Dağınıklığı Bir Hayat Tarzı Haline Getirmiş İnsanların Ortak Özellikleri
Aradığın şeyi şak diye bulamıyor musun? Masanın üzerinde üç farklı haftadan kalma kahve bardakları mı var? Hoş geldin, doğru yerdesin! Bazıları için 'dağınıklık' sadece toplanması gereken bir yığınken, bazıları için bu bir yaşam biçimi. Hani o meşhur 'Benimki düzenli dağınık, her şeyin yerini biliyorum' savunması var ya; aslında o kadar da haksız sayılmazlar.
Gelin, 'toplarım bir ara' diyerek hayatını organize kaosun içinde sürdüren o nev-i şahsına münhasır insanların ortak özelliklerine, biraz tebessümle biraz da hak vererek göz atalım.
Aradığını eliyle koymuş gibi bulur.
Dışarıdan bakan biri için o oda bir doğal afet bölgesidir ama dağınık biri için her şeyin yeri bellidir. Kitap yığınının altındaki o faturayı saniyeler içinde çekip çıkarabilirler. Onlara göre düzen; eşyaların kutularda olması değil, elinin altında olması.
Her sandalyeyi giyim panosuna dönüştürürler.
Evin her odasında mutlaka bir 'o sandalye' vardır. Kirli sepetine gidecek kadar kirli olmayan ama dolaba girecek kadar da temiz olmayan kıyafetler orada katman katman birikir. O sandalye artık bir mobilya değil, bir tekstil sergisi.
"Belki lazım olur" en büyük bahanesi.
Beş yıl önce biten bir parfümün şişesi, 'belki bir gün boyarım' diye saklanan karton kutular veya çalışmayan eski şarj kabloları... Dağınık insanların ortak özelliği, bir nesneyle duygusal bağ kurmakta dünya markası olmalarıdır. 'Ya bir gün lazım olursa?' sorusu hayat felsefeleri.
Dijital dünyaları da pek farklı değil.
Sadece fiziksel alan değil, bilgisayar masaüstü de simgelerden görünmez halde. İsimsiz klasörler, 'adsız1.pdf', 'final_son_gercekson.docx' gibi dosyalar ekranı kaplar. Telefonlarındaki okunmamış bildirim sayısı ise hassas kalpler için tehlikeli seviyede.
Yaratıcılıkları sınırlara sığmaz.
Bilimsel araştırmalar (ve bizim gözlemlerimiz) gösteriyor ki; dağınık masalar genelde çok yaratıcı zihinlerin ürünüdür. Onlar kurallara ve kutulara sığmayı sevmezler. Dağınıklık onlar için bir ilham kaynağı, her köşeden farklı bir fikir fışkırabilir.
Temizlik yaparken bir şeylere dalıp gitme ustasıdırlar
'Hadi şu odayı bir toplayayım' diye girerler, on dakika sonra eski bir fotoğraf albümüne dalmış veya çocukluktan kalma bir oyuncağı tamir ederken bulunurlar. Odakları çabuk dağılır çünkü her eşyanın anlatacak bir hikayesi var.
Erteleme konusunda lisansüstü yapmışlar.
Bulaşıkları makineye dizmek veya çamaşırları katlamak sadece 5 dakika sürecektir ama o 5 dakika asla gelmez. Dağınık insanlar için hayat, küçük ev işlerinden çok daha heyecan verici detaylarla dolu. Erteleme sanatı onlardan sorulur.
Misafir geleceği zaman ışık hızına çıkarlar.
Normalde bir bardağı mutfağa götürmeye üşenen o insan, '15 dakikaya sendeyim' telefonunu alınca bir süper kahramana dönüşür. Dağınıklığı dolapların içine, yatağın altına veya boş bir odaya tıkıştırma konusunda dünya rekoru sahibidirler. Kapı açıldığında ev jilet gibidir ama o dolap kapağını sakın açmayın!
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın