onedio
article/comments
article/share
Haberler
Ahlakın Son Hashtag’i: #HepimizAynıGemideyiz

etiket Ahlakın Son Hashtag’i: #HepimizAynıGemideyiz

Eskiden “ahlaklı toplum” denen bir palavraya inanırdık. Sanki insanlık, tarihin bir döneminde tertemiz bir vicdanla yürüyüp sonradan tökezlemişti. Oysa gerçek şu: Ahlak, insanın kendi kendine oynadığı bir illüzyon. Oysa insan, her şeyi bile bir açık artırma malzemesine çevirebilecek kadar yaratıcı bir tür.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Filozofların Büyük Maskaralığı: İnsanı “Rasyonel” Zannetmek!

Filozofların Büyük Maskaralığı: İnsanı “Rasyonel” Zannetmek!

Sokrates, “Sorgula!” diye haykırdı. Peki biz neyi sorguluyoruz? Hayatın anlamını değil, Netflix’in neden dizi finalini mahvettiğini. Kant, “Evrensel ahlak yasası”ndan bahsetti. Biz ise “Herkes vergi kaçırıyor” diyerek kendimizi aklarken, trafikte ambulansı sollayıp “Acil işim vardı” mazereti uyduruyoruz. Filozoflar, insanın benmerkezciliğini matematiksel bir denklem sanıyordu. Oysa insan, “Evrensel iyi”yi değil, “Bu işten nasıl kar ederim?” sorusunu düşünür. Kapitalizm, felsefeyi bir içerik çiftliğine dönüştürdü: Artık erdem, sosyal medyada paylaştığın #yardımseverlik etiketi kadar değerli.

Çöküşün Kökeni: Ahlakın Modası Geçti, Mesele Algoritma!

Eskiden ahlak korkuyla pazarlanırdı. Bugünse “etik”, enflasyona uğramış bir para birimi. Yalan, “post-truth” oldu; riya, “kişisel marka stratejisi”; hırsızlık, “kaynak optimizasyonu”. Ahlakın yerini, algoritmaların beğeni ekonomisi aldı. Birini bıçaklamak cinayet, ama itibarını dijital linçle katletmek “sosyal adalet” sayılıyor.

Depremdeki Ahlak Sismografları: Enkaz Üstünde Fiyat Fırlayışı!

Depremdeki Ahlak Sismografları: Enkaz Üstünde Fiyat Fırlayışı!

Bir deprem olduğunda insanlar enkaz altında kalırken, bazı “ahlak sismografları” fiyatları yerin yedi kat altından yüzeye fırlatır. Su şişesi 10 katına, ekmek “nostaljik lüks” statüsüne terfi eder. İnşaat malzemesi tüccarları, “Dayanışma paketi” diyerek çimento fiyatına sıfır ekstra vicdan yüklüyor! Burada ahlak, enkazın altında değil, kâr marjlarının üstünde ölçülüyor.

Bu “afet influencer’ları”, dijital çağın kahramanları: Bir yandan Instagram’da “Yaralı kedi kurtardık” hikayesi paylaşıp, diğer yandan battaniyeyi altın fiyatına satıyorlar. Depremzedenin donmuş ellerine “Biz de sizinleyiz” yazılı poşet tutuştururken, kasada %300 zam yapıştırıyorlar. Ahlak artık bir hashtag: #HepimizAynıGemideyiz (ama business class’ta oturanlar için).

Yeni Perde: Coğrafya Kader Değil, Bir Tasfiye Sahnesidir! Ortadoğu’nun Kanlı Dekoru ve İran Denklemi

Ahlakın iflası sadece bir deprem enkazında ya da bir mağaza rafında yaşanmıyor; asıl büyük prodüksiyon Ortadoğu’nun barut kokulu topraklarında sergileniyor. İran eksenli o devasa gerilimler, füzelerin gökyüzünde çizdiği o “estetik” kavisler aslında ahlakın jeopolitik bir kılıf olarak nasıl kullanıldığının kanıtı.

Bu topraklarda bugün “Savunma” söylemi, halkın açlığını bastırmak için kullanılan bir anestezi yöntemi haline geldi. Devletler, füzelerini fırlatırken bile ahlaki bir üstünlük töreni düzenliyor. Oysa gerçek şu: Ambargolar altında ezilen halkın sofrasındaki ekmek çalınırken, dijital dünyada “ideolojik marka yönetimi” yapılıyor. Savaş baronları, halkın korkusunu “ulusal beka” etiketiyle yüksek kurdan bozduruyor. Tıpkı depremde suyu 10 katına satan esnaf gibi, bu sistem de ölümü bir “kaynak optimizasyonu” olarak görüyor.

Dijital Siperler ve “Acı Pornografisi”

Dijital Siperler ve “Acı Pornografisi”

Bugün Ortadoğu’da patlayan bir bombanın dumanı, Tahran’da bir annenin feryadı değil, Batı’daki bir gencin ekranında kaydırıp geçtiği bir “içerik” birimidir. Bir yanda parçalanan bedenlerin görüntüsü, hemen altında ise “Bu protein tozuyla 10 kilo verin” reklamı.

Ahlak, fiber optik kablolarla taşınan bir emoji paketine dönüştü. Bir savaş mağdurunun fotoğrafını paylaşıp üzerine bir “üzgün surat” koyduğumuzda, vicdanımızdaki o delikleri yama makinesiyle başarıyla kapatıyoruz. İyiliğin değeri artık beğenilme sayısına endekslendi; eğer bir trajedi viral olma potansiyeli taşımıyorsa, o trajedi aslında hiç yaşanmamıştır.

Final: Ahlakı Neden Gömmeliyiz? Çünkü Zaten Ölü!

Belki de ahlak, insanın kendini kandırmak için icat ettiği bir tiyatro oyunuydu. Sahne tozlu, senaryo çürümüş, seyirciler çoktan evlerine dönmüş. Yapılacak en dürüst şey, bu trajediyi bir absürt komediye çevirmek. Çünkü insan, ancak gülerken maskesini düşürür.

Peki ya şimdi? Kanı temizlemeye çalışmayın. Ortadoğu’nun dumanı tüten şehirlerine, depremin yıkık binalarına bir Instagram filtresiyle vintage efekti ekleyin, hashtag’leri yapıştırın ve hikayenize ekleyin. Ahlak çöktü, dünya yanıyor ama en azından yıkılışımız “instagrammable” olsun…

En büyük palyaço; enkaz ve ceset üstünde dans edip, seyirciyi dilenciye çevirendir. Maskesini takmış, elinde fiyat etiketi:

“İnsanlık, acil satılık!”

Instagram

X

LinkedIn

Facebook

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam