Acılarla Büyüyüp Yıldızlaşan Fatih Ürek’in Hayatından Bilmediğiniz Detayları Anlatıyoruz
Türk müzik ve televizyon dünyasının sevilen ismi Fatih Ürek, 59 yaşında hayata veda etti. Ürek’in vefatının ardından, sahnedeki neşesinin ardında saklanan zorlu hayat hikayesi yeniden gündeme geldi. Çocuk yaşta çalışmaya başlayan, şiddet ve yoksullukla büyüyen sanatçı, tiyatro ve müzikle hayata tutundu.
Gelin gazinolardan televizyon stüdyolarına uzanan yolculuğuna birlikte bakalım:
Türk müzik ve televizyon dünyasının sevilen isimlerinden Fatih Ürek, yaklaşık üç aydır süren yaşam mücadelesini kaybetti.

15 Ekim 2025’te evinde kahvaltı yaptığı sırada ani bir kalp krizi geçiren sanatçı, acil olarak hastaneye kaldırılmıştı. İlk müdahale sırasında kalbi yaklaşık 20 dakika duran Ürek, doktorların yoğun çabasıyla hayata döndürülmüş, ancak o günden bu yana yoğun bakımda entübe edilerek tedavi altına alınmıştı. Tedavisi 92 gün süren sanatçı, 59 yaşında hayata veda etti.
Fatih Ürek’in hayatı, sahnedeki enerjisinin aksine oldukça zorlu geçti.

1966 yılında Erzurum’da, fabrika işçisi Şerafettin Ürek’in dört çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Üç kız çocuktan sonra doğduğu için ailesi tarafından “erkek evlat” sevinciyle karşılandı. Babasının bu mutlulukla 40 büyükbaş hayvan kestirdiği ve annesinin ise rüyasında Fatih Sultan Mehmet’i gördüğünü söyleyerek oğluna bu ismi verdiği söyleniyor. Bu nedenle Fatih Ürek’in göbek adı “Sultan Mehmet” oldu.
Henüz 1 yaşındayken ailesiyle birlikte Bursa’ya göç eden Ürek’in hayatı burada daha da zorlaştı.

Babasının kasaplık yaptığı işin iflas etmesi, aileyi maddi olarak çökertti. Bu süreçte babanın alkol problemi de ortaya çıkınca evde şiddet başladı. Fatih Ürek, çocuk yaşta annesinin gördüğü şiddete defalarca tanık oldu. Bir gün babasının annesini dövdüğü sırada yaşadığı korku nedeniyle felç geçirdi. İlginç bir şekilde, annesi bir başka şiddet anında tekrar ayağa kalktı. Bu travmatik çocukluk, Ürek’in hayatında derin izler bıraktı.
Maddi imkansızlıklar nedeniyle Fatih Ürek, henüz 6 yaşındayken çalışmaya başladı.

Kumaşçıda, kuş satan bir dükkanda, mobilya mağazasında, züccaciye dükkanında, kuyumcuda ve hatta bir avukatlık bürosunda çalıştı. Çocukluğu, yaşıtları gibi oyunla değil, çalışarak geçti.
Bu zorlu hayatın içinde tiyatro, onun için bir kaçış kapısı oldu.

İlkokul yıllarında tiyatroya ilgi duymaya başlayan Ürek, her gün Bursa Devlet Tiyatrosu’nun önünde durup afişlere bakıyordu. Bir gün cesaretini toplayarak içeri girdiğinde, duvarda tiyatro kursu açılacağına dair bir ilan gördü. Tam o sırada içerden çıkan ve ona form veren kişi, ilerleyen yıllarda tanınmış bir oyuncu olacak Erkan Can’dı. Fatih Ürek, 9 yaşında girdiği sınavı kazandı ve tiyatroya adım attı.
Ancak bu süreç evde yeni sorunları da beraberinde getirdi.

Bir oyunda rolü gereği kaşlarını aldırıp süslü kıyafetlerle dolaşmaya başlayınca, bu kez annesinden şiddet gördü. Zamanla oğlunun sahnedeki başarısını fark eden annesi, Fatih Ürek’in en büyük destekçisi haline geldi.
Oyunculuğun tek başına yeterli kazanç sağlamadığını fark eden Ürek, müziğe yöneldi. İlk kez Bursa’daki Taylan Gazinosu’nda sahne aldı ve kısa sürede ilgi görmeye başladı.
15 yaşında Bursa Devlet Tiyatrosu’nda figüran kadrosuna girdi.

20 yaşına kadar tiyatroda çalıştı, Mahir Canova’dan ders aldı. Ancak çeşitli nedenlerle tiyatroyu bırakmak zorunda kaldı ve bir süre mobilyacılık yaptı. 20 yaşına geldiğinde, İstanbul’da şansını denemeye karar verdi. Tesadüfler sonucu önce Caddebostan Minder Bar, ardından Maçka Cartoon Bar’da sahne almaya başladı. Burada sosyetik çevrelerle tanıştı ve adı kısa sürede duyulmaya başladı.
Fatih Ürek’in hayatı, şarkıcılığa olmaya karar vermesiyle bambaşka bir yöne evrildi.

1993 yılında Raks Müzik etiketiyle yayımlanan “Yaktı Yaktı” albümüyle büyük çıkış yakaladı. 1995’te çıkan “Sen İki Gözümsün” albümünde pop şarkıların yanı sıra klasik eserlere de yer verdi. 1997 yılında Reyting Hamdi programında canlandırdığı Fred Çakmaktaş karakteriyle televizyon izleyicisinin sevgisini kazandı.
2008 yılında, 13 yıllık aranın ardından çıkardığı albümde yer alan “Hadi Hadi” ve “Sus” şarkıları müzik listelerinde uzun süre üst sıralarda yer aldı.

Fatih Ürek artık yalnızca sahne sanatçısı değil, televizyonun da aranan yüzlerinden biriydi. 2015 yılında geçirdiği mide ameliyatı ise neredeyse hayatına mal oluyordu. Bir ayda 30 kilo vermesi sonucu septik şok gibi hayati riskler yaşadı. Günlerce ölümle burun buruna geldi ancak bu süreci de atlatmayı başardı.
2018-2020 yılları arasında Kanal D’de yayınlanan “Gelinim Mutfakta”, ardından “Kuaförüm Sensin” ve “Gelin Görümce” programlarıyla televizyon kariyerini sürdürdü.

Enerjisi, esprileri ve kendine has tarzıyla geniş bir izleyici kitlesi edindi.
Bu haberi yapay zeka yorumuyla dinlemek isterseniz 👇
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın