Sesil Aktürk Yazio: Köyün Kahini
İnsan Düşünmek,Sevmek ve inanmak içinDünyaya gelmiştir.- Jean Jacques RousseauDerler ki, Afrodite biricik “Anteros”u (karşılık gören aşk) doğururken kardeşi Eros’u daha iyi gelişebilmesini sağlamasını dilemiş. Onun korumasında mutlu olup, gelişip güçlenebilecekmiş. Bu sebeple, Eros ne zaman kardeşi Anteros’a yaklaşsa içini bir sevinç kaplar, ne zaman ondan uzaklaşsa kederlenip ağlarmış. İlk nefesten bu yana aşk tanrısı Eros, Anteros’tan beslenerek, büyür, güçlenir ya da çocuklaşıp eski haline dönermiş. Yine Eros ve Anteros’un birlikte olduğu bir gün; güneşin pırıl pırıl parladığı köyde, yeni açmış bir gülün kokusundan ilham alan bülbül şarkısını söylüyordu. Bu duruma uygun olarak, aşk sarhoşu Colette, günlerini sihirli bir düşün parçasıymış gibi yaşamaktaydı. Yer ve gök Colin’in gözlerinde birdi ve bütün sırlarını onunla paylaşıyordu. Ama ansızın Anteros’ un uykuya dalmasıyla, cehennemin kapısı açıldı ve sarayın ihtişamlı hanımefendisi içeri girdi. Colinn... Bir insan aynı hem anda hem var hem yok olabilir miydi? Sevmek ve aklını yitirmemek sadece tanrıya özgüydü. Colette şimdi ne yapmalıydı? Akıl danışmak ve kanatları kırık aşkının yazgısını öğrenmek için gizlice köyün falcısı gitti…