Türk Popunun Rönesansı: "Gülümse" Albümünü İnceliyoruz!
Bugün biraz eskilere ama aslında hiç eskimeyenlere gidiyoruz. Hani bazı anlar vardır ya; bir koku duyunca çocukluğunuza gidersiniz, işte bir şarkı duyunca da koca bir ülkenin 1991 yılına ışınlandığı o albümü konuşacağız: Sezen Aksu - Gülümse.
Peki, bu albüm sadece bir kaset miydi yoksa bir ülkenin toplu terapi seansı mı? Gelin, 'Hadi Bakalım' diyerek Türk popunun rönesansını başlatan bu şaheseri şarkı şarkı, anı anı beraber inceleyelim.
Önce bir durup saygı duruşuna geçelim.

O dönemde dijital platformlar yok, YouTube yok... İnsanlar kasetçilerin önünde kuyruk oldu. 'Gülümse', Türkiye’nin en çok satan albümlerinden biri olarak tarihe geçti. Sadece bir albüm değil, adeta toplumsal bir mutabakat metni gibiydi!
Albümün mutfağında kimler yok ki?

Onno Tunç, Aysel Gürel (o pembe gözlüklerin ardındaki dev beyin) ve tabii ki Sezen. Bu üçlü, müziği laboratuvarda atomu parçalar gibi işlemiş. Bugün bile açıp dinlediğinde 'Bu davul sesi nasıl bu kadar temiz geliyor?' diyorsan, arkasındaki o muazzam emeğe teşekkür etmelisin.
"Belki şehre bir film gelir / Bir güzel orman olur yazılarda..."
"Hadi Bakalım" ile Avrupa’yı salladık!
Ayrılık acısının milli marşı: Her Şeyi Yak
Bu albüm bir okul gibiydi.

Sertab Erener, Levent Yüksel, Aşkın Nur Yengi... Bu isimlerin hepsi o dönem Sezen’in arkasında vokal yapıyor ya da mutfakta pişiyordu. 'Gülümse' başarılı olmasaydı, belki biz bugün 'Med Cezir'leri, 'Sakin Ol'ları hiç dinleyemeyecektik. Sezen resmen Türk Popu’nun 'Avengers' ekibini burada kurdu.
Çoğu albümde 1-2 şarkı güzeldir, gerisini geçersin.
Bir albümden daha fazlası...

'Gülümse', üzerinden 30 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen hala taptaze. Bugün bile bir partide 'Hadi Bakalım' çaldığında herkes zıplıyorsa, bir ayrılık sonrası 'Her Şeyi Yak' dinleniyorsa; bu albüm görevini tamamlamış demek.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın