İflas Etmenin Bazı Kültürlerde Bir Bitiş Değil, Girişimcilik Madalyası Olarak Görülmesinin Nedenleri
İflas, genellikle başarısızlık olarak değerlendirilen olumsuz bir kavramdır. Fakat bazı kültürler, iflası önemli bir deneyim olarak yorumlar ve yeni başlangıçlara odaklanır. Peki bu tutum, girişimcilik ekosisteminde ne ifade ediyor ve iflas, gerçekten başarılı deneyim değeri taşıyor mu?
İşte bu garip yaklaşımın altında yatan nedenler!
1. Başarısızlık deneyimin bir parçasıdır.
Başarısızlık, bazı kültürlerde girişimcilik yolundaki sıradan bir süreçtir. Çünkü yolun hatalardan arınmış olması gerçekçi kabul edilmez. Bu da özellikle ilk denemede yanılmanın doğal karşılanmasını sağlar. İflas da deneme-yanılma sürecinin duraklarından biri olarak normalleşir. Önemli olan bu hatadan bir şey öğrenmek, yoluna daha deneyimli şekilde devam etmektir.
2. Risk yoksa başarı da yoktur.
Özellikle yüksek katma değerli işlerdeki risk de yüksektir. Bu nedenle bazı kültürlerde, böylesi bir risk almak aslında cesareti simgeler. Girişimlerin iddialı ve yenilikçi fikirler geliştirmesi mümkün olur, sonuçta ise sıkıcı olmayan ve farklı projeler geliştirilir. Ancak bütün bunların olması için arada iflasların ve hataların olması da gerekir.
3. İkinci şansa yer açılmış olur.
İflas, bazı ülkelerde, ikinci şansa yol açan fırsatlar olarak görülür. İflas eden girişimciyi finansal sistemden dışlamayan bu bakış açısı, yatırımcılar ve bankalar tarafında da sabittir. Dolayısıyla iflas ettikten sonra kredi çekmek ve tekrar fon toplamak mümkün olur. Çünkü genel kanı, aynı hatanın tekrarlanmayacağı ve ikinci şansın çok daha iyi değerlendirileceği yönündedir.
4. Hukuki sistemler iflası cezalandırmaz.
İflası hukuki olarak cezalandırmayan ülkelerde, girişimcilik için daha doğru ve akılcı adımlar atmak kolaylaşır. İflası kişisel bir felaket olarak değerlendirmeyen ülkeler, süreci ticari olarak yorumlar ve girişimciyi borçlandırmaktan kaçınır. Bunun yerine, yeniden iş kurma cesareti göstermesi için olumlu bir tavır sergiler. Bu da gelecekte sürdürülebilir iş modeli geliştirmesine yardımcı olur.
5. Kaybetmek bir nevi öğrenme sanatıdır.
Bazı durumlarda toplumsal algı belirleyici olur. İflası ayıp olarak görmeyen kültürler, girişimcileri yaşadıkları bu deneyimleri açıkça anlatmaya teşvik eder. Çünkü hataların paylaşılmasının, ortak ders almak ve birlikte gelişmek adına önemli olduğunu savunur. Kolektif bilgi birikiminin sağladığı bu olumlu tutum, bireylerin yeni denemeler yaparken başkalarının deneyimlerinden faydalanmasına imkan tanır.
6. Yatırımcılar için incelenebilir veriler sunar.
İflas eden girişimciler, veri analitiğine odaklanan büyük yatırımcılar için harika bir madendir. Bu girişimcilerin geçmiş hamleleri incelenerek yeni stratejiler geliştirilebilir, bu da gelecekteki başarısızlık riskini önlemede kritiktir. Dolayısıyla sıfır deneyimli girişimcilere kıyasla, daha önce iflas etmiş girişimciler daha az risk barındırır. Çünkü belirli bir veri birikimine sahiptir.
7. Hızlı deneme kültürüne hitap eder.
Özellikle inovasyon hızının yüksek olduğu ekonomiler için fikirler, iflas durumundan daha fazla değer taşır. Şirketlerin ve fikirlerin hızla doğup, aynı hızla batması da normaldir. Esas önemli olan, ortaya atılan fikrin nasıl geliştirileceğini öğrenmek ve altını doldurmaktır. İflas ettikten sonra aynı fikri geliştirerek gelmek veya daha iyisiyle değiştirmek, başarının temel anahtarıdır.
8. Girişimcilik bir rol olarak değerlendirilir.
İflası normalleştiren toplumlar için girişimcilik, kalıcı bir kimlik algısı oluşturmaz. Aksine geçici olarak üstlenen bir rol olarak görülür. Bu da kişinin girişimci, yönetici veya yatırımcı gibi farklı pozisyonlar arasında hareket etmesini sağlar. Sunulan bu esneklik, iflasın genel sonucudur ve ekonomideki dinamizmi artırır.
9. Psikolojik güven ortamı destekleyicidir.
İflas sonrasında toplum yapısının gerekli psikolojik desteği sunması, iflası normalleştiren etmenler arasındadır. İflas eden kişiyi sosyal olarak dışlamayan kültürler, uzun vadede daha doğru politikalar geliştiren fikirlerin doğmasını teşvik eder. Devlet tarafından sunulan istihdam kolaylıkları ile birleşen bu tutum, ileride gösterilecek bireysel cesareti artırır ve toplumsal ekonomiyi zenginleştirir.
10. İflas sadece CV'deki başka bir satırdır.
Bazı kültürler iflasın, kariyerden silinmesi gereken bir detay olarak değerlendirmek yerine, sıradan bir hikaye olarak yorumlar. Hatta CV'de iflasa yer vermek, hem bunu gösterme cesaretinin hem de atılımcı ruhun simgesidir. Bu kişinin, hatasından ders çıkararak nereye gittiğini daha iyi göreceği düşünülür. Dolayısıyla iş başvurusundaki en doğru ve örnek kişi olabilir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın