Van Gogh Spotify Listesi Hazırlasaydı Neler Dinlerdi?
Van Gogh’un fırçası nasıl ki renkleri tutkuyla tuvale vurduysa, kulaklığı da aynı tutkuyla melodilere takılırdı. Hem melankoliyi hem coşkuyu damarlarında hisseden bu adam, Spotify’da bir liste yapsaydı muhtemelen gözyaşlarımızla kahkahalarımızı aynı anda karıştırırdı. Haydi Van Gogh'un Spotify listesine birlikte bakalım!
Don McLean - Vincent ( Starry, Starry Night)
Bu şarkı Van Gogh’un resimlerinin müziği gibi… Adeta onun için yazılmış, hatta doğrudan ona adanmış. “Starry, Starry Night” dizesiyle, yıldızlı gecelerinin fırça darbelerini kulaklarımızla görebiliyoruz. Dinlerken Vincent’in yalnızlığını, acısını ama aynı zamanda ölümsüz yaratıcılığını hissediyorsunuz. Spotify’da olsa kesin en çok dinlenenlerde zirvede olurdu.
Radiohead - Creep
Toplumun ona hep fazla farklı gözüyle baktığını düşünürsek bu şarkı Van Gogh’un ruhuna cuk oturuyor. “Burada ne işim var?” diye soran nakarat, onun kendi çağında anlaşılmayışını özetliyor bir nevi. Bir tablonun önünde kafasını eğmiş, bir yandan bu şarkıyı mırıldanıyor gibi hayal edin.
Nick Drake - Pink Moon
Kısa, kırılgan ama etkileyici bir şarkı… Tıpkı Van Gogh’un hayatı gibi erken sona eriyor ama derin izler bırakıyor. Şarkıyı dinlerken onun yalnız gece yürüyüşlerini, ay ışığı altında sessizce fırça taşıyan gölgesini hayal etmek çok kolay. Melankoliyle huzuru aynı anda hissettiriyor.
Joy Division - Love Will Tear Us Apart
Tutku ve yıkım… Love Will Tear Us Apart Van Gogh’un aşklarını, yalnızlıklarını ve ruhundaki çatışmaları birebir anlatıyor. İçinde hem sevgi hem de yıkıcılık var tıpkı onun fırtınalı ruhu gibi. Dinlerken resmen Van Gogh’un içsel karmaşası kulaklara dökülüyor.
Pink Floyd - Wish You Were Here
Kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplar gözünüzün önüne gelsin… Hem özlemi hem sevgiyi tek bir melodide birleştiriyor. Van Gogh’un en güvenli bağı olan kardeşine duyduğu hasreti birebir karşılıyor desek yeri.
Sufjan Stevens - Mystery of Love
Hassas, kırılgan ve büyüleyici… Van Gogh’un aşkları gibi çoğu zaman karşılıksız ama hep yoğun. Şarkı da onun içindeki sevgiyle acının nasıl el ele gittiğini simgeleştirmekte. Dinlerken sanki kalbinizin içinde bir tablo açılıyor.
Bob Dylan - Like a Rolling Stone
Toplum tarafından itilmiş, sürekli sürüklenen ama pes etmeyen bir ruhu anlatıyor. Van Gogh’un hayattaki sürgün haliyle birebir uyumlu. Dylan’ın kadife sesi, onun da kalabalığa karşı kendi yolunu seçen karakterini hatırlatıyor. Tıpkı taş gibi yuvarlanan ama iz bırakan bir yaşam!
Arcade Fire - Reflektor
Kendi yansımasıyla kavga eden bir adamı hayal edin… Van Gogh’un aynada gördüğü benlikleri, renkleri ve gölgeleri bu şarkıyla dans ediyor gibi. Hem enerjik hem de sorgulayıcı bir parça. Onun içsel fırtınalarına çok yakışırdı.
Mor ve Ötesi - Cambaz
Topluma ayak uyduramayan, sürekli dışlanan bir ressam düşünün… Cambaz tam da bu uyumsuzluğun isyanını anlatıyor. Van Gogh’un ben buradayım ama beni görmüyorsunuz çığlığıyla birebir örtüşüyor. Renkli, enerjik ama içinde sert bir kırgınlık barındırıyor.
Cem Karaca - Bu Son Olsun
Cem Karaca’nın isyankar ruhu Van Gogh’un içsel çığlıklarıyla muhteşem bir uyum yakalıyor. Sanki her fırça darbesiyle yeniden başlamak isteyen, ama sonunda yeter artık diye haykıran bir ressam… Dinlerken Van Gogh’un yaşadığı o bitmeyen hesaplaşmaları duyabiliyorsunuz.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın