“El Alem Ne Der?” Yüzünden Dil Öğrenemeyenlerin Çok İyi Bildiği 9 Şey
El Âlem Ne Der Lobisi ve Dil Öğrenmenin Sessiz Sabotajı
Bazı insanlar dil öğrenirken çok zorlanır.
Bazıları öğrenir ama konuşamaz.
Bazıları da tam konuşacakken susar.
Sebep mi?
El âlem.
Evet, yanlış duymadınız. Görünmez ama çok etkili bir yapıdan bahsediyoruz:
El Âlem Ne Der Lobisi.
Ve bu lobi dil öğrenme sürecimizi sessiz sedasız sabote etmede oldukça başarılıdır.
Okurken en az üç maddede “beni anlatıyor” diyeceğiniz o liste geliyor işte. Hazır mısınız?
1. “Anlıyorum ama konuşamıyorum” cümlesinin gizli sebebi el âlem!

Bu cümleyi en az bir kez kurmadıysan ya çok cesursun ya da henüz dil öğrenmeye başlamadın.
Çünkü çoğu zaman sorun kelime bilmemek değildir. Sorun şu düşüncedir:
“Yanlış söylersem el âlem ne der?”
Dil bilgisi yerinde, kelime dağarcığı fena değil… Ama ağız açılmıyor. Neden?
Toplumsal baskı.
2. Hata yapmak = ayıp sanan bir kültürde büyüdük!
Yanlış telaffuz edince gülünür.
Duraksayınca etiketlenirsin.
Aksanın varsa “olmamış” denir.
Beyin bu ortamda ne yapar, biliyor musun?
“En güvenlisi susmak.”
Ve evet…
Susarak dil öğrenilmiyor.
3. El âlem yüzünden herkes gizli mükemmeliyetçi!
Klasik cümleler geliyor:
“Biraz daha ilerleyeyim, sonra konuşurum.”
“Aksanım düzelsin, öyle başlayayım.”
“Henüz hazır değilim.”
Kötü haber:
Dil öğrenirken asla tam hazır hissetmezsin.
İyi haber:
Zaten kimse hazırken başlamıyor.
4. El âlem lobisi en çok sınıfta çalışıyor!
Sınıfta bir soru sorulur.
Cevabı bilen vardır.
Ama el kalkmaz.
Neden?
“Yanlış söylersem herkes bana bakar.” diye düşünülür.
Sonuç ne olur, biliyor musun?
Herkes İngilizceyi yine evde, yalnız başına öğrenmeye çalışır.
5. “Aksanım var” utancı = toplumsal ezber!
Oysa dünyadaki herkesin aksanı var.
Amerikalının da var.
İngilizin de.
Ama bizde aksan demek:
Yetersizlik
Eksiklik
Olmamışlık
anlamına geliyor. Halbuki aksan, dil öğrenmenin doğal yan etkisi.
6. El âlem konuşmaz ama iç sesin gibi çalışır!
Ortada kimse yoktur. Ama kafanın içinde biri fısıldar:
“Gülünç olacaksın.”
“Yanlış söyleyeceksin.”
“Sus, daha iyi.”
Spoiler veriyoruz. O ses sen değilsin.
O ses, el âlemin içselleştirilmiş hâli.
7. Bu yüzden herkes dili “anlar” ama hayata taşıyamaz!
Diziler izlenir.
Podcastler dinlenir.
Kitaplar okunur.
Ama konuşma?
YOK!
Çünkü dil zihinde değil, ortamda gelişir. Ortam da cesaret ister.
8. Dil öğrenmek bilgi değil, cesaret meselesi!
Dil öğrenmek şunları kabul etmektir:
Hata yapmayı
Komik görünmeyi
Düzeltilmeyi
Yeniden denemeyi
El âlem ne der lobisi ise tam tersini fısıldar:
“Risksiz ol. Sus.”
9. El âlem her zaman bir şey der (ama bu seni durdurmamalı)!

Gerçekçi olalım:
El âlem konuşacak.
Konuşursan da konuşacak.
Konuşmazsan da.
Ama konuşmazsan, dil öğrenme ihtimalin sıfıra yaklaşacak.
SON SÖZ
Dil öğrenirken utanıyorsan, sorun sende değil.
Sorun, utanmayı öğreten sistemde.
Ve net birkaç cümleyle bitirelim:
Hata yapmak ayıp değil!
Susmak çözüm değil!
El âlemin dil öğrenme sertifikası yok!
İstersen bunu bir de şöyle düşün:
El âlem bugün seni konuştuğun için konuşur, yarın da konuşmadığın için.
Ama sadece biri seni ileri götürür.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

