İstanbul'un Fethinden Beri Çalışıyorlar: Tüm Türkiye'nin Çiçekçisi Oldular
Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde, Marmara Denizi’ne yukarıdan bakan ve İstanbul’un silüetine komşu olan bir köy, asırlardır toprağın en zarif mucizesini büyütüyor. Adını bizzat tarihinden alan Laledere köyü, İstanbul’un fethinden bu yana çiçek üretiminin Türkiye’deki kalbi olma özelliğini koruyor. Fatih Sultan Mehmet’in kenti fethetmesinin ardından, İstanbul’un park ve bahçelerini süsleyen o meşhur lale soğanlarının bu topraklarda yetiştirilmesi, köyün kaderini ve ismini 1500’lü yıllarda mühürlemiş.
Detaylar 👇
Saray bahçelerinden modern seraya süren yüzlerce yıllık yolculuk.

Osmanlı saraylarına lale temin ederek başlayan bu serüven, aradan geçen yüzyıllara rağmen heyecanından bir şey kaybetmiş değil. Bugün Laledere sakinleri, atalarından devraldıkları bu estetik mirası sadece lale ile değil, ağırlıklı olarak karanfil ve gül yetiştiriciliğiyle sürdürüyor. Köy muhtarı Ömer Akar’ın da belirttiği gibi, Türkiye’de modern kesme çiçekçiliğin temelleri ilk kez bu köyde atıldı. Çiçekle uğraşmanın insan ruhuna kattığı dinginlik, köylülerin güler yüzüne ve yaşam felsefesine de yansımış durumda. Onlar için çiçekçilik sadece bir geçim kaynağı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan onurlu bir aile mirası.
Ancak bu köklü gelenek, son yıllarda doğanın değişen dengeleriyle ciddi bir sınav veriyor.

İklim değişikliği ve baş gösteren kuraklık köy sınırlarındaki üretimi kısıtlamış durumda. Şu an köyde 20 aile 100 dönümlük alanda direnmeye çalışırken, su sıkıntısı nedeniyle 150’den fazla aile rotasını çevre il ve ilçelere çevirmiş. Üretim alanlarını 1000 dönümün üzerine çıkaran bu aileler, çiçek sevdasını gittikleri her yere taşıyor. Yalova’dan yola çıkan taze kesilmiş çiçekler, 24 saat geçmeden Türkiye’nin dört bir yanındaki alıcılara ulaşıyor.
Çiçeklerle örülen bir yaşam asırlardır devam ediyor.

Köy sakinlerinden Hülya ve Mustafa Ortekin çifti, bu işin sadece toprakla değil, gönülle yapıldığının en güzel örneği. 'Çiçekler apayrı bir dünya' diyen Ortekin ailesi, dört kızlarıyla seralarda ter dökerek hem çocuklarının geleceğini hazırlıyor hem de dünya telaşından uzak, doğayla iç içe bir ömür sürüyor. Dededen toruna miras kalan bu zevkli iş, su sıkıntısı gibi zorluklara rağmen Lalederelilerin elinde hayat bulmaya ve Türkiye’yi renklendirmeye devam ediyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın