onedio
article/comments
article/share
Haberler
“Yapamam” Diyen Çocuklara Açılmış Bir Kapı: Prof. Dr. Cem Balçıkanlı ile Yabancı Dil Öğrenmeyenler Kulübü

etiket “Yapamam” Diyen Çocuklara Açılmış Bir Kapı: Prof. Dr. Cem Balçıkanlı ile Yabancı Dil Öğrenmeyenler Kulübü

Yabancı dil öğrenmek, çoğu çocuk için yalnızca bir ders değil; özgüven, merak ve kaygının iç içe geçtiği uzun bir yolculuk. Bu yolculuk bazen hevesle başlasa da bazen de “Ben yapamam” düşüncesiyle daha en başında sekteye uğruyor. Prof. Dr. Cem Balçıkanlı’nın Yabancı Dil Öğrenmeyenler Kulübü, çocuklara hataların doğal olduğunu, denemenin ise bu yolculuğun vazgeçilmez bir parçası olduğunu hatırlatıyor.

Yıllardır dil öğrenenlerle çalışan bir akademisyen, öğretmen eğiticisi ve çocuk edebiyatına gönül vermiş bir isim Prof. Dr. Cem Balçıkanlı. Sahadaki gözlemleri, çocukların dil öğrenirken yaşadığı duyguları yakından tanıması ve eğitimi yalnızca başarı değil, bir süreç olarak ele alması bu kitabın temelini oluşturuyor. Elma Yayınevi etiketiyle yayımlanan Yabancı Dil Öğrenmeyenler Kulübü, çocukların iç dünyasına ayna tutan, öğrenme cesaretini büyütmeyi amaçlayan sıcak bir hikâye.

Prof. Dr. Cem Balçıkanlı ile bu kitabın çıkış noktasını, anlattıklarını ve asıl söylemek istediklerini konuştuk.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

“Ben yabancı dil öğrenemem.” Bu cümle size ne zaman alarm verdi ve sizi bir çocuk kitabı yazmaya götüren kırılma noktası neydi?

“Ben yabancı dil öğrenemem.” Bu cümle size ne zaman alarm verdi ve sizi bir çocuk kitabı yazmaya götüren kırılma noktası neydi?

Aslında fikir, yıllardır hem öğrencilerde hem de yetişkinlerde gözlemlediğim ortak bir duygudan çıktı: “Ben yabancı dil öğrenemem.” Bu cümlenin çoğu zaman çocuklukta yerleştiğini fark edince, anlatımı bu kez doğrudan çocuklara taşıyan bir hikâye yazmak istedim. Çünkü öğrenme her şeyden önce cesaretle başlıyor.

Kitabın adı oldukça dikkat çekici: Yabancı Dil Öğrenmeyenler Kulübü. Bu kulüp tam olarak nedir?

Aslında bu kulüp, farkında olmadan hepimizin zaman zaman üyesi olduğu bir yer. Kaygılarımızı, yanlış inanışlarımızı ve “yapamam” duygusunu bir araya getiren sembolik bir kulüp. Hikâyede bunu mizahi bir dille anlattım. Çocukların “Ben de böyle hissettim” diyebilmesini istedim.

Kitap bir çocuk kitabı olarak raflarda yerini alıyor ama anlattıkları yalnızca çocuklara mı ait? Bu hikâyeyi kimlerin okumasını özellikle istediniz?

Özellikle 10 yaş ve üzeri çocuklara hitap ediyor. Ama öğretmenler, ebeveynler ve dil öğrenme yolculuğundaki her yaştan okur için de içinde önemli mesajlar barındırıyor.

Hikâyenin merkezindeki çocuk, aslında birçok çocuğun ortak sesi gibi duruyor. Bu karakter hangi önyargılarla baş ediyor?

Ana karakter, yabancı dil dersine karşı bazı önyargılarla yaşayan bir çocuk. Hikâye boyunca bu yanlış inançlarla yüzleşmesine, küçük adımlarla ilerlemesine ve öğrenme cesaretini keşfetmesine tanıklık ediyoruz.

Bir akademisyen olarak yıllardır yöntem, sistem ve müfredat tartışmalarının içindesiniz. Bu kitabı yazarken, çocuklara verilmesini en çok eksik bulduğunuz hangi duygunun altını çizmek istediniz?

Bir akademisyen olarak yıllardır yöntem, sistem ve müfredat tartışmalarının içindesiniz. Bu kitabı yazarken, çocuklara verilmesini en çok eksik bulduğunuz hangi duygunun altını çizmek istediniz?

Çocuklara “yapabilirsin” duygusunu vermek istedim. Yabancı dil öğrenmek sadece kelime ezberlemek değildir; güven, hata yapma hakkı ve merak içerir. Kitabın her bölümünde bu duygunun hissedilmesini önemsedim.

Kitapta öğretmen karakteri alışıldık otoriter figürden oldukça uzak. Sizce bir çocuğun dil öğrenme yolculuğunda öğretmenin asıl işlevi nedir?

Öğretmen hem rehber hem de güven verici bir karakter. Çocukların duygularını ciddiye alan, onların hızına saygı duyan bir öğretmen modeli çizdim. Çünkü eğitimde güven, başarıdan önce gelir. Böyle öğretmenler sistemimizde var; sayılarının artmasını diliyorum.

Türkiye’de yabancı dil öğrenimi üzerine yıllardır çalışan biri olarak, çocuklara özellikle ne söylemek istersiniz?

“Hata yapmaktan korkma.” Dil öğrenmenin en büyük düşmanı mükemmeliyetçilik. Çocuklar kendilerini özgür hissettiklerinde çok daha hızlı ilerliyor.

Bu kitap sadece çocuklara değil, anne babalara da bir şey söylüyor. Aileler bu yolculukta en çok nerede tökezliyor sizce?

Bu kitap sadece çocuklara değil, anne babalara da bir şey söylüyor. Aileler bu yolculukta en çok nerede tökezliyor sizce?

Çocuklarının yanında bir başarı değil, bir yolculuk olduğunu hatırlatıyor. Baskı, karşılaştırma ve kaygı yerine; merak, oyun ve destek dili öğrenmeyi güçlendirir. Aileler bu süreçte en güçlü motivasyon kaynağı.

Toplumda hâlâ çok güçlü bir kabul var: “Dil işi yetenek meselesidir.” Siz bu cümleyi neden sorunlu buluyorsunuz? 

“Doğuştan yeteneği olan öğrenir, olmayan öğrenemez.” Bu çok yanlış. Bilim bunun doğru olmadığını defalarca gösterdi. Doğru yöntem, tekrar, motivasyon ve güven olduğu sürece herkes dil öğrenebilir.

Akademik metinlerle çocuklara seslenen bir hikâye arasında büyük bir mesafe var. Sizi bu geçişte en çok zorlayan ve en çok besleyen şey ne oldu?

Bilgiyi sadeleştirmeyi, duyguyu merkeze almayı ve ritmi korumayı gerektiriyor. Akademik metinde açıklarsınız; çocuk kitabında hissettirirsiniz. Bu geçiş benim için öğretici ve heyecan vericiydi.

Bu kitabı eline alan bir çocuğa, kapağı kapattığında aklında kalmasını istediğiniz tek cümle ne olurdu?

Dil öğrenmek bir yarış değil kendini keşfetme yolculuğudur. Bu yolculukta attığın her küçük adım büyük bir başarıdır. O adımı atman gerekir.

X

Instagram

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
1
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam