Paris'in romantik sokaklarında 15 Nisan 1990'da dünyaya gelen Emma Watson, İngiliz kökenli bir ailenin kızı olarak büyüdü. Beş yaşına kadar kaldığı Paris'ten sonra ailesiyle birlikte İngiltere'ye, Oxfordshire'a yerleşti. Sahne tozunu yutmayı küçük yaşta hayal eden Watson, Oxford'daki Stagecoach Tiyatro Sanatları okulunda şan, dans ve oyunculuk eğitimleriyle bu hayalini besledi. Henüz profesyonel bir kariyere adım atmamışken bile, okul tiyatrolarındaki doğal yeteneği ve etkileyici performanslarıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.
Emma Watson'ın kaderi, henüz dokuz yaşındayken değişti. J.K. Rowling'in efsanevi "Harry Potter" serisinin film uyarlaması için yapılan seçmelerde, binlerce aday arasından sıyrılarak serinin akılcı ve çalışkan karakteri Hermione Granger rolünü kapmayı başardı. 2001'de vizyona giren "Harry Potter ve Felsefe Taşı" ile başlayan ve tam on yıl süren, sekiz filmden oluşan bu büyülü yolculuk, Watson'ı sadece İngiltere'de değil, tüm dünyada tanınan bir yıldıza dönüştürdü. Hermione ile birlikte büyüyen Watson, her filmdeki performansıyla eleştirmenlerden tam not aldı ve milyonlarca izleyicinin kalbini fethetti.
"Harry Potter" serisinin 2011'de sona ermesiyle birlikte, Emma Watson kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hazırdı. Hermione karakterinin parlak gölgesinden çıkarak farklı projelerle yeteneğini kanıtlama arzusuyla, "Marilyn ile Bir Hafta" (2011), "Saksı Olmanın Faydaları" (2012), "Pırıltılı Hayatlar" (2013) ve "Nuh: Büyük Tufan" (2014) gibi hem bağımsız yapımlarda hem de büyük bütçeli filmlerde rol aldı. Bu dönemde farklı türlerdeki rollerle oyunculuk yelpazesini genişletti. 2017'de Disney'in sevilen animasyon klasiğinin canlı çekim uyarlaması "Güzel ve Çirkin"de Belle karakterine hayat vererek gişede büyük başarı elde etti ve geniş kitlelerle tekrar buluştu. Ardından Greta Gerwig'in yönettiği ve büyük övgü toplayan "Küçük Kadınlar" (2019) filmindeki Meg March rolüyle de beğeni toplamaya devam etti.
Oyunculuk tutkusunun yanı sıra eğitimine de büyük önem veren Emma Watson, yoğun çekim programlarına rağmen derslerini ihmal etmedi ve 2014 yılında prestijli Brown Üniversitesi'nden İngiliz Edebiyatı diplomasını alarak mezun oldu.
Emma Watson, sadece başarılı bir oyuncu kimliğiyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda tutkulu bir aktivist olarak da öne çıkıyor. 2014 yılında Birleşmiş Milletler Kadın Birimi'nin İyi Niyet Elçisi olarak atanan Watson, cinsiyet eşitliğini teşvik etmek amacıyla küresel "HeForShe" kampanyasının başlatılmasında kilit bir rol üstlendi. Kadın hakları, eğitim ve sürdürülebilir moda konularındaki aktif çalışmaları ve duruşuyla genç nesillere ilham kaynağı oluyor. Son yıllarda oyunculuğa kısa bir ara vererek aktivizm, sürdürülebilirlik projeleri ve yönetmenlik gibi farklı alanlara yönelen Emma Watson, günümüzde yalnızca bir film yıldızı değil, aynı zamanda küresel bir ikon ve önemli bir düşünce lideri olarak kabul ediliyor.