Laboratuvarda Altın Üretilebilir! Ancak Ortada Büyük Bir Sorun Var
Altın denince akla genellikle madenler, yer kabuğu ve doğa geliyor. Ancak modern fizik, altının laboratuvar ortamında da ortaya çıkabileceğini gösteriyor. Nükleer tepkimeler, parçacık hızlandırıcılar ve kozmik patlamalar sayesinde atom düzeyinde altın üretimi mümkün hale geldi. Yine de ortaya çıkan tablo, zenginlik hayallerini kısa sürede sona erdiriyor.
Altın, aslında uzayda doğdu ve Dünya’ya yayıldı.

Yeryüzündeki altının büyük kısmı uzay kökenli. Dev yıldızların süpernova patlamaları ya da nötron yıldızlarının çarpışmaları sırasında ortaya çıkan aşırı enerji, hafif elementleri ağır metallere dönüştürdü. Altın atomları da evrene saçıldı, Dünya oluşurken gezegenin yapısına karıştı ve zamanla yüzeye çıktı.
Bilim insanları, aynı etkiyi laboratuvar koşullarında taklit edebiliyor. Ancak altın atomu oldukça kararlı yapıya sahip. Atom çekirdeğinde 79 proton taşıyan altın, kimyasal olarak neredeyse tepkimeye girmiyor. Proton eklemek ya da çıkarmak için nükleer süreçler gerekiyor. 1940’lı yıllarda yapılan deneylerde, cıva atomlarına nötron gönderilerek radyoaktif altın izotopları elde edildi. Ortaya çıkan madde teknik olarak altın kabul ediliyor, ancak kararsız ve sınırlı miktarda.
Parçacık hızlandırıcılar altın üretebiliyor ama saniyelerle sınırlı.

Altın üretiminin başka yolu parçacık hızlandırıcılar üzerinden ilerliyor. CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda kurşun atomları çarpıştırılarak altın elde edildi. Çarpışmalar sırasında oluşan aşırı yoğun enerji alanı, kurşun çekirdeğinden üç proton kopardı ve geriye altın atomu bıraktı.
Ortaya çıkan miktar ise neredeyse ölçülemeyecek kadar düşük. Nanogram seviyesinin çok altında kalan altın, iğne ucunu dahi kaplamaya yetmiyor. Süreç milyonlarca euroya mal olurken elde edilen sonuç yalnızca fiziksel kanıt niteliği taşıyor. Nobel ödüllü kimyager Glenn Seaborg da 1980’lerde bizmut atomlarını hızlandırıcı yardımıyla altına dönüştürdü. Ancak kendisi bile deneylerin ekonomik açıdan anlam taşımadığını açıkça dile getirdi.
Laboratuvar altını piyasayı etkilemiyor, kullanım alanı sınırlı kalıyor.

Son yıllarda CERN’de kurşunun altına dönüştürüldüğüne dair haberler sıkça gündeme geliyor. İlk bakışta altın piyasası için tehdit gibi görünse de üretilen miktar yok denecek kadar az. Maliyet son derece yüksek, üretim süresi kısa, elde edilen altın ise ticari standartlara uygun değil.
Nükleer yöntemler dışında kimyasal, biyolojik ve lazer temelli tekniklerle de altın parçacıkları elde ediliyor. Ancak söz konusu yöntemler, mevcut çözeltilerde yer alan altını ayrıştırıyor. Yeni altın atomu üretimi yalnızca nükleer süreçlerle mümkün. Laboratuvar ortamında elde edilen altın, genellikle tıp, elektronik ve nanoteknoloji alanlarında kullanılıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın
Altın üretmek kolay olsaydı Nobel ödülleri kuyumcuda, parçacık hızlandırıcıları ise mahalle aralarında olurdu 😄
atomik düzeyde yapılabiliyorsa da 1 gramını üretmek milyon dolarları bulur