onedio
Bilim Açıkladı: Uygunsuz Yerlerde Neden Gülme Krizi Tutar?
Ciddi bir ortamda, sessizliğin ortasında gelen o durdurulamaz gülme krizini hepimiz biliriz. Yanınızdakiyle göz göze geldiğiniz an kontrolden çıkan bu durum, literatürde 'kilise kahkahası' olarak da bilinir. Ancak bu durum sadece bir nezaketsizlik veya çocuksu bir tavır değil, aslında beynimizin baskı altında nasıl bir nevi 'kısa devre' yaptığının kanıtıdır.Detaylar 👇Kaynak
Sahra Çölü’nde 'Ejderha'ya Benzeyen 95 Milyon Yıllık Fosil Keşfedildi
Sahra Çölü’nün ortasında yapılan yeni keşif, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı. Araştırmacılar, görünümü ejderhayı andıran dev bir kafatasına ulaştı. Fosilin yaklaşık 95 milyon yıl öncesine ait olduğu belirlendi. Keskin dişleri ve göz üstündeki boynuz benzeri çıkıntı dikkat çekiyor. Keşif sonrası sosyal medyada 'ejderha kafası' yorumları hızla yayılmaya başladı.Kaynak
Bilgiler Binlerce Yıl Korunabilecek mi? Camda Veri Depolama Sistemi Geliştirildi
Dijital çağda üretilen bilginin kalıcı biçimde saklanması, giderek daha kritik bir mesele haline geliyor. Bilim insanları bu soruna çözüm olabilecek yeni bir yöntem geliştirdi: Verilerin lazerle işlenmiş cam yüzeyler içinde depolanması. Uzmanlara göre bu sistem, bilginin binlerce yıl boyunca bozulmadan korunmasını mümkün kılabilir ve uzun vadeli arşivleme anlayışında köklü bir değişimin kapısını aralayabilir.
Bilime Göre Hayatın En Yorucu Olduğu Yaş Aralığı Belli Oldu!
Aynı tempo, aynı iş, aynı sorumluluklar... Ama enerji seviyesi eskisi gibi değil. Gece geç yatılan tek akşam bile iki gün süren bitkinliğe dönüşebiliyor. Eskiden kolay toparlanan vücut artık daha uzun dinlenme istiyor. Uykusuz geçen gece ertesi günün ritmini tamamen bozabiliyor. 40’lı yaşlara gelindiğinde hissedilen yorgunluk çoğu kişi için tanıdık hale geliyor.Kaynak 1, Kaynak 2
Dünyayı Değiştirecek: Bencilliğin Çaresi Bulunmuş Olabilir!
Paylaşma dürtüsü ve fedakarlık, insan doğasının en gizemli yanlarından biri. Kimimiz elindekini paylaşmaktan çekinmezken, kimimiz kendi çıkarlarını her şeyin önünde tutuyor. Bilim dünyası bu davranışsal farklılıkların temelini uzun süredir araştırıyordu. Son olarak Çinli ve İsviçreli bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü ve PLOS Biology dergisinde yayımlanan bir çalışma, 'bencilliğin' aslında beynimizdeki bir senkronizasyon meselesi olabileceğini kanıtladı.Detaylar 👇Kaynak
5 Bin Yıllık Buzdan Antik Bakteri Çıktı! Modern Tıbbın Geleceğini Sarsabilir
Buzulların derinliklerinden gelen keşifler her zaman heyecan yaratmıştır. Romanya’daki bir buz mağarasında ortaya çıkarılan antik bakteri, bilim dünyasını harekete geçirdi. 5 bin yıldır donmuş halde saklanan mikroorganizma, modern antibiyotiklere karşı direnç gösterebiliyor. Aynı zamanda yeni tedavi yöntemleri geliştirme potansiyeli taşıyor.Kaynak
Reklam
Arkeologlar Orta Doğu’daki Gizemli Konilerin Sırrını Çözdü
Orta Doğu'da Bakır Çağı’na tarihlenen arkeolojik kazılarda yıllardır ne amaçla kullanıldığı tartışılan koni biçimli seramik kaplar yeni bir araştırmayla yeniden gündeme geldi. Uzun süredir farklı işlevlerle ilişkilendirilen bu nesnelerin sanılandan çok daha basit ama hayati bir role sahip olduğu anlaşıldı.İşte detaylar...
Bilim İnsanları, Güneş’in Isısını Küçük Bir Şişede Depolamayı Başardı
Bilim insanları, Güneş’ten elde edilen ısıyı küçük bir şişe içinde uzun süre saklamayı mümkün kılan yeni bir yöntem geliştirdi. Kimyasal temelli bu sistem, enerjiyi kayba uğratmadan depolayarak ihtiyaç duyulduğunda yeniden kullanılmasını sağlıyor. Uzmanlara göre bu buluş, yenilenebilir enerji alanında özellikle depolama sorununa kalıcı bir çözüm sunabilir.
Reklam
O Kadar da Hızlı Değilmiş: Işık Hızının Görüntüsü İlk Kez Fotoğraflandı
Işık hızına dair bir asırdır süregelen teorik bir merak, Avusturyalı bilim insanlarının yürüttüğü çığır açıcı bir deneyle nihayet görsel bir gerçekliğe dönüştü. Einstein’ın Özel Görelilik Kuramı’nın en büyüleyici ve zihin bulandıran öngörülerinden biri olan Terrell-Penrose Etkisi, laboratuvar ortamında ilk kez başarıyla görüntülendi. Bu başarı, sadece ışık hızını değil, evrenin dokusundaki o garip optik oyunları da gözler önüne serdi.Detaylar 👇Kaynak
Gezegenlerin Sonu Var mı? Dünya’nın Ömrü Sandığımızdan Kısa!
Gezegenler çoğu zaman değişmez ve kalıcı yapılar olarak düşünülse de, bilimsel veriler her gezegenin bir yaşam döngüsü olduğunu ortaya koyuyor. Oluşumdan yok oluşa uzanan bu süreç, yalnızca gezegenin kendi özellikleriyle değil, bağlı olduğu yıldızın evrimi ve kozmik koşullarla da şekilleniyor. Yapılan araştırmalar, Dünya’nın sanıldığı kadar uzun ömürlü olmayabileceğini evrenin farklı bölgelerinde çok daha uzun süre varlığını koruyabilecek gezegenlerin bulunabileceğini gösteriyor.
Quantum Superposition
etiket
Dostlar, yıllardır bilimsel konularda yazıştım. Dünyaca ünlü profesörlerden Richard Muller’e zaman zaman yaptığım soyut resmin imajlarını gönderirdim; hepsinde de “Mustafa, ben soyut resmi sevmiyorum, dolayısıyla bu resmin beni hiç etkilemedi” diye kısa ve net cevap verirdi. Ancak bu defa resmin konusu hassas olduğu için imajı ve kısa bir içerik açıklamasıyla gönderdim. Ve cevap beni şaşırttı yine kısa ve netti.Mustafa,Bu eseri çok beğendim!Rich
Reklam
Yaş Aldıkça Hafızamız Neden Zayıflar? Yeni Çalışma Ezber Bozdu
Yaş ilerledikçe hafızanın zayıfladığı sıkça dile getiriliyor. Ancak konu yalnızca takvim yaşıyla açıklanamayacak kadar karmaşık görünüyor. Nature Communications’ta yayımlanan geniş çaplı araştırma, beynin nasıl değiştiğine dair önemli veriler sundu. Yaklaşık 3.800 sağlıklı kişinin verileri incelendi. Ortaya çıkan tablo, hafıza kaybına dair ezberleri sorgulatacak nitelikte.Kaynak
Araştırmaya Göre İnsanların Fiziksel Olarak Zirveye Ulaştığı Yaş!
Fiziksel zirvenin çoktan geride kaldığını düşünenler için çarpıcı veriler geldi. İsveç’te neredeyse yarım asır süren kapsamlı takip çalışması, insan vücudunun en yüksek performansa ulaştığı yaşı ortaya koydu. Sonuçlara göre genel fiziksel kapasite 35 yaş civarında en üst seviyeye ulaşıyor. Ardından yavaş ama istikrarlı gerileme başlıyor. Üstelik düzenli spor yapanlar da aynı yaş aralığında tavana ulaşıyor.Kaynak
Reklam
Biraz da Pozitif! 2026'nın İkinci Ayından Tıpta İlerleme Kaydedilen Alanlar
Tıp dünyası 2026 yılının Şubat ayını onkoloji alanında on yıllardır süregelen çabaların meyvesini vermeye başladığı tarihi bir dönem olarak kaydediyor. Laboratuvar ortamındaki mucizevi sonuçların insan kliniklerine taşındığı bu kritik süreçte, özellikle pankreas ve kolon kanseri gibi tedavisi en güç türlerde elde edilen veriler, kanserin artık 'çaresiz bir hastalık' olmaktan çıktığını müjdeliyor. Bilim insanları bağışıklık sistemini bir avcıya dönüştüren yeni nesil aşılar ve hücre mühendisliği yöntemleriyle ölümcül tümörlerin genetik kodunu çözmeyi başardı.Detaylar 👇
Reklam
Dünyanın Çekirdeğini Koruyan Gizemli Isı Yapıları Ortaya Çıktı
Dünya’nın yüzeyinden yaklaşık 3.000 kilometre derinlikte, dış çekirdeği saran dev ısı yapıları keşfedildi. Afrika ve Pasifik Okyanusu’nun altında tespit edilen bu gizemli “lekeler”, çekirdekten gelen ısıyı yavaşlatarak manyetik alanın kararlı kalmasını sağlıyor. Bilim insanları, bu yapıların olmasaydı gezegenimizin Mars veya Venüs gibi manyetik olarak zayıf olabileceğini ve yaşamın korunmasının mümkün olmayacağını belirtiyor.
Evrende Eşi Benzeri Yok: Ölüm Yıldızı’ndan Katbekat Güçlü Kara Delik Tespit Edildi
Oregon Üniversitesi’nden bilim insanları, evrende bugüne kadar benzeri görülmemiş bir enerji salımına sahip süper kütleli bir kara delik tespit etti. Yapılan gözlemlere göre bu kozmik oluşum, popüler kültürdeki Ölüm Yıldızı’yla kıyaslandığında katbekat daha güçlü bir enerji üretiyor. Keşif, kara deliklerin davranışlarına dair mevcut bilgileri yeniden tartışmaya açtı.
Bilime Göre Hayat Süresini 4 Yıl Uzatan Tek Uyku Alışkanlığı
Uykusuzluğun bedensel ve zihinsel sağlık üzerindeki etkileri artık kimse için sürpriz değil. Ancak yeni yayımlanan kapsamlı araştırma, uyku düzenindeki küçük alışkanlıkların yaşam süresini ciddi ölçüde etkileyebildiğini gösteriyor. Özellikle saat kaçta uyunduğu ve kaç saat dinlenildiği konusu öne çıkıyor.Kaynak
Kozmolojik Paradoks: Evrenin Doğumu Var Ama Bir Doğum Yeri Yoktur!
etiket
Not: Bu makalede geçen 'enerji' sözcüğü, evrenin ontolojik yapısının temelindeki tözü kastederek kullanılmaktadır. Bu çalışma, modern fiziğin kanıtlanmış iki temel sütunu olan Genel Görelilik ve Kuantum Mekaniği verileri üzerinden kurgulanmıştır. Diğer spekülatif teoriler kapsam dışıdır.Evren yani fizik varoluşta insan zihninin algılayamayacağı, idraki zor durumlar vardır. Bu yüzden konuya çok aşina olmayanların zihninde evrenin varoluş durumuyla ilgili bilime uygun olmayan çok yanlış bir fotoğraf vardır. Önce bu durumu inceleyelim.
Reklam