onedio
10 Bin Yıl Önce Yaşanan Bir Nükleer Savaş ve Uçan Garip Cisimlerin Gizemi
Bugüne kadar öğrendiğiniz her şeyi bir kenara bırakın! Çünkü 'Mahabharata' sizlere, başka bir insanlık öyküsü anlatacak...“Bu günümüz, dünün düşünceleridir; şimdiki düşüncelerimiz yarınımızı inşa edecektir; yaşamımızı düşüncelerimiz yaratır.”Dhammapada (Gerçeğe giden yol)Hindistan’ın ulusal destanı Mahabharata “İnsanlığın Öyküsü” anlamına gelir. Destanda; uzak geçmişte kaybolan bir uygarlık ve çok büyük bir savaş anlatılır. Savaş, ilk bakışta klanlar arası basit bir çatışma gibi görünse de, aslında tüm gezegenin egemenliği yolunda bir kavgadır. Ve sonunda öyle bir savaş başlar ki; tüm evren yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Kullanılan silahların bazıları (ok, balta, kılıç, mızrak gibi) dünyasal, bazıları ise (ışınlar, atomik silahlar, uçan araçlar gibi) tanrısaldır. Mahabharata zeki canlılar arasında çıkan bir anlaşmazlığın, savaşa dönüşmesini ve o savaşta günümüz teknolojisinin çok ötesinde silahların kullanılmasını anlatır.
Reklam
Hukukçular Yanıtladı: Aşısız Olana Yasak Konabilir mi?
Vakaların tırmanmaya başlaması, gözleri aşısızlara çevirdi. Bazı sosyal ve kamusal alanlarda aşı olmayanlara yasak getirilmesi tartışılıyor. Peki böyle bir yasak gerekli mi, hukuka ve insan haklarına aykırı mı? Hukukçular ve bilim insanları yanıtladı.
Reklam
Sokağa Çıkma Yasağı Geri Mi Gelecek? Koronavirüs Vakaları Hızla Artıyor
Türkiye’de koronavirüs sebebiyle yaklaşık 2 yıldır sokağa çıkma yasakları uygulanıyordu. Mayıs ayında yapılan 17 günlük tam kapanma sonrası ve aşılamanın hızlanmasıyla birlikte yasaklar komple iptal edilmişti. Ancak son günlerde vaka sayıları hızla artmaya başladı. Özellikle Hindistan’da ortaya çıkan Delta varyantı, hızla yayılarak vaka sayılarını artırmıştı. Sağlık Bakanlığı’nın son açıkladığı verilere göre 28 Temmuz’da 22 bin 291 yeni vaka tespit edilirken, 76 kişi hayatını kaybetti. Ayrıca bazı illerde kapatılan pandemi kısımları yeniden açılmaya başlandı. Uzmanlar, aşı olmayanların hastalığı çok ciddi geçirdiğini belirtiyor. Peki, yasaklar geri gelecek mi? Sokağa çıkma yasağı olacak mı? İşte Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sokağa çıkma yasağı ile ilgili yaptığı son açıklamalar…
Reklam
Koca: 'Aktif Vakalarımızın Yüzde 87'si Aşısı Tamamlanmamış Kişiler'
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklama yaptı. Koca,  'Kısıtlamaya mecbur kalacağımız bir seyir şu an yok. Ama olmayacağı anlamına gelmez' dedi. Koca ayrıca, 'Şu an aktif vakalarımızın yaklaşık yüzde 87'si aşısı tamamlanmamış kişiler' bilgisini de paylaştı.
Yakında Toprak Bizi Doyuramayacak: Su Altı Tarımı Geleceği Kurtacak mı?
Dünya Gıda Programı'nın verilerine göre 53 ülkede 155 milyon kişi gıda krizi ile karşı karşıya. Toprak tarımının yetmemesi sualtı tarımı gibi alternatifleri düşündürmeye başladı. Peki yüzyılın en büyük tehdidi gıda krizine karşı sualtı çiftlikleri çare olur mu? Sualtı tarımı nedir ve nasıl çalışır?
Reklam
Reklam
Eber Gölü Yok Olmak Üzere: "Hiç Bitmez, Tükenmez Sandık, O da Canlıymış"
Afyonkarahisar'ın Çay ilçesi Eber beldesinde, tektonik kökenli son buzul çağı göllerinden Eber Gölü'ndeki kuruyan alan oranı bu yaz yüzde 80'i buldu. Su derinliği bir dönem 24 metre olan Eber Gölü'nün su seviyesi, 1 metreye düştü. Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, gölün can çekiştiğini belirterek, yöre halkının pişmanlığını da 'Göle her bakımdan ihanet ettik. Hiç bitmez, kirlenmez, tükenmez sandık; o da canlıymış, bilemedik' sözleriyle aktardı.
Burçak Yüce Yazio: Peki Senin İsmin Ne?
etiket
İsmimizin üzerimizdeki etkilerini ve önemini bilenlerden misin?Çeşitli inanışlarda bile çocuğuna güzel manalı isimler seçmek anne ve babanın öncelikli vazifelerinden.Bilimsel olarak da ismimizin üzerimizde ciddi etkisi söz konusu.Hani “bir şeyi kırk kere dersen olur” derler ya!Düşünsenize hayat boyu belki de en çok duyduğunuz, muhatap olduğunuz kelime isminiz olacak.İşte bu sebepten ismimizin manası, frekansı üzerimizdeki enerjisi yadsınamaz.Çünkü ses bir enerji ve enerji de maddeyi yani maddi bedenimizi etkiliyor.Biliyorsunuz bu öyle bir enerji ki sesle bardak bile kırılabiliyor.Hayat boyu ismimizin taşıdığı o enerji bize yöneltiliyor.Kültürel olarak şaşırtıcı gelebilir lakin felsefi ve sosyolojik açıdan bakarsak bir bebeğin isminin doğar doğmaz konması bile belki de yanlış. Dede Korkut misali karakteri ve yetenekleri biraz gözlemlenip sonradan ismiyle karakterinin tezatlık teşkil etmemesi adına yetenekleri doğrultusunda konulması gerektiği kanısındayım.Ya da tam tersi ismini, çocuğumuzdan beklentimize yönelik koyup hayatı boyu o enerjiyi yollayarak mı etkilemeliyiz kaderini?
Reklam