Oyuncak Sayısı, Bebeğin ve Annenin Ortak Dikkatini Etkiler mi?
Çocuk, pek çok davranışı, bilgi ve beceriyi, duygu ve düşüncelerini ifade etmeyi, ebeveyn ve akranlarıyla iletişim kurmayı; büyük ölçüde oyun sayesinde öğrenmektedir. MÖ’den bu yana, filozoflar ve çocuk psikologları tarafından, oyun oynamanın çocuğun fiziksel ve dil gelişimlerini olumlu yönde etkilediğini vurgulamışlardır. Örneğin Platon (MÖ 427-347), oyunun çocuğun fiziksel gelişimine ve psikolojisine olumlu katkıda bulunduğunu belirtmiş, ebeveynleri ve akranları ile iletişimini güçlendirdiğini ifade etmektedir (Koçyiğit, Tuğluk ve Kök, 2007, s. 328). Çocukların kişiliğinin şekillendiği dönem 0-6 yaş dönemdir. Bu dönem çocukların dil gelişimini, ebeveynleri ve yakın çevresi ile iletişim kurmayı, karar vermeyi kendini ifade etmeyi öğrenir.
Üniversiteye Yeni Başlayanlar
Üniversite, hemen herkes için yeni bir deneyimdir. Yeni bir sosyal çevre, yeni bir hayat anlamına da gelebilir. Hem lisenin bitişi hem de reşit olmanın getirdiği özerklik ile birlikte aileye olan bağlılığı sürdürürken, aileden bağımsız bir yaşamın da başlangıcıdır. Bu “yeni” olan her şey aynı zamanda da belirsizdir. Belirsizlik ise endişe verir. Bu nedenle yeni olan bu başlangıcın tüm belirsizliklerinden kurtularak endişeleri tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da hafifletebiliriz.İlk olarak okulu araştırmak, okul çevresini ziyaret etmek, ulaşım güzergahlarını öğrenmek, öğrenci ailesi ile yaşamıyorsa kalacağı yeri önceden belirlemek bu aşamada önemlidir. Eskiden zor olan bu süreçler artık sosyal medyanın da gelişmesi ile kolaylaştı. Sosyal medya grupları ve okul tanıtımları öğrencilerin/öğrenci adaylarının daha hızlı kaynaşması, sosyalleşmesini sağlıyor. Bu belirsizliklerin ortadan kalkması ise ilk aşamadaki gerginlik hissini azaltacaktır.
Beş Beden Teorisi ve Seksokorporel Yaklaşım
Metaseks Cinsel Terapi Kuramı'nda yer alan 'beş beden teorisi' ve 'seksokorporel yaklaşım', cinselliği, Mars ve Venüs enerjilerini, cinsel işlev bozukluklarını ve cinsel kimliği anlamaya yönelik iki farklı kavramsal çerçevedir. Bu yaklaşımlara göre, cinsel kimlik ve cinsel deneyimler sadece düşünce, duygu veya sosyal etkileşimlerle sınırlı değildir, aynı zamanda bedenin deneyimlenmesi ve hissedilmesiyle de ilişkilidir. Beş beden teorisi, cinselliğin beş farklı boyutunu vurgularken, seksokorporel yaklaşım bedenin cinsel kimlik ve cinsel deneyimlerle olan ilişkisine odaklanır. Bu nedenle her ikisi de cinsel sağlık, cinsel kimlik araştırmaları ve cinsel terapi alanlarında kullanılan kavramsal çerçevelerdir.
Çocuk, Aile Arasındaki İletişimin Pinleri
Bu makalemi her an özlemle andığım babama ithaf ediyorum…Çocuklarla iletişim kurmak, kendi kuralları ve anlamları olan eşsiz bir sanattır. Çocuklar kendilerini çok nadir doğrudan ifade ederler ( Haim G. Ginott). Konuşurken verdikleri mesajlar genellikle şifresi bilinmeyen bir bilgisayar gibidir.
Antidepresan: Bir Hitin Ruh Sağlığına Etkileri
El elin eşeğini türkü çağırarak arar.Bu yaz hepimizin diline dolanan bir şarkı var: 'Antidepresan'Hatta bu haftaki konserine gidip canlı dinleme fırsatı bulduğumda gördüm ki toplu halde ezbere söylenen şarkıların liste başıydı.Mert Demir ve Mabel Matiz’in seslendirdiği bu şarkı hem müzik listelerinde hem de sosyal medyada büyük ilgi gördü. Peki bu şarkının sırrı ne? Neden bu kadar çok sevildi? Ve en önemlisi ruh sağlığımız üzerinde nasıl bir etkisi var?Şarkıda ayrılık acısını ilaçlarla bastırmaya çalışan bir kişinin dramını hem duygusal hem de ironik bir şekilde aşkın gücünü vurgulayarak anlatıyor. Şarkının sözleri aynı zamanda günümüzde yaygın olan depresyon sorununa da dikkat çekiyor. Depresyonu olan kişilerin ilaçlara veya başka bağımlılıklara sığınmasını eleştiren şarkı, aslında sevginin en iyi ilaç olduğunun mesajını veriyor.
Freud Neden Davut Heykeli Karşısında Bayıldı?
Daha önce defalarca izlediğim Azra Kohen’in kitabından uyarlanan “Fi” adlı diziye dün akşam tekrar başladım. Hem ana karakterin psikiyatrist olması hem de Netflix’te izleyecek düzgün bir şey bulamamam buna sebep oldu. Bir filmi ikinci kez izlediğimizde o güne kadar dikkatimizi çekmeyen bir şey görürüz, aynısı oldu bana da.
Travestik Fetişizm Vakalarındaki Artış Dikkat Çekici!
Eve erken geldiniz ve kocanızı aynanın karşısında kadın kıyafetleri içinde mastürbasyon yaparken yakaladınız ya da onun kadın külotu giydiğini fark ettiniz, şok oldunuz ve “Biz şimdi ne olduk?” diye bir sorgulama içine girdiniz. Peki nedir bu durum? Travestik fetişizm, bireylerin karşı cinsiyete ait kıyafetler giyme yoluyla yani heteroseksüel erkeklerin kadın elbiselerine bürünme fantezilerini gerçekleştirerek cinsel istek duyması, penis sertleşmesi şeklinde cinsel uyarılma yaşaması veya cinsel ilişki için kadın kıyafetlerini yardımcı cinsel nesne olarak kullanmasını ifade eden bir durumdur.
Barbie Akımının Vücut Algısına Psikolojik Etkileri
‘’Hi Barbie , Hi Ken, Hi Barbie , Hi Barbie’’…Son zamanlarda en çok duyduğumuz replikler haline geldi. İnsanlar artık “Bu replikleri duymak istemiyorum.” diye söylenirken bir yandan da akıma ayak uyduran kişilerin sosyal medyalarına bakmaktan kendilerini alıkoyamıyorlar. Bazılarımız ise “Bu repliği görmek istemiyorum.” yazanları da görmek istemeyecek durumda. :)İkonik bebeğin ana karakter olduğu Barbie film serisi, onlarca yıldır dünya çapındaki izleyicileri büyüledi. Bu animasyon filmleri fantastik maceralar ve olumlu mesajlar sunarken, Barbie bebekler saç, kıyafet, takılar aracılığı ile herkesin kendi üzerindeki uyarlamasının bir akım haline gelmesiyle, özellikle beden imajı algılarında önemli bir psikolojik etki de taşırlar. Bu yazımda, Barbie filmlerinin bireylerin, özellikle çocukların sosyal güzellik ve vücut imajı standartlarını nasıl algıladıkları ve içselleştirdikleri üzerindeki potansiyel etkilerden bahsedeceğim.
Mutsuz Olduğumuz İlişkileri Neden Sürdürürüz?
Bizi tüketen, mutsuz olduğumuz, zorlayıcı ve çatışmalı bir ilişkiyi farkında olduğumuz halde sürdürmeye devam ediyoruz. Neden mi? Çünkü ilişkimizi bir gün düzelir ümidi ile ayakta tutmaya çalışıyor, tüm olumsuzluğa rağmen defalarca denemeye devam ediyoruz. Defalarca denediğimiz bu ilişkide atladığımız en önemli noktalardan biri; aynı kitabı okuyup farklı bir son beklememiz yanılgısı gibi ilişkimizde de umut ve hayal kırklığı arasında gidip geliyor oluşumuzdur. Einsten’ın da dediği gibi “Aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemek deliliktir”. Peki neden aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar bekliyoruz? Bu durumu 'ilişki bağımlılığı' ile açıklayabiliriz.