Belki daha önce hiç HIV virüsünün ya da Ebola'nın mikroskobik görüntüsünü görmemiştiniz. Şimdi ise onları adeta bir sanat eseri gibi kanaviçe tahtasına işleyen çalışma karşınızda. Alicia Watkins, ilk başta oldukça tuhaf gelecek bir fikirle ortaya çıkmış. Mikrop, bakteri ve virüslerin görüntülerini kanaviçeye işlemeye karar vermiş; bunun yanına insana ait hücrelerin görüntüsünü de eklemiş. Koleksiyonu her geçen gün gelişiyor ve renkleniyor. Düşünmekten bile geri durduğunuz hastalıkların sebebi bu virüslere enteresan bir gözle bakan sanatçı, çocukluğundan beri tuhaf şeylere meraklı olduğunu anlatıyor. Sonuçta virüslerin her yerde olduğunu ve onları görmekten kaçınıyor olmanın anlamsızlığından bahseden sanatçı, tarihte ilk kez görülmüş bir sanat eserine de imzasını atıyor. Bakalım hangi bakteri ve virüslere yer veriyor?
Milli işletim sistemi PARDUS’un, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğünde pilot uygulamasına geçildiTürkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM) tarafından geliştirilen milli işletim sistemi PARDUS’un, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğünde uygulanmasına başlandı.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, mevcut işletim sistemlerinin PARDUS’un işletim sistemiyle değiştirilmesini sağlamak adına Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü pilot alan olarak seçildi.Pilot göç uygulaması kapsamında seçilen bilgisayarlarda, kullanıcı verilerinin yedekleri alındı, bilgisayara PARDUS işletim sistemi kuruldu ve kullanıcıların sık kullandıkları uygulamaların PARDUS üzerindeki karşılıklarının ayarlamaları yapıldı.Uygulamada kullanıcı problemlerini izleyebilmek amacıyla e-posta hesabı oluşturulurken, bilgisayarlarında değişiklik yapılan kullanıcıların karşılaştıkları problemler tespit edildi. İletilen problemler, bakanlık ve ULAKBİM’deki PARDUS Destek Ekibi tarafından çözüldü.PARDUS’un yaygınlaştırılması kapsamında pilot uygulamalardan elde edilen deneyimlerle bakanlığın Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından belirlenen kurum bilgisayarlarının tamamına aynı işlemler uygulanacak.Son adımda ise kullanıcı ve sistem yöneticilerin eğitimleri gerçekleştirilerek, PARDUS’u daha rahat kullanmaları sağlanacak.TechnoLogic
ABD'li bilim insanları, kök hücreden büyüyen ve atan kalp dokusu üretti. Elde edilen dokular, doğuştan kalp hastalıklarının tedavisinde bilim insanlarına yardımcı olacak.California Üniversitesi ve Gladstone Kalp ve Damar Hastalıkları Enstitüsü araştırmacıları, yetişkin bir insandan aldıkları deri dokularından elde edilen kök hücreleri laboratuvar ortamında yeniden programlayarak kalp hücrelerine dönüştürdü.Araştırmacılar, elde edilen hücrelerin insan kalbindeki odacıklara benzer mikro yapılar oluşturduğunu kaydetti.Araştırmayı yöneten Prof. Dr. Kevin Healy, insan kalbindeki odacıkların, ilk kez yapay ortamda oluştuğuna dikkati çekti. Healy, 'Bu teknoloji, bir yandan ceninde kalp gelişimine ışık tutarken bir yandan da doğuştan kalp hastalıklarının tedavisinde ve gebelikte kullanılan ilaçların yan etkilerinin belirlenmesinde bilim adamlarına büyük kolaylık sağlayacak' dedi.
Akıllı telefonların dikkatimizi dağıttığı artık bilim tarafından da onaylandı. Florida State University tarafından yapılan araştırmada telefonlardaki bildirimlerin görmezden gelmeye çalışsak dahi elimizdeki işe verdiğimiz dikkati dağıttığı keşfedildi.Cary Stothart, Ainsley Mitchum ve Courtney Yehnert tarafından yapılan araştırma, sadece bildirimlerin dahi dikkat gerektiren bir işe konsantre olamamaya ve performans kaybına sebep olduğunu buldu. Yapılan deneyde katılımcılara deneyin amacı deney sonuna kadar söylenmedi ve deney çok sayıda katılımcıya bilgisayarda yapmaları için çeşitli konsantre gerektiren işler verildikten sonra cep telefonlarına bildirimler gönderilerek yapıldı.Cep telefonları özellikle araç kullanımı sırasında oldukça tehlikeli dikkat dağıtıcılar olabiliyor. Sadece dikkat dağınıklığından ötürü gerçekleşen trafik kazalarında ABD’de 2013 yılında 3154 kişi hayatını kaybetti. Stotthart, dikkat gerektiren bir iş ile uğraşmaları gerektiğinde insanlara cep telefonlarını uzak bir noktaya koymalarını veya telefonlarını kapamalarını tavsiye ettiklerini söyledi.Araştırmada giyilebilir teknolojilerin bahsi geçmese de, akıllı saatler gibi kolda titreşen bir cihazın da aynı etkiyi yapacağı aşikar.
Araştırmacılar Antartika'da, tahminen 50 milyon yıl öncesinden kalma hayvan spermi hücresi buldular. Bu araştırmayla, kayıtlarda yer alan en eski hayvan spermi unvanı, artık Güney Kutbu'nda.
Plüton'dan gelen en yeni fotoğraf NASA tarafından bugün düzenlenen basın toplantısında medya mensuplarına gösterildi. Fotoğrafta cüce gezegenin lakaplı plütonun buzlu dağ sıraları görülüyor. Yaklaşık 3500 metre yükseklikte olduğu belirtilen dağ yapılanmasının yaşının ise 100 milyon yıldan 'genç' olduğu açıklandı.
İsviçre'de bulunan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın uzmanları, Higgs Bozonu'ndan sonra 'pentakuark' adı verilen yeni bir parçacık keşfettiklerini duyurdu.Bilim insanları pentakuark parçacığının varlığını 1960'lı yıllarda tahmin etmişti.Ancak daha önce bulunan Higgs Bozonu parçacığı gibi onun varlığı da ancak onlarca yıl sonra, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı sayesinde kanıtlandı.1964'te fizikçiler Murray Gel Mann ve George Zweig, birbirlerinden bağımsız olarak kuark adlı atom altı parçacıkların var olduğu tezini ortaya atmıştı.
Akıllı telefonların toplumun çöküşünü getireceğini iddia eden bitmek tükenmek bilmeyen tezlere rağmen telefon alışkanlıklarınızın aslında çok da kötü olmayabileceğini kanıtlayan kanıtlar da yok değil.Aslında, telefonunuzun sizin için faydalı olabileceği yollar da var. Sizin için beyin gücünüzü yükseltecek, hafızanızı bileyecek ve hatta duygusal zekanızı geliştirecek uygulamaların listesini hazırladık.Beynimizin tam olarak nasıl çalıştığını ve beynimizi ne kadar eğitebileceğimizi araştıran bilim alanı gün geçtikçe ilerliyor ama kesin olan tek bir şey var ki o da markette sırada beklerken daha zeki olabilmenin bir yolunun olmadığıdır.İster iPhone, ister Android telefon kullanın, sizin için yapılabilecek bir şeyler var.
ABD’nin yeni savaş uçağı F-35A’nın 25mm’lik bombardıman silahından görüntüler paylaşıldı. Nadir görülebilecek videoda silah kapağının açılışı ve namluların dönüşleri görülebiliyor.
Mars üzerinde halen gezinmekte olan Opportunity Rover robotunun gönderdiği videolar sayesinde sadece komşumuzun yüzeyinin nasıl olduğunu görmekle kalmıyor, orada nasıl sesler döndüğünü de duyabiliyoruz!
Bioluminescence, karadaki canlılarda nadiren gözükse de (ateş böcekleri gibi) okyanusun karanlık bölgelerinde olan deniz canlılarında oldukça yaygın. Güneş ışınlarının ulaşmadığı bu bölgelerde canlılar faaliyetlerini sürdürebilmek için kendi ışıklarını üretmek durumunda kalıyor. Derinlerdeki canlıların yüzde 80’inin sahip olduğu bu özellik bugüne kadar da pek çok kez fotoğraflanmıştı. İşte nefes kesici yeni fotoğraflar.
Plüton gezegeninin yüzeyine şu ana kadarki en yakın uçuşunu yapan NASA'nın uzay aracı New Horizons'tan (Yeni Ufuklar) ilk fotoğraf geldi.Fotoğrafın en dikkat çekici özelliği ise Plüton'un üzerinde beliren kalp şekli.
1930 yılında keşfedilen bir gezegen olmasına rağmen halen belirsizliğini ilk günkü kadar koruyan bir 'Cüce Gezegen' olan Plüton hakkında, belki de insanlık tarihinin ilk ve en önemli keşfine saatler kaldı!Bu tarihi anlara şahitlik etmek isteyenler, http://seeplutonow.com/ adlı linkten bu anları izleyebilirler.
Gökbilimciler, Samanyolu Galaksisi’nden 220 milyon ışık yılı ötede bugüne dek keşfedilen en büyük karadeliği ortaya çıkardı. Merkezinde bulunduğu galaksiden daha hızlı genişleyen kara delik, bilim insanlarını şaşırttı.Yale Üniversitesinden yapılan açıklamada, kara deliğin, Dünya'nın da içinde bulunduğu Samanyolu Galaksisi'nden 220 milyon ışık yılı uzaklıktaki CID-947 Galaksisi'nin merkezinde bulunduğu belirtildi.Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) Chandra X Işını Gözlemevi, Hawaii'deki W.M. Keck Gözlemevi ve Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından XMM-Newton uzay aracından elde edilen verilerin incelenmesi sonucu keşfedilen kara deliğin, Güneş'in yaklaşık 7 milyar katı büyüklüğünde olduğu tahmin ediliyor. Güneş'in Dünya'nın 109 katı büyüklüğünde olduğu dikkate alındığında keşfedilen kara deliğin, Dünya'dan 763 milyar kat büyük olduğu hesaplanıyor.Evrenin oluşumuna neden olduğu varsayılan Büyük Patlama'dan yaklaşık 2 milyar yıl sonra meydana geldiği sanılan kara deliğin, 11,7 milyar yaşında olduğu tahmin ediliyor.Araştırma ekibi, keşfedilen kara deliğin çevresindeki galaksinin kütlesinin 10'da birini oluşturduğunu da ortaya çıkardı.Kara delikler, genellikle merkezinde bulunduğu galaksinin kütlesinin yüzde 0,2 ya da 0,5'ini oluşturuyor.Aynı zamanda diğerlerinden farklı olarak merkezinde bulunduğu galaksiden daha hızlı genişleyen kara delik, gök bilimciler arasında şaşkınlığa neden oldu.Bilim insanları, şimdiye kadar kara deliklerin çevrelerindeki galaksilerle aynı hızla ya da daha yavaş büyüdüğünü, sadece yeni oluşan galaksilerin merkezindeki kara deliklerin hızla genişlediğini varsayıyordu.
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler... Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Bu yılın bölgesel finalist olarak seçilen projeleri arasında Türkiye'den de beş finalist proje yer alıyor.Bölgesel finale kalan 90 genç bilim insanı 21 Eylül'de Mountain View Kaliforniya'da düzenlenecek ödül törenine katılacak 20 Global Finalist arasında yer almak için yarışacak.Konuyla ilgili olarak Google Türkiye resmi blogunda aşağıdaki açıklamaya yer verildi:Bundan beş ay önce dünya genelinde yaşları 13-18 arasında değişen öğrencilerden bir şey denemelerini istedik. Tutkularını yansıtacak, belki başarısız olacak ama belki de dünyayı değiştirebilecek bir fikri hayata geçirmelerini ve bunu Google Bilim Fuarı kapsamında paylaşmalarını istedik. Bu süreçte dünya genelinde var olan sorunlara çözüm bulma çabasıyla; kalp hastalıklarının erken teşhisinden otomatik toprak nemlendirme sistemine kadar uzanan binlerce proje ile dünyanın her yerinden başvurular aldık.Aylar süren titiz değerlendirmelerin ardından bu yılın 90 bölgesel finalisti belli oldu. Finale kalan bu projeler bilimsel ruh, yaratıcılık ve küresel yaklaşımlarıyla diğerleri arasından sıyrılmayı başardı. Bu yılın bölgesel finalist olarak seçilen projeleri arasında Türkiye'den de beş finalist proje yer alıyor:Özyeğin Üniversitesi - Metehan Emlik - Küresel Olmayan Astronomik Cisimler İçin İniş Sistemi Tasarımı ProjesiTED Ankara Koleji - Sema Akkurt- 'Kaçınılamaz Atıkların Doğal Antianjiojenik'lere DönüştürülmesiTED Ankara Koleji Vakfı Özel Lisesi - Cem Buğra Kabaoğlu- 'Yaraları İyileştiren Sprey' - Yaraların İyileştirilmesinde Mezenkimal Kök Hücre ve Epitel Doku Hücrelerinin KullanımıTED Antalya koleji - Gaye Satılmış - Alper Yılmaz-Elektrospinning Yöntemi İle Üretilen Nanomanyetit Katkılı Nanolif İle Elektromanyetik Dalgalardan Korunma KalkanıÖzel Ege Lisesi - Berker Alpöz, Mustafa Emin Tos- Görme Engelliler İçin Tasarlanmış Pasif RFID Tabanlı Akıllı Sinyalizasyon ve Navigasyon SistemiBölgesel finale kalan 90 genç bilim insanı 21 Eylül'de Mountain View Kaliforniya'da düzenlenecek ödül törenine katılacak 20 Global Finalist arasında yer almak için yarışacak.Ödüller arasında Scientific American ve Google'dan 100 bin dolarlık burs ve sınıf yardımı, Galapagos Adaları'na National Geographic Gezisi, Danimarka'daki merkezinde LEGO tasarımcılarını ziyaret etme fırsatı ve Virgin Galactic'in Mojave Havacılık ve Uzaymerkezindeki yeni uzay gemisi turu yer alıyor. Bu yıl ayrıca İlham veren Eğitimci Ödülü'nün yanı sıra çevre veya sağlık sorunlarına yönelik bir proje için Toplumsal Etki Ödülü de verilecek.
İnsanlık, yakın gelecekte elektrikli araçların, benzinli arabaların yerini alıp standart ulaşım aracı olması umudu içindeyken, günümüzde hâlâ içten yanmalı motorlu, benzinli arabalar yaygın olarak kullanılıyor. Otomobil üreticileri geçen yıllarda yakıt verimliliği üzerine başarı kazansa da, bu konuda hâlâ kat edilecek yol var. Wisconsin – Madison Üniversitesi’ndeki araştırmacıların yeni geliştirdiği teknoloji gelecekte elektrikli arabaların çeşitliliğini arttıracak.Ekip, dönen tekerleklerden enerji elde eden nanojeneratörler tasarladı. Sistem temel olarak “sürtünmeden kaynaklı kaybolan enerjinin, tekrar kullanılması” mantığına dayanıyor.
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mükerrem Şahin başkanlığındaki ekip tarafından, benzinli ve dizel araçlarda doğrudan kullanılabilecek bor ve hidrojen içeren sıvı yakıt geliştirildi. Alevi yeşil renkteki 'green gas' adındaki sıvı yakıt, karbon emisyonlarını azalttığından çevreye duyarlı özelliğiyle dikkati çekiyor. Sıvı yakıtın her depoda benzine ya da dizele doğrudan katkı olarak karıştırılarak ya da ek bir yakıt tankıyla kullanımı öngörülüyor. Yakıtın, uzun menzilli roketlerde de kullanımı hedefleniyor.