onedio
Son 75 Yılın ‘En Akılda Kalıcı’ Şarkısı Spice Girls’den Wannabe
Bir zamanların ünlü pop grubu Spice Girls’ün seslendirği ‘Wannabe’nin 1940’dan beri en çok akılda kalan şarkı olduğu ortaya çıktı. Britanya’da yapılan araştırmaya göre şarkı 2.3 saniyede anımsanıyorAmsterdam ve Manchester Üniversitelerinin iş birliğiyle yapılan bir araştırmaya göre, 1940’lardan beri en çok akıllarda kalan şarkı belirlendi. Dünya çapında yedi milyon kopya satan ve 22 ülkenin müzik listelerinde en üst sıraya yerleşmeyi başaran Britanyalı grup Spice Girls’ün Wannabe parçası, hafızalarda en çok yer edinen parça oldu. Araştırmalar, Wannabe parçasının insanların hafızasında 2.3 saniyede tanınır olduğunu gösterirken, dinleyiciler diğer parçaları beş saniyede anımsayabildi. Araştırmayı yürüten ekibin başındaki isim Dr. John Ashley Burgoyne, “Biz özellikle müzikle ve hafızayla ilgileniyoruz ve neden bazı şarkıların belli kısımlarının hafızada bu kadar uzun süre kaldığını araştırıyoruz” dedi.LİSTEDE LADY GAGA VE ABBA DA VARWannabe parçası, 1996’da Britanya ve ABD’de de Billboard Hot 100 listesinde toplam yedi hafta boyunca zirvede kaldı ve bir yıl sonra Brit Müzik Ödülleri’nde, En İyi Single ödülünü kazandı. Listenin ikinci sırasında Wannabe’yi, Alman müzisyen Lou Bega’nın Mambo No 5 parçası 2.48 saniye ile takip ederken, Amerikalı rock grubu Survivor’ın Eye of the Tiger şarkısı 2.62 saniye ile üçüncü oldu. Listede, ayrıca Michael Jackson, Lady Gaga ve Abba da bulunuyor.EN ÇOK AKILDA KALAN 10 ŞARKI1. Wannabe - Spice Girls2. Mambo No 5 - Lou Bega3. Eye Of The Tiger - Survivor4. Just Dance - Lady Gaga5. SOS - ABBA6. Pretty Woman - Roy Orbison7. Beat It - Michael Jackson8. I Will Always Love You - Whitney Houston9. Don’t You Want Me - The Human League10. I Don’t Want To Miss A Thing - AerosmithGUARDIAN
Orkestra Şefleri Ne İş Yapar?
Klasik müzik konserlerinde en aşina olduğumuz görüntü orkestra şefidir. Peki, orkestra şefleri tam olarak ne yapar, orkestrayı nasıl yönetirler?Orkestra şefliğinin geçmişi çok eskilere dayanır. Milattan önce 709 yılında antik Yunan’da bir orkestra şefinin “elindeki çubuğu aşağı yukarı sallayarak” 800 müzisyeni nasıl yönettiğine dair tanımlamalara rastlanmıştır.Orkestra şefliği o günden bu yana değişim göstermekle birlikte, sahnedeki gizemli havası hala devam ediyor denebilir. Nasıl oluyor da bir insan, hiç ses çıkarmadan, elindeki çubukla, hatta bazen sadece ellerini kullanarak yüzlerce müzisyenin enstrümanından çıkan sesten sorumlu oluyor?Sanata dair diğer sırlar gibi burada da tam bir yanıt vermek mümkün olmasa da, orkestra şeflerinin spor takımlarının menajerleriyle benzerlik gösterdiğini söyleyebiliriz. Ne yaptıklarını tam bilemez, ama performansı görünce anlarsınız. İşte orkestra şeflerinin sahnede görünür ya da görünmez, bilinçli ya da bilinçsiz yaptığı görevlerden birkaçı…“Orkestra şefinin görevi her an doğru tempoyu göstermektir,” diyor, kendisi de besteci ve şef olan Richard Wagner. Orkestra şefi sağ elindeki çubuğu ya da sadece ellerini kullanarak tempoyu belirler, devamını sağlar, yeni ölçünün başlangıcını işaret eder, bu yolla bazen yüzden fazla kişiden oluşan orkestrayı bir arada tutar. Bunların tümü orkestranın iyi performansı için önemli görevler olmakla birlikte şefin görevi metronomluktan öte bir şeydir. 20. yüzyılın büyük bestecilerinden Wilhelm Furtwängler, orkestra şefi Arturo Toscanini’nin yönettiği bir konseri beğenmeyerek salonu terk etmiştir.Orkestra şefi, çeşitli mimik ve jestlerle çalınan esere kendi yorumladığı şekliyle can katar; müzikte kimi unsurları öne çıkarırken kimilerini kontrol altında tutar, nüansları vurgular, eski bir eseri yeniden yorumlar. Bu işler genellikle sol ele düşer.Bazı ortak el hareketleri olmakla birlikte çoğu şefin kendi tarzı vardır. Örneğin Furtwängler’in bir müzikal anı yoğunlaştıran tarzına karşılık Valery Gergiev’in ilginç titremeleri meşhurdur.“En iyi orkestra şefleri en iyi dinleyicilerdir,” diyor gazeteci ve yazar Tom Service, orkestra şefleriyle ilgili ‘Simya Olarak Müzik’ adlı kitabında. “Onlar parıltılı bir dinleme çubuğu gibidir; bir taraftan tek tek bireylerin potansiyelini tam olarak sergilerken bir taraftan da şefin ve orkestranın, üyelerin toplamından daha büyük bir şey ifade ettiği bir yoğunlaşma haline gelir.” Service, şef Claudio Abbado’nun “farkındalığın süper farkında olan” kişi olarak bunun en iyi örneği olduğunu söylüyor.Ünlü orkestra şefi ve besteci Pierre Boulez, “Kendi iradenizi kabul ettirmeniz gerekir; balyozla değil, kendi bakış açınız konusunda insanları ikna ederek tabii ki,” diyor. Yazar Tom Service ise birçok şefin kendisini demokrat olarak tanımlamasına karşı çıkarak şunları söylüyor: “Bu doğru olamaz. Demokrasi işlemez demek değil bu, ama dolambaçsız olamaz. Müzakere edilmesi gerekir!” Berlin Filarmoni Orkestrası’ndan örnek veriyor: “Bu orkestra coşkun ve tüm kapasitesini sergilemek isteyen bireylerden oluşur. Ama sahnedeki şef onlara kolektif bir odak sunmazsa başıbozuk hale gelirler.”Konser izleyicilerinin kulağı orkestradadır, ama gözler şeftedir. Şef görsel bir bağlantı sunar; gözlerimizle müziğin bizde yarattığı duyumlar arasında köprü kurar.Orkestra şeflerinin işi enstrüman çalanlardan daha kolaymış gibi görünür. Fakat Boulez “Orkestrayı yönetmek enstrüman çalmaktan çok daha zordur. Kültürü bilmeniz gerekir; partisyonları bilmeniz gerekir; ayrıca ne işitmek istediğinizi öngörmeniz lazım,” diyor.Orkestra şeflerinin müzik sezgileri çok güçlüdür, ama sadece bu yetmez. Her partisyon üzerinde saatlerce çalışmış olarak sahneye çıkarlar. Bu çalışma sadece notalara değil, tarihi belgelere, mektuplara, biyografilere, müzik eserinin yazıldığı dönem kullanılan teknik performans kılavuzlarına kadar uzanır. Yazar Tom Service, “bütün büyülü şeyler gibi müzik de ağır bir çalışmanın ürünüdür,” diyor.Service, günümüzde orkestra şeflerine bakış konusunda şunları söylüyor: “Bugün onlara dair geçmişteki kültü aştığımızı, artık Toscanini döneminde olmadığımızı düşünmek isteriz. Bugün de Dudamel, Rattle, Nelson’lar dönemindeyiz. Bu isimleri konserlerle eşleştiririz, her ne kadar bu konserler kolektifle ilgili olsa da.”Büyük şefler büyülü, simyevi bir ruh katarlar. Letonyalı şef Mariss Jansons bu durumu “kozmik düzeyde müzik icrası” olarak tanımlıyor. Yıllık maaşlarının bazen milyonları bulması bu nedenledir. Müzik eleştirmenleri bir konserle ilgili nefretlerini kusuyorsa bundan en büyük payı orkestra şeflerinin aldığı da bir gerçektir.Bir orkestranın müzik yönetmeni ya da daimi şefi pozisyonunda olmak, orkestra şefine, konserin gidişatından daha büyük bir sorumluluk yükler. Genç Venezuelalı şef Gustavo Dudamel, kişisel karizması ve liderlik özelliklerinin yanı sıra Venezuela Simon Bolivar Gençlik Orkestrası çalışmasıyla da ülkesinin müzik eğitim sistemini dünyanın gündemine sokmuştur.Klasik müziğin diğer türlerden şöyle bir farkı vardır: Bazıları yüzlerce yıl önce yazılmış olan eserler defalarca icra edilir ve kayda alınır. Bazı gösteriler aradan yıllar geçse de akıllarda kalır ve bunun arkasında hep orkestra şefleri yatar; ritmin yaratıcısı olan, ellerini havada sallamaktan çok daha fazla şeyi esere katan şefler.BBC Türkçe
Etkileyici 5 Fantastik Film Müziği
Öyle soundtrackler var ki, çalındığı sahneyi izleyicinin gözlerinde canlandırır. Etkileyici 5 fantastik film müziğini sizler için derledik.
Etkileyici 5 Aksiyon Filmi Müziği
Öyle soundtrackler var ki, çalındığı sahneyi izleyicinin gözlerinde canlandırır. Etkileyici 5 aksiyon filmi müziğini sizler için derledik.
Tarih sıralamasıyla Harry  Gregson-Williams Film Müzikleri
Hepimiz Hans Zimmer'ı ve yaptığı efsane müziklerini az çok biliyoruz artık.. Peki ya birlikte pek çok iş yaptığı ve en az onun kadar başarılı olan Harry Gregson-Williams'ı kaçımız tanıyor?..Şimdi gelin biraz da onun yaptığı kaliteli işleri dinleyelim... Tarih sıralamasına göre derledim, biraz uzun bir liste oldu ama bakalım kaç tanesini tanıyacaksınız =)Not: (*) işareti koyduklarım favorilerimdir.. Eklemek istediğiniz olursa yorumlarda link olarak paylaşabilirsiniz.
Son Zamanların Aşırı Seksi Olduğu Gerekçesiyle En Çok Eleştirilen 7 Video Klibi
Popüler kültür hepimizin gözününde önünde; şekilden şekile giren kadın vücutları, havalara saçılan paralar, sigaralar, uyuşturucu maddeler ve eşcinsellik. 'Seks satar' mantığıyla yazılmış şarkılar ve onların bir hayli iddialı video kliplerini derledik! Öyle ki bu klipler, sansüre maruz kalmaksızın televizyon kanallarında yayınlanamıyor. Ama hepimiz de bayıla bayıla izliyoruz, yalan yok!
Paylaşılmak İçin Kasım Ayını Bekleyen Parçalar
Her sene heyecanla beklediğimiz Kasım ayının başlamasıyla hepimizi bir gerginlik almış olabilir. Sonuçta bu ay paylaşım yapılacak çok fazla konu ve şarkı, ay dolayısıyla izlenecek çok fazla film var. 'Aman ha hiçbirini kaçırmayalım' diye birkaç şarkı önerimiz olacak.
Pink Floyd'un Türkçe Parçası "Anısına" Yayınlandı
Yeni Pink Floyd albümü The Endless River'ın en merak edilen parçası 'Anısına' yayınlandı.10 Kasım 2014 tarihinde The Endless River albümü piyasaya sürülecek. Albümü özel kılan en önemli unsur elbette 20 yıllık aranın ardından çıkacak olan yeni bir Pink Floyd albümü olması. Buna ek olarak bizi heyecanlandıran kısım ise albümde 'Anısına' isimli bir parçanın yer alıyor olması.Bugün David Gilmour BBC Radio 2'ye konuk oldu. Merakla beklenen parça 'Anısına' ilk defa radyo programında yer aldı. PinkFloydTurk.net tarafından parça internete yüklenmiş.Henüz haber yabancı medyada yer almadı fakat BBC Radio 2'nun Twitter hesabında konuyla ilgili bir açıklama yer alıyor. Bu yüzden parçanın kesinlikle gerçek olduğuna emin olabilirsiniz. Klarnet ve saksafon ile bezeli muhteşem bir parça olmuş.Buraya tıklayarak parçayı dinleyebilirsiniz.
Etkileyici 5 Film Müziği | Komedi
Filmcilik artık endüstriyelleşip sektör haline geldiğinden bu yana filmler müzikleri ile bir bütün halinde kabul edilir. Ve bu konuda öyle soundtrackler var ki, çalındığı sahneyi izleyicinin gözlerinde canlandırır.Liste başlıyor!
Etkileyici 5 Film Müziği | Savaş
Filmcilik artık endüstriyelleşip sektör haline geldiğinden bu yana filmler müzikleri ile bir bütün halinde kabul edilir. Ve bu konuda öyle soundtrackler var ki, çalındığı sahneyi izleyicinin gözlerinde canlandırır.Savaş filmleri kategorisinde etkileyici 5 film soundtrackini sizler için derledik.
Etkileyici 5 Film Müziği | Dram
Filmcilik artık endüstriyelleşip sektör haline geldiğinden bu yana filmler müzikleri ile bir bütün halinde kabul edilir. Ve bu konuda öyle soundtrackler var ki, çalındığı sahneyi izleyicinin gözlerinde canlandırır.Dram kategorisinde etkileyici 5 film müziği
“Ben Bu Şarkıyı Nereden Biliyorum?” Dedirtecek 7 The Piano Guys Cover’ı
Not: Tüm bu başlık ve görsele bakıp 'Amaan piyano-çello enstrümental cover!' derseniz pişman olursunuz. Afrika davulları peşinizi bırakmaz!'The Piano Guys’ın yarattığı etkinin sebebi hem enstrümanın tek başına yapabildikleri hem de ortaya acayip samimi bir iş çıkarabilmeleri. Batman film müziklerinden Adele şarkılarına kadar muazzam yorumları bulunan The Piano Guys için şimdiden tüylerinizi diken diken edebilirsiniz.
Bach'ın Besteleri Karısının mı?
Johann Sebastian Bach hakkında ilginç bir iddia ortaya atan Profesör Martin Jarvis, birçok eserin ünlü besteci tarafından değil, karısı Anna Magdalena tarafından yapıldığını öne sürdü.Dünyaca ünlü besteci Johann Sebastian Bach hakkında ilginç bir iddia ortaya atıldı. Avusturalya’daki Charles Darwin Üniversitesi profesörü Martin Jarvis, Johann Sebastian Bach’ın bestelediği onlarca eserinin aslında karısı Anna Magdalena tarafından bestelendiğini öne sürdü.Bach’ın, aralarında Goldberg Varyasyonları’nın da yer aldığı eserlerinin aslında ikinci karısı Anna Magdalena’ya ait olduğunu iddia eden Profesör, “Bach’a atfedilen onlarca yapıtı karısının bestelediği kanısına vardım” dedi.8 YILLIK KRİMİNAL ÇALIŞMAİddiasını ilk olarak 2006’da ortaya atan profesör, geçtiğimiz sekiz yıl boyunca Bach’ın el yazısı, imzası ve yapıtlarını inceledi. Adli tıp uzmanlarından da yardım alan Jarvis, notalardaki el yazılarının ve mürekkep kullanımının Bach’a değil, eşine ait olduğunu belirledi.Profesör amacının yetenekli bestecilerin hep erkek olduğu yolundaki inanışını tersine çevirmek olduğunu söyleyerek, tarih kitaplarına Anna Magdalena da girebileceğini belirtti. Belgeleri inceleyen adli tıp uzmanı Heidi Harralson da, “Bilimsel olarak bu iddiayı makûl kabul etmek için sebeplerimiz var” açıklamasıyla bestelerin Bach’ın eşi Anna’ya ait olabileceğine dikkat çekiyor.BELKİ DE ERKEK İSMİ KULLANIYORDUDünya müzik tarihinin doğru kabul ettiği bilgilere göre Anna Magdelana, Bach’ın son yıllarında üzerinde çalıştığı besteleri yalnızca kağıda geçiriyordu. Ancak araştırmacılar Anna’nın bu notaları birinden duyar gibi değil; kendi aklından geçer gibi yazdığı kanısına vardı. Kendi el yazısıyla birçok düzeltme de yapmış olması, Anna’nın asıl besteci olduğunu kanıtlar nitelikte bulunuyor. Araştırmacılara göre bu teori, ‘kadın besteciler’le ilgili akıllarda oluşan birçok soruya da yanıt verir nitelikte.Heidi Harralson, “Belki de kadın besteciler ün kazanabilmek için erkek isimlerini kullanıyorlardı” diyor. 1701 yılında doğan Bach’ın ikinci eşi Anna Magdalena, yetenekli bir şarkıcıydı. Çift, 1721’de evlendi. Profesör Jarvis’e göre, ikili 1713 yıllarının başında tanıştı. Anna’nın ölümünden sonra birçok el yazısı yok edildi.Written by Mrs. Bach adlı bir belgesel üzerinde çalışan Profesör Martin Jarvis, filminde Anna Magdalena’nın yaşamını anlatacak. TELEGRAPH