onedio
article/comments
article/share
Haberler
Psikolojiye Göre İnsanların İsimlerini Sürekli Unutmak Ne Demek?

Psikolojiye Göre İnsanların İsimlerini Sürekli Unutmak Ne Demek?

İsim unutma, bireysel bir sorun gibi algılansa da psikoloji literatüründe oldukça yaygın görülen bilişsel bir durum olarak tanımlanıyor. Klinik hafıza bozukluklarıyla karıştırılsa da akademik veriler farklı bir tablo ortaya koyuyor. Sorun çoğu zaman depolama değil, kodlama ve erişim süreçlerinde oluşan zayıflıkla ilişkili ilerliyor. 

Kaynak

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

İsimler, anlamsal içerik taşımaz. Meslek bilgisi, kişilik özelliği, yaşantı verisi, işlevsel kategori üretmez.

İsimler, anlamsal içerik taşımaz. Meslek bilgisi, kişilik özelliği, yaşantı verisi, işlevsel kategori üretmez.

Zihinsel sistem, bilgiyi semantik ağlar üzerinden işler. Anlam üretmeyen veriler, zayıf bağlantılarla kodlanır. Depolama aşaması yüzeysel gerçekleşir.

Hafıza süreci iki temel evrede ilerler: kodlama ve erişim. İsim unutma vakalarının büyük bölümü erişim değil, kodlama aşamasında oluşur. Dikkat dağınıklığı, yüzeysel algı, zihinsel yüklenme gibi faktörler kayıt kalitesini düşürür. Zayıf kodlanan bilgi, geri çağırma sırasında erişilemez hale gelir. Sorun depolama kapasitesiyle değil, bilişsel bağ oluşturulamamasıyla ilişkilidir.

Zihinsel sistem, sürekli veri seçimi yapar. Algısal yük arttıkça filtreleme mekanizması daha agresif çalışır.

Zihinsel sistem, sürekli veri seçimi yapar. Algısal yük arttıkça filtreleme mekanizması daha agresif çalışır.

Gürültü, kalabalık ortam, çoklu uyaran, dijital dikkat bölünmesi gibi faktörler bilgi öncelik sıralamasını değiştirir.

Tanışma anlarında dikkat odağı sosyal bağlam, çevresel uyaranlar, bilişsel meşguliyet üzerine yoğunlaşır. İsim bilgisi, düşük öncelikli veri olarak sınıflandırılır. Zihin, işlevsel değer taşımayan bilgiyi otomatik olarak arka plana iter. Filtreleme süreci bilinçli değil, nörobilişsel düzeyde gerçekleşir.

Dikkat sisteminde seçicilik arttıkça kodlama kalitesi düşer. Bilgi kısa süreli bellekte kalır, uzun süreli belleğe geçiş zayıflar. Sonuç olarak unutma davranışı ortaya çıkar.

Geri çağırma süreci, bilişsel baskı altında işlev kaybı yaşar.

Geri çağırma süreci, bilişsel baskı altında işlev kaybı yaşar.

Stres, sosyal gerilim, kaygı artışı prefrontal korteks işleyişini baskılar. Hafıza erişim yolları bloke olur. 'Dilimin ucunda' fenomeni bu mekanizma üzerinden açıklanır.

Baskı arttıkça erişim performansı düşer. Metakognitif stres, hatırlama süreçlerini kilitler. Zihinsel sistem savunma moduna geçer. Bilgi depoda bulunsa bile erişim sağlanamaz. Klinik literatürde geri çağırma blokajı olarak tanımlanan yapı tam olarak burada devreye girer.

Normalleştirme, kaygı düşüşü sağlar. Duygusal yük azaldıkça erişim yolları yeniden açılır. Zihin işlem moduna döner. Hafıza sistemleri doğal çalışma düzenine geri geçer.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

İlginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
Almanca Mütercim ve Tercümanlık mezunuyum. Alt yazı tercümanlığı, sosyal medya içerik üreticiliği ve editörlük görevlerinde bulundum. Onedio'da yaşam ve genel kültür kategorilerinde içerik üretiyorum. Farklı kültürleri ve birbirinden ilginç hikayeleri okuyucularla buluşturmayı seviyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
1
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın