleştirildi ve son olarak protezleri konuldu' dedi.Yalçın,  “Meslek hayatım boyunca gördüğüm, ağzında bu kadar çok dişi olan ilk vakkaydı. Diş hekimliği literatürüne geçmesi gereken örnek bir tedavi oldu. Tedavi sonrası şimdi çene cerrahisi ve implantolojinin geldiği noktayı göstermesi açısından kamuoyuyla detayları paylaşmak istedik. Ağzında, dişlerinde yaşadığı sorunlar nedeniyle yıllarca bu acıları ve zorlukları çeken insanlar var. Bu kişilere bir umut ışığı olsun. Çene kemiğiyle ilgili sorunlar yaşadığı için implant yaptıramayacağını düşünen insanlara seslenmek istiyorum. Yeni teknolojiler ve ileri cerrahi ile pek çok hastaya çare bulmak mümkün” şeklinde konuştu. Küskü’nün artık inci gibi dişileri var. Milliyet
Kadınlarda Stres – Astım – Reflü Üçgeni
Günümüzde şehir hayatı ve stresin etkisiyle, çocukluk çağında hiçbir şikayeti olmayan bireyler, yetişkinliklerinde aniden astım hastası olabiliyorlar. Astıma bir de stres kaynaklı bir diğer hastalık olan reflü eklenirse, hastalar için durum içinden çıkılamaz bir hal alıyor. Stresi yatıştırmak için tüketilen çikolata, kola, kahve gibi besinlerin astım ve reflü ataklarını daha çok alevlendirdiğini söyleyen Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Uzmanı Prof. Dr. Yonca Tabak, erkeklerin yaklaşık yüzde 5’i, kadınlarınsa yüzde 8’inde görülen astımla başa çıkmanın yollarını anlattı.Astımın görülme sıklığı tüm dünyada giderek artarken hastalığın kadınları daha çok etkilediği özellikle dikkat çekiyor. Bu durum tesadüf değil, astım hastalığında stres faktörü önemli bir yer tutuyor ve genel anlamda kadınlar, erkeklere oranla daha fazla psikolojik sorun ve stres yaşıyorlar. Stres, bağışıklık sistemine getirdiği olumsuz yük ile yalnızca astıma değil, aynı zamanda alerjik nezle ve alerjik egzama gibi alerjik hastalıklara; depresyona, reflüye, yeme bozukluğuna ve obeziteye de neden olabiliyor.Stres Arttıkça Astım ve Reflü Alevlenmeleri ArtıyorPsikosomatik denilen, diğer bir deyişle yaşanan stres ve psikolojik sorunlarla beynin istemeden vücuda zarar verdiği hastalıklardan kabul edilen reflü, mideden yukarı asit kaçması ile görülüyor. Önce yemek borusuna ardından soluk borusuna çıkan asit, akciğerlerde aşırı bir hassasiyet yaratıyor ve astıma sebep oluyor. Astımsa doğası gereği reflüyü arttırıcı bir özellik taşıyor. Reflü arttıkça astımın kötüleştiğini, astım kötüleştikçe reflünün arttığını söyleyen Prof. Dr. Yonca Tabak, bu iki hastalığın birbirini sürekli tetiklediğini belirtiyor.Sorunları Çözmek Astımı İyileştiriyorAstım şikayetleri ile doktora başvuran ve hastalığının altında psikolojik sorunların yattığından şüphe edilen hastalarda stres yaratan nedenin açığa çıkarılması ve bu yönde gelişme sağlanması astımın iyileşmesine yardımcı oluyor. Bu süreçte hastada reflü varsa beslenmesi buna uygun olarak düzenleniyor.Çikolata, Kahve, Alkol Tüketimine DikkatStresle mücadele yöntemi olarak, özellikle kadınlar tarafından çok tüketilen ve mutluluk hormonu endorfin salgılattığı bilinen çikolata konusunda ise astımlı hastaların çok dikkatli olması gerekiyor. İster sütlü ister bitter olsun çikolatanın içeriğindeki kafein mide başını gevşetiyor ve midede asit salgısını artırıyor. Kilo aldırmayacağı düşünülerek tüketilen kakao oranı yüksek çikolatalar ise daha fazla sorun yaşanmasına neden oluyor çünkü kafeinin kaynağı kakao. Benzer şekilde kahve, kola ve alkol de reflüyü arttıyor. Astım ve reflü hastalarının özellikle stresli anlarında tetikleyici nitelikteki tüm bu gıdalardan uzak durmaları gerekiyor. Özellikle yaklaşan sevgililer gününde çikolata tüketimine bu açıdan dikkat edilmesinde fayda var.Sağlıklı Psikoloji, Huzurlu Ortam, Doğru Nefes ŞartProf. Dr. Yonca Tabak, stres, astım, reflü üçgenindeki hastaların çok hassas davranması gerektiğini bir kez daha vurguluyor ve ekliyor: ‘Psikosomatik hastalık grubunda yer alan astımın sağlıklı bir psikolojiden olumlu etkilendiği de göz önünde bulundurulduğunda kadınların en doğal psikolojik rahatlama yöntemi olan nefes alma çalışmalarına katılmalarında fayda var. Çünkü karından başlayan, diyafram nefesi bol oksijen alımına neden olan doğru nefes, beyinde doğal bir antidepresan, mutluluk verici etki yaratıyor. Artık tıp dünyasında, çocuk astımı tedavisinde başarılı olunması için annenin ve babanın psikolojik durumunun düzeltilmesinin de önemle üzerinde duruyoruz. Biz çocuk astım alerji uzmanları, bir yandan çocuğun astımını tedavi ederken diğer yandan annenin nefesini açarak ev içindeki ruhsal stresin giderilmesi yolunda çalışmalar yapıyoruz’.
Epilepsi Krizleri İçin Uyaran Akıllı Saat: Embrace
Medikal anlamdaki ilk akıllı saat olan Embrace; stres seviyenizi, heyecan durumunuzu hatta epilepsi nöbetinizin yaklaştığını haber veriyor.2007 yılından bu yana MIT Profesörü ve bir öğrencisinin ortak çalışmaları sonucu ortaya çıkan Embrace adı verilen akıllı saat, kullanıcısının stres durumunu ve uyku seviyesini ölçebiliyor. Giyilebilir teknoloji cihazlarının iyiden iyiye hayatımıza girdiği şu günlerde öyle bir akıllı saat düşünün ki artık Epilepsi nöbetlerini dahi size önceden haber veriyor.
Dr. Mehmet Öz 'ün Önerileri Bilimsel Değil mi?
Ünlü Türk hekim Doktor Mehmet Öz’ün 3 milyon izleyicisi bulunan TV programında verdiği sağlık tavsiyelerinin neredeyse yarısının gerçeğe dayanmadığı öne sürüldü. Ünlü ekonomi dergisi Forbes tarafından 2013 yılında ‘Dünyanın en etkili 100 ismi’ sıralamasında 6’ncı sıraya yerleşen Türk Doktor Mehmet Öz, defalarca Emmy alan Dr. Oz Show isimli sağlık programıyla milyonların gönlünde taht kurdu. Sağlık adına tüyolar veren 50 yaşındaki hekimin, programının geçen sezondan rastgele seçilen 40 bölümünü inceleyen British Medical Journal uzmanları, Öz’ün bu programlarda 479 sağlık tavsiyesi yaptığını belirledi. Ancak bunların sadece %46’sının bilimsel dayanağı olduğu tespit edildi.  Öz kendini savunduDergi için araştırmayı yapan uzmanlar, önerilerin yüzde 15’inin ise bilimsel gerçeklerle çeliştiğini belirledi. Öz’ün ‘ Kadınlar yumurtalık kanserini yenmek istiyorsa hindiba, kırmızı soğan ve levrek tüketsin riskleri yüzde 75 azalır’ tavsiyesini yerden yere vurdu. Aynı şekilde kahve çekirdekleri bazlı zayıflama haplarının da Öz tarafından programda tavsiye edildiği, ancak daha sonra bu ürünün reklamlarının geri çekildiği vurgulandı. New Yorker dergisi ise ABD’de en çok izlenen 5 talk show programından birisi olan ‘Dr Oz Show’un başarısının altında yatan sebepleri analiz etti.Eski mantıkDoktor Eric Rose, “Sıkıcı sağlık programlarından ayrışarak eğlenceli bir program yöneten ve şovmen haline gelen Öz’ün, tuhaf fikirlerle geldiğini görüyoruz” dedi. Doktor Öz ise, kendisini ezber bozan bir ikon olarak gördüğünü belirterek “Çoğu ilaç eski mantığa dayalı. İnsanları hasta olmaya ikna etmek istemiyorum. Programda sunduğum çözümler bu konudaki tek çözümler değil, ve söz konusu ilaçlar da tek geçerli ilaçlar değil” dedi. Tıp camiasınca başarılı bir ‘pazarlamacı’ olarak görülen Öz, New Yorker dergisine verdiği röportajda “Kanser bizim için Angelina Jolie gibi. Her gün bu hastalıktan bahsedebiliriz” demişti.‘Aileme de bunları tavsiye ediyorum’Bilimsel otoritelerce faydası kanıtlanmayan ancak Dr Öz’ün programında defalarca ‘mucize’ ve ‘sihirli’ kelimeleriyle promosyonunu yaptığı ‘yeşil kahve çekirdeği ’ diyet ürünü sebebiyle haziran ayında ABD Senatosu Alt Komisyonu karşısında ifade vermişti. Senatör Claire McCaskill’in “Bütün bilim topluluğu sizin mucize dediğiniz bu ürünlerin yararlığından şüpheli. Satın alınabilir bir ürüne mucizevi dediğinizde bu insanları boş yere umutlandırıyor. Bunu neden yapmanız gerektiğini anlamıyorum“ sözleri karşısında “Ben bu ürünlerin işe yaradığına inanıyorum, hepsini tutkuyla inceliyorum ve araştırıyorum. Bahsettiğim bir sürü maddenin etkilerinin bilimsel olarak kanıtlayamadığımın farkındayım, fakat bu tavsiyeleri aileme verdiğim gibi seyircilere de veriyorum” savunmasını yapmıştı.Kaynak : Medikal Akademi ve Gerçek Bilim
Reklam