Türkiye'nin Turizm Yıldızı Belli Oldu! Likya Yoluna Yurt Dışından Akın Akın Geliyorlar
Türkiye'de turizmin çehresi değişiyor. Deniz, kum ve güneş üçlüsüne dayalı geleneksel kitle turizmi yerini yeni neslin büyük ilgi gösterdiği 'deneyim turizmine' bırakıyor. TÜRSAB Doğa ve Macera Turizmi İhtisas Başkanı Mikayil Köroğlu’nun verilerine göre, doğa ve macera odaklı seyahatler hem ekonomik getirisi hem de sürdürülebilir yapısıyla Türkiye’nin yükselen yıldızı konumunda.
Detaylar 👇
Rotanın zirvesinde Likya yolu var

Türkiye'de doğa turizmi denilince akla gelen ilk aktivite tartışmasız doğa yürüyüşleri. Bu alanda ise Antalya’daki dünyaca ünlü Likya Yolu başı çekiyor. Kültür ve doğayı iç içe sunan bu rota, her yıl 30 ila 50 bin arasında yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Köroğlu, yürüyüşün ardından en çok ilginin bisiklet turlarına olduğunu belirtiyor. Özellikle Ege, Akdeniz ve Kapadokya parkurları yol ve dağ bisikleti tutkunlarının favori durakları arasında yer alıyor.
Türkiye’nin coğrafi zenginliği, kanyoningden kaya tırmanışına, kanodan dağcılığa kadar tam 650 farklı aktivite türüne imkan tanıyor.

Sıralamada yürüyüş ve bisiklet, Ağrı Dağı, Kaçkar ve Aladağlar’daki zirve tırmanışları takip ediyor. Adrenalin tutkunlarının vazgeçilmezi olan raftingde ise Köprüçay, Saklıkent, Dalaman Çayı ve Fırtına Deresi ön plana çıkıyor. Beşinci sırada yer alan kaya tırmanışında ise Antalya Geyikbayırı, 12 ay boyunca kesintisiz hizmet veren yapısıyla yabancı turistlerin cazibe merkezi haline gelmiş durumda.
Doğa ve macera turizminin en dikkat çekici tarafı ise ekonomik verimliliği. 'Her şey dahil' sistemindeki kitle turizminde bir turistin haftalık harcaması ortalama 600-700 Avro bandındayken, macera turizmini tercih eden bir turist 2 bin 500 ile 3 bin Avro arasında ödeme yapıyor. Butik acenteler aracılığıyla yürütülen bu turlar, turistlerin otel dışına çıkmasını sağlayarak yerel halkın ekonomisine de doğrudan katkı sunuyor.
Dünyada yaklaşık 25 yıllık bir geçmişi olan bu sektör, Türkiye’de son 20 yılda profesyonelleşmeye başladı.

TÜRSAB’ın da desteğiyle bu potansiyelin tüm Türkiye’ye yayılması hedefleniyor. Sadece deniz kanosu için gelmeyen, bir gününü kanoya, diğer gününü tırmanışa ayıran 'multi aktivite' turistleri, Türkiye'nin turizm gelirlerini artırmada kilit rol oynuyor. İdealist bir yaklaşımla tanıtılan bu deneyim odaklı model, Türkiye’yi dünya macera turizmi haritasında en üst sıralara taşımaya aday görünüyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın