onedio
Bursaspor'dan Sert Açıklama
Bursaspor Kulübü, 3-2 mağlup oldukları Beşiktaş karşılaşması sonrasında, resmi internet sitesinden sert bir açıklama yaptı.Yeşil-beyazlı kulübün yaptığı açıklama şöyle;“Puan cetvelleri ile ölçülebilen tek şey, sonuçlardır…O cetveller; haksızlıkları ve futbolu yönetenlerin adalet duygularını gizler, göstermez…O cetvellerin boyu da, vicdanlardaki sıralamayı ölçmeye yetmez.Özellikle 3 Temmuz süreciyle Türk toplumunun üzerine akan bataklığın ortasına yeşiliyle beyazıyla tertemiz bir bayrak dikmiş Bursaspor Kulübü, futboldaki kirliliğe isyan edip statlara gelmeyen, ya da bağrına taş basıp sevgisinin peşine düşerek tribündeki yerini alan temiz vicdanlarda oluşan puan cetvellerinin en üst basamağında olduğunu bilerek yoluna devam etmektedir.Futbolu masum ve adil bir oyun haline getirecek olan sadece yazılı kurallar değil, bu kuralları uygulama noktasında sorumluluğu olan insanlar ve kurumlardır. Biz sportif kuralların dışında etik değerlere de bağlı bir kulüp olarak, mücadelemizi ‘temiz futbol’ ilkesi ışığında sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz, ancak haksızlıkları dile getirmeyi de bir görev ve toplumsal sorumluluk olarak sürdüreceğiz.İstanbul Olimpiyat Stadı’nda Beşiktaş’la oynadığımız karşılaşma sırasında ve sonrasında yaşananlar, Bursasporumuza puan ve oyuncu kaybı olarak yansımış ama biraz evvel sözünü ettiğimiz vicdani puan cetvelinde en az bir puan daha yükselmemize neden olmuştur.Karşılaşmayı yöneten Mustafa Kamil Abitoğlu’nun, maç esnasında yaptığı en az iki önemli hata futbol kamuoyunda tartışılmaktadır.Bunlardan ilki; futbolcumuz Fernandao’nun rakibine yaptığı hareketi sarı kartla cezalandırması ve kırmızı kartını göstermemiş olması olarak değerlendirilmiştir.Bu kararın, maçın gidişatını nasıl etkileyeceğini değişik senaryolarla ele almak ve farklı ihtimaller üzerinden yürüyerek bir sonuca ulaşmak mümkündür ama, uzatma dakikalarının bitimine doğru oyuncumuz Şener Özbayraklı’nın rakibiyle girdiği ikili mücadelenin, haksız bir şekilde penaltı ve kırmızı kartla cezalandırılmış olmasının ortaya çıkarttığı sonuç ve senaryo tektir ve o da; bu haksız kararla karşılaşmayı 3-2 kaybetmiş olduğumuzdur.Bu maç, Bursaspor Kulübü olarak, bu sezon hakem hatalarıyla kaybettiğimiz ne ilk maçtır, maçlar bu duygu ve yeterlilikle yönetildiği takdirde ne de son maç olacaktır.Ancak bu kayıplar üst üste yazıldığında ortaya çıkan tablo, sportif ve ekonomik açılardan kabul edilemez ve korkunç boyutlarda olduğu gibi, camiamızda infial yaratacak düzeydedir. Ve bu durum haliyle oyuncu grubumuzla birlikte, teknik kadromuz ve en önemlisi camiamızın bütün fertlerinin adalet duygusunu yerle bir edip, sabrının limitlerini aşar hale gelmiştir.Maç bitiminde Beşiktaşlı oyuncuların ve özellikle Motta’nın sportmenlik dışı hareketleriyle birlikte, bazı Beşiktaşlı yöneticilerin tribündeki agresif tutum ve hakaretamiz davranışları ise tasvip edilemez, çirkin görüntülerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.Ligde daha katedecek çok yolumuz olması ve Ziraat Türkiye Kupası’nda da kendine finali değil, kupayı hedef seçmiş bir kulüp olarak Bursaspor’umuzun tek beklentisi vardır ve o da; artık maçları ve futbolu yöneten tüm kişi ve kurumların daha dikkatli, özenli ve geçmişteki mağduriyetimizin farkına vararak adaletli karar vermeye başlaması gerektiğidir.Sevgi, saygı ve dürüstlüğün hakim olması gereken futbol ikliminde, nefretin egemen hale gelmesinde adalet duygusuna indirilen bu sayısız darbelerin hiç kuşkusuz çok önemli payı vardır.Eğer makus hale gelen futbol kaderimiz olumlu yönde değiştirilmek isteniyorsa, kulüpler, oyuncular ve antrenörlerden daha çok, hakemlere, nefret ateşini üfleyen medyaya ve futbolu yöneten kadroların iptidai, gerçeklikten ve sonuç almaktan uzak cezai yöntemleri artık yeniden gözden geçirmelerine gereksinim duyulmalıdır.Vicdanlarda oluşan puan cetveliyle, görünürdeki puan cetveli arasındaki farklılıkları ortadan kaldırma ve bu oyunun en önemli unsuru olan adaleti yeniden tesis etme görevini yerine getirmesi gerekenlere, maiyeti ‘uyarı’ olan bu açıklamamızı doğru ve objektif bir gözle okumalarını öneriyoruz.SaygılarımızlaBURSASPOR KULÜBÜ”AMK
'Bilic'i Kesinlikle Bırakmayacağız'
Beşiktaş Kulübü Basın Sözcüsü Metin Albayrak Biliç ile ilgili yapılan 'başka takımla anlaştı 'söylentilerini sert bir ifade le yalanladı.Metin Albayrak DHA'ya yaptığı özel açıklamada teknik direktör Slaven Biliç'in sezon sonunda bırakıp gideceği yönündeki açıklamaların takımı karıştırmak için yapılan kasıtlı hareketler olduğunu söyleyerek bu söylentilerin zamanlamasını da manidar olarak değerlendirdi.Metin Albayrak 'Slaven Biliç ile şampiyonluğa koştuğumuz bir ortamda çıkartılan söylentilerin hangi amaca hizmet ettiğini kamuoyunun takdirine bırakıyorum,bizim ne şimdi ne sezon sonu hocamızı bırakma düşüncemiz kesinlikle yok ve olmayacaktır da.'diye konuştu.'Slaven Bilic'i kesinlikle ve kesinlikle bırakmayacağız'Albayrak taraftarların bu söylentiler inanmamasını isteyerek 'Takım olarak müthiş bir şekilde kenetlendiğimiz ,ligde lider durumda olduğumuz ,Avrupa Ligi'nde de Liverpool ile çıkacağımız önemli bir maç arefesinde bu tarz söylentilerin kasıtlı olarak çıkartılmasını şiddetle kınıyoruz ve değerlendirmesini futbol kamuoyunun iyi bir şekilde yapmasını istiyoruz.Taraftarlarımızı da böyle söylentilere kesinlikle inanmamaları konusunda uyarıyoruz.'Bu söylentiler takımı karıştırmak için ve zamanlaması çok manidar'Metin Albayrak bu söylentilerin kasıtlı olarak takımı karıştırmak için çıkarıldığını söyledi ve 'bu takımı iki yılda hocamız Biliç ile beraber oluşturduk ve uzun vadeli planlar yaptık.Şimdi niye bir anda yaptığımız her şeyi yıkalım ki ! Kendisi ile sezon bitiminde masaya oturacağız ve kesinlikle anlaşacağız.Biz hocamızı bırakmayacağız.Slaven Biliç ile daha önce bu konuları konuştuk ve kendisi ile 'hem şampiyonluğa hem Avrupa Kupasına odaklandığımız için sözleşme konusu ile meşgul olmayalım sezon sonu mutlaka anlaşırız' diyerek bu konuyu sezon sonuna bıraktık.Ama bir kez daha tekrarlıyorum bu söylentiler takımı karıştırmak için kasıtlı olarak çıkartılıyor.Biz Atiba'yı da bırakmayacağız ve kesinlikle yeni sözleşme yapacağız.' diyerek Slaven Biliç ve Atiba ile ilgli yapılan spekülasyonları net bir ifade ile yalanladı.'Beşiktaş hakemle kazandı algısı yaratmaya çalışıyor'Metin Albayrak ayrıca takımın bu sezon Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki şanssızlığını kırıp Bursaspor'u geriden gelerek yenmesinin önemli olduğunu belirtti.Albayrak maçın hakemi ile ilgili olarak yapılan eleştirilere 'hakem Fernandao'nun kırmızı kartını verse belki de maç orada kopacak.Ama her şey bizim attığımız penaltıya bağlanıp hakemle kazandığımız algısı yaratılmaya çalışılıyor.Üstelik Bursaspor'un attığı gol de net bir ofsayt.Bunlar değerlendirilmiyor ve Beşiktaş penaltı ile kazandı denilerek algı yaratılıyor.Bizim aleyhimize verilen kırmızı kartlara,penaltılara baksınlar ondan sonra konuşsunlar.'diye cevap verdi.Ali DANAŞ, İstanbul-DHA
Savcı Zekeriya Öz: 'Ergenekon Soruşturması Bana Tesadüfen Geldi'
Türkiye kamuoyunun Ergenekon davasıyla tanıdığı, 17-25 Aralık soruşturmalarını takip eden süreçte görevden uzaklaştırılan savcı Zekeriya Öz ilk mülakatını BBC Türkçe'ye verdi.Zekeriya Öz, Türkiye'de son yılların üzerine en fazla konuşulan, tartışılan savcısı.Türkiye Öz'ün adını Ergenekon davasıyla tanıdı.Operasyonların ardından kamuoyunun bir bölümüne göre derin devletin üzerine cesaretle giden bir savcı, diğer bir bölümüne göreyse bir siyasi operasyon adına hukuksuzluklara imza atan bir hukukçuydu.Bu dönemde hükümet, davaya ve davanın savcısı Öz'e açıktan destek çıkıyordu.Ergenekon'un ardından ODA TV davasıyla da gündemdeydi Öz.2013'e gelindiğindeyse, 17 Aralık tarihinde, yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla soruşturma yürüten savcılardan sorumlu Başsavcı vekiliydi.Ergenekon ve ODA TV davaları döneminde hükümet tarafından örnek gösterilen Öz, 17-25 Aralık ardından hükümetin gözünde, hükümete karşı siyasi operasyonun parçası bir isme dönüşmüştü.Önce düz savcı olarak Bolu'ya atandı, daha sonra da hakkında başlatılan soruşturma tamamlanıncaya kadar görevden uzaklaştırıldı.Savcı Öz hakkında bugüne kadar çok şey konuşuldu, çok tartışıldı.Öz basında ilk kez BBC Türkçe'ye konuştu.Zekeriya Öz'e Ergenekon ve ODA TV davalarıyla ilgili detaylı sorular sorduk ancak Ergenekon ana davasının Yargıtay aşamasında olduğunu, ODA TV davasının ise sürdüğünü belirterek, bu sorular içinden sadece bu davaların içeriğini etkilemeyeceğini düşündüğü bazılarını yanıtlamanın doğru olacağını söyledi.Ergenekon'la ilgili bazı genel sorulara cevap verdi.17-25 Aralık operasyonlarından paralel yapı iddialarına, diğer birçok sorumuzu ise yanıtladı.Kamuoyu sizi Ergenekon davasıyla tanıdı. Biz de Ergenekon davasıyla ilgili bazı sorular sormayı çok isteriz. Sizin açınızdan hukuki anlamda bu dava hakkında konuşmanın bir mahsuru var mı?Ergenekon, ODA TV tarzı bu davalar şu an itibariyle derdest. Ergenekon bitti ama şu an itibariyle Yargıtay'da temyiz aşamasında. ODA TV davası devam ediyor. Bunların içeriğiyle ilgili şu aşamada konuşmak hem etik olmayabilir, hem de davayı etkilemeye yönelik algılama oluşabilir.Biz de o zaman davaların içeriğinden ziyade bazı genel sorular soralım.Evet, sorabilirsiniz.Ergenekon soruşturması nasıl başladıÇok kısaca Ergenekon davasının nasıl başladığını ve sizin sürece nasıl dahil olduğunuzu anlatabilir misiniz?2007 yılı, Haziran ayıydı. Ümraniye'de bir gecekonduda bombalar bulunmuştu. Bombalar bulunduğunda Ergenekon veya herhangi bir şey yoktu. Dosyanın da UYAP sisteminden bana verildiğini odama gidince öğrendim.Gözaltında üç kişi vardı. Bunların bir tanesi emekli astsubaydı. Daha sonra bu bombalarla irtibatlı üç dört kişi daha tespit edildi. Bu aşamadan sonra elde edilen deliller ardından, dördüncü, beşinci günü bir adreste yine, birçok bomba, Eskişehir'de bomba, plastik patlayıcı maddeler bulununca soruşturmayı biraz daha derinleştirme ihtiyacı hissettim.Tabi çıkan dokümanlar var bazı kişilerde. Ergenekon ismi ilk orada geçiyordu. Daha sonra Ergenekon'la ilgili ciddi araştırmalar yaptım, beş altı ay boyunca uğraştım. Emniyet'in eski arşivlerine baktım.Geçmişte bununla ilgili varsa soruşturmalar onların evraklarını buldum. Sonuç itibarıyla da Ergenekon ismi aslında yedi ay sonra duyuldu. Ocak ayında ilk büyük operasyon dediğimiz operasyonda duyuldu.Bu davanın bana verilmesinde iddia edildiği gibi herhangi bir seçim tarzı yoktur. Tamamen başsavcının dahi bilgisi olmadan UYAP sistemine attığı, sistemin otomatik dağıttığı bir soruşturmadır.Ergenekon'un, Türkiye'deki gizli bir yapılanma olduğunu, bu yapılanma içinde profesörlerden rektörlere kadar, askerlerden sivillere kadar, siyasetçiden belediye başkanına kadar, çok değişik kişi kurum ve sivil toplum örgütleriyle irtibatlarını ve onların bu yapı içinde olduğunu fark ettik ve bununla ilgili de soruşturmalar yürütüldü. Dört yıl boyunca da bu soruşturmalarda bizzat ben fiilen bulundum.Birçok dava açıldı. Sonuçta mahkeme beş yıl sonra karar verdi. İlk davadan itibaren beş yıllık bir süre içinde karar verdi. Birçok kişi çeşitli cezalara mahkum oldu. Bu karar Yargıtay aşamasındadır.'Radyodan duydum'Kamuoyunun bir bölümü bu davanın önceden planlandığını ve dava sürecinin de siyasi bir süreç olduğunu düşünüyor. Siz bu soruşturmanın tesadüfen size geldiğini ve dava başladıktan sonra bu kadar kapsamlı hale geldiğini mi söylüyorsunuz?Bu soruşturmanın tesadüfen bana geldiği dönem, Beşiktaş'taki görevimde üçüncü yılı doldurduğum için tayinimin çıkacağını beklediğim bir dönemdi. Akabinde bu olayları radyodan duyduk. Ümraniye'de 28 tane el bombasının bulunduğunu duyduk. Daha sonra adliyeye geldiğimizde dosyayı masamın önünde buldum.Bu dosyanın ilk başlangıcı da çok ilginçtir. Bu ihbar, Trabzon İl Jandarma'ya yapılıyor. Trabzon İl Jandarma, İstanbul İl Jandarma'ya bildiriyor. Onlar polis mıntıkası diye polise bildiriyor, polis gidiyor arama yapıyor. Daha sonra bombaları buluyorlar, bombalarla ilgili gözaltı ve arama kararı isteyecekler, Ümraniye savcılığı diyor ki, 'Bu işe özel yetkili savcılık izin versin, biz gece arama izni vermeyiz.' Bizim Beşiktaş'taki nöbetçi savcımıza geliyorlar, o da arama kararı veriyor. Üç kişiyi gözaltına aldırıyor.Ertesi gün başsavcı normalde bizde nöbette gelen olayları, nöbetçi savcıya verir ama çok olay gelirse de o savcıya değil diğer savcılara da verilir. Onun nöbetinde çok fazla olay olmuştu.Sabahleyin de bana geldi. Aradan iki gün geçti. İrtibatlı olduğunu düşündüğüm, bombalarla irtibatlı olduğuna dair deliller bulunan emekli bir askeri şahsı, Danıştay olayında da ismi geçmişti, bu şahsı gözaltına alması için emniyete talimat verdim. Onlar uygulamamak için bahaneler ileri sürdüler. Daha sonra, bu bahanelerden sonra yazılı talimat verdim, Cuma günüydü.Bu dosya Çarşamba bana geldi. İkinci, üçüncü günü, birden o dönemin başsavcı vekilimiz olan Turhan Bey (Çolakkadı) telefonla aradı. 'Bu dosyayı kim vermiş sana, bu dosya sana nereden geldi, benim imzam mı var, ben mi vermişim, nasıl vermişim, bu dosyayla ilgili her şey medyada yer alıyor' dedi.Ben de kendisine dosyanın bana iki gün önce geldiğini, dosyada hiçbir şey olmadığını yani sadece üç kişinin gözaltında olduğuna dair bir belge olduğunu, başka bir şey olmadığını, bir de arama kararı olduğunu, bunun dışında dosyayla ilgili hiçbir bilgi olmadığı için, bizim bilgi verme ihtimalimizin de olmadığını söyledim. Daha sonra kendisi bana Ferhat Sarıkaya'dan beter olacağımı söyledi. Ben de 'Beni niçin aradığınızı anladım, bir şahsın gözaltına alınmasını istediğimiz için talimat verdiğim için beni aradığınızı anladım, benim için iş yapmayıp terfi etmektense iş yapıp sürülmek bir şereftir' dedim.'Sızıntılarla ilgili 200 suç duyurusu yaptım'Gizli tanıkların davadaki etkisi önemli tartışma başlıklarından biriydi. Bu tanıkların birçoğunun güvenilmez tanıklar olduğu iddia edildi. Ve bu tanıkların hem beyanlarının kendileri, hem de o beyanlarının ciddiye alınış şekli eleştirildi. Gizli tanıkların Ergenekon davasındaki etkisi nedir?Her davada gizli tanık olabilir. Bu davada da belki yüzlerce kişi geldi, gizli tanık olmak isteyen oldu. Biz hemen hemen yüz kişi dinlemişsek, bunların 5-6 tanesine veya 10 tanesine itibar etmişizdir. Hiçbir zaman da hiçbir dosyada, ben hatırlamıyorum da, bir gizli tanığın sırf beyanlarına istinaden hiçbir operasyon yapılmaz. Gizli tanık bir olay anlatır, o olay doğruysa, onun adli belgeleri varsa geçmişe yönelik çalışmaları yapılır. O beyanları destekleyici bilgi, belge vermişse, soruşturmalarda deliller o yöndeyse ona yönelik çalışmalar yapılır.Ben Ergenekon sürecinde bir gizli tanık beyanından hiç kimsenin gözaltına alındığını bilmiyorum.Ergenekon ve Oda TV davaları sürecinde gizli kalması gereken bazı bilgilerin bazı medya organlarına yansıdığını gördük. Kamuoyunun bir bölümü bu durumdan savcıları sorumlu tuttu. Siz ortaya çıkan bu tablonun nedeninin ne olduğunu düşünüyorsunuz?Zaman zaman bu konularla ilgili geçmişte iddialar oldu. Hakkımızda soruşturmalar da açılmış olabilir ve incelemeler yapılmış olabilir. Ancak yanlış hatırlamıyorsam şahsım olarak soruşturmanın gizliliğini ihlalle ilgili 200 tane suç duyurusunda bulunduğumu hatırlıyorum. O dönem itibariyle bütün gazeteler vardı. Yani o dönem bu soruşturmanın gizliliğini ihlal eden kimse, hangi gazete ise, hangi kanal ise...Bizim asıl işimiz bu değil ama bunlarla ilgili bütün mahkemeler, suç duyurusunda bulunduğumuz için bize soruyordu. 'Bu soruşturmanın içeriği ile ilgili midir, değil midir' diye soruyorlardı. Bazen de öyle haberler çıkıyordu ki, hiç bizim dosyamızda yok ama onlarla ilgili de davalar açılmış... Biz ciddi bir soruşturma yapıyoruz ama bir yandan da her gün 10-15 tane böyle mahkemeye veya savcılığa cevap veriyorduk.'Erdoğan'ın bu davanın savcısıyım demesinden rahatsız oldum'Hükümet sizce Ergenekon davası döneminde yargıyı etkiledi mi?Yargıyı etkileyici çok ciddi bir tavırları ve baskıları olmadı. Girişimler oldu veya hukukun prensiplerini bilmeden bazı açıklamalar oldu. 'Ben bu davanın savcısıyım' diyerek aslında bizim adli mecrada yürütülmüş bir davanın sanki siyasi bir ayağı varmış gibi olduğunu vurguladılar. Biz bayağı sıkıntıya girdik ama siyasetçiler hukuktaki bu davaların tarafsızlık şeylerini belki çok ayrıntılı bilemeyebilirler. Veya kötü niyetle de yapmamış olabilirler. Onları ben bilmiyorum. Bunun dışında yargıyı etkileyecek bir şey olmadı. Sonraki süreçlerde bu tür şeyler, girişimler olmuş olabilir. İlerleyen süreçlerde, belirli şeyler duydum ama ben oradan ayrıldıktan sonra.Siz, sayın Erdoğan'ın bu açıklamasından kişisel olarak rahatsız mı oldunuz?Bir savcı olarak biz hiçbir partinin, hiçbir kişi ve kurumun savcısı değiliz. Cumhuriyetin savcısı olarak görev yapıyoruz. Tamamen tarafsız, tamamen bağımsız... Yaptığımız bütün işlemler, bütün soruşturmalar, soruşturma içindeki işlemlerin tamamı itiraza, denetime, temyize, her türlü kontrole tâbi. Biz bu şartlarda işlem yapıyoruz. Ama yaptığımız işlemin başkası tarafından sahiplenilmiş olması adli olarak yürüyen bir işin sanki siyasi bir mecrada yürütülüyormuş gibi bir algı oluşmasına sebep oldu. Bu da tabii beni şahsen rahatsız etti. Çünkü soruşturmaları kanunlar için, bu millet için, bu devlet için, kamu adına, bu Cumhuriyet için yapıyoruz. Kimsenin keyfi veya şahsi talimatıyla bir savcının böyle bir şey yapması mümkün değil.'Hükümet davayı istifade ettiği için sahiplendi'Recep Tayyip Erdoğan'ın Ergenekon davasını destekler birçok açıklamasının olduğunu biliyoruz. Bunun yanında doğrudan sizden övgüyle bahsettiği sözleri de olmuştu. Hatta kendi özel (makam) aracı sonradan size verildi. Bugünse Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve hükümetin gözünde siz hükümeti darbe ile devirmeye teşebbüs etmiş bir ekibin mensubusunuz. Sizce ne oldu da size yönelik bu tavırda böylesine keskin bir dönüş oldu?Biz Ergenekon'dan önce terör davalarına baktık, o dönem itibariyle CIA ajanı, MOSSAD ajanı tarzı suçlamalara maruz kaldık, Ergenekon'dan önce AK Parti düşmanı diye şikayet edildik. Bizzat başsavcımız 'AK Parti düşmanı olduğun için şikayet ettiler' dedi. Ergenekon'da da AK Partili diye şikayet ettiler.Ben yaptığım bir soruşturmanın ne siyasi sonuçlarını düşünürüm bir savcı olarak, ne de toplumdaki algının nasıl gelişeceğini. Biz sadece kanunu eşit olarak herkese uygulamak gibi bir mükellefiyet içerisindeyiz. Bunun dışında toplumsal algı, işte siyasal düşünce bizi bağlamaz. Yani beni bağlamadığı gibi normalde hakim, savcıları da bağlamaz. O dönem itibariyla dediğim gibi bu davalar Türkiye'nin önünü açtı. Türkiye'de cinayetler bıçak keser gibi kesildi. Faili meçhuller durdu. Ekonomik ciddi düzelmeler sağlandı ve belli yerlerde bu dava ile ilgili övücü sözler; siyasetçiler, bakanlar, başbakanlar tarafından söylenip, sahiplenilmiş oldu. Ancak tabii bu dava onlar sahiplendiği için olmadı. Ama onlar bu davadan biraz da siyasi olarak istifade ettikleri için veya istifadelerine, menfaatlerine uygun düştüğü için bunlar bu davayı sahiplendi.Peki sizin Ergenekon davası döneminde AKP hükümetini desteklemeniz söz konusu muydu? Eğer öyleyse neden bu desteği sonlandırdınız?Ben bir Cumhuriyet savcısı olarak göreve başladığım 1995 yılından beri hiçbir siyasi partinin destekçisi ve sempatizanı olmadım. Konjonktür gereği seçimlerde her vatandaş gibi oyumuzu kullanmışızdır ondan sonra hiçbir siyasi kimlik bizim içim önem arz etmez. Benim hiçbir zaman AK Parti'ye destek vermem gibi bir şey olmamıştır. Hiçbir partiye olmadı.Tuncay Özkan'ın tweetini RT'lemesiSon dönemde sosyal medyayı yoğun olarak kullanmaya başladınız. Hatta dönem dönem Ergenekon ve ODA Tv sanıklarına benzer söylemlerle hükümeti eleştirdiğinizi görüyoruz. Bu, kamuoyunun bir bölümü açısından ilginç bir görüntü yaratıyor. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?Hükümeti eleştirme bâbında değil de, benim genelde üzerinde durduğum konular demokratikleşme, demokrasinin yaygınlaşması, temel hak ve özgürlüklerin her insanın bilerek ve şuurlu olarak bu hakları kullanmasını temini, yargının bağımsız olmasıdır.17 Aralık'tan sonra bazı gazeteciler, hakkımda asılsız tweetler atmaya başladı. Ben de baktım tekzip yazmak veya prosedür uzun sürüyor, onlara anında cevap verdim. Sonra da baktım halkın ciddi bir teveccühü var. İnsanların gerçekten çok sevdiğini ve attığım tweetlere değer verdiğini fark ettim. Zamanla ortaya çıkan hukuksuzluklarla ilgili ve hukukun nasıl olması gerektiğiyle ilgili tweetler paylaşmaya devam ettim. Aynı zamanda hukuksuzlukları kime karşı, kimin için yapıldığına bakmaksızın, ayrım gözetmeksizin, yaptım. Veya doğru söylediğini, gerçeği ifade ettiğini düşündüğüm kişilerin üzerindeki etiket, isim kim olduğuna bakmaksızın da bunların kamuoyuyla paylaşılması veya ben bu görüşü beğeniyorum veya bu insan böyle demiş, böyle dediyse doğru olabilir veya doğru olmayabilir ama bu böyle demiş. Retweet yapmanın zaten şeyi odur, ben buna katıldım, katılmadım değil, bir kişinin görüşünün kamuoyunda duyulmasını sağlamak.RT ederken kimin yazdığından ziyade içeriğine bakarak mı RT ediyorsunuz?Ben içeriğine bakarım, bazen beni sevmediğini düşündüğüm bir kişinin dahi tweetlerini retweet yapabilirim.Geçtiğimiz günlerde Tuncay Özkan'ın hükümeti eleştiren bir tweetini RT ettiniz. Hakkında ağırlaştırılmış müebbet cezası istediğiniz birinin tweetini belli ki içeriğine de katılarak RT etmeniz ilginç bir tablo ortaya çıkarmıyor mu?Ben hiç bir dosyada, önüme gelen dosyada, dosyasına baktığım kişiyi kendime düşman olarak görmüyorum. Ben işimi yapıyorum, profesyonelce bu işleri yapıyoruz. Karşımızdaki kişinin kim olduğuna bakmıyoruz. Daha sonra da o dosyayla bütün irtibatımızı koparıyoruz. Dosya elimizden çıktıktan sonra o kişiler bizim düşmanımız değil.Yarın: Savcı Zekeriya Öz, Gülen cemaati hakkında neler söyledi?Mahmut Hamsici - BBC Türkçe
Beşiktaş'tan Tolga İçin Açıklama
Beşiktaş Doktoru Ertuğrul Karanlık, Bursaspor maçında sakatlanarak oyundan çıkan Tolga Zengin’in sağlık durumu hakkında BJK TV’ye açıklamalarda bulundu.Karanlık’ın açıkmaları şöyle:'Kalecimiz dünkü maçın ilk dakikalarında bir sakatlık yaşadı. Ambulansla hastaneye götürdük. MR çektirdik. Durumunu tesiste değerlendirdik. Dizindeki iç bağında bir problem olduğunu tespit ettik. Tolga’nın kramponu maçta çime takılıyor ve oyuncumuzun dizi dönüyor. Oyuna devam etmesi mümkün değildi. Soyunma odasında durumuna baktım ve çapraz bağlarında sıkıntı beklemediğimi söyledim.Tolga’da iç bağ zedelenmesi var. Orta dereceli bir sakatlık bu. En kısa zamanda takıma geri vermek istiyoruz.''Ramon Motta'da pubis şüphesi vardı'Motta'da pubis şüphesi vardı. Sol pubiste yüzde 90 iltihap vardı. Bu durum koşmasına ve şut çekmesine engel çıkarıyordu. İğnelerle tedavi yaptık. Dün de maçtan önce bir çalışma yaptık. Ağrılarının olmadığını öğrendik ve iltihabının çözüldüğünü görünce oynamasına karar verdik.'Sporx
Beşiktaş-Kayseri Erciyes Maçı Osmanlı Stadı'nda
Beşiktaş-Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçı Olimpiyat Stadı yerine Osmanlı Stadı'nda oynanacak.Türkiye Futbol Federasyonu'nun daha önce 16 Mart Pazartesi günü saat 20.00'de Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanacağını açıkladığı Beşiktaş - Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında saha değişikliğine gidildi.TFF'den yapılan açıklamada, Beşiktaş ve SAİ Kayseri Erciyesspor'un talebi doğrultusunda mücadelenin aynı gün ve aynı saatte Ankara Osmanlı Stadı'na alındığı bildirildi.Skorer
Dilmen: "Bilic'in Yerine Sergen Gelecek"
Yorumcu Rıdvan Dilmen, Beşiktaş - Bursaspor maçı sonrasın yaptığı yorumda Slaven Bilic'in İngiltere'ye gideceğini yerine Sergen Yalçın'ın geleceğini söyledi.İşte Rıdvan Dilmen’in sözleri“Slaven Bilic çok başarılı bir teknik direktör. Bu duyduğum bir şey yanlış da olabilir ama Bilic’in anlaştığı ve İngiltere’ye gideceği, Sergen Yalçın’ın da gelecek sezon Beşiktaş’ın teknik direktörü olacağı konuşuluyor.”MOTTA’YA YÜKLENDİ“Türkiye’de Gökhan Gönül’den sonra yerli olarak en başarılı oyuncusu tartışmasız Şener’dir ama bugün çok etkili değildi. Özellikle Gökhan Töre ona çok ters geldi. Beşiktaş’ta Ramon Motta’nın en iyi performansı buysa Beşiktaş sol bek alsın. Yabancı kontenjanı da açıldı Motta kenara oturabilir.”Açık Mert Korkusuz
Reklam
Tolga'dan Beşiktaş'a Kötü Haber
Beşiktaş'a Bursaspor maçında sakatlanan Tolga Zengin'den kötü haber geldi.Bursaspor'u ağırlayan Beşiktaş'ta maçın ilk bölümünde dizinden yaşadığı sakatlık sonrası Tolga Zengin oyunu terk etmek zorunda kalmıştı.Tolga'nın sağ diz yan bağlarında yırtık olduğu ve 4 hafta sahalardan uzak kalacağı belirtildi.Tolga, siyah beyazlıların UEFA Avrupa Ligi'nde Liverpool ile oynayacağı maçlarda forma giyemeyecek.
Hatay'dan Beşiktaş'a Darbe
Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi'nde (TKBL) Hatay Büyükşehir Belediyespor, normal süresi 74-74 berabere tamamlanan maçta Beşiktaş'ı uzatmalarda 86-81 yendi.Salon: AntakyaHakemler: İbrahim Altuntaş, Mehmet Burak Anlatıcı, Ali KöseoğluHatay Büyükşehir Belediyespor: Lacy 27, Key 12, Yasemen Saylar, Özge Karataş, Maryam Gültekin, Kızer 37, Gülşah Gümüşay 2, Korel Engin, Bjelica 8, Duygu FıratBeşiktaş: Eldebrink 11, Esra Erden Atacan 9, Yasemin Begüm Dalgalar 8, Tuğba Taşçı, Emel Ecem Güler 2, Kulichova 14, Jara 6, Buse Özbek, Beril Albayrak, Hooper 311. periyot: 18-13Devre: 38-343. periyot: 58-51Normal süre: 74-74Kaynak: AA
Reklam
Ahmet Kandemir'in İstifası Kabul Edildi
Beşiktaş İntegral Forex Basketbol Takımı'nda başantrenör Ahmet Kandemir'in istifası kabul edildi.Beşiktaş Kulübü basketbol şubesi, dernekler ve taraftarlardan sorumlu yönetim kurulu üyesi Hakan Özköse, geçen sezonun başından beri siyah-beyazlı takımı çalıştıran Kandemir ile kendisinin isteği üzerine yollarını ayırdıklarını açıkladı.Beşiktaş'a hizmetlerinden ötürü Kandemir'e teşekkür eden ve kariyerinde başarılar dileyen Özköse, kulübün internet sitesinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:'Beşiktaş İntegral Forex takımımızın başantrenörlüğü görevi için görüşmelerimize başlamış bulunmaktayız. Yeni başantrenörümüz görevine başlayana kadar takımımızın sorumluluğunu yardımcı antrenörümüz Faruk Beşok üstlenecektir.'Ahmet Kandemir, Türkiye Basketbol Ligi'nde Beşiktaş İntegral Forex'in dün akşam Trabzonspor Medical Park'a deplasmanda 98-75 mağlup olduğu maçın ardından görevini bırakma kararı almıştı.Fotomaç
"Liverpool'a Karşı Umudumuz Değil, Şansımız Var"
Spor Toto Süper Lig 'in 20. haftasında konuk ettiği Bursaspor'u 3-2 yenen Beşiktaş 'ta teknik direktör Slaven Bilic , önemli açıklamalar yaptı.'Dramatik bir son oldu'Atatürk Olimpiyat Stadyumu 'nun ev sahipliği yaptığı kritik müsabakanın ardından yayıncı kuruluşa demeç veren Hırvat hoca, 'Oldukça güzel bir karşılaşmaydı. Oyuncularımla gurur duyuyorum. Harika bir derbi galibiyeti elde ettik, böyle de olmasını bekliyorduk. Bursaspor çok iyi hücum eden bir takım, aynı bizim gibi. Ön tarafta da yıldız isimlere sahipler. Dramatik bir son oldu. Genel olarak performanstan memnunum. Maçta sadece ikinci devrenin ilk 20 dakikasında iyi değildik. Fakat onun öncesinde ve sonrasında hep üstün taraf bizdik. Rakibimiz oyunun genelinde uzun topla oynamak zorunda kaldı. Muhteşem bir karakter ortaya koyduk. Sağlam bir takım ruhu gösterdik' dedi.Fenerbahçe örneği!Siyah-Beyazlı ekibin teknik patronu, 'Doğru rotasyon uygulayarak oynuyoruz. Yaklaşık 17 oyuncuyu sürekli kullanıyoruz. Atınç , Cenk ve Kerim ilk kez oynamıyorlar. Bunlar ritm yakalayan isimler. Rakiplerimizden söz edersek, mesela Fenerbahçe 'nin yedek kulübesinde uluslararası futbolcular mevcut. Meireles , Kadlec ve Webo gibi deneyimli oyuncular var. Biz de çok iyi kadro derinliği oluşturduk. Kenardan olaya dahil olan oyuncularımız ekstra bir katkı veremediler ama tempoyu yükselttiler' ifadelerini kullandı.'Umudumuz değil, ciddi şansımız var'UEFA Avrupa Ligi 'nde Ada 'nın dev kulübü Liverpool'la oynayacakları maça da değinen 46 yaşındaki Bilic, ' Liverpool 'a karşı yalnızca umudumuz değil, ciddi şansımız var. Dünyanın en iyi takımlarından biriler. Premier Lig 'de de toparlandılar. Yanılmıyorsam son 16 maçta sadece 1 kayıpları var. Kura çekildiği zaman böyle bir şeyden bahsedemezdik. Biz aynı bugün oynadığımız gibi, hatta daha da iyi bir performans sergilemeliyiz. Cesur olacağız. Bu yıl oynadığmız İngiliz ekiplerinden Arsenal 'e karşı iyi oynadık, kötü şekilde elendik. Tottenham Hotspur 'la aynı gruptaydık, onları geride bıraktık. Hedefimiz kesinlikle turu geçmek' diye konuştu.Fanatik
Şenol Güneş: "Söylersem Ayıp Olur"
Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş'ten maç sonu değerlendirmesi ve Motta yorumu.Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, Beşiktaş maçını ve sonrasında yaşananları anlattı: Her bakımdan heyecan vericiydi… Futbol kalitesi anlamında kalite düşüktü. İkinci yarı biz daha oyunu forse ederek oynamaya çalıştık. Golü yedikten sonra hamle yaptık ve golü de bulduk. Penaltıdan gol yedik. Penaltı var veya yok tartışmak doğru değil. Nihayetinde maç bitti, rakibimizi tebrik ediyorum. Fernandao ne yapmış, görmedim. Çıkarken Motta'nın yaptıklarını söylemiyorum, söylersem ayıp olur. Hem sarı hem kırmızı. Çok tahrik olduğumuz bir maç oldu.
Reklam
Gol Düellosunu Beşiktaş Kazandı
Spor Toto Süper Lig 20. hafta mücadelesinde Beşiktaş ile Bursaspor karşı karşı geldi.Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanan ve Türkiye Futbol Federasyonu'ndan Mustafa Kamil Abitoğlu'nun düdük çaldığı karşılaşmadan galibiyet ile ayrılan taraf 3-2'lik skor ile Beşiktaş oldu.Konuk takım Bursaspor'un gollerini 12. dakikada Josue'nin asistinde Cedric Bakambu ve 89. dakikada Ozan Tufan kaydederken, Beşiktaş'ın galibiyet sayıları ise 23. ile 90+2. dakikada Senegalli golcüsü Demba Ba ve 87. dakikada Gökhan Töre'den geldi.Alınan bu sonucun ardından puanını 47 yapan Beşiktaş, liderlik koltuğunu Fenerbahçe'ye kaptırmadı. Konuk takım Bursaspor ise 33 puanda kaldı.Ligde önümüzdeki hafta Bursaspor, sahasında Çaykur Rizespor'u ağırlayacak. Beşiktaş ise Eskişehirspor'un konuğu olacak.MOTTA İLK 11, OPARE KADROYABeşiktaş'ın Spor Toto Süper Lig'de oynadığı kritik Bursaspor maçında sakatlığı geçen Brezilyalı futbolcu Ramon Motta, ilk 11'de sahaya çıktı.Kayserispor ile hafta içinde oynanan Ziraat Türkiye Kupası maçı sonrası yapılan kontrollerde sol osteitis pubis (kasık ve uyluk iç kısmında ağrı) teşhisi konulan Motta, doktorların yoğun çabasıyla Bursaspor maçına yetiştirildi ve ilk 11'deki yerini aldı.Öte yandan sakatlığı geçen yeni transfer Daniel Opare de 18 kişilik maç kadrosuna dahil edildi.ERSAN&OĞUZHAN KENARA, ATINÇ&ATIBA SAHAYABeşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, sarı kart cezalısı Ersan Adem Gülüm'ün yerine savunmanın göbeğinde Atınç Nukan'a şans verdi. Siyah-beyazlı takımda genelde Ziraat Türkiye Kupası maçlarında ilk 11'de görev alan Atınç Nukan, bu sezon ikinci kez bir lig maçına ilk 11'de çıktı. İlk olarak 13. haftadaki Gaziantepspor maçında ilk 11'de görev alan Atınç, Ersan'ın yokluğunda 9 hafta sonra Pedro Franco ile birlikte savunmanın ortasında forma giydi.Bilic, Çaykur Rizespor ile oynanan son lig maçında ilk 11'de görevlendirdiği Oğuzhan Özyakup'u yedek soyundurup, yerine Atiba Hutchinson'a şans tanıdı. Savunma Serdar Kurtuluş, Pedro Franco, Atınç Nukan ve Ramon Motta'dan, orta alan ise Gökhan Töre, Veli Kavlak, Atiba Hutchinson, Jose Sosa ve Olcay Şahan'dan oluştu. Forvette ise Demba Ba görev aldı.VOLKAN ŞEN CEZALIBursaspor'da ise sarı kart cezalısı Volkan Şen, Beşiktaş karşısında takımdaki yerini alamadı. Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, ligde son oynanan Gençlerbirliği maçının kadrosundan 3 değişiklik yaparak takımını Beşiktaş karşısına çıkardı.Sarı kart cezalısı Volkan Şen ve sakatlığı bulunan Emre Taşdemir kadroda yer almazken, Şamil Çinaz ise yedek soyundu. Bu futbolcuların yerine Renato Civelli, Aziz Behic ve Cedric Bakambu forma giydi.PERDEYİ BAKAMBU AÇTI!İlk düdüğün ardından yüksek tempo ile başlayan karşılaşmada aradığı golü ilk bulan ekip, ilk kez etkili geldiği atakta konuk takım Bursaspor oldu.Hızlı gelişen atakta rakip yarı alanın ortalarında topla buluşan Josue, savunma arkasına sarkan Bakambu'ya ara pasını aktardı. Josue'nin pasında topla buluşan Bakambu, sağ çaprazdan ceza sahasına girdi ve Tolga Zengin ile karşı karşıya kaldığı poziyonda şık bir vuruşla topu ağlara gönderdi ve 12. dakikada takımını 1-0 öne geçirdi.SAHNE DEMBA BA'NIN!Mücadeleye daha istekli başlayan ev sahibi Beşiktaş, 12. dakikada Bakambu'nun attığı gol ile 1-0 geriye düşmesinin ardından Bursaspor kalesindeki baskısını arttırdı ve aradığı beraberlik golünü 23. dakikada golcüsü Demba Ba ile buldu.Gelişen Beşiktaş atağında rakip ceza alanı ön bölümünde topla buluşan Jose Sosa, rakiplerinden topu çok iyi saklayıp ceza alanı içi sol çaprazındaki Gökhan Töre'ye pasını aktardı. Yetenekli oyuncu, Jose Sosa'dan aldığı pasta topu kontrol etmeden yerden uzak kale direği yakınlarındaki Demba Ba'ya çıkardı. Gökhan Töre'nin pasında topla buluşan Demba Ba, uygun pozisyonda meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu ve skora denge getirdi; 1-1.Bu gol ile birlikte üst üste 4. lig maçında da gol atmış olan Senegalli yıldız golcü, lig bazında 12., toplamda ise 21. golünü atmış oldu.İlk yarının kalan dakikalarında başka gol sesi çıkmayınca soyunma odasına 1-1'lik eşiktlik ile gidildi.TÖRE YOKLADI AMA!İlk yarının 1-1 sona ermesinin ardından liderlik koltuğu adına baskısını arttıran Beşiktaş, ilk yarıda olduğu gibi müsabakanın ikinci yarısına da etkili ve arzulu başlayan taraf oldu.Bursaspor kalesinde ataklarını sıklaştıran Beşiktaş, sağ kanatta gelişen atakta Jose Sosa'yı topla buluşturdu. Arjantinli oyuncunun son çizgi yakınlarından ceza alanına ortasında top herkesi aştı. Atağın devamında bu kez Gökhan Töre, Oğuzhan'ın pasıyla ceza alanına girdi. Milli oyuncunun sert şutunda Bursaspor kalesi Harun gole izin vermedi ve son anda topu kornere gönderdi.TÖRE BU SEFER AFFETMEDİ!Karşılaşmanın ikinci yarısında rakibine üstünlük kuran Beşiktaş, aradığı golü maçın 87. dakikasında milli yıldızı Gökhan Töre'nin ayağından buldu.Sol kanatta topla buluşan Gökhan Töre, ceza alanı ön bölümüne kadar gidip rakibinden sıyrıldı ve açıyı bulup ceza yayından kaleye çok sert ve düzgün bir şut çekti ve Bursaspor kalecisi Harun Tekin'i mağlup ederek top ağlarla buluşturdu. Skor 2-1 oldu.Son dakikaları büyük bir çekişmeye sahne olan maçta 90. dakika Ozan Tufan skoru 2-2'ye getirirken, 90+2. dakikada kazanılan penaltı gole çeviren Demba Ba ise maçın skorunu tayin etti; 3-2.Sporx
Beşiktaş Taraftarından Özgecan Tepkisi
Beşiktaş tribünleri Özgecan Aslan'n vahşice katledilmesine tepkisiz kalmadı.Maç öncesi 'Özgecan'ın katili idam edilsin' ve 'Özgecan ölmedi kalbimizde yaşıyor' şeklinde çok yoğun tezahüratlar yapan siyah beyazlı taraftarlar karşılaşmanın başlama düdüğü ile beraber 1 dakikalık sessizlik eylemi yaptı. Beşiktaşlı taraftarlar ayrıca tribünlere 'kadına şiddete hayır' pankartı da astı.Öte yandan Beşiktaş teknik direktörü Slaven Bilic'den de tepki geldi.Bursaspor karşılaşması öncesinde yayıncı kuruluşa açıklamalarda bulunan Slaven Bilic, 'Özgecan için üzüntülerimi dile getiriyorum. Gerçekten çok üzgünüz, takım olarak biz de bu olaydan çok etkilendik. Ailesine sabır diliyorum' dedi.Ali Danaş-İSTANBUL-DHA
Slaven Bilic: 'Belki de Sezonun En Önemli Maçı'
Slaven Bilic, Atatürk Olimpiyat Stadı'nda bugün Bursaspor ile oynayacakları karşılaşma öncesi futbolcularından galibiyet istedi.Beşiktaş’ın hocası, yeşil-beyazlıların ligin en güçlü ve tehlikeli takımlarından biri olduğuna dikkat çekti, “Şartlar ne olursa olsun kazanmak zorundayız. Puan kaybı aklımızdan geçmemeli. Sezonun belki de en önemli maçına çıkacağız. Galip gelirsek şampiyonluk yolunda çok önemli bir avantaj elde etmiş oluruz” dedi.Kayserispor’a sürpriz şekilde yenilerek Ziraat Türkiye Kupası defterini erken kapatan Beşiktaş, Süper Lig’deki galibiyet serisini bugün Bursaspor önünde devam ettirmenin planlarını yapıyor. Teknik Direktör Slaven Bilic, zorlu maç öncesi oyuncularıyla yaptığı toplantıda bir dizi uyarıda bulunurken, üç puan istedi.Karşılaşmanın Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanacak olması yüzünden işlerinin daha da zorlaştığına vurgu yapan Hırvat hocanın, “Şartlar ne olursa olsun bu stattan galibiyetle ayrılmak zorundayız. Puan kaybı aklımızdan geçmemeli. Sezonun belki de en önemli maçına çıkacağız. Bu haftayı da galibiyetle geçersek, şampiyonluk yolunda çok önemli bir avantaj elde etmiş oluruz” ifadelerini kullandığı bildirildi.Slaven Bilic’in, Bursaspor’un oyun karakteriyle ilgili öğrencilerine bilgiler aktardığı da öğrenildi. Yeşil-beyazlıların tempolu futbol oynayan güçlü bir takım olduğuna dikkat çeken siyah-beyazlı teknik adamın, “Çok iyi orta saha ve kanat oyuncularına sahipler. Fernandao da çok formda. Galatasaray’a karşı nasıl oynadıklarını herkes gördü. O nedenle sahanın her yerinde baskı kurmalıyız. Takım halinde savunma ve hücum yapacağız. Sabırlı ve disiplinli olursanız sahadan üç puanla ayrılan taraf biz oluruz” diye konuştuğu kaydedildi.eurosport
Reklam
Aziz Yıldırım, Başkanlıkta 18. Yılına Giriyor
Fenerbahçe Kulübü'nde 15 Şubat 1998'de olağan genel kurulda 1 oy farkla göreve getirilen Yıldırım, başkanlıkta 17. yılını bugün dolduruyor.Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım, kulüp başkanlığında 17. yılını bugün dolduruyor.15 Şubat 1998'de gerçekleştirilen olağan genel kurulda diğer aday Vefa Küçük'ü sadece 1 oy farkla geçerek, Fenerbahçe Kulübü Başkanlığı'na ilk kez seçilen Yıldırım, bugün başkanlıkta 17. yılını geride bırakıyor.Aziz Yıldırım, geçen yıl eylül ayında eski başkanlardan Şükrü Saracoğlu'nun rekorunu kırmış ve Fenerbahçe tarihinde en uzun süre görev yapan başkan unvanını eline geçirmişti. Yıldırım ayrıca, 'Üç büyükler' olarak adlandırılan Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş kulüp başkanları içerisinde en uzun süre başkanlık yapan isim oldu.Sarı-lacivertli kulübün internet sitesinde 'Fenerbahçe'ye adanmış bir ömür' başlığıyla yapılan açıklamada, Fenerbahçe'nin Aziz Yıldırım döneminde faaliyet gösterdiği branşlar futbol, basketbol, voleybol, boks, masa tenisi, kürek, yelken, yüzme ve atletizmde hem yurt içi hem de yurt dışında büyük başarılara imza attığı, Avrupa ve dünyada şampiyonluklar yaşadığı belirtildi.Fenerbahçe Kulübü'nün, kuruluşunun 100. yılında mücadele ettiği 9 branşta takım halinde ve bireysel olarak resmi sportif müsabakalarda kazandığı bin 134 kupa, madalya ve ödülleri ile Guinness Dünya Rekorları kitabına girmeyi Aziz Yıldırım döneminde başardığı, sarı-lacivertlilerin Yıldırım başkanlığında 2010- 2011 sezonunda futbolun yanı sıra kadın-erkek basketbol ve voleybol olmak üzere 5 ana branşta şampiyonluğa ulaşarak bir ilke imza attığı kaydedildi.Aziz Yıldırım döneminde Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı, Can Bartu Tesisleri, Ülker Sports Arena, Düzce Topuk Yaylası, Ankara İncek Tesisleri ve Konukevi'nin inşaası, Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri, amatör branş ve altyapı ile Faruk Ilgaz ve Todori Tesisleri'nin baştan aşağı yenilenerek modern bir yapıya kavuşmasının yanı sıra Fenerbahçe Koleji arazisinin satın alındığı vurgulandı.Yıldırım'ın, FBTV, Radyo Fenerbahçe, Fenerium, Fenercell ve Fenerbahçe Kart'ın hayata geçirilmesinin ardından, Fenerbahçe'nin dünyanın en büyük spor kulübü olması hedefiyle uygulamaya soktuğu 'Hedef 1 Milyon Üye' projesini başlattığı bildirildi.skorer
Beşiktaş Olimpiyat Stadı'nı Yine Boş Bırakıyor
Beşiktaşlı taraftarların Bursaspor maçına beklenen ilgiyi göstermemesi, siyah-beyazlı yönetimde büyük şok yarattı.Beşiktaşlı taraftarların, Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanacak Bursaspor maçına beklenen ilgiyi göstermemesi, siyah-beyazlı yönetimde büyük hayal kırıklığına neden oldu.Şampiyonluk yarışı veren Kartal’ın, Süper Lig’in iddialı ekiplerinden Bursaspor’u üstelik saat 16.00’da ağırlayacak olmasına rağmen sadece 3 bin biletin satıldığı belirlendi. Kombine kart sahibi olan taraftarlarla birlikte zorlu karşılaşmada tribünlerde 19-20 bin dolayında seyircinin yer alması bekleniyor. Kulüpler arasındaki anlaşma nedeniyle Bursasporlu taraftarlar da tribüne alınmayacak.Türkiye Futbol Federasyonu, Bursaspor’un, Ankara’da oynamayı kabul etmemesi nedeniyle karşılaşmanın Atatürk Olimpiyat Stadı’nda yapılmasına karar vermişti.Eurosport
Reklam
Beşiktaş Koçu Ahmet Kandemir İstifa Etti
Son haftalarda istediği sonuçları alamayan Beşiktaş İntegral Forex’te Ahmet Kandemir dönemi sona eriyor.Türkiye Basketbol Ligi’nde oynadığı son 6 maçı kaybeden ve Eurocup’ta son 32 turunda elenen Beşiktaş İntegral Forex’te Ahmet Kandemir istifasını yönetime sundu. Trabzonspor Medical Park’a 98-75 gibi farklı bir skorla mağlup olan siyah beyazlı takımda kötü gidiş devam ederken, 2015 yılında 6’sı lig 6’sı Eurocup olmak üzere toplam 12 maça çıkan Beşiktaş İntegral Forex sadece 2 galibiyet alabildi.Son haftalarda taraftar ile arası iyiden iyiye açılan Kandemir’in istifa kararı sonrası yönetimin ne karar vereceği ise henüz netlik kazanmadı.Eurosport
Trabzon'dan Beşiktaş'a 23 Sayı Fark
Türkiye Basketbol Ligi'nde Trabzonspor Medical Park, Beşiktaş Integral Forex'i 98-75 mağlup etti.Karşılaşmaya iyi başlayan Trabzonspor Medical Park, Nusret Yıldırım ve pota altından Stipanovic'in sayılarıyla 5. dakikada 13-8'lik üstünlük sağladı. Stipanovic'in etkili oyununu sürdürmesiyle 10-0'lık bir seri yakalayan bordo-mavililer, 15 sayı farka ulaşarak 8. dakikayı 23-8 önde geçti ve ilk periyodu da 29-18 önde tamamladı.İkinci periyotta da üstün oyununu sürdüren Trabzonspor Medical Park, Hardy ve Velickovic'in basketleriyle 17. dakikayı da 41-28 üstün geçti. Rakibinin top kayıplarını iyi değerlendiren bordo-mavililer, ilk yarıda 18 sayı atan Stipanovic'in etkili oyunuyla devreyi 49-37 önde kapadı.İkinci yarıda da Beşiktaş İntegral Forex karşısında sayı üretmekte güçlük çekmeyen Trabzonspor Medical Park, bir türlü organize olamayan rakibi karşısında 27. dakikada durumu 67-45 yaparak 22 sayılık fark yakaladı. Stipanovic, Hardy ve Velickovic ile sayılar üreten bordo-mavililer, bu periyotu da 73-52 üstün geçti.Maçın son periyodun da İvanov ve Can Korkmaz ile sayılar bulan Trabzonspor Medical Park, rahat bir oyun sergiledi. 33. dakikayı 81-58 önde geçen bordo-mavililer, son dakikada durumu 98-73 yaparak 25 sayı ile maçtaki en büyük farka ulaştı. Ancak son saniyelerde konuk takımda Enes Berkay Taşkıran'ın basketiyle maç Trabzonspor Medical Park'ın 23 sayı üstünlüğüyle 98-75 tamamlandı.Trabzonspor Medical Park'ta Stipanovic, 24 sayıyla maçtaki en fazla sayı atan oyuncu oldu, yeni transfer İvanov da 20 sayı kaydetti. Beşiktaş İntegral Forex'te ise çift haneye sadece 11 sayı ile Reynolds ulaştı.1. Periyot: 29-18Devre: 49-373. Periyot: 73-52Kaynak: AA
Beşiktaş, Bursaspor Maçı İçin Kampa Girdi
Siyah-beyazlı takımın son antrenmanına Milosevic, İsmail Köybaşı, Motta ve Cenk Tosun katılmazken, Mustafa Pektemek ve Ersan Gülüm takımla çalıştı.Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig'in 20. haftasında yarın sahasında Bursaspor ile yapacağı maçın hazırlıklarını tamamladı.BJK Nevzat Demir Tesisleri'ndeki idmana, istirahatli Alexander Milosevic, menisküs ameliyatı olan İsmail Köybaşı, tedavisi yapılan Ramon Motta ve bireysel çalışan Cenk Tosun katılmadı. Mustafa Pektemek ve Ersan Gülüm ise takımla çalıştı.Teknik direktör Slaven Bilic yönetiminde yapılan idmanda Beşiktaşı futbolcular; pas, 5'e 2 ve dar alanda pas çalışması gerçekleştirdi. Antrenmanı taktik maçla sonlandıran siyah-beyazlı ekip, Bursaspor maçı için kampa girdi.Eurosport
Ceza Almayan Tek Kulüp Gençlerbirliği
Spor Toto Süper Lig'de geride kalan 19 haftada, taraftarın neden olduğu kötü tezahürat ve saha olayları nedeniyle 17 kulüp çeşitli cezalar alırken, sadece Gençlerbirliği taraftarı centilmenliğiyle dikkati çekti.Spor Toto Süper Lig'de yer alan 18 takımın 17'sine taraftarlarının neden olduğu kötü tezahürat ve saha olayları nedeniyle para ve tribün kapatma cezaları verildi.Son PFDK kararında Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor'un sahasında oynadığı Gaziantepspor maçında tezahürat ve olaylar nedeniyle ceza alması sonucunda, Gençlerbirliği taraftar kaynaklı ceza almayan tek takım unvanını elde etti.En centilmen taraftar Gençlerbirliği'ninBaşkent Ankara'nın Spor Toto Süper Lig'deki tek temsilcisi olan Gençlerbirliği, geride kalan 19 haftada taraftar kaynaklı hiç ceza almadı. Kırmızı-siyahlıların taraftarları, bu özellikleriyle 18 takımın mücadele ettiği ligin en centilmeni olarak dikkati çekti.PFDK'ya taraftarının kötü tezahüratı ve saha olayları nedeniyle hiç sevk edilmeyen Gençlerbirliği Kulübü'nün kasasından da hiç para çıkmamış oldu.En çok para cezası Bursaspor'aPFDK, 19 haftalık bölümde 17 Spor Toto Süper Lig temsilcisine, taraftarlarının neden olduğu kötü tezahürat ve saha olayları nedeniyle çeşitli miktarlarda para cezaları verdi.Bursaspor, 920 bin lirayla PFDK tarafından en fazla para cezasına çaptırılan kulüp oldu. Yeşil-beyazlıları, 760 bin lira ile Gaziantepspor takip etti.PFDK'dan para cezası alan diğer takımlar ise sırasıyla şöyle:Eskişehirspor (550 bin lira), Beşiktaş (490 bin lira), Fenerbahçe (385 bin lira), Kardemir Karabükspor (310 bin lira), Sivasspor (300 bin lira), Çaykur Rizespor (300 bin lira), Trabzonspor (265 bin lira), Galatasaray (230 bin lira), Mersin İdmanyurdu (200 bin lira), Balıkesirspor (170 bin lira), İstanbul Başakşehir (150 bin lira), Torku Konyaspor (115 bin lira), Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor (60 bin), Akhisar Belediyespor (50 bin) ve Kasımpaşa (10 bin lira).7 kez tribün kapatıldıPFDK, 19 haftada 5 takıma ise taraftarlarının neden olduğu kötü tezahürat ve saha olayları nedeniyle tribün kapatma cezası verdi.En fazla para cezası alan takımlar arasında ilk iki sırayı paylaşan Bursaspor ve Gaziantepspor, 2'şer kez aldıkları cezayla tribünü en fazla kapanan kulüpler oldu.PFDK, Galatasaray, Beşiktaş ve Eskişehirspor'a ise 1'er maç tribün kapatma cezası verdi.AA
Reklam