Ekonomide “Herkes Yapıyor” Etkisinin Gücü: Neden Kendimizi Finansal Olarak Başkalarıyla Kıyaslarız?
Yeni bir finansal karar almadan önce kendini başkalarıyla kıyaslamak, birçok kişi için neredeyse refleks halini almış bir alışkanlıktır. Finansal ve sosyal yaşamda geri kalmış hissi veren bu alışkanlık, ekonomideki 'herkes yapıyor' etkisi olarak bilinir. Sırf başkaları yaptığı için doğru kabul edilen veya geri kalmaktan korkarak alınan kararlar ise çoğu zaman sonradan pişmanlık yaratır.
Peki durumu açıklamak bu kadar basitken, alışkanlığı neden hala sürdürüyoruz?
Beyin belirsizliği sevmez.
Ekonomideki 'herkes yapıyor' etkisi, finansal kararlar alırken başkalarının davranışlarına göre hareket etmekle ilişkilidir. Belirsizliği sevmeyen insan beyni için bu, oldukça normal bir davranıştır. Çünkü para söz konusu olduğunda kaybedileceklere dair risk de büyür. Dolayısıyla kalabalığın yaptığını yapmak, göze daha risksiz ve güvenilir gelir. Herhangi bir hata olduğunda ise sorumluluğu paylaşıyor etkisi yaratır.
Kıyaslama motive edici veya yanıltıcı olabilir.
Başkalarının aldığı kararları kullanarak kıyaslama yapmak, bazı durumlarda ilham vericidir. Çünkü başkalarının deneyimleri üzerinden doğru karar vermekle sonuçlanır ve kazanca daha kolay erişmeyi sağlar. Ancak finans konusunda zamanlama ve strateji, her şeyden önemlidir. Dolayısıyla yanıltıcı ve kötü sonuçlanabilir.
Geri kalma korkusu kararlarda belirleyicidir.
Finansal kararlar alırken karşılaşılan en zorlu duygulardan biri, geri kalma veya treni kaçırma korkusudur. Arkadaşlardan, yakın çevreden veya toplumun genelinden geride kalmak, fazlasıyla rahatsız edici olabilir. Bu nedenle herkesin yaptığını yapmak, bir tür trend yakalama ve toplumun parçası olma durumudur.
Sosyal karşılaştırma doğal bir reflekstir.
Sosyal hayatta yapılan karşılaştırma, insan evriminin doğal bir sonucudur. Bu karşılaştırma sistemini finansal hayata yansıtmak da benzer şekilde doğal kabul edilebilir. Çünkü gelir, gider ve harcama örüntüleri karşılaştırmalar üzerinden ilerler. Kişinin kendini başkalarıyla kıyaslaması, bir anlamda kendi konumunu test etmesiyle ilgilidir fakat her zaman gerçeği yansıtmayabilir.
Sosyal medya algıyı yönetebilir.
Sosyal medyanın hayatın her alanını ele geçirdiği bir dünyada, finans trendleri de dijital mecraların etkisi altındadır. Özellikle fenomenlerin ve içerik üreticilerin pazarladığı kampanyalar, bir anda trende dönüşerek finans kararlarını yönlendirebilir. Ancak bu hamleler genellikle yanıltıcıdır ve ciddi riskler barındırır.
Onaylanma ihtiyacı finansal kararlara yansıyabilir.
Finansal kararların başkaları tarafından onaylandığını bilmek, kişiyi harekete geçirir. Ayrıca güven duygusunu pekiştirir. Bu onay arayışını gidermek için genele bakılarak karar almak gerekir. Aksi durumda yapılan hamlelerin, toplumda veya yakın çevrede kabul görmeme riski bulunur.
Ekonomik davranışlar bulaşıcıdır.
Tüketici alışkanlıkları ve sosyal çevre davranışları, bulaşıcıdır. Birçok kişi, çevresinde veya takip ettiği platformlarda gördüğü hamleleri tekrarlama eğilimindedir. Çünkü belirli bir çevreye ait harcama ve yatırım trendleri, bir yerden sonra normalleştirilen kalıplara dönüşür. Böylece eylem, bireysel olmaktan çıkarak kolektif hale gelir.
Kalabalık psikolojisi yanlışları da büyütür.
'Herkes yapıyor' etkisinde, doğru kararlarda olduğu gibi yanlış hatalarda da çoğul bir baskı vardır. Kişiyi sadece aynı hamleleri yapmaya değil, aynı zamanda aynı hataları tekrarlamamaya da davet eder. Dolayısıyla geçmişte yaşanan büyük yatırım yanlışları, kaçınılması gereken stratejiler olarak kodlanır.
Alışkanlık bilgiden ağır basar.
Bir davranışın nedenini anlamak, o davranışı bırakmakla eşdeğer değildir. Çünkü bazı alışkanlıkları mantıkla açıklamak mümkün olsa da onlardan vazgeçmek aynı şekilde kolay olmaz. Yatırımcıların karar alırken neyi neden yaptığını bilerek, yapmaya devam etmesi de bundan kaynaklanır. Özellikle ekonomik belirsizlik dönemlerinde alışkanlıkları takip etmek, daha güvenilir ve doğru seçim olarak öne çıkar. İnsan bu anlarda, bilindik kalıplara tutunmak ister.
Yalnız kalma korkusu etkili olabilir.
Başkalarının yaptığını yapmak, kişiyi ekonomik yalnızlıktan korur. Aksi halde, belirli bir gruptan çıkarılma tehdidi doğar. Benzer yatırım kararlarını almak ve davranış kalıplarını taklit etmek ise aidiyet hissini güçlendirir. Bu da sosyal yaşamda doğal bir savunma mekanizmasına dönüşerek yalnızlık hissinin üstesinden gelmeye yardımcı olabilir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın