Sahne ışıklarının parladığı, kostümlerin renk kattığı bir dünyanın tam kalbinde, 13 Mart 1992'de Londra'nın Hammersmith bölgesinde dünyaya gözlerini açan George MacKay, adeta kaderinde yazılı olan bir yolculuğa adım attı. Annesi kostüm tasarımcısı Kim Baker ve babası sahne ve ışık yöneticisi Paul MacKay olan George, sanatla iç içe bir evde, yaratıcılığın ve performansın tüm tonlarını soluyarak büyüdü.
Henüz The Harrodian School sıralarındayken bir yetenek avcısının keskin bakışları sayesinde kariyerinin yönü belirlendi. Bu tesadüf, 2003 yapımı P.J. Hogan uyarlaması "Peter Pan" filminde Kayıp Çocuklardan Curly rolünü almasını sağladı ve profesyonel oyunculuk serüveni henüz çocuk yaşta başladı. Gençlik yıllarında "The Thief Lord" (2006) ve Edward Zwick'in yönettiği, Daniel Craig ile birlikte rol aldığı II. Dünya Savaşı draması "Direniş" (Defiance) (2008) gibi yapımlarla kamera karşısındaki tecrübesini pekiştirdi. Clive Owen ile başrolü paylaştığı "The Boys Are Back" (2009) filmiyle eleştirmenlerin radarında yer bulan MacKay, gelecek vadeden yıldızlar arasına adını yazdırdı. 2013 yılı, onun için gerçek bir dönüm noktası oldu; "How I Live Now", müzikal "Sunshine on Leith" ve özellikle kendisine İskoç BAFTA Ödülü kazandıran "For Those in Peril" filmlerindeki performanslarıyla İngiliz bağımsız sinemasında rüştünü ispatladı.
Uluslararası arenadaki tanınırlığı, Viggo Mortensen ile birlikte rol aldığı Matt Ross imzalı "Kaptan Fantastik" (Captain Fantastic) (2016) ile perçinlendi. Filmde canlandırdığı Bodevan karakteriyle Cannes Film Festivali dahil birçok platformda övgü topladı. Ancak George MacKay'i dünya çapında bir yıldıza dönüştüren ve kariyerinin zirvesine yerleştiren yapım, Sam Mendes'in epik savaş destanı "1917" (2019) oldu. Tek plan çekim tekniğiyle kurgulanan bu başyapıtta Onbaşı Schofield karakterine hayat veren MacKay, filmin tüm duygusal ve fiziksel ağırlığını omuzlayarak unutulmaz bir performansa imza attı ve filmin Oscar ile BAFTA başarılarında kilit rol oynadı.
"1917"nin getirdiği küresel başarının ardından MacKay, sinematik yolculuğuna zorlu ve sıra dışı karakterlerle devam etti. Justin Kurzel'in "Ned Kelly'nin Gerçek Hikayesi" (True History of the Kelly Gang) (2019) filminde efsanevi Avustralyalı haydut Ned Kelly rolü için gösterdiği fiziksel ve ruhsal dönüşüm büyük beğeni topladı. Gerilim ve dram türündeki "Wolf" (2021) ve Netflix yapımı "Münih: Savaş Yaklaşıyor" (Munich: The Edge of War) (2021) gibi dikkat çekici yapımların ardından, 2023 yılında "Femme" ve Léa Seydoux ile başrolü paylaştığı bilimkurgu-romans "The Beast" (La Bête) ile sanat sinemasındaki yerini sağlamlaştırdı. Perde arkasındaki yeteneğinin yanı sıra sahneye olan tutkusuyla da bilinen MacKay, Londra'nın köklü tiyatrolarında, özellikle The Old Vic'te "The Caretaker" gibi oyunlarda sahne almaya devam ederek çok yönlü sanatçı kimliğini her fırsatta gözler önüne sermektedir.