MART
article/comments
article/share
Haberler
Kadınlar Günü Gelince Ortaya Çıkan 10 Erkek Tipi

etiket Kadınlar Günü Gelince Ortaya Çıkan 10 Erkek Tipi

Gece saat 23:59. 

Sıradan bir derbi akşamı. Ekranda hararetli bir futbol programı var. Stüdyodaki dört adam takım elbiseleriyle bağırarak resmen ekrana tükürüyor:

'Kardeşim, futbol oyunu kurallar oyunudur! Hakemin cebinde kartlar var. Olur da göremezse, uyarsın diye VAR hakemleri var. Ama sahada ne var ne yok belli değil! 20. dakikada o kırmızı kart çıkacak mıydı? Yok efendim, ikinci yarıda o takım sahada 9 kişi mi kalmalıydı?'

Falan filan. 

Ağızlarından köpükler saçarak bitmeyen bir kural tartışması. Her şey son derece olağan, o alıştığımız gergin ve kaba saba frekansta ilerliyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Derken saat tam 00:00 oluyor. Takvim yaprağı değişiyor. Ve o muazzam mutasyon başlıyor.

Derken saat tam 00:00 oluyor. Takvim yaprağı değişiyor. Ve o muazzam mutasyon başlıyor.

Dolunay görmüş kurtadam gibi, memleketin dört bir yanındaki ortalama erkeklerin içinden birer ince ruhlu şair, birer hak savunucusu çıkıveriyor. Taç atışı için televizyona kafa atacak o adam gidiyor; yerine şefkat dolu sözler dizen, sanal alemde karanfiller dağıtan bir sevgi pıtırcığı geliyor.

Hoş geldiniz. 

Gece yarısı balkabağına dönüşecek bu nezaket oyunu içinde, aramızda dolaşan 10 tanıdık erkek alt türü var. 

Yazıyı okudukça gözünüzün önüne mutlaka tanıdık yüzler gelecek. Hatta listeyi aşağı doğru kaydırırken muhtemelen ekran başında kendi kendinize şunları söyleyeceksiniz:

  • 'Aaa, LinkedIn’de eşitlik diye şov yapıp bize enflasyon zammını bile çok gören bizim CEO değil mi bu?' 

  • 'Yok artık! Küfür kıyamet gezip bugün Instagram'da şair kesilen benim toksik eski sevgilimi yazmışlar.' 

  • 'Aha! Makineye iki tabak dizdi diye evde devrim yapmış gibi gezen benim kocamı anlatıyor resmen.' 

  • 'Ay yemin ederim sabahtan beri 'Eee erkekler günü niye yok?' diye kafa açan bizim küçük enişte bu.' 

  • 'Kürsüde mangalda kül bırakmayıp, yönetime sadece bıyıklı adamları dizen bizim Belediye Başkanı net!'

Şimdi dürüst olma vakti: Etrafınıza baktığınızda sizin çevrenizde en çok hangi tipler var?

Şimdi dürüst olma vakti: Etrafınıza baktığınızda sizin çevrenizde en çok hangi tipler var?

Gelin yüzleşelim.

  • Toptan Karanfil Lobisi 

Nerede görseniz tanırsınız. Elinde jelatine sarılmış, boynu bükük ve terlemiş o kırmızı karanfillerden vardır. Sokağa çıkar, tanıdığı tanımadığı herkese uzatıp 'Ablam günün kutlu olsun' der. Zanneder ki o naylona sarılı karanfil; yıl boyu trafikte edilen küfürlerin, üst perdeden akıl vermelerin kefaretidir. 9 Mart sabahı korna çalıp üstüne süreceği kadına, 8 Mart'ta o sapı ıslak çiçeği uzatır.

  • 24 Saatlik Hak Savunucusu 

Onun için 8 Mart bir performans sanatıdır. Sabah gözünü açar açmaz klavyenin başına geçer. Öyle öfkelidir ki sanırsın sistemi tek başına çökertecek. Bütün gün şairlerden, yazarlardan süslü sözler patlatır. Ta ki akşam whatsapp sohbet grubuna dönene kadar. Oradaki dilini buraya yazarsak ekranınız kararır.

  • Plazanın Şövalyesi 

Şirketinde kadın çalışanlara, aynı işi yapan erkeklerden yüzde otuz daha az maaş verir. Yönetim kurulunda bir tane bile kadın yoktur. Ama iş ağı platformlarına girerseniz sanırsınız adam Eşitlik Bakanı. Arkasında bulanık bırakılmış kadın çalışanlarla kollarını kavuşturup poz verir. Eşit maaş mı? Onu bütçe elverirse yıl sonu konuşuruz, şimdi fotoğrafı bozma.

  • Sanal Alem Gösterişçisi 

İnternetin en pembe, en mor, yazısı en okunmayan fiyakalı resimlerini o paylaşır. Yirmi dört saat sonra silinecek o paylaşımlarda mangalda kül bırakmaz. Gerçek hayatta bir kadının cümlesini bölmeden dinlemişliği yoktur. Gece 12'yi geçince o paylaşım süresini doldurur, adam eski ayarlarına otomatik geri döner.

  • 'Başta Annem Olmak Üzere'ci 

Bu türün bir kadına saygı duyması için, o kadının ya kendisini doğurması ya da ona hizmet etmesi gerekir. Onun lügatında kadın kendi başına bir birey değildir; saçını süpürge eden bir çilekeştir. “Başta canım anam, sonra vefakar eşim…” diye uzun bir liste sayar. İtaat etmeyen kadın, onun radarında anında bozulma yaratır.

  • 'Erkekler Günü Ne Zaman Ya?' Esnafı 

Asla sekmez. Çayını yudumlar, pis pis sırıtıp o meşhur sığlığa dalar: “Eee bizim günümüz niye yok ya? Biz de eziliyoruz hehe.” Kendini çok zeki sanır. Oysa bu şaka yirmi yıl önce de komik değildi. Bu tipi yok etmenin tek yolu, esprisini yaptıktan sonra gözlerinin içine hiçbir tepki vermeden boş boş bakmaktır. Kendi sessizliğinde yavaş yavaş boğulur.

  • Evin Devrimcisi 

Bugün özel gün diye, akşam yemeğinden sonra devrim niteliğinde bir karar alır: İki çatalı bulaşık makinesine kendi dizecektir! Yüzünde dünyayı kurtaran adamın haklı gururu vardır. Beklediği şey sıradan bir iş bölümü değil, üstün hizmet nişanıdır. O tabakları makineye koydu diye bütün mahallede anons edilmek ister.

  • Eski Sevgili Aydınlanması 

Günün en sinsi fırsatçısıdır. Aylardır arayıp sormadığı eski sevgilisine akşam saatlerinde o mesajı ateşler: “Her ne yaşadıysak da sen çok güçlü bir kadınsın, günün kutlu olsun…” Amacı günü kutlamak falan değildir. “Acaba oltaya gelir mi?” testidir bu. Sadece “Teşekkürler” yazıp bırakın. Aman düşmeyin, çıldıracaktır.

  • Siyaset Meydanı Tipi 

En çok sesi o çıkarır. Takım elbisesini giyer, kravatını düzeltir, kürsüye çıkar. Mikrofonu kavrayıp 'Kadınlar bizim baş tacımızdır, onlar toplumun temel direğidir' diye gürler. Ama o konuşurken hemen arkasına, parti meclisine veya belediye encümen sıralarına bakarsınız; kırk tane bıyıklı, asık suratlı adam yan yana dizilmiştir. Kadın kolları sadece seçim döneminde broşür dağıtmak için hatırlanır. Karar mekanizmalarında kadın yoktur ama mikrofonda bol bol 'baş tacı' edebiyatı vardır. Altı boş, vaadi bol, ironisi devasa.

  • Sessizce Düzgün Olan Adam 

Terlemiş karanfiller dağıtmaz. İnternette şirket şovu yapmaz. Süslü cümleler kurup gösteriş peşinde koşmaz.

Sadece söz kesmez.

Fikrini sorar, ciddiye alır. 

Evdeki iş bölümünü bir 'lütuf' değil, kendi yaşadığı alanın sorumluluğu olarak görür. Bugün ona ne kadar normal geliyorsa, yarın da öyle davranır.

Çünkü mesele 8 Mart’ta vitrine ne koyduğun değil, 9 Mart sabahı dükkanın içinde ne olduğundur.

Çünkü mesele 8 Mart’ta vitrine ne koyduğun değil, 9 Mart sabahı dükkanın içinde ne olduğundur.

Kadınların senede bir gün omuzlara alınıp, kalan 364 gün sırtlarında taş taşımaya zorlandığı bu tiyatroya artık kimsenin inancı kalmadı. 

Şov bitince sahne arkasında yaşanan gerçekleri herkes biliyor.

Bize yılda bir gün hatırlanacak 'kutsal varlık' masalları anlatmayın. 

O boynu bükük terlemiş karanfiller de kovalarda kalsın.

Çiçek değil, adalet. 

Gösteriş değil, haysiyet. 

Özel gün değil, her gün.

Instagram

X

LinkedIn

Web

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Konuşuyorum, anlatıyorum, düşünüyorum. İletişim, satış, pazarlama ve bilim dünyası adeta benim sınırsız oyun alanım. Podcast dünyası ve internet yazarlığı da benim için sürekli cezbedici bir alan.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam