O Kadar da Hızlı Değilmiş: Işık Hızının Görüntüsü İlk Kez Fotoğraflandı
Işık hızına dair bir asırdır süregelen teorik bir merak, Avusturyalı bilim insanlarının yürüttüğü çığır açıcı bir deneyle nihayet görsel bir gerçekliğe dönüştü. Einstein’ın Özel Görelilik Kuramı’nın en büyüleyici ve zihin bulandıran öngörülerinden biri olan Terrell-Penrose Etkisi, laboratuvar ortamında ilk kez başarıyla görüntülendi. Bu başarı, sadece ışık hızını değil, evrenin dokusundaki o garip optik oyunları da gözler önüne serdi.
Detaylar 👇
Bu teori alışılagelmiş algılarımıza meydan okuyor.

1924 yılında Anton Lampa’nın temellerini attığı, 1959’da ise Roger Penrose ve James Terrell tarafından matematiksel olarak detaylandırılan bu teori, alışılagelmiş algılarımıza meydan okur. Genel kanı, ışık hızına yaklaşan bir nesnenin hareket yönünde boyca kısalacağı (Lorentz büzülmesi) yönündeydi. Ancak Terrell ve Penrose, bir fotoğraf karesinin anlık bir kesit olmadığını, farklı zamanlarda yola çıkmış ışık dalgalarının birleşimi olduğunu savundu.
Bu teoriye göre, çok hızlı hareket eden bir küpü fotoğrafladığınızda, ışığın kameraya ulaşma süresindeki mikroskobik farklar nedeniyle küpün sadece ön yüzünü değil, arkada kalan yan yüzlerini ve köşelerini de görürsünüz. Sonuç; büzülmüş bir cisim değil, sanki izleyiciye doğru hafifçe dönmüş gibi görünen bir optik illüzyondur.
Burada hedef ışığı durdurmak yerine yavaşlatmak

Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Üniversitesi’nden araştırmacılar, bu fenomeni gözlemlemek için dahiyane bir yöntem geliştirdi. Saniyede 300 bin kilometre hızla giden ışığı doğrudan yakalamak imkansız olduğundan, ekip nesneyi mikro incelikte katmanlara ayıran ve lazer darbeleriyle tarayan sofistike bir düzenek kurdu. Bu teknik sayesinde ışığın hızı, sanki saniyede sadece 2 metreymiş gibi simüle edilerek kaydedildi.
Deneyin sonuçları 100 yıllık teoriyi kusursuz bir şekilde doğruladı. Araştırmanın kıdemli yazarı Peter Schattschneider, gözlemlerini şu sözlerle özetliyor: 'Bir küp bükülmüş görünüyor, bir küre ise formunu koruyor ancak sanki ekseni kaymış gibi algılanıyor.' CERN gibi devasa tesislerde atom altı parçacıklar hızlandırılsa da onların fiziksel formunu bu netlikte fotoğraflamak bugüne kadar mümkün olmamıştı. Bu başarı, Özel Görelilik Kuramı’nın diğer gizemli kapılarını aralamak için bilim dünyasına yepyeni bir anahtar sunuyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın